enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:15 İran Araştırmacısı Ali Şahin: “Mücteba Hamaney’in “yeni cephelerin açılabileceği” yönündeki açıklaması
21:43 “Tahsilat odaklı değil, üretimi destekleyen vergi politikası gerekiyor!”
21:03 Gazeteci-Yazar Gül KABACAOĞLU’nun yazısı: CHP’ye Kayyum Tartışmaları ve Türkiye’de Demokrasinin Kırılma Noktası
20:36 Kılıçdaroğlu: Karar ayrışma değil kenetlenme fırsatı
20:19 Erdoğan: Türk ordusu barışın, huzurun ve istikrarın ordusudur
19:32 Kocaelispor’a daha güçlü bir yapı şart Kazanan Kocaelispor Olsun…
10:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
00:07 Türkiye’nin caydırıcı gücünde tarihi adım
00:03 CANiK ve Tüm Ekosistemi, EFES 2026 Tatbikatı’nda
00:02 Brüksel’de ‘Dönüşen Güvenlik Ortamında Türkiye ve NATO’ paneli düzenlendi
21:53 Bakan Göktaş: Tokat’taki selzedeler için 20 milyon lira kaynak aktarıldı
21:41 Özgür Özel 300 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi
21:03 Burhanettin Duran: İsrailli bakanın, aktivistlere yönelik barbarlığı tarihin karanlık sayfalarında yerini almıştır
18:07 Avrupa Parlamentosu’nun taraflı politikasına ilişkin değerlendirme
15:51 AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, “Belli ki sayın Özel gençlerimizin Cumhurbaşkanımıza olan ilgisinden rahatsız olmuştur”
15:10 Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye’den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, yarın yola çıkacak.
14:35 Türk futbolunun Avrupa’daki gururu Kenan Yıldız Ayın Tarihi’ne konuştu
13:51 Gaziantep’te “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” başlıklı etkinlik düzenlenecek
23:27 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluğun yükü omuzlarımızdadır.”
23:02 Su Politikamızın Savunma Sanayindeki Vizyona ihtiyacı var ! İkisi de Ulusal Güvenlik Konusu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

“Tahsilat odaklı değil, üretimi destekleyen vergi politikası gerekiyor!”

“Tahsilat odaklı değil, üretimi destekleyen vergi politikası gerekiyor!”
21.05.2026
A+
A-

Önceki gün TBMM’de kabul edilen vergi ve sosyal güvenlik düzenlemeleri, iktidarın ekonomik krizin faturasını yine üreticiye, esnafa, çiftçiye ve çalışan kesimlere yükleme anlayışını açıkça göstermektedir.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Haydar Altıntaş Kimdir? - Haydar Altıntaş Hayatı ve Biyografisi

Gazeteci-Yazar* Haydar ALTINBAŞ

İZMİR, 21 MAYIS 2026 

Önceki gün TBMM’de kabul edilen vergi ve sosyal güvenlik düzenlemeleri, iktidarın ekonomik krizin faturasını yine üreticiye, esnafa, çiftçiye ve çalışan kesimlere yükleme anlayışını açıkça göstermektedir.

İktidarın kabul ettiği kanun, kamu alacaklarının 72 aya kadar taksitlendirilebileceği ifade etmektedir. Ancak bu düzenleme dahi vatandaşa gerçek anlamda nefes aldırmaktan uzaktır. Çünkü yapılandırmanın önüne ağır faiz yükü ve teminat şartı konulmaktadır. Devlet, “borcunu neden ödeyemiyorsun?” diye sormak yerine, vatandaşın karşısına yeni mali yükümlülüklerle çıkmaktadır.

Daha da önemlisi, prime esas kazanç üst sınırının asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarılmasıyla birlikte sosyal güvenlik prim yükü ciddi biçimde artırılmaktadır. Uzun vadeli sigorta kollarındaki prim oranlarının yükseltilmesi de aynı anlayışın ürünüdür. İktidar bunu “SGK’nin aktüeryal dengesini koruma” gerekçesiyle açıklamaktadır. Ancak sorun şudur: Ekonomik dengeyi sağlayamayan iktidar, sistemin maliyetini yine vatandaşın sırtına yüklemektedir.

