enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:26 Rusya’dan “Kürt kartına dikkat” uyarısı!
11:05 Yılın ikinci faiz kararı perşembe günü açıklanacak
10:58 Kadir Gecesi pazartesi günü idrak edilecek
00:57 Bir varmış bir yokmuş: Tarsus’tan yola çıktı, Roterdam’da bir prens ile tanıştı ve sonra Almanya’da Almanya’da prenses oldu
00:35 Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi işbirliği
22:58 Türk Dünyası STK’ları Arasında Entegrasyon Derinleşiyor
11:12 TUDPAM, Pakistan Merkezli Youth Diplomacy Forum (YDF) İle İş Birliği Konusunda Anlaştı
10:33 Kıbrıs’ta Barışın Güvencesi BM mi?
00:15 Almanya ve Polonya’nın Türkiye’deki Büyükelçiliklerinden Rusya’ya Yönelik “Gölge Filo” ve Hibrit Tehdit Uyarıları
00:48 “İran’a özgürlük” söyleminin ardındaki enerji ve güç denklemi
00:43 Akrotiri üssüne yönelik saldırı karşısında AB tutumu: Egemen İngiliz toprakları ve üye devlet dayanışmasının sınırları
00:25 Kanada’nın Küba’ya 8 Milyon Dolarlık Acil Yardımı
00:01 (ABTTF) Başkanlık Kurulu’dan, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı
21:56 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’den (DMM) açıklama
21:29 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına şiddet insanlığa ihanettir
00:35 Bakan Gürlek: Cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacağız
00:31 Ulusal Demografi Eylem Planı ile Batı Trakya’da ne yapılmak isteniyor?
00:25 “Rusya da NATO üslerini vursun”
00:14 Türk firmaları dev Moskova fuarında
00:01 İran-ABD-İsrail savaşı: Sahada ilk kez gördüklerimiz
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu
11.03.2021
A+
A-

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Hasan Basri Yalçın - Biyografya

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN & Strateji Araştırmaları Direktörü

Bundan üç yıl kadar önce Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı bir kuşatma operasyonu vardı. Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltacak Yunan formülü neredeyse tüm aktörler tarafından benimsenmiş gibiydi. “Sevilla haritası” denilen saçmalık, sanki gerçek bir uluslararası hukuk metni gibi görülüyordu.

Türkiye’nin özellikle Suriye cephesindeki meşguliyetini fırsata dönüştürmek isteyenler, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlayabileceklerini düşünüyordu. Ama Türkiye, Suriye cephesini düzene sokup da dikkatini Doğu Akdeniz’e çevirdiğinde bütün resim altüst oldu. Önce Libya ile bir mutabakata varıldı. Sonrasında bu mutabakatı güvence altına almak adına Libya’daki hükümete askeri destek verildi.

Türk donanması o zamana kadar Doğu Akdeniz’de savunmacı bir strateji izlerken bir anda düzenleyici role geçiş yaptı. Arama faaliyetlerine hız verildi. Başta Fransa olmak üzere Batı dünyasından gelen birkaç baskı denemesi ise başarıyla püskürtüldü.

Geriye fazla bir seçenek kalmıyor. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Zaten Türkiye’nin formülü, Mısır için daha kârlı bir formüldü. Mısır’a daha geniş bir yetki alanı sunuyordu. Ama Mısır hem Türkiye’ye karşı tutumundan hem de Türkiye formülünü o tarihlerde gerçekleşebilir görmediğinden Yunan formülünü benimsemişti.

Şimdi ise Türkiye ile beraber hareket etmenin kendisi için hem daha kârlı hem de mümkün olduğunu anladı. Tavır değişikliğinin temel nedeni budur.

Uluslararası hukuk sizi her türlü haklı gösteriyor olabilir. Ancak bunu siyasi gücünüz ve askeri kuvvetinizle koruma becerisine sahip olmadığınız müddetçe bunun bir önemi yoktur. Diplomasinin bir anlamı vardır ama güçle desteklenmediği müddetçe işlevsizdir. Büyük Friedrich’in dediği gibi, “Silahsız diplomasi enstrümansız müzik gibidir”.

Türkiye bu tür zorlayıcı diplomasinin en iyi örneklerini veren bir ülke haline geldi. Zaten bu da diğer aktörlerin dikkatinden kaçmıyor. Rusya, Türkiye ile pazarlık yapılabileceğini ve Türkiye’nin bu müzakereleri bağımsız iradesi ve gücüyle sürdürebileceğini görüyordu. Şimdi buna Doğu Akdeniz’de Mısır da eklenmek üzere.

İsrail’i sorarsanız onlar zaten durumun farkında. Kendi gazlarını ihraç etmek ve Doğu Akdeniz’deki statüyü sürdürmek için Türkiye’ye muhtaç olduklarını biliyorlar. Daha da önemlisi, Türkiye’yi devre dışı bırakma planlarının pratik olmadığını gördüler. Bundan sonrası al-ver müzakeresidir.

[TÜHA Haber Ajansı, 11 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.