enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:53 ABD merkezli düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na övgü
09:02 Türk ANTTEQ, Moskova projelerini yüksek tempoyla gerçekleştiriyor”
00:41 AB, Kazakistan ve Özbekistan’ı göçmen kamplarına dönüştürecek
00:38 Araştırmacı Zeynep Gizem Özpınar: Türkiye NATO’da Yeni Döneme Hazırlanıyor
00:34 İsrail işgallerini derinleştiriyor
00:06 Orta Doğu’nun icadı: Coğrafi bir terimin sömürgeci kökenleri
00:04 Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İklim değişikliği insanlarda kaygı ve umutsuzluk gibi duyguları açığa çıkarıyor”
21:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP içindeki gerilimler bizi ilgilendirmez
19:28 CHP’de ‘grup toplantısı’ krizi: TBMM Başkanı Kurtulmuş açıklama yaptı
19:06 CHP’de Özgür Özel ve ekibinin olağanüstü kurultay için beklediği imza sayısına ulaşıldı
17:09 Türkiye’den İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesine sert tepki
11:39 Karabağ Sonrası Normlar ve Egemenlik Gerilimi: ‘‘Azerbaycan–Avrupa Birliği İlişkileri’’
00:52 İşletmelerin Ortak Sorunsalı Turnover
00:25 KİAMP Heyetinden Tiran’da Stratejik Temas: TİKA ile İş Birliği ve Gelecek Vizyonu
18:47 Kocaeli’de dev bir organizasyon daha: Dünyanın Gözü Kocaeli’de Olacak
18:00 CANiK sporcuları Avrupa’da madalya mücadelesine çıkıyor
22:55 Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 108. Yıl Dönümü dolayısıyla, Mehmet Emin Resulzade’nin Mirası İstanbul’da Anıldı
22:18 Kurban Bayramı’nda üreticilerin elinde kalan kurbanlıklar, 1-7 Haziran tarihleri arasında Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacak
21:49 Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, nisan sonu itibarıyla 125 bin 410 megavata yükseldi.
21:36 Emlak vergisi ödemelerinde son gün pazartesi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı

Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı

* Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM) Başkanı Hüseyin YELTİN, TUDPAM için kaleme aldığı “Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı” başlıklı yazısında, Irak’ın etnisite bağlamında en kırılgan düğüm noktalarından biri olan Kerkük’te 102 yıl sonra ilk kez bir Türkmen’in vali olarak göreve gelmesinin, yerel bir idari değişimden çok daha fazla anlam taşımakla birlikte, bizlere bölgesel jeopolitiğin yeniden şekillendiğine dair güçlü bir işaret verdiğine dikkat çekti. 

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Hüseyin Yeltin - TUDPAM | Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi

Yazar* Hüseyin YELTİN, (TUDPAM) Başkanı

ESKİŞEHİR, 25 NİSAN 2026 

Irak’ın etnisite bağlamında en kırılgan düğüm noktalarından biri olan Kerkük’te 102 yıl sonra ilk kez bir Türkmen’in vali olarak göreve gelmesi, yerel bir idari değişimden çok daha fazla anlam taşımakla birlikte, bizlere bölgesel jeopolitiğin yeniden şekillendiğine dair güçlü bir işaret vermektedir. Nitekim Muhammed Seman Ağa’nın İl Meclisi oylamasıyla göreve gelmesi ve bu sürecin Irak Türkmen Cephesi (ITC) liderliğiyle doğrudan ilişkili olması, gelişmenin etnik-siyasi dengeler açısından önemini daha da artırmaktadır.

Kerkük, tarihsel olarak Osmanlı sonrası dönemde İngiliz manda yönetimi, Baas rejimi ve 2003 sonrası Amerikan müdahalesiyle şekillenen bir “ihtilaflı bölge” statüsüne sahiptir. Bu bağlamda Türkmenlerin 100 yılı geçkin süredir valilik makamından uzak kalmış olması, bir temsil sorununu ve aynı zamanda güç paylaşımının sistematik biçimde dışlayıcı karakterine işaret ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle Ağa’nın seçilmesi, sembolik olduğu kadar yapısal bir kırılma anlamı da taşımaktadır.

Bu gelişmenin Irak iç siyaseti açısından ilk etkisi, etnik güç dengesinin yeniden tanımlanması olacaktır. Kerkük, Arap, Kürt ve Türkmen unsurlar arasında paylaşılması gereken bir “mikro Irak” olarak düşünüldüğünde, Türkmenlerin yürütme organının başına geçmesi, özellikle Kürt siyasi aktörler açısından bir geri adım olarak algılanabilir. Nitekim Kürdistan Demokrat Partisi’nin oylamayı boykot etmesi, bu rahatsızlığın açık bir göstergesidir. Bu durum kısa vadede siyasi gerilimleri artırsa dahi, lakin uzun vadede yeni bir güç paylaşımı modelinin de önünü açabilme potansiyelini taşımaktadır.

Türkiye ve Türk Dünyası için ne önem arz ediyor?

Türkiye açısından bakıldığında, bu gelişme hem stratejik hem de kimliksel bir kazanım olarak değerlendirilecektir. Türkiye’nin Irak politikasında Kerkük her zaman kritik bir yer tutmuş ve bilhassa Türkmen nüfus üzerinden tarihsel ve kültürel bağlar vurgulanmıştır. Bir Türkmen valinin göreve gelmesi, Türkiye’nin bölgedeki yumuşak gücünü artırırken, dahası güvenlik politikaları açısından da dolaylı bir etki yaratabilir. Özellikle PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki varlığı ve enerji hatlarının güvenliği göz önüne alındığında, Kerkük’te Türkiye’ye daha yakın bir yönetimin oluşması Ankara’nın elini elbette güçlendirecektir. Bununla birlikte, Türkiye’nin bu gelişmeye aşırı angaje olması, Irak’ın iç işlerine müdahale olarak algılanabileceğinden dikkatli bir denge politikası elzemdir.

