Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026)
*İş ve ekonomi dünyasının en önemli buluşma noktalarından biri olan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), 9-12 Nisan’da düzenlendi. Bu yıl 15’inci kez düzenlenen Zirve, Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı. İyi okumalar…
UHA / İnternational News Agency
GAZETECİ* Aslı SÖZBİLİR
ANKARA, 14 NİSAN 2026
BAKAN ŞİMŞEK VE KACIR UEZ 2026’DAYDI
Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), 9-12 Nisan tarihleri arasında Sapanca’da düzenlendi. Capital, Ekonomist, Start Up ve CEOLife dergileri tarafından organize edilen zirvede, “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” teması çerçevesinde küresel ekonominin yeni yol haritası ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da özel konuşmacı olarak yer aldı. Zirvenin ilk konuşmasını Capital & Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük yaptı. “2026 Zirvemizi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebileceğimiz bir kurguda tasarladık” diyen Sedef Seçkin Büyük, “UEZ 2026’nın ana temasını “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. UEZ 2026, sadece değişime uyum sağlamayı değil, belirsizliği yönetmeyi ve önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini şekillendirmeyi hedefliyor” diye konuştu.
AÇILIŞ KONUŞMASINI BAKAN ŞİMŞEK YAPTI
Şimşek: Türkiye için avantajlara odaklandık İki gün boyunca süren zirvenin startı ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konuşması ile verildi. Bakan Şimşek, ABD-İran savaşının olası etkilerine değinirken önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, “Geçmişle kıyasladığımızda bugünkü savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisi gerçekten çok büyük” ifadelerini kullandı. Biz Türkiye ekonomisinin dayanıklı olduğuna inanıyoruz ve bunu geçen yıl ispatladık” diyen Şimşek, “2025’te hem yurt içinde hem yurt dışında çok önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Özellikle ticaret savaşlarının piyasalarda yarattığı volatilite ve risk iştahındaki tahribat, ardından 12 günlük savaş ve yaşanan kuraklık geçen yılın önemli gündem maddeleriydi. Ancak biz bu şokları program sayesinde ciddi kayıplar yaşamadan atlattık” ifadelerini kullandı. Enerji bağımlılığına bakıldığında Türkiye’nin diğer tedarikçilere göre bağımlılığının düşük olduğuna vurgu yapan Bakan Şimşek, “Türkiye; tamponların güçlü, dengesizliklerin düşük ve ekonomik temellerin sağlam olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’nin Ortadoğu’daki savaşa enerji açısından sınırlı bağımlılığı olması da önemli bir avantaj. Savaş sonrası süreçte Türkiye için ortaya çıkabilecek avantajlara odaklanmış durumdayız” dedi.
Liderlerin Gelecek Vizyonu Zirvenin üçüncü paneli, “Liderlerin Gelecek Vizyonu” başlığıyla düzenlendi. Capital Dergisi Yazı İşleri Müdürü Şeyma Öncel Bayıksel’in moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Eksim Holding oldu. İçinde bulunulan süreci “değişim değil, bir reset” olarak tanımlayan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, teknolojinin, ticaretin ve jeopolitiğin oyunun kurallarını baştan yazdığını belirterek, “Artık rekabet bir verim meselesi değil; daha fazla konumlanma üzerine yoğunlaşıyor. Jeopolitik riskler kalıcı hale geldi; belirsizlik içinde karar verebilenler ve dayanıklılığını koruyanlar öne çıkacak” değerlendirmesinde bulundu. Benzer şekilde, global ekonominin belirlediği kuralların geçerliliğini yitirdiğine işaret eden Borusan Grup CEO’su Özgür Günaydın ise yaşanan durumu “Oyunun kuralları değişiyor diyoruz ama