enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:29 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:27 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:05 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Amerika’nın Ticaret Savaşında Son Durum

Amerika’nın Ticaret Savaşında Son Durum
A+
A-

Trump’ın ticaret politikalarıyla yüksek gümrük vergileri kalıcı hale gelirken, küresel ticarette yeni bir dönem başlıyor. Trump doktrini, serbest ticareti sona erdirip Amerikan tüketicisine yüksek maliyet yükleyebilir. Ticaret savaşlarının yeni cephesinde, anlaşmalar kadar belirsizlikler de artıyor.

 

 

 

 

 

 

Kadir ÜSTÜN, SETA Washington D.C. Koordinatörü

Başkan Trump’ın yüksek gümrük vergileri uygulayarak başlattığı ticaret savaşlarında yeni bir dönemece yaklaşıyoruz. Trump’ın Amerika’nın ‘Kurtuluş Günü’ olarak ilan ettiği 2 Nisan’da bütün ülkelere standart %10 ek vergi ve ABD’yle ticaret açığı olan ülkelere de bu oranın üstüne büyük rakamlar açıklamıştı. Piyasaların verdiği sert tepki sonrasında Kanada, Meksika, AB, Japonya ve Çin gibi ülkelerle ikili ticaret anlaşması yapılmasına fırsat vermek tekrar bu vergileri ağustos ayında tekrar yürürlüğe girmek üzere ertelemişti. Şimdiye kadar Endonezya ve Japonya gibi ülkelerle ticaret anlaşmaları açıklanmasına karşın diğer ülkelerle anlaşmaya varılacağına dair çok güçlü işaret yok. Trump anlaşmalara daha fazla zaman tanımaz ve ek gümrük vergilerini yürürlüğe koyarsa, ticaret savaşının yüksek gümrük vergilerini normalleştirdiği bir döneme girmiş olacağız.

Endonezya ve Japonya Ticaret Anlaşmaları

Amerikan piyasaları Trump’ın ek vergi açıklamaları karşısında son derece inişli çıkışlı günler geçirmişti. Piyasaların tepkisi karşısında geri adım atan Trump, %10 standart ek gümrük vergisini normalleştirmeyi başarmış oldu. En son açıklanan Japonya’yla ticaret anlaşmasına piyasaların verdiği olumlu tepkiye bakılacak olursa, uygulanacak %15’lik ek vergi oranı kabullenilmiş görünüyor. Bu açıdan Trump’ın önce şok etkisi yapacak astronomik rakamlar açıklayarak pazarlığı yüksek yerden başlatma taktiğinin başarılı olduğu söylenebilir. Ancak Amerikan ekonomisinin bölgesel ve küresel ekonomiye entegrasyon seviyesi çok yüksek olduğu için gümrük vergi oranlarının yüksek olmasının maliyetinin büyük oranda Amerikan tüketicisine yükleneceği biliniyor. Trump’ın gel-gitleri sayesinde şimdiye kadar ek gümrük vergilerinin etkisini nispeten az hissedildi ancak vergilerin Ağustos itibariyle kalıcı hale gelmesi Amerikan ekonomisini etkileyecek.

Trump’ın yüksek gümrük tarifelerini Amerikan şirketlerini avantajlı konuma getirecek ticaret anlaşması yapabilmek için kullandığı biliniyor. Endonezya ve Japonya’yla yapılan anlaşmalara bakıldığında, Amerikan şirketlerinin ve ürünlerinin girişini kolaylaştıran maddeler dikkat çekiyor. Endonezya Amerikan ürünlerinin ülkeye girişinde uygulanan gümrük vergilerinin %99’luk bir kısmını iptal ederken bunun karşılığında Trump’ın uygulayacağını açıkladığı %35’lik tarife yerine %19’luk bir orana razı oldu. Bu oran Filipinler (%19) ve Vietnam’la (%20) varılan anlaşmadaki oranlarla da hemen hemen aynı. Japonya’yla varılan anlaşmaya göre ise Trump’ın tehdit ettiği %25 oranından %15’e iniliyor. Japon arabalarının tabi olacağı bu oran, Amerikan araba üreticilerinin halihazırda tabi olduğu ve Kanada ve Meksika’yla anlaşma olmazsa kalıcı hale gelecek olan %25 oranının altında. Dolayısıyla ABD’nin sınır komşularında üretim yapan Amerikan oto üreticileri, yeni bir düzenleme gelmezse Japon üreticilere göre daha dezavantajlı duruma düşebilir.