Türkmen dünyası açısından ise bu gelişme, uzun süredir hissedilen siyasi marjinalleşmenin kırılmasına yönelik bir “psikolojik eşik” anlamı taşımaktadır. Irak Türkmenleri, Suriye Türkmenleri ve daha geniş anlamda Türk dünyası için bu olay, temsil ve görünürlük açısından moral verici/yükseltici bir örnek teşkil eder. Bu durum, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) gibi platformlarda Türkmen meselesinin daha fazla gündeme taşınmasına da yol açabilir.

Öte yandan, bu gelişmenin bölgesel yansımaları dikkatle izlenmelidir. İran, Irak’taki Şii nüfuzunu korumak adına Kerkük’teki güç değişimini temkinle karşılayacaktır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise Kerkük’ü enerji kaynakları ve istikrar açısından kritik gördüğünden, etnik dengelerin bozulmamasına öncelik verecektir. Avrupa Birliği (AB) ise daha çok insan hakları ve yönetişim perspektifinden süreci değerlendirecektir.

Olası senaryolar neler?

Geleceğe yönelik senaryolar üç temel eksende şekillenebilir. Birinci senaryo, Türkmen valinin kapsayıcı bir yönetim anlayışı benimseyerek etnik gerilimleri azaltması ve Kerkük’ü istikrarlı bir modele dönüştürmesidir. Bu durumda Kerkük, Irak için bir “başarı hikayesi” olabilir.

İkinci senaryo, Kürt ve Arap grupların dışlanmışlık hissiyle siyasi krizlerin derinleşmesi ya da derinleştirilmesi ve yönetim krizinin ortaya çıkması ya da çıkarılmasıdır. Bu durum, Kerkük’ü yeniden çatışma potansiyeli taşıyan bir alan haline getirebilir.

Üçüncü ve en olası senaryo ise, kontrollü bir rekabet ortamında kırılgan ama sürdürülebilir bir denge kurulmasıdır.

Sonuç olarak, Kerkük’te bir Türkmen valinin göreve gelmesi, yüzeyde bir idari değişim gibi görünse dahi derin yapısal sonuçlar doğurabilecek bir jeopolitik gelişmedir. Bu olay, Irak’ın iç dengelerinden Türkiye’nin bölgesel stratejilerine, Türk dünyasının kimlik siyasetinden küresel güçlerin Orta Doğu politikalarına kadar geniş bir etki alanına sahiptir. Dolayısıyla bu gelişme, sadece bugünün değil, önümüzdeki yılların da şekillenmesinde belirleyici bir rol oynama potansiyeli taşımaktadır.

***

Yazar hakkında

14 Nisan 1989 Eskişehir doğumlu olan Hüseyin Yeltin, ilköğretim eğitimini Eskişehir İbrahim Karaoğlanoğlu İlköğretim Okulu’nda ve lise eğitimini Eskişehir Muzaffer Çil Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. 2007 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimine başlayan Yeltin, 2012 yılında lisans programından mezun olmuştur. Aynı yıl Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans eğitimine başlayan Yeltin, “Neoklasik Realizm Bağlamında Son Dönem Türkiye-Rusya İlişkileri” isimli teziyle mezun olmuştur. 2020 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında doktora eğitimine başlayan Yeltin, şu anda doktora tez aşamasındadır. Başta üniversite olmak üzere özel sektörde birçok alanda çalışma fırsatı edinen Yeltin, üniversite bünyesinde öğrenci asistan olarak görev yaparken, özel sektörde de ağırlık olarak üretim ve stratejik yönetim üzerine tecrübeler kazanmıştır. Ayrıca, Yeltin, 2014 yılında gerçekleştirdiği bir girişim sonucunda 10. Feta Medeniyeti ödül törenlerinde “Yılın Girişimcisi” ödülüne layık görülmüştür. Think-tank (düşünce kuruluşları) bünyesinde araştırmalarını sürdüren Yeltin, aynı zamanda Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi’nin (TUDPAM) kurucu başkanıdır. Ayrıca Politik Stratejiler Araştırma Merkezi (POLSAM) Dış Politikalardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır. Uluslararası Ekonomik Sosyal Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (ULESAM) de Yönetim Kurulu’nda yer almaktadır. Yeltin’in halihazırda yayınlanmış bilimsel makaleleri, kitap bölümleri, analiz yazıları, tez çalışması ve kongrelerde sunulmuş bildirileri bulunmaktadır. Ayrıca, Yeltin, TÜBİTAK ULAKBİM tarafından desteklenen DergiPark platformu üzerinden bilimsel dergilerde hakemlik ve editoryal görevleri de icra etmektedir. Yeltin’in çalışma alanları ise; Türk Dış Politikası, Uluslararası Siyaset, Uluslararası Güvenlik ve Bölgesel Çalışmalar’dır.

Google Scholar: https://scholar.google.com/citations?user=692n04MAAAAJ&hl=tr

Academia: https://anadolu.academia.edu/H%C3%BCseyinYELT%C4%B0N

ResearchGate: https://www.researchgate.net/profile/Hueseyin-Yeltin

DergiPark: https://dergipark.org.tr/tr/pub/@huseyinyeltin

Twitter: https://twitter.com/huseyinyeltin

Email: huseyinyeltin@gmail.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.