enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:02 Kabinede bayrak değişimi
00:52 Mehmetçik Almanya’daki dev NATO Tatbikatı’na katılıyor
00:50 Doğa Koleji Kocaeli’den yıllara yayılan istikrarlı başarı
00:48 Parasıyla bile satın almak zordu: ASPİLSAN yerlisini üretti
00:40 Bakan Göktaş’tan Güvenli İnternet Günü paylaşımı
00:39 MSB Güler, 11’inci Hudut Tugay Komutanlığında: “Gazze’de üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazırız”
00:33 Sakarya taraftar grubundan açıklama: Gerilimi tırmandırmayın
00:27 Adalet Bakanı Tunç, Mattia Ahmet Minguzzi’nin mevlüt programına katıldı
00:20 Egeli gençler, TEKNOFEST hazırlıklarını sürdürüyor
00:19 GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri’nin Suudi Arabistan’da ortak üretimine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.
00:11 Uluslararası Esnaf Birliği (UEB), Türk dili konuşan ülkeler başta olmak üzere, ülkemizde ve dünya’da hızla büyüyor
00:05 Batı Trakya Türk toplumu mensubu Müslüman öğrencilere Ortodoks Hristiyan ritüeli dayatması
00:04 “Suriye ordusu entegrasyonu kabul etmeye mecbur bıraktı”
00:01 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK), Hatay’da 2 gün süren anlamlı bir buluşma
00:00 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan Adana ve Mersin’deki sel mağdurlarına 33,5 milyon lira kaynak
11:03 Narkotikte “Avcı” dönemi: Yapay zeka destekli ilk operasyonda 305 gözaltı
10:44 Ticaret Bakanlığı’ndan , gümrük idarelerinde işlem gören teminatlara ilişkin bilgiler ve işlem süreçleri
00:47 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, parlamentoya görüşmeler hakkında bilgi verdi…
00:43 MKE ürünlerine Suudi Arabistan yolu görünüyor
00:41 Ankara Keçiören Belediye Başkanı’ndan Özgür Özel hakkında suç duyurusu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

‘Ya gideceğiz ya da kalıp savaşacağız’ İran’ın en prestijli üniversitesi protestoların merkezi oldu

‘Ya gideceğiz ya da kalıp savaşacağız’ İran’ın en prestijli üniversitesi protestoların merkezi oldu
29.10.2022
A+
A-

İran’ın ‘en parlak zihinlerinin’ eğitim gördüğü, en prestijli üniversitesi olarak bilinen Şerif Teknoloji Üniversitesi kampüsü, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ‘ahlak polisi’ gözaltısında ölümüyle başlayan ve rejim karşı gösterilere dönüşen protestoların merkezi haline geldi. 

Uluslararası Haber Ajansı (UHA)’nınYabancı Kaynaklar’dan aktardığı haberine göre, Son yılların en büyük rejim karşıtı hareketinin patlak verdiği başkent Tahran’daki üniversitenin öğrenci derneğinden bir aktivist, “İran’da bugün ya yurt dışına gidip ailenizi ve arkadaşlarınızı terk etmek ya da kalıp haklarınız için savaşmak zorundasınız. Siyasi olarak aktif hale geldik çünkü kaybedeceğimiz bir şey kalmadı.” şeklinde konuşuyor.

Amini’nin İslam Cumhuriyeti’nin kıyafet kurallarına uymadığı” için “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra ölümü üzerine İranlılar yaşadıkları toplumsal baskı, ekonomik umutsuzluk ve küresel tecrite karşı öfkelerini açığa vurarak sokaklara döküldü.

Ülke geneline yayılan protestolar, güvenlik güçlerinin şiddetli müdahalesine rağmen eylül ayından bu yana devam ediyor.

Ülkenin eğitimli gençlerinin uzun yıllardan bu yana ilk kez ayağa kalkmasıyla üniversite kampüsleri muhalif gösterilerin merkezi oldu.

ABD’deki Bostan College’den İranlı akademisyen Muhammed Ali Kadivar, “Öğrenciler bugünkü koşullarda haklarını elde edemeyeceklerinin farkına vardı. İslam Cumhuriyeti’nin sonunu talep ediyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Polis müdahelesi ve üniversite yönetimi protestolara engel olamadı

İran’ın en önemli teknik okullarından Şerif Teknoloji Üniversitesi ise eylül ayı boyunca protestoların en çok yoğunlaştığı yer oldu.

Polisin 2 Ekim’de üniversiteye şiddetli müdahalesiyle öğrenciler ile güvenlik güçleri arasındaki gerginlik tırmandı.

Olayları yakından takip eden Şerif Üniversitesi mezunlarından Moeen’e göre, protestolara katılmak isteyen çoğu insan üniversite kampüslerinin sokaklardan daha güvenli olduğunu düşünüyor: “Tahran’daki herhangi bir meydanda gösteri organize etmekten çok daha kolay. Öğrenci sendikaları var. Bir liderlik var.”

Şerif Üniversitesi’nin öğrenci derneği üyeleri üniversite rektörlüğünden protestolar için izin çıkmadığını söylüyor. Ancak kalabalık gruplar yine de “Diktatöre ölüm” sloganları eşliğinde üniversitede toplandı.

Öğrenci derneğine göre, sivil polisler 2 Ekim’deki protestolar sırasında kampüsü bastı. Üniversitenin akademisyenleri öğrencilerin kaçabilmesi için canlı kalkan oluşturdu. Güvenlik güçleriyse akademisyenlere de saldırarak protestocuları kovaladı ve göz yaşartıcı gaz ile metal mermilerle müdahale etti. Öğrencilerin birçoğu yaralanırken 40 kadarı göz altına alındı.

Daha sonra Yüksek Öğrenim Bakanı Muhammed Ali Zolfigol’un kampüsü ziyaretiyle gerilim daha da tırmandı. İddiaya göre bakan öğrencileri “hukuksuzlukla” suçlayarak sorumlu tutulacaklarını söyledi.

Geçtiğimiz pazar günü üniversite yönetimi, “istikrarsız ortama katkıda bulunan” 24’ten fazla öğrencinin üniversiteden geçici olarak uzaklaştırılacağını açıkladı.

Kadın öğrenciler yemekhanenin erkeklere ayrılan bölümünü bastı

Ancak üniversite yönetiminin ve bakanın açıklamaları protestocuların öfkesini daha da artırdı. Son olarak bu hafta içinde kadın öğrenciler kampüste cinsiyet ayrımcılığını protesto etmek için yemekhanenin erkeklere ayrılan bölümünü işgal etti.

Erkek öğrenciler ise kadın öğrencilerin eylemine alkışlarla destek verdi. Üniversite gösterilerin sona ermesi için salı günü yemekhaneyi kapattı.

Üniversitenin yemekhaneyi kapatma hamlesi de sonuç vermedi. Öğrenciler öğle yemeklerini kampüsün bahçesinde yemeye başladı. Akademisyenler de bu dayanışmaya katıldı.

Kadın ve erkek öğrenciler yan yana meşhur “Woman! Life! Freedom!” (Kadın, Hayat, Özgürlük) sloganıyla piknik yaptı.

Mezun Moeen ise muhafazakar arkadaşlarının bile bu protestolara destek verdiğini söyledi: “‘Eğer şimdi sokağa çıkmazsak bir daha asla yapamayacağız’ diyorlar.”

Ek kaynaklar • AP

[TÜHA Haber Ajansı, 29 Ekim 2022]

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.