enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:36 Serbest bölgelerin ihracatı artıyor
21:06 BM Raporu: Dünya Su Krizi Değil, Su İflası Yaşıyor!
20:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız
19:42 İletişim Başkanı Duran, “Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli” programına katıldı…
19:19 Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak için bugün İsviçre’ye gidecek
15:11 Azerbaycan’ın ‘Kara’ günü: Kanlı Ocak
14:41 Bayrampaşa Belediyesi’nde yolsuzluk soruşturması: 12 gözaltı
14:05 Bahçeli: “Terörsüz Türkiye adımlarının hızlanmasıyla provokasyonlar da tehlikeli ölçüde tırmandı”
13:43 Adalet Bakanı Tunç, “Bayrağımıza yönelik saldırıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve 14 kişi gözaltına alındı”
13:14 TRT’nin ‘Gökkuşağı Faşizmi’ belgeseli LGBT lobisini tedirgin etti
13:03 Kurtulmuş: Bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmıştır
12:35 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025 yılındaki faaliyetleri kitapta derlendi
12:24 9 ilde 9 organize suç örgütüne operasyon: 89 şüpheli yakalandı
11:34 İletişim Başkanı Duran, Suriye Enformasyon Bakanı Mustafa ile görüştü
11:21 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
10:48 Yılmaz: Bayrağımıza gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacak
00:36 Von der Leyen’den Davos’ta ‘Avrupa bağımsızlığı’ vurgusu
00:20 Avrupa’nın çıkmazı: Ukrayna’yı Putin’den, Grönland’ı Trump’tan korumak
00:19 Erzurum’da sokak kedileri unutulmadı!
00:09 Hollanda-Türk İş Dünyası nereye koşuyor ve yeni bir sayfa mı açılıyor?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu
11.03.2021
A+
A-

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Hasan Basri Yalçın - Biyografya

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN & Strateji Araştırmaları Direktörü

Bundan üç yıl kadar önce Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı bir kuşatma operasyonu vardı. Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltacak Yunan formülü neredeyse tüm aktörler tarafından benimsenmiş gibiydi. “Sevilla haritası” denilen saçmalık, sanki gerçek bir uluslararası hukuk metni gibi görülüyordu.

Türkiye’nin özellikle Suriye cephesindeki meşguliyetini fırsata dönüştürmek isteyenler, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlayabileceklerini düşünüyordu. Ama Türkiye, Suriye cephesini düzene sokup da dikkatini Doğu Akdeniz’e çevirdiğinde bütün resim altüst oldu. Önce Libya ile bir mutabakata varıldı. Sonrasında bu mutabakatı güvence altına almak adına Libya’daki hükümete askeri destek verildi.

Türk donanması o zamana kadar Doğu Akdeniz’de savunmacı bir strateji izlerken bir anda düzenleyici role geçiş yaptı. Arama faaliyetlerine hız verildi. Başta Fransa olmak üzere Batı dünyasından gelen birkaç baskı denemesi ise başarıyla püskürtüldü.

Geriye fazla bir seçenek kalmıyor. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Zaten Türkiye’nin formülü, Mısır için daha kârlı bir formüldü. Mısır’a daha geniş bir yetki alanı sunuyordu. Ama Mısır hem Türkiye’ye karşı tutumundan hem de Türkiye formülünü o tarihlerde gerçekleşebilir görmediğinden Yunan formülünü benimsemişti.

Şimdi ise Türkiye ile beraber hareket etmenin kendisi için hem daha kârlı hem de mümkün olduğunu anladı. Tavır değişikliğinin temel nedeni budur.

Uluslararası hukuk sizi her türlü haklı gösteriyor olabilir. Ancak bunu siyasi gücünüz ve askeri kuvvetinizle koruma becerisine sahip olmadığınız müddetçe bunun bir önemi yoktur. Diplomasinin bir anlamı vardır ama güçle desteklenmediği müddetçe işlevsizdir. Büyük Friedrich’in dediği gibi, “Silahsız diplomasi enstrümansız müzik gibidir”.

Türkiye bu tür zorlayıcı diplomasinin en iyi örneklerini veren bir ülke haline geldi. Zaten bu da diğer aktörlerin dikkatinden kaçmıyor. Rusya, Türkiye ile pazarlık yapılabileceğini ve Türkiye’nin bu müzakereleri bağımsız iradesi ve gücüyle sürdürebileceğini görüyordu. Şimdi buna Doğu Akdeniz’de Mısır da eklenmek üzere.

İsrail’i sorarsanız onlar zaten durumun farkında. Kendi gazlarını ihraç etmek ve Doğu Akdeniz’deki statüyü sürdürmek için Türkiye’ye muhtaç olduklarını biliyorlar. Daha da önemlisi, Türkiye’yi devre dışı bırakma planlarının pratik olmadığını gördüler. Bundan sonrası al-ver müzakeresidir.

[TÜHA Haber Ajansı, 11 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.