Doç. Dr. Zeki KARATAŞ: Uzun Dönemli Bakım Hizmetlerinin Finansman Modelleri
* Bu analiz bakıma muhtaçlık riskine karşı toplumsal dayanışma esasına dayalı, hak temelli ve zorunlu bir “ulusal bakım sigortası” sisteminin kurulmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.
* İşte detay!
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
Doç. Dr. Zeki KARATAŞ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü

DÜNYADA BAKIM SİGORTASI UYGULAMALARI
Bakıma muhtaçlık küresel ölçekte kabul görmüş bir sosyal risk haline gelmiştir. Gelişmiş ekonomilerin büyük çoğunluğu bu riski yönetmek için geleneksel
ve yetersiz kalan sosyal yardım mekanizmalarından uzaklaşarak bu sosyal riski
ULUSLARARASI DENEYIMLER ÇERÇEVESINDE TÜRKIYE’DE BAKIM SIGORTASININ KURUMSAL TASARIMI
sosyal güvenlik şemsiyesi altına almıştır. Uzun dönemli bakım hizmetleri finansmanının sistematik hale getirilmesi sosyal devletin temel görevlerinden biri haline gelmiştir.
Dünya genelinde uygulanan bu finansman modelleri hizmetlerin sürdürülebilirliğini, kapsamını ve hak sahipliği prensibini belirleyen temel yaklaşımlara göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Bu modeller küresel deneyimi yansıtarak politika yapıcılar için karşılaştırmalı örnekler sunmaktadır.
İSTANBUL, 05 ŞUBAT 2026 -UZUN DÖNEMLI BAKIM HİZMETLERİNİN FİNANSMAN MODELLERİ
Uzun dönemli bakım hizmetlerinin finansman modelleri küresel düzeyde uygulanan politikalar ışığında temel olarak üç ana yaklaşımda toplanmaktadır: primli sosyal sigorta sistemleri, vergiden finansman sistemleri ve karma sistemler.
Primli sosyal sigorta sistemleri sosyal sigortacılık ve toplumsal dayanışma ilkelerini merkeze alır. Bakım hizmetlerinin finansmanı çalışanlar, işverenler ve/veya devletten zorunlu olarak toplanan primler (katkı payları) üzerinden sağlanır. Bu modelde hak sahipliği prim ödeme geçmişine sıkı sıkıya bağlıdır.
Almanya bu primli modeli sosyal sigorta sistemi içinde zorunlu bir kol olarak kuran dünyadaki ilk ülke olmasıyla öne çıkmıştır. Japonya da
benzer şekilde bu primli modelin en kapsamlı ve bilinen örneklerinden birini sunmaktadır.
Vergiden finansman sistemlerinde bakım hizmetleri evrensel bir sosyal hak olarak kabul edilir ve finansman genel devlet bütçesi (merkezi vergi gelirleri) aracılığıyla sağlanır.
Bu sistemlerde hizmetler bireyin daha önceki katkı payına veya gelir düzeyine bakılmaksızın tüm vatandaşlara sunulur. Kanada, İsveç ve Hollanda’nın bazı uygulamaları bakım finansmanında vergiye dayalı bu evrensel sisteme yakınlık göstermektedir.
Karma sistemler uzun dönemli bakım hizmetlerinin finansmanında birden fazla kaynağı yani hem primleri hem de vergi gelirlerini birleştirir. Finansmanın bir kısmı zorunlu primlerden karşılanırken kalan kısmı da genel bütçe gelirlerinden sağlanır.
Japonya hızla yaşlanan nüfusuna cevap vermek amacıyla prim ve vergi gelirlerini yaklaşık eşit oranlarda birleştiren ve ayni hizmet odaklı güçlü bir yapı geliştiren önde gelen bir karma sistem örneğini sunmaktadır.
Sonuç olarak bakım sigortası politikaları için karşılaştırmalı açıdan en iyi örnekler zorunlu primli sistemin öncüsü olan Almanya ve hızlı yaşlanmaya yanıt olarak karma bir model geliştiren Japonya’dır.
ALMANYA ÖRNEĞI: PRİMLİ SOSYAL BAKIM SİGORTASI
Almanya uzun dönemli bakım riskini sosyal güvenlik sistemi kapsamına alan öncü ülke olmuştur. 23 Haziran 1994’te kabul edilen ve 1 Ocak 1995 (evde bakım) ile 1 Temmuz 1996 (kurumsal bakım) tarihlerinde yürürlüğe giren Bakım Sigortası Kanunu ile bu sigorta sosyal güvenlik sisteminin (hastalık, kaza, emeklilik ve işsizlik) beşinci ana ayağı (sütunu) olarak ihdas edilmiştir. Sistemin temel yasal çerçevesi ise
Sosyal Güvenlik 11. Kitap Sosyal Bakım Sigortası adlı kanunla çizilmiştir.
