Trump, en kötü ABD Başkanı olarak tarihe geçecek
Bağımsız bir ülkenin seçilmiş devlet başkanının kendi ülkesinde bir başka ülke tarafından tutsak alınması dünya politik tarihinde ilk olay mı bilemiyorum.
Ama ABD Başkanı Trump’ın Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu ülkesinde tutsak alması ve ellerini kelepçeletip gözlerini bantlatarak milletine ve tüm insanlığa göstere göstere ABD’ye götürmesi hiç unutulmayacak ve tarihin hafızasından hiç silinmeyecektir.
Benzerinin önceden görülüp görülmediğinden bağımsız olarak şunu söyleyebiliriz: Bu, haksız saldırı anlamında bir korsanlıktır. Trump ABD’yi buraya kadar düşürmüştür. Bu olayda önemli olan Maduro’nun ülkesi için iyi bir lider olup olmaması değil, ABD’nin yaptığı hukuk tanımazlıktır. Çünkü bu eylem, bu operasyon uluslararası hiçbir yasaya, kurala, teamüle uymamaktadır. yüzde 100 gayrimeşrudur.
Trump yüzünden, yüzyıllardan bu yana devletler arasında yavaş yavaş oluşmuş milletlerarası hukuk kuralları, bağımsızlığa saygı ve karşılıklı güven anlayışı ve her türlü meşruiyet yok edilmiştir. Sadece güçlünün haklı sayıldığı ilkel zamanlara dönülmüştür. Bu eylem, 2. çeyreğine henüz girdiğimiz 21. Yüzyılda, mevcut devletlerin ve insanlığın evrensel barış çabalarına büyük bir darbe olmuştur. Trump yüzünden dünya artık daha güvensiz hale gelmiştir. Birleşmiş Milletlerin uzun zamandan beri tartışmalı olan gücü ve otoritesi temelli dibe vurmuştur.
Olayın akabinde Trump ve adamları kendilerini haklı, yaptıkları operasyonun da ne kadar benzersiz ve başarılı olduğunu anlatmak için uzun uzun konuştular. Ama hiçbir açıklama mızrağı çuvala sığdırmaya yetmiyor. Kuzuyu yemeyi kafasına koymuş olan kurdun “suyumu bulandırıyorsun” şeklindeki uyduruk gerekçesinden farkı bulunmuyor.
Maduro, uyuşturucu çetesinin başı olarak suçlanıp derdest edildiyse, Venezüella’nın petrolüne ve kıymetli madenlerine çökmek ne oluyor. Onun için hangi gerekçeniz var? Kuzuyu yemeyi kafaya koyan kurda bunları sormanın bir anlamı olur mu? Olan bitenin özü şudur: Trump’ın yaptığı, insanlığı, yüzyıllar içinde ulaşılmış bir uygarlık ve insanlık ilkesi olan “haklı olan güçlüdür, güçlü olan değil”i reddedip güçlü olanın haklı sayıldığı ilkel çağlara götürmektir.
Dünyanın ABD’nin Maduro operasyonuna gösterdiği tepki de önemli mesajlar barındırıyor. Başta Brezilya olmak üzere Latin Amerika ülkeleri olayı açıkça hukuksuzluk, saldırganlık olarak nitelediler ve kınadılar. İngiltere, Fransa gibi Batılı ülkeler de ABD operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylediler. Biz ise ne şiş yansın ne kebap kabilinden iki tarafı da idare etmeye çalışan bir açıklamayla zevahiri kurtarmaya çalıştık. Halbuki bize Venezüella’yı arkalayan, ABD’yi eleştiren daha etkili bir tepki daha çok yakışırdı.
ABD Başkanı Trump, bilhassa ikinci dönemindeki tutarsızlıkları, çelişkileri, yanlışlarıyla; kendisini dev aynasında görmesiyle, dünya genelinde yarattığı güven krizleriyle tarihe “en kötü ABD başkanı” olarak geçecektir.
İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar
Bağımsız bir ülkenin seçilmiş devlet başkanının kendi ülkesinde bir başka ülke tarafından tutsak alınması dünya politik tarihinde ilk olay mı bilemiyorum.