enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
00:05 Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı…
00:03 379 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülke hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar
00:02 Belçika’daki dev Audi fabrikası kapandı…
00:01 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’dan (PFDK) haberler…
00:01 Suriye devlet televizyonu: Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında, yeni bir mutabakata varıldığını duyurdu
00:00 Yargıtay Başkanlığı’nca, deprem temalı ceza ve hukuk çalıştayları İzmir’de düzenlenecek
21:24 Son dakika gelişmesi… Fatih Ürek’ten acı haber geldi: Fatih Ürek 59 yaşında hayatını kaybetti.
13:12 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) Londra’da diplomasi turu 
11:26 İletişim Başkanı Duran, “Bağımlılık konusunda medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ciddi sorumluluklar düşüyor”
10:53 MSB kaynakları: TSK’nın Barış Pınarı’ndaki bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değil
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Hollanda’ya Türk göçünün 60. yılına girerken, bu sürecin birçok toplumsal boyutu tekrar gözden geçiriliyor…

Hollanda’ya Türk göçünün 60. yılına girerken, bu sürecin birçok toplumsal boyutu tekrar gözden geçiriliyor…
12.04.2025
A+
A-

* Hollanda’ya Türk göçünün 60. yılına girerken, bu sürecin birçok toplumsal boyutu tekrar gözden geçiriliyor.

* Göçmen toplulukların Hollanda’ya kattığı değerler, kültürel zenginlikler ve zorluklar geniş çapta tartışılmakta. Ancak bu süre zarfında en çok değişen ve dönüşen rollerden biri, Türk kadınının imajı olmuştur.

*Detayı röportajımızda!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Kadin Dergisi | Avrupa Platform 11. Şiir Yarışması Başladı

Gazeteci* Ebubekir TURGUT, Platform Dergisi, Hollanda

Hollanda’nın saygın yayın kuruluşu ‘Platform Dergisi’ Genel yayın yönetmeni Gazeteci Ebubekir TURGUT, dergisi için “Hollanda’ya Türk göçünün 60. yılı” dolayısıyla gerçekleştirdiği röportajda, İlk kuşak kadınların Hollanda toplumundaki yeri, ikinci ve üçüncü kuşakla birlikte önemli bir evrim geçirdiğini aktarıyor.

Kadının aile içindeki rolünden iş hayatındaki yerine, toplumsal katkılarından kültürel kimliğini koruma çabalarına kadar birçok yönüyle yeniden şekillenen bu imajın, bugün nasıl algılandığını? Hollanda’daki Türk kadınının kimliği, beklentileri, başarıları ve mücadelelerinin neler olduğunu Göçün 60. yılı dolayısıyla Türk kadınının Hollanda’daki imajını ve bu süreçte yaşadığı dönüşümleri değerlendiriyor.

Göçün 60. Yılında Hollanda'da Türk Kadınının İmajı Haberleri | Platform Dergisi

Hollanda’da yaşayan Türk kadınları, yaşadıkları toplumda çeşitli engellerle mücadele ederken, kendi kimliklerini koruyarak, toplumsal entegrasyon sağlamaya çalışıyorlar. Av Nursel Köse-AlbayrakFigen Arslan (UID Hollanda Ar-Ge ve Eğitim Başkanı), Selma Sayın. ( Analist, Araştırmacı, Yazar)Av.Celen Jale ve Sevtap Parlak (Stichting sanatoli ), Meral Çelik (HDV) gibi kadınların röportajları, bu mücadelenin farklı boyutlarını ve zorluklarını ortaya koyuyor. Bu yazıda, söz konusu röportajlardan yola çıkarak Hollanda’daki Türk kadınlarının karşılaştığı sorunlar ve toplumdaki yerlerini değerlendireceğiz.

Figen Arslan: Türk kadını olarak kendimi, hem Türk köklerime hem de Hollanda’daki yaşamın kazandırdığı değerleri bir arada taşıyan, bu zenginlikten beslenen bir birey olarak görüyorum.

Hollanda’da bir Türk kadını olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Hem Türk kimliğiniz hem de Hollanda’daki hayatınız bu tanımda nasıl bir rol oynuyor?