Temel İlkeler ve Kapsam Almanya’da ikamet eden herkesin bakım sigortası yaptırması zorunludur. Nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı kanuni sağlık sigortası kapsamında olduğu için doğrudan sosyal bakım sigortası (SPV) kapsamındadır. Geri kalan yaklaşık yüzde 10’luk
özel sağlık sigortası sahipleri ise zorunlu olarak özel bakım sigortası (PPV) yaptırmak durumundadır.
Önemli bir dayanışma ilkesi gereği sigortalının çalışmayan eşi ve hak sahibi çocukları ek prim ödemeden bu sigortadan yararlanır.
Alman bakım sigortası kısmi maliyet sigortası olarak işlemekte, tüm bakım masrafları karşılanmamakta, sadece temel bakım ihtiyaçları finanse edilmektedir. Sigortalılar konaklama veya beslenme gibi giderlerin bir kısmını kendileri karşılamakla yükümlüdür.
Sistem, bakıma muhtaçlık gereksinimlerinin öncelikli olarak kişinin kendi evinde ve aile ortamında karşılanmasını teşvik ederek kurumsal bakıma bir alternatif oluşturmayı hedeflemektedir. Dayanışma ilkesi sistemin merkezinde yer almakta ve primler aracılığıyla hem nesiller arası hem de gelir grupları arası bir finansal denge sağlanmaktadır.
Finansman Modeli ve Yönetim Alman bakım sigortası dağıtım esasına dayalı ve primli bir modeldir. Prim ödemeleri çalışanların brüt kazancı üzerinden hesaplanmakta, işçi ve işveren tarafından eşit oranlarda karşılanmaktadır. 2020 itibarıyla zorunlu bakım sigortası prim
tutarı çocuklu sigortalılar için yüzde 3,05’tir. 23 yaş ve üzeri çocuğu olmayan sigortalılar için ise 1 Ocak 2005’ten itibaren ek yüzde 0,25 oranında prim ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Emekliler de prim ödemekle yükümlüdür ancak 1 Nisan 2004’ten itibaren primin tamamını kendileri karşılamak zorundadır.
Devlet ise geliri bulunmayan yoksul kimseler ve işsizler adına prim ödeyerek sisteme katkıda bulunmaktadır. Sistemin yönetimi ve organizasyonu, Kanuni Sağlık Sigortası (Gesetzliche Krankenversicherung, GKV) şemsiyesi altında kurulan ve finansal denge zorunluluğuna sahip olan “bakım kasaları” (Pflegekassen) tarafından yürütülmektedir.
Bakım kasaları hukuken bağımsız yapılar olsa da GKV kasalarına (Krankenkassen) sıkı sıkıya bağlıdır. Her bir GKV kasası kendi üyeleri için bir bakım kasası kurmak zorundadır.
Bu, bir kişinin sağlık sigortası nerede ise bakım sigortasının da otomatik olarak aynı kurum tarafından yönetildiği anlamına gelmektedir. Bu
ikili yapı sigortalıların idari işlemlerde kolaylık sağlamasına olanak tanımaktadır.
Hizmet Sunumu ve Bakıcıların Güvencesi
Almanya, bakım hizmetlerinde hem ayni (hizmetin kendisi) hem de nakdi (para yardımı) yardımları bir arada sunarak esneklik sağlamaktadır.
• Nakdi Yardım (Bakım Parası): Bakım, profesyonel olmayan aile fertleri tarafından verildiğinde bakıma muhtaç kişiye
aylık bir para yardımı ödenir. Bu yardım kişinin kendi bakımını kendisinin organize etme hakkını destekler ve miktarı kişinin belirlenen “bakım derecesi”ne göre değişmektedir.
• Ayni Hizmet: Profesyonel bakım hizmetlerinin (kişisel bakım, ev işleri, hastane ziyareti) doğrudan sağlanmasıdır. Sistemin en önemli sosyal güvence işlevlerinden biri bakımı üstlenen aile bireylerinin (informal bakıcıların) sosyal güvence altına alınmasıdır. Belirli şartlarda bu bakıcıların emeklilik, kaza ve işsizlik sigortası primleri bakım sigortası tarafından karşılanarak sosyal güvenlik şemsiyesi sağlanmaktadır. (devam edecek-JAPONYA ÖRNEĞI: KARMA FINANSMANLI UZUN DÖNEMLI BAKIM SIGORTASI)
***
Yazar hakkında
ZEKİ KARATAŞ
1993’te Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl özel bir huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde idareci olarak çalıştıktan sonra on yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda sosyal hizmet uzmanı ve idareci olarak görev yaptı. 2011’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. 2012’de Recep
Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak atandı. 2016’da Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. 2021’de sosyal hizmet alanında doçent oldu. Halen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup üniversitenin Engelli Öğrenci Birimi koordinatörlüğünü de yürütmektedir. Çocuk koruma sistemi, evde bakım hizmetleri, aile danışmanlığı, manevi sosyal hizmet, madde kullanım bozukluğu ve adli sosyal hizmet alanlarında yayınlanmış kitap, kitap bölümü, makale ve bildirileri bulunmaktadır.