enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
23:29 Adalet Bakanı Gürlek, MÜSİAD’ın düzenlediği “Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi”nde yaptığı konuştu
23:04 Yüzyılın Konut Projesi’nde kura süreci tamamlandı
22:15 Hürmüz Daralırken Açılan Koridorlar: Enerji Jeopolitiğinde Türk Dünyası’nın Yükselişi
21:43 Küresel ile birlikte Türkiye’de savunma sanayiinde 30 milyar dolar ile gaza bastı…
20:08 Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a ‘Fahri Doktora’ töreninden notlar…
19:40 Cengiz Elmas: İşçilikten Hollanda’nın en Büyük Mermer Satıcılarından Birine, Sonra da Enerji Tasarrufu Teknolojisine
19:01 Almanya Eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a Fahri Doktora Unvanı
18:43 Kocaeli’de Yelken Yarışları Tamamlandı
18:21 Pick-Pong ile Başlayan Yolculuk Ankara’da Gönüllere Dokundu
20:24 KOSTÜ tarafından, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a “Fahri Doktora” unvanı
19:29 Kocaeli Arkeoloji Müzesi’nde Özel Bir Gün
11:06 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan Yunanistan’a destek vaadi
14:34 TUDPAM Başkan Yardımcısı Kaşlılar: Siyonistlerin varlık sebebi İsrail’in ‘Düşmanlaştırma’ Retoriği
13:48 Kerkük’te Yeni Türkmen Vali ve Denge Arayışı
13:25 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde ‘Kartepe Evleri’ ön satışa çıkıyor
12:23 Erivan’da bayrak provokasyonu
19:17 Dijital Tehditler ve Şiddetin Teşviki
11:13 Bir Kıssa Bin Hisse : Ağaç ve İnsan
10:41 Avrupa’nın yeni enerji krizinde fatura 28 milyar doları aştı
09:28 Su Kanunu Taslağı Görüşe Açıldı: SPD Görüş ve Önerilerini Hazırlıyor
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı

Avrupa’da Yüzleşme: GKRY’nin Prestij Kaybı
26.01.2026
A+
A-

* Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), uzun yıllardır Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında değil, Avrupa Birliği’nin sağladığı siyasi ve hukuki imkânlar üzerinden yürütmeye çalışıyor.

* İşte detayı!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC

LEFKOŞA, 26 OCAK 2026

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), uzun yıllardır Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında değil, Avrupa Birliği’nin sağladığı siyasi ve hukuki imkânlar üzerinden yürütmeye çalışıyor. Rum liderliği, AB üyeliğini genellikle bir “hak arama zemini”nden çok, karşı tarafı sıkıştıracak bir “baskı aracı” gibi kullanmayı tercih etti. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, bu stratejinin Avrupa’da ciddi bir güven ve prestij kaybına yol açtığını açıkça gösteriyor.

Fransız Yargıtayının, Rum Yönetimi’nin iş insanı Behdad Jafari hakkında çıkardığı Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’nin uygulanmasını reddeden Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi kararını kesinleştirmesi, sadece bir dava dosyasının kapanması değildir. Bu karar aynı zamanda, GKRY’nin Kıbrıs’taki mülkiyet meselesini bireyler üzerinden kriminalleştirme çabasının Avrupa’da karşılık bulmadığının ilanıdır.

Dahası, kararın “net ve kesin” şekilde sonuçlanması, Rum yönetiminin bu dosyayı daha ileri taşıma, siyaseten büyütme ve Avrupa kamuoyunda yeni bir baskı alanı oluşturma beklentisini boşa çıkardı. Burada asıl dikkat çekici olan şudur: Avrupa’nın en yüksek yargı mercilerinden biri, GKRY’nin “hukuk” üzerinden kurmaya çalıştığı anlatıya dolaylı biçimde sınır çizmiştir.

Bu tablo, GKRY açısından daha da ağır bir anlam taşıyor. Çünkü GKRY Başkanı Nikos Christodulidis’in, AB Dönem Başkanlığı gündemi yaklaşırken üye ülkeleri Türkiye’ye karşı yaptırım uygulamaya zorladığı bir atmosferde, Fransa’dan gelen bu ret kararı Rum yönetiminin elini zayıflatmıştır. Bir başka ifadeyle, Rum liderliği siyasi baskı kurmaya çalışırken, Avrupa’da kendi güvenilirliğini tartışmalı hale getirmiştir.

Mahkemenin gerekçelerine ilişkin paylaşılan değerlendirmeler de dikkat çekicidir. Rum tarafının sunduğu bilgilerin “iddia düzeyinde” kalması ve Fransız hukukuna göre suç değerlendirmesi yapılmasına imkân vermemesi, dosyanın hukuki değil, siyasi amaçlarla taşındığı kanaatini güçlendirmiştir. Ayrıca iddiaların, AB hukukunun uygulanmadığı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin etkin kontrolü dışında kalan Kuzey Kıbrıs’ta yaşandığı vurgusu, Rum yönetiminin Avrupa mekanizmalarını hangi sınırların ötesine taşımak istediğini de göstermiştir.

Bu durum, Rum Yönetimi’nin AB içinde moral üstünlük kurma çabalarını da baltalamıştır. AB Dönem Başkanlığı gibi sembolik gücü yüksek bir konuma doğru ilerlerken böylesi bir kararın gündeme gelmesi, GKRY’nin Avrupa’da “hak arayan” değil, “siyasi baskı aracı üreten” bir aktör olarak algılanmasına yol açmıştır.

Bu kararın yarattığı prestij kaybı yalnızca Brüksel koridorlarında değil, adadaki çözüm ikliminde de hissediliyor. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın işaret ettiği gibi, çözümsüzlükten kaynaklanan sorunların bedelini tek tek bireylere ödetmeye çalışmak, mülkiyet meselesini ceza dosyalarına indirgemek ve uluslararası mekanizmaları bir “sindirme yöntemi”ne çevirmek, güveni zedeler, tansiyonu artırır ve çözüm umutlarını zayıflatır.

Sonuç olarak Fransız Yargıtayı kararı, GKRY’nin AB üyeliğini siyasi hedeflere hizmet eden bir araca dönüştürme çabasının Avrupa’da itibar kaybına uğradığını göstermiştir.

Hukuk, propaganda diliyle yönetilemez. Baskı stratejileri ise bir süre sonra sahibini yalnızlaştırır. Rum liderliği bu süreçten bir ders çıkaracaksa, o ders açıktır: Kıbrıs’ta mülkiyet dahil hiçbir başlık, bireyleri hedef alarak değil; ancak kapsamlı, adil ve karşılıklı kabul edilebilir bir siyasi çözümle ele alınabilir.

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.