Endonezya’yla yapılan anlaşmanın ana çerçevesi açıklandı ancak ortada henüz detaylı bir resim olmaması hangi sektörlerin nasıl etkileneceğine dair bir fikir vermiyor. Japonya’yla yapılan anlaşmada ise 550 milyar dolarlık Japon yatırım fonu oluşturulacağı ve Amerikan tarafının bu fonu farklı projelerde kullanılmak üzere koordine edeceği açıklandı. Japon tarafından yapılan açıklamada ise bu fonun ikili ticareti kolaylaştıracak şekilde kullanılacağına dair ibareler var. Bu durumda Trump’ın ABD’ye büyük yatırım sağladığı şeklinde kamuoyuna yansıtmak istediği bu fonun etkisinin ne olacağını da bekleyip görmek gerekecek. Her iki anlaşmanın detayları zaman içerisinde belli olacak ve ikili ticarette yarattığı etkiyi anlamak için yıllar geçmesi gerekecek. Piyasaların bu anlaşmaları olumlu karşılamasının ana nedeni ise bir çerçeve sunmaları ve şirketlerin ve yatırım fonlarının önünü görmelerini sağlaması. Bu anlaşmalar sonrasında Trump’ın açıkladığı astronomik oranlara göre çok daha ‘makul’ görülen %15-%20 seviyelerindeki ek vergilerin kalıcı olacağı kesinleşmiş oluyor.

Serbest Ticaretin Sonu mu?

Trump’ın ticaret savaşlarında anlaşmaya zorladığı büyük aktörlerden sadece Japonya’nın bir anlaşma sağlamış olması, ağustos ayına ilişkin endişeleri artırıyor. AB, Kanada, Meksika ve Çin’le anlaşma açıklanmazsa ve Trump söylediği gibi çok yüksek oranda gümrük tarifesi uygulamaya başlarsa, bu ülkeler de ister istemez cevap vermek zorunda kalacak. Karşılıklı gümrük bariyerlerinin artırılması da küresel ekonomiye daha fazla şok etkisi yapabilir. AB’yle Japonya benzeri bir anlaşma sağlanırsa uluslararası piyasaların daha sakin cevap vermesi beklenebilir ancak Çin’le anlaşma daha uzak bir ihtimal görünüyor. Çin Washington’ın açıkladığı %145’lik gümrük vergisi oranına nadir elementlerin ihracatına sınırlama koyarak cevap verince, Trump geri adım atmak zorunda kalmıştı. Çin harici ülkelerle bir şekilde anlaşmalar yapılsa bile, uluslararası ticarette yüksek gümrük vergisi döneminin kabullenildiği bir döneme giriyoruz.

Amerikan tüketicisi daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalırken diğer ülkelerin kendi aralarındaki ticaret bağlarını daha fazla güçlendirmesi de kaçınılmaz hale geliyor. Bu bağlamda Amerika’nın öteden beri kendi çıkarına gördüğü uluslararası ticarette bariyerlerin azaltılması ve serbest ticaretin artırılması yaklaşımından kesin bir şekilde ayrıldığını söylemek mümkün. Önümüzdeki dönemde uluslararası ticaret rejimini belirleyecek olan bu yeni politika, kâğıt üzerinde Amerika’nın çıkarına görünen birçok anlaşmayla Amerikan kamuoyuna kabul ettirilmeye çalışırken ekonomiye uzun vadeli etkisinin tüketici lehine olacağını söylemek zor. Amerikan ekonomisinin mevcut yapısal koşulları dikkate alındığında, gümrük tarifelerinin artırılması gibi serbest ticareti zorlaştıracak adımların atılmasının ABD çıkarına olduğunu söylemek zor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.