Figen Arslan: Hollanda’da yaşayan bir Türk kadını olarak kendimi, hem Türk köklerime hem de Hollanda’daki yaşamın kazandırdığı değerleri bir arada taşıyan, bu zenginlikten beslenen bir birey olarak görüyorum. Türk kültürüm bana güçlü aile bağları, misafirperverlik ve geleneklere bağlılık gibi değerleri kazandırıyor. Hollanda ise bana bireysel özgürlük, zamanı verimli kullanma, disiplinli iş alışkanlıkları ve çeşitlilik içinde kendimi geliştirme olanakları sunuyor. Bu iki kültür arasında bir denge kurarak yaşamıma yön veriyorum.

Hollandalılardan öğrendiğim bazı değerler, günlük yaşantıma oldukça etkili bir şekilde yansıdı. Örneğin, Hollanda’da zaman çok kıymetli bir kaynak; burada gereksiz zaman harcamamaya büyük önem veriliyor. Randevulara hassasiyetle uyulması, yapılan her işin dakik bir şekilde organize edilmesi, Hollanda kültüründen öğrendiğim en belirgin özelliklerden biri. Bu, iş hayatındaki planlama anlayışına da yansıyor. Hollanda’da bir işe başlamadan önce her detay incelikle planlanır; birkaç toplantı yapılır ve olası hatalar en aza indirilmeye çalışılır. Bu disiplin, iş hayatında başarıyı artıran bir unsur. Bizde “Kervan yolda düzülür” anlayışı yaygınken, Hollanda’da tüm adımlar titizlikle belirlenmeden işe başlanmaz.

Eğitim açısından da iki farklı sistemi deneyimleme şansım oldu. Türkiye’de eğitim almış biri olarak teoriye dayalı bir eğitim yapısının yaygın olduğunu gördüm; buna karşılık Hollanda’da staj ve uygulamalı eğitim oldukça önemseniyor. Staj fırsatlarıyla gençlerin, hem teori hem de pratiği harmanlayarak kendilerini geliştirmelerine olanak tanınıyor. Bu sayede yeni nesil, iş dünyasına daha donanımlı bir şekilde adım atabiliyor.

 

Hollandalıların gençlere daha fazla sorumluluk vermesi de dikkat çekici. 16 yaşına gelen çoğu genç, harçlığını çıkarmak için yarı zamanlı (part-time) işlerde çalışıyor ve ev işlerinde ailelerine destek oluyor. Bu yaklaşım, gençleri erken yaşta bağımsızlık kazanmaya ve sorumluluk almaya yönlendiriyor. Bu durum, gençlerin yetişkinliğe hazırlıklı bir şekilde adım atmasını sağlıyor.

Ancak Hollanda’da Türk kökenli bir kadın olarak iş hayatında yükselebilmek, bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. İyi pozisyonlarda yer almak mümkün; ancak, yüksek mevkilerde görev almak çoğunlukla daha zorlayıcı. Bana göre, belirli bir seviyeye kadar gelebiliyorsun ancak daha üst kademelere çıkmak istediğinde neredeyse hiç fırsat verilmiyor.

Alışveriş ve tasarruf konularında ise Hollanda’dan çok şey öğrendim. Hollandalılar alışveriş yaparken oldukça tutumlu; bir ürün almadan önce çok düşünüyor, ihtiyaçlarını net bir şekilde belirliyorlar. Bu, biz Türklerde daha farklı; alışveriş konusunda çok daha rahat ve savurganız. Bu fark özellikle gıda israfında da kendini gösteriyor; Türk kültüründe yemek israfı fazla iken, Hollandalılar bu konuda daha bilinçli.

Hollanda’da yaşamak bana, iki kültürün olumlu yönlerini seçip hayatıma uygulama fırsatı sundu. Bu iki kültürden beslenerek daha geniş bir perspektif geliştirdim ve Türk kimliğimi korurken Hollanda kültürünün avantajlarından faydalanmayı öğrendim. Bu zenginlik, toplumda hem bir köprü kurmama hem de her iki toplum için olumlu katkılar sağlamama olanak tanıyor. (Yarın:Av. Nursel Köse)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.