Bugün Türkiye’de küçük esnaf zaten ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Üç harfli zincir marketler karşısında ezilen esnafın kazancı düşerken kira, enerji, vergi ve prim yükü sürekli artmaktadır. Çiftçi ise mazot, gübre ve kredi maliyetleri nedeniyle üretim yapamaz hale gelmiştir. Bu koşullarda prim oranlarını artırmak, borç tahsilatını sertleştirmek ve vatandaşın gelirinden doğrudan kesinti mekanizmaları kurmak sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Kanun teklifindeki bir diğer dikkat çekici düzenleme ise SGK’dan maaş alan vatandaşların prim ve sağlık borçlarının maaşlarından kesilmesinin önünün açılmasıdır. Emeklinin, dulun, yetimin maaşına kadar uzanan bu yaklaşım, ekonomik krizin sorumluluğunu vatandaşa yükleyen bir anlayışın sonucudur.

Oysa verginin ve sosyal güvenlik sisteminin temelinde güven vardır. Vergi yalnızca tahsilat meselesi değildir, toplumsal sözleşmenin bir parçasıdır. Nitekim Magna Carta ile başlayan modern vergi anlayışı da, devlete sınırsız tahsil yetkisi vermek için değil vergiyi adalet, temsil ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlamak için ortaya çıkmıştır.

Bugün vatandaşın yaşadığı gerçeklik şudur: İnsanlar borcunu keyfinden değil, geçinemediği için ödeyememektedir. Böyle bir ortamda çözüm üretmek yerine tahsilatı sertleştirmek, üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.

Ekonomik sürdürülebilirlik esnafı yaşatarak, çiftçiyi destekleyerek, üretimi artırarak sağlanır. İnsanları borç altında ezerek değil… Çünkü vatandaş nefes alamıyorsa, hiçbir vergi sistemi uzun vadede sürdürülebilir olamaz.

Vergi adil ve ödenebilir olmalıdır!

Verginin bir ruhu ve mantığı olmalıdır!

Vatandaştan vergiyi alıp vatandaşa hesap vermeme üzerine kurulmuş bir vergi mantığı, devletle millet arasındaki sorunları çözmez, aksine artırır.

Bu kanun, Türkiye’de ödenemeyecek boyuta ulaşmış Bağ-Kur borçlularının yarasını kapatmaya merhem olmayacaktır.

Borçları yüzünden hesapları bloke edilenler, hesaplarındaki hacizler devam edenler, borçlarını ödemek için parayı nereden bulacaklar?

1 milyon lirayı geçen miktarlarda borcu olanlardan, borçlarını taksitlendirmek için teminat istenmesi de diğer bir sorundur. Borçlular zaten ipotekli olan mal varlıklarından ve nakit varlıklarından nasıl teminat göstereceklerdir?

Hesaplardaki haciz ve blokelerin derhal kaldırılması gerekmektedir.

Nakliye esnaflarının araçlarına yakalamalı haciz kararı çıkartılması da esnafların işlerini engellemekte, dolayısıyla borç ödeme imkânlarını ellerinden almaktadır.

Esnaf ve çiftçi, Türkiye ekonomisinin dinamiğidir, sağduyusudur. Orta direğin temel taşı ve vatan toprağının bekçisidir.

Bu nedenle yapılması gereken, cezalandırıcı ve tahsilat odaklı yaklaşımlar yerine ödeme gücünü esas alan, borç yükünü hafifleten ve üretimi teşvik eden bütüncül bir ekonomik ve sosyal politika setinin hayata geçirilmesidir. Aksi halde hem sosyal adalet duygusu zedelenecek hem de ekonomik istikrar daha da kırılgan hale gelecektir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.