Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bunu yapamaz mı?
*Yenişafak Gazetesi’nin köşe yazarı Ersin ÇELİK, kaleme aldığı “Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bunu yapamaz mı?” başlıklı yazısında, “Türk siyasetinde birçok partide sayısız bölünme, ayrışma ve hesaplaşma yaşandı. Kaynamalar oldu, hizipler oluştu, yeni hareketler ve liderler sahneye çıktı. Dün alkışlananların bugün “hain” ilan edilmesine de alıştık, geçmişte yerden yere vurulanlara günümüzde “umut” bağlanmasını da… Kimse kızmasın ama sosyal medyanın da etkisiyle “siyasi omurgasızlık” neredeyse sıradanlaştı” diyor.
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
Gazeteci-Yazar* Ersin ÇELİK
İSTANBUL, 30 MAYIS 2026
Türk siyasetinde birçok partide sayısız bölünme, ayrışma ve hesaplaşma yaşandı. Kaynamalar oldu, hizipler oluştu, yeni hareketler ve liderler sahneye çıktı. Dün alkışlananların bugün “hain” ilan edilmesine de alıştık, geçmişte yerden yere vurulanlara günümüzde “umut” bağlanmasını da… Kimse kızmasın ama sosyal medyanın da etkisiyle “siyasi omurgasızlık” neredeyse sıradanlaştı.
Bu nedenle de CHP’de yaşanan her tartışma birkaç saat içinde karşılıklı ihanet suçlamalarına dönüşüyor.
İşin daha dikkat çekici tarafı ise şu: CHP içerisindeki sonuçları kestirilemeyen kavga belirgin bir fikir ayrılığı da üretmiyor. Mesela “Türk Solu” veya sosyal demokratlar siyasette yeni bir yola girmenin sebep-sonuçlarını yaka paça masaya yatırmıyor. Zaten böyle bir enerjileri de kalmadı.
O halde, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in birbirlerini tasfiye etmeye çalışmak yerine CHP’nin üzerine çöken şaibe ve yolsuzluk bulutlarını dağıtacak ortak bir irade göstermesi gerekmez mi?
Oysa meseleye tamamen kurumsal sorumlulukla yaklaşılsa ve iki tarafın üzerinde uzlaşacağı bağımsız bir “Hakikat Kurulu” oluşturulsa CHP bu yokuş aşağı gidişten kurtulabilir.
Bunun için de CHP ile resmi bağları olmayan ancak partinin kodlarını çok iyi bilen isimlerden bir jüri bile oluşturulabilir. Aklıma; Sedat Ergin, Bekir Ağırdır, Soli Özel, Mine Gül Kırıkkanat, Ertuğrul Özkök, Mustafa Balbay, Fikret Bila, Faruk Bildirici, Ataol Bayramoğlu, Rıza Türmen, Sami Selçuk, Umur Talu, Zülfü Livaneli isimleri geldi. Daha birçok “CHP otoritesi” isim önerilebilir.
Uzun zamandır Gazze’den ve bazı sosyolojik meselelerden başka yazı kaleme almayan biri olarak neden böyle bir öneride bulunduğumu da izah edeyim.
Sahnede CHP var ancak ortada dolaşan iddialar, görüntüler, para ilişkileri, kasetler, mahkeme dosyaları ve karşılıklı suçlamalar toplumun siyasete olan güvenini aşındırıyor. İnsanlar artık hangi partiyi desteklerse desteklesin aynı soruyu soruyor: “Bu ülkede siyasetin görünen yüzünün arkasında daha neler dönüyor?”İşte tam da bu yüzden CHP bugün kendi içinde şeffaf ve cesur bir muhasebe mekanizması kurabilse Türk siyasetine de güçlü bir mesaj verir.
Uzaktan bir “izleyici” olarak hayal mi ediyorum? Halk TV ekranlarından başını kaldırabilen CHP’liler adına da gelin şu sahneyi zihnimizde canlandıralım.
Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp dese ki:
Ardından Özgür Özel dönüp şöyle yanıt verse:
Açıkça ifade edeyim, tarafların böyle bir diyaloğa girmesi için koltuklarından daha fazlasını kaybetmeye razı olmaları gerekiyor. Yani zor…