enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:21 Pick-Pong ile Başlayan Yolculuk Ankara’da Gönüllere Dokundu
20:24 KOSTÜ tarafından, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a “Fahri Doktora” unvanı
19:29 Kocaeli Arkeoloji Müzesi’nde Özel Bir Gün
11:06 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan Yunanistan’a destek vaadi
14:34 TUDPAM Başkan Yardımcısı Kaşlılar: Siyonistlerin varlık sebebi İsrail’in ‘Düşmanlaştırma’ Retoriği
13:48 Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı
13:25 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde ‘Kartepe Evleri’ ön satışa çıkıyor
12:23 Erivan’da bayrak provokasyonu
19:17 Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
11:13 Bir Kıssa Bin Hisse : Ağaç ve İnsan
10:41 Avrupa’nın yeni enerji krizinde fatura 28 milyar doları aştı
09:28 Su Kanunu Taslağı Görüşe Açıldı: SPD Görüş ve Önerilerini Hazırlıyor
15:28 Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
15:13 CSO Ada Ankara’da 23 Nisan coşkusunu sahnelere taşıyor
14:12 Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
09:47 Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyunuyla Bursa’da izleyiciyi büyüledi
09:25 (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Değerlendirmelerde bulundu
09:14 (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı
23:48 Gazeteci Veysel KAVRAYAN’ın ‘Dünya Gündemi’nde dünyada olup bitenler
23:07 Orgeneral Bayraktaroğlu Arnavutluk’ta temaslarda bulundu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği

Terörsüz Türkiye ve Bölge Hedefinin Geleceği
A+
A-

Bölgede oluşan yeni güç mimarisinde terör örgütlerine yer yok. PKK ve ona destek veren siyasi yapılar bu hakikatle yüzleşmek zorundadır.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Terörsüz Türkiye hedefi ile yeni bir siyasi yaklaşım ortaya konduğunda, PKK terör örgütünün yurt içinde tüm kabiliyetleri minimize edilmiş, Kuzey Irak’ta örgütün saha hakimiyeti zayıflatılmış, lojistik hatlarının kontrolünde önemli mesafe alınmıştı. Irak merkezi hükümeti ile terörle mücadelede çok geniş alanları kapsayan mutabakat metinleri imzalanmıştı.Böyle bir sıkışıklık sonucunda PKK, ağırlığını Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmalara yoğunlaştırmış ve PYD/SDG üzerinden burada bir otonom yapı kurma arayışındaydı. Irak’ta ise, KYB’nin kontrol ettiği bölgelere ve özellikle Sincar’a doğru elamanlarını kaydırmış ve burada da KYP-PKK işbirliği üzerinden etkinlik kazanma arayışındaydı.

Özellikle, PKK’nın içinde silah bırakma ve tasfiye sürecine karşıt gruplar, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak otonom yapıya yoğunlaşmışlar burada hakimiyetlerini sürdürme hayaline kapılmışlardı. SDG’de karar alma mekanizmaları ve yerel unsurlar olarak propaganda yaptıkları kadroların çoğunluğu, Suriyeli olmayan PKK’lılardan oluşuyordu. Bugün için Suriye’de yeni bir saha gerçekliği var. PKK’nın yönettiği SDG, bir hesap hatası yaparak, Şam yönetimine entegre olmadı. Türkiye ve Şam yönetiminin uyarılarını dikkate almadı. Suriye’de beklediği istikrasızlık ve kaos ortamı oluşmadı. En nihayetinde olacak olan oldu ve SDG kaybetti. Dolayısıyla da PKK’nın Suriye’de varlık göstermesi imkansız hale geldi. Kurduğu hayaller suya düştü.

PKK AYNI HATAYA DÜŞERSE…
Bölgede oluşan bu yeni güç mimarisinde terör örgütlerine yer yok. PKK ve ona destek veren siyasi yapılar bu hakikatle yüzleşmek zorundadır. Şara yönetimi, Türkiye’nin de telkini ile, SDG’nin Şam’a entegrasyonu için bir yıla yakındır tüm iyiniyetli çabaları göstermişti. Benzer şekilde Türkiye, bir yıldan fazla süredir terörsüz Türkiye ve bölge için hassas süreç yürütüyor.

PKK’nın silah bırakıp dönüşmesi için yeni bir fırsat penceresi oluşturuldu. Suriye’de yaşanan son gelişmelerin ardından da Terörsüz Türkiye ve bölge hedefinden vazgeçilmiş değil. Hatta, son gelişmeler süreç için risklerin yanında yeni fırsatları da içinde barındırıyor.

Risk tarafı şudur: Suriye’de otonom yapı hayalleri suya düşünce PKK, terörsüz Türkiye sürecini sabote edecek eylemeler başvurabilir. Varlığını devam ettirmek için yeni maceralara girişebilir. Özellikle, Sincar ve KYB bölgesinde etkinliğini artırmanın hesabını yapabilir.

PKK ve ona destek veren yapılar, Suriye’de düştükleri hesap hatasını tekrar etmemelidir. Suriye’deki gibi zamana oynayarak, yeni bahaneler üreterek, propaganda savaşı ile terörsüz Türkiye sürecini sabote ederlerse, terörle askeri yöntemlerle mücadele çok daha sert olur. Yeni fırsatlar ise; PKK ve ona müzahir tüm örgüt ve siyasi yapıların, hem bölgede hem de küresel sistemde propaganda alanı zayıflamıştır. Artık DEAŞ, bahanesi ortadan kalktı.

Suriye yönetimi DEAŞ’la mücadelede küresel koalisyona katıldı. Sahada denetimi eline aldı. DEAŞ’ın hapishanelerdeki insan kaynağının önemli bir kısmı Irak’a naklediliyor. ABD, Suriye’deki üslerini Ürdün’e kaydıracak. Şara yönetimine desteğini artıracak.

Devlet Başkanı Şara, imzaladığı kararname ile Kürtlerin tüm haklarını garanti altına aldı. “Kürtlerin verilmeyen hakları“, “özgürlükler” ve “kapsayıcılık” gibi talepler üzerinden algı kampanyası ile üretilecek bahaneler artık işlemeyecek.

PKK’nın her anlamda alanı daralmıştır. Irak’ın ve Suriye’nin istikrarı konusundaki hassasiyet bölge içi ve dışı aktörlerce devam ettirilmektedir. Türkiye açısından terörsüz Türkiye hedefi, sadece bir ulusal güvenlik stratejisi değil, aynı zamanda bölgenin güvenlik mimarisine zemin hazırlayıcı terörsüz bir bölge hedefine yöneliktir. Dolayısıyla, yeni dönemde, PKK’nın “Türkiye’de terör eylemlerinde bulunmayacağı” tezi üzerine inşa edeceği propagandanın bir karşılığı olmayacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.