enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:34 TUDPAM Başkan Yardımcısı Kaşlılar: Siyonistlerin varlık sebebi İsrail’in ‘Düşmanlaştırma’ Retoriği
13:48 Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı
13:25 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde ‘Kartepe Evleri’ ön satışa çıkıyor
12:23 Erivan’da bayrak provokasyonu
19:17 Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
11:13 Bir Kıssa Bin Hisse : Ağaç ve İnsan
10:41 Avrupa’nın yeni enerji krizinde fatura 28 milyar doları aştı
09:28 Su Kanunu Taslağı Görüşe Açıldı: SPD Görüş ve Önerilerini Hazırlıyor
15:28 Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
15:13 CSO Ada Ankara’da 23 Nisan coşkusunu sahnelere taşıyor
14:12 Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
09:47 Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyunuyla Bursa’da izleyiciyi büyüledi
09:25 (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Değerlendirmelerde bulundu
09:14 (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı
23:48 Gazeteci Veysel KAVRAYAN’ın ‘Dünya Gündemi’nde dünyada olup bitenler
23:07 Orgeneral Bayraktaroğlu Arnavutluk’ta temaslarda bulundu
22:55 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı
22:49 Türk denizciliğinin altın çağı: Aynı anda 50 gemi inşa edilecek
22:32 COP31 ev sahibi Türkiye kararların uygulamaya alınmasına odaklanacak
22:10 Kalıcı kilo kaybı için şok diyetler yerine yaşam tarzı değişikliklerine odaklanan 2 temel yöntem
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki

Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
A+
A-

Algoritmalar, onları benzer düşünen insanlarla sınırlı evrene hapsediyor. İçerikler kendi duygularını teyit edecek şekilde önüne düşüyor. Alternatif bakış açıları karşısına çıkmıyor. Böyle olduğu için empati zayıflıyor. Radikal düşünceler normalleşiyor. Şiddetin teşviki karşılık buluyor.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Prof. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki gün arka arkaya iki okulda silahlı saldırı gerçekleşti. Birden çok öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybetmesi sadece bir “okul güvenliği” sorunu olarak değerlendirilemez. Olay sadece bir güvenlik zafiyeti olarak da tartışılamaz. Bu olayların münferit değil, daha geniş bir eğilimin yansıması olduğunu tespit etmek zor değil.

Uzun yıllardır bu tür şiddet eylemleri, aile sorunları, akran zorbalığı, psikolojik kırılganlıklar ve sosyal dışlanma gibi dinamikler üzerinden tartışıldı. Bu görme biçimi, sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada benzer bir literatür üzerinden takip edildi.

Bugün için bunların hiçbiri ortadan kalkmasa da, bu faktörleri birbirine bağlayan, hızlandıran, derinleştiren belirleyici bir dinamik var. O da dijital platformlar ve bu platformların ürettiği algoritmalar.

Tüm dünya, dijital faşizmalgoritmik radikalleşme ve bunların sonuçları ile daha fazla yüzleşiyor. Dijital tehditler her geçen gün daha fazla insanı ve özellikle kırılgan genç kuşakları etkiliyor.

Çünkü, dijital mecralar sadece içerik üretmiyor. Bu mecralarda tepki çeken duygular kolay alıcı bulduğu için öne çıkarılıyor. Sistematik olarak, korku, öfke ve çatışma çıkaran anlatılar yankı odalarında alıcısına doğrudan yükleniyor.

Ergenlik dönemindeki kırılgan gençler, sokaklardan, aileden, okuldan ve gerçek akran dünyasından soyutlanmış bir şekilde zamanının önemli bir kısmını ekran başında geçiyor. Buralarda, gerçek dünyadan yalıtılmışlıkla, kendi gerçeğini sanal dünyada şekillendiriyor.

Algoritmalar, onları benzer düşünen insanlarla sınırlı evrene hapsediyor. İçerikler kendi duygularını teyit edecek şekilde önüne düşüyor. Alternatif bakış açıları karşısına çıkmıyor. Böyle olduğu için empati zayıflıyor. Radikal düşünceler normalleşiyor. Şiddetin teşviki karşılık buluyor.

Görünür olmak buralarda ödüllendirildiği için, görünür olmanın en kolay yollarından biri şiddete başvurmak. Şiddetin görünür olması üzerine yapılan araştırmalarda, özellikle medyada öne çıkan şiddet örüntüleri, şiddete eğilimli gençlerde taklitçi davranış motivasyonlarını üretiyor.

Urfa ve Maraş’taki saldırıları münferit olaylar olarak ele alamayız. Eski tartışmalarla bu sorunlara çözüm üretemeyiz. Sadece sorumluluğu bir kuruma, kişiye ya da aileye yükleyerek de tüm dünyanın çözüm aradığı bu dijital radikalleşme meselesine çözüm bulamayız.
Fiziki mekanları korumak tabii ki çok önemli. Ancak yeterli değil. Gençlerin zihni alanını nasıl koruyacağımıza daha fazla odaklanmalıyız. Devletlerin egemenliklerini tanımayan, kendi ajandasına göre hareket eden dijital platformlara karşı ulusal denetimleri daha fazla konuşmalıyız. Yasamanın ve hükümetin bu konularda aldığı kısıtlayıcı kararları hemen “yasakçılık”, otoriterlik” gibi ezber değerlendirmelere bir son vermeliyiz.

Dijital mecralara önce bir özgürlük alanı olarak değil, güvenlik meselesi olarak yaklaşmak gerekiyor. Çok erken yaşlarda, “dijital okuryazarlık” müfredatları ile teknolojiyi kullanırken, maruz kalınan içeriklerin sorgulanması ve duygusal manipülasyonların nasıl yapıldığını okullarda zorunlu ders olarak okutmalıyız.

Ailelere düşen sorumluluk hepsinden önemli. Aileler, dijital radikalleşme eğilimlerini çocuklarında gördüklerinde, bundan şüphelendiklerinde bunun önlemlerini çok boyutlu ve ilgili paydaşlarla almanın yollarını aramalıdırlar. Başvurulan kurumlar, ailelerin sorunlarına baştan savacak şekilde yaklaşmamalıdır. Ailelerde çocuklarımız lekelenir endişesine kapılmamalıdır.
Teknoloji kurumları, devletin diğer tüm ilgili kurumları ile daha yakından ve birlikte çalışmalıdır. Gençlerin sosyal medyada maruz kaldıkları radikalleştirici içerikleri zamana yaymadan engelleyebilmeli. Bunun da yasal mevzuatı bir an önce oluşturulmalıdır. Dünyada gelişmiş ülkeler, dijital olumsuzluklardan gençleri ve çocukları korumak için yaş sınırlaması getirmeye başladılar. Bu konuda da bir an önce harekete geçilmelidir.

Dijital radikalleşme tehlikesi dünyanın önündeki en büyük sorunlardan biri. Bu konuda ne kadar erken ve sonuç alıcı kararlar hayata geçirilebilirse bu tehditlerin olumsuz sonuçlarına o derece daha az maruz kalırız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.