oyun var mı emin değilim, olan şey belirsizlik” sözleriyle özetledi. Günaydın, yapay zekâ çağında ayakta kalabilmek için çevik olmanın, hızlı reaksiyon vermenin ve problemi yerinde çözmenin kritik olduğunu vurguladı. Hammadde ve enerjiye ulaşımın hayati önem taşıdığını hatırlatan Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Yıldız, “Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir. Enerji ve hammaddenin olduğu yerde de üretmektir” diyerek sürdürülebilir bir operasyon için yerinde üretimin ve güçlü bir lojistik entegrasyonun şart olduğunun altını çizdi. Sanayideki bu dönüşümün insan, dijitalleşme ve yapay zekâ ile çok boyutlu bir hal aldığını ifade eden Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı da enerji konusundaki paradigma değişimine dikkat çekti: “Enerji alanındaki dönüşüm artık çevresel bir dönüşüm değil, rekabetin yaşandığı bir nokta hâline gelmiş durumda. Hızı ve sürdürülebilirliği merkezine alan şirketler ayrışacaktır.” 2020 sonrası dünyada sürdürülebilirliğin birinci öncelik haline geldiğini kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit Nuri Yıldız, krizlerden güçlenerek çıkmanın formülünü doğru finansman ve yenilikçi yatırımlara bağladı. Sanayicilerin araştırma geliştirme faaliyetlerini bir yük olarak görmemesi gerektiğini belirten Yıldız, “Ar-Ge ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor” diyerek enerji arz güvenliği ve depolama teknolojilerine odaklandıklarını aktardı. Yıldız ayrıca, küresel finansmanın değişen doğasına da atıfta bulunarak, “Günümüz dünyasında sermaye sadece büyüme ve kârlılık peşinde değil; sermaye büyümenin, sürdürülebilirliğin ve saygınlığın peşinde” ifadelerini kullandı.
Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek? UEZ 2026’nın dördüncü paneli, “Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?” başlığıyla düzenlendi. Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz’un moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru sahibinden.com oldu. Marangoz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekanın etki olanının çok geniş olduğunu ve özellikle kurumların yapay zekayı iş süreçlerine adapte etme süreçlerinin daha da önem kazandığını dile getirdi. Yapay zekanın iş dünyasındaki yıkıcı etkisi, artık sadece operasyonel verimlilik sağlamaktan çıkıp şirketlerin iş modellerini kökünden değiştiriyor. Bu süreci sadece teknolojik değil, “yapısal bir dönüşüm” olarak tanımlayan IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, “Kritik mesele, teknolojiye ne kadar hızlı yatırım yaptığımız değil; bu yatırımlardan ne ölçüde fayda sağladığımız ve nasıl değere dönüştürdüğümüz” diyerek hızlı adaptasyonun önemine dikkat çekti. Görüntü işleme teknolojilerinden ‘İlancılığın GPT’sine uzanan kendi dönüşüm süreçlerini anlatan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş da bariyerlerin düştüğünü hatırlatarak, “Artık mesele verimlilik değil, iş modelinin kendisinin dönüşmesi” ifadelerini kullandı. Ertaş ayrıca, yapay zekanın doğrudan iş kaybı yaratmaktan ziyade insan kaynağını daha katma değerli alanlara kaydıracağını belirtti. Yapay zekayı ekonomik, kültürel ve jeopolitik etkileri olan “çok katmanlı bir dalga” olarak gören QNB Türkiye CEO’su Ömür Tan ise, teknolojiyi sıfırdan keşfetmek yerine ona en iyi şekilde adapte olmanın şirketler için en efektif yol olduğunu vurguladı. Bu dönüşümden artık geriye dönüşün mümkün olmadığının altını çizen Tan, bankacılık sektöründe de reaktif chatbot’ların yerini müşteri davranışını öngören ve yönlendiren proaktif sistemlere bıraktığını ifade etti.
Global Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye Şimşek’in konuşmasının ardından zirve kapsamında ilk oturum “Global Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye” oldu. Oturum, Beykoz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Bilkent Üniversitesi, İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı & Finansal Piyasalar Profesörü Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Koç Üniversitesi, Ekonomi Bölümü Prof. Dr. Kamil Yılmaz ve Garanti BBVA, Baş Ekonomisti Seda Güler Mert’in katılımıyla gerçekleşti. Oturumun moderatörlüğünü ise TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın üstlendi. Savaş ve çatışma ortamlarının piyasaları yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Seda Güler Mert, sermayenin artık çok daha seçici davrandığını belirterek, “Artık temel soru ‘en ucuz neresi’ değil, ‘en güvenilir ve en öngörülebilir neresi’ sorusuna dönüşmüş durumda. Bugün yaşanan süreç küreselleşmenin sonu değil; çoklu entegrasyon yerine, seçici ve stratejik entegrasyonların öne çıktığı bir yeniden şekillenme dönemidir” değerlendirmesinde bulundu. Bu dönüşümü ticaretin organizasyon yapısı üzerinden okuyan Prof. Dr. Kamil Yılmaz da süreci, “Dünya ticareti tamamen ortadan kalkmıyor. Ancak yeniden organize oluyor. Yani küreselleşme bitmiyor, şekil değiştiriyor” sözleriyle özetledi. Yeni dünya düzeninde klasik analizlerin yetersiz kalacağına vurgu yapan Prof. Dr. Ahmet Kasım Han ise finans ve siyasetin iç içe geçtiği uyarısında bulunarak, “Artık klasik ekonomik analizler tek başına yeterli değil. Jeopolitik riskleri okumadan ekonomik riskleri yönetmek mümkün değil” ifadelerini kullandı. Bu çoklu kriz çağında Türkiye’nin konumunu değerlendiren Prof. Dr. Ali Hakan Kara ise dezenflasyon sürecindeki gecikmelere rağmen ülkenin direncinin altını çizdi: “Türkiye’de enflasyonla mücadele programına çok daha erken ve daha sıkı bir şekilde başlanabilirdi. Ancak her şeye rağmen Türkiye’nin dayanıklılığı öne çıkıyor; Türkiye, krizleri yönetme ve hasar kontrolü konusunda güçlü bir ülke.”
Küresel Ticarette Değişen Dengeler ve Türkiye İçin Yol Haritası Zirvenin ikinci paneli “Küresel Ticarette Değişen Dengeler ve Türkiye İçin Yol Haritası” LC Waikiki Mağazacılık Genel Müdür & YKÜ Berna Akyüz Öğüt’ün moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumun konuşmacıları Shell Türkiye, Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Arçelik Türkiye, Genel Müdür Cem Kural, Lenovo Türkiye, Genel Müdür Emre Hantaloğlu, Şölen, İcra Kurulu Başkanı & CEO Erdoğan Çoban ve Ford Otosan, Genel Müdür & YKÜ Güven Özyurt oldu. Yaşanan jeopolitik krizlerin etkilerini “1970’lerden bu yana görülen en yoğun enerji arz şoklarından biri” olarak nitelendiren Ahmet Erdem, operasyonel sürekliliğin önemine değinerek, “Uzun vadeli yatırımlar ve öngörülebilir düzenlemeler sağlandığında, Türkiye’nin yalnızca geçiş ülkesi değil, aynı zamanda katma değer üreten bir enerji merkezi (hub) olma ihtimali güçlenecek” değerlendirmesinde bulundu. Tedarik zincirindeki benzer kırılganlıkların ham madde ve gıda sektöründe de ciddi bir stres testi yarattığına dikkat çeken Erdoğan Çoban ise, “Gıda güvenliği ve tedarik zinciri artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur” diyerek, Türkiye’nin krizleri yönetebilen “çözüm ülkesi” kapasitesi ve lojistik üstünlüğüyle küresel arenada kritik bir partner potansiyeli taşıdığını vurguladı. Sadece enerji ve lojistikte değil, küresel üretim ve teknoloji rekabetinde de kurallar baştan yazılıyor. Pandemi sonrasında ticaretin doğasının değiştiğini ve tüketici beklentilerinin dönüştüğünü belirten Cem Kural, “Bugün artık salt maliyet rekabeti üzerinden ilerlemek yeterli değil; markaların sürdürülebilirliği gözeten, değer üreten ve bunu operasyonel mükemmellikle destekleyen bir stratejiyle ilerlemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Rekabetin ve değer yaratımının temel unsurlarından olan bilişim sektörünün Türkiye’deki gelişimini değerlendiren Emre Hantaloğlu da sektörün ivme kazanmasına rağmen dünyadaki payının binde 7 seviyelerinde kaldığına işaret ederek, “Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojilerinde 20 milyar dolar daha büyüme potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz; gelişmiş ülkelerde yüzde 5 olan GSYH içindeki payın bizde de bu seviyelere ulaşması için ciddi bir alanımız var” sözleriyle teknoloji ihracatındaki atılım ihtiyacının altını çizdi.
Liderlerin Gelecek Vizyonu Zirvenin üçüncü paneli, “Liderlerin Gelecek Vizyonu” başlığıyla düzenlendi. Capital Dergisi Yazı İşleri Müdürü Şeyma Öncel Bayıksel’in moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Eksim Holding oldu. İçinde bulunulan süreci “değişim değil, bir reset” olarak tanımlayan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, teknolojinin, ticaretin ve jeopolitiğin oyunun kurallarını baştan yazdığını belirterek, “Artık rekabet bir verim meselesi değil; daha fazla konumlanma üzerine yoğunlaşıyor. Jeopolitik riskler kalıcı hale geldi; belirsizlik içinde karar verebilenler ve dayanıklılığını koruyanlar öne çıkacak” değerlendirmesinde bulundu. Benzer şekilde, global ekonominin belirlediği kuralların geçerliliğini yitirdiğine işaret eden Borusan Grup CEO’su Özgür Günaydın ise yaşanan durumu “Oyunun kuralları değişiyor diyoruz ama oyun var mı emin değilim, olan şey belirsizlik” sözleriyle özetledi. Günaydın, yapay zekâ çağında ayakta kalabilmek için çevik olmanın, hızlı reaksiyon vermenin ve problemi yerinde çözmenin kritik olduğunu vurguladı. Hammadde ve enerjiye ulaşımın hayati önem taşıdığını hatırlatan Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Yıldız, “Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir. Enerji ve hammaddenin olduğu yerde de üretmektir” diyerek sürdürülebilir bir operasyon için yerinde üretimin ve güçlü bir lojistik entegrasyonun şart olduğunun altını çizdi. Sanayideki bu dönüşümün insan, dijitalleşme ve yapay zekâ ile çok boyutlu bir hal aldığını ifade eden Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı da enerji konusundaki paradigma değişimine dikkat çekti: “Enerji alanındaki dönüşüm artık çevresel bir dönüşüm değil, rekabetin yaşandığı bir nokta hâline gelmiş durumda. Hızı ve sürdürülebilirliği merkezine alan şirketler ayrışacaktır.” 2020 sonrası dünyada sürdürülebilirliğin birinci öncelik haline geldiğini kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit Nuri Yıldız, krizlerden güçlenerek çıkmanın formülünü doğru finansman ve yenilikçi yatırımlara bağladı. Sanayicilerin araştırma geliştirme faaliyetlerini bir yük olarak görmemesi gerektiğini belirten Yıldız, “Ar-Ge ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor” diyerek enerji arz güvenliği ve depolama teknolojilerine odaklandıklarını aktardı. Yıldız ayrıca, küresel finansmanın değişen doğasına da atıfta bulunarak, “Günümüz dünyasında sermaye sadece büyüme ve kârlılık peşinde değil; sermaye büyümenin, sürdürülebilirliğin ve saygınlığın peşinde” ifadelerini kullandı.
Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek? UEZ 2026’nın dördüncü paneli, “