enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1550
EURO
9,7089
ALTIN
457,33
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
11°C
İstanbul
11°C
Yağışlı
Pazar Çok Bulutlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Gök Gürültülü
18°C

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu

Doğu Akdeniz’de Mısır’ın Yeni Tutumu
11.03.2021
0
A+
A-

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Hasan Basri Yalçın - Biyografya

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN & Strateji Araştırmaları Direktörü

Bundan üç yıl kadar önce Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı bir kuşatma operasyonu vardı. Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltacak Yunan formülü neredeyse tüm aktörler tarafından benimsenmiş gibiydi. “Sevilla haritası” denilen saçmalık, sanki gerçek bir uluslararası hukuk metni gibi görülüyordu.

Türkiye’nin özellikle Suriye cephesindeki meşguliyetini fırsata dönüştürmek isteyenler, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlayabileceklerini düşünüyordu. Ama Türkiye, Suriye cephesini düzene sokup da dikkatini Doğu Akdeniz’e çevirdiğinde bütün resim altüst oldu. Önce Libya ile bir mutabakata varıldı. Sonrasında bu mutabakatı güvence altına almak adına Libya’daki hükümete askeri destek verildi.

Türk donanması o zamana kadar Doğu Akdeniz’de savunmacı bir strateji izlerken bir anda düzenleyici role geçiş yaptı. Arama faaliyetlerine hız verildi. Başta Fransa olmak üzere Batı dünyasından gelen birkaç baskı denemesi ise başarıyla püskürtüldü.

Geriye fazla bir seçenek kalmıyor. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından faydalanmak isteyen herkes öyle ya da böyle Türkiye’nin rızasını almak zorunda olduğunu anlamaya başladı. Mısır’daki yönetim ile Ankara arasındaki gerginliğe rağmen Mısır, Türkiye’nin formülünü benimsemek durumunda kaldı.

Zaten Türkiye’nin formülü, Mısır için daha kârlı bir formüldü. Mısır’a daha geniş bir yetki alanı sunuyordu. Ama Mısır hem Türkiye’ye karşı tutumundan hem de Türkiye formülünü o tarihlerde gerçekleşebilir görmediğinden Yunan formülünü benimsemişti.

Şimdi ise Türkiye ile beraber hareket etmenin kendisi için hem daha kârlı hem de mümkün olduğunu anladı. Tavır değişikliğinin temel nedeni budur.

Uluslararası hukuk sizi her türlü haklı gösteriyor olabilir. Ancak bunu siyasi gücünüz ve askeri kuvvetinizle koruma becerisine sahip olmadığınız müddetçe bunun bir önemi yoktur. Diplomasinin bir anlamı vardır ama güçle desteklenmediği müddetçe işlevsizdir. Büyük Friedrich’in dediği gibi, “Silahsız diplomasi enstrümansız müzik gibidir”.

Türkiye bu tür zorlayıcı diplomasinin en iyi örneklerini veren bir ülke haline geldi. Zaten bu da diğer aktörlerin dikkatinden kaçmıyor. Rusya, Türkiye ile pazarlık yapılabileceğini ve Türkiye’nin bu müzakereleri bağımsız iradesi ve gücüyle sürdürebileceğini görüyordu. Şimdi buna Doğu Akdeniz’de Mısır da eklenmek üzere.

İsrail’i sorarsanız onlar zaten durumun farkında. Kendi gazlarını ihraç etmek ve Doğu Akdeniz’deki statüyü sürdürmek için Türkiye’ye muhtaç olduklarını biliyorlar. Daha da önemlisi, Türkiye’yi devre dışı bırakma planlarının pratik olmadığını gördüler. Bundan sonrası al-ver müzakeresidir.

[TÜHA Haber Ajansı, 11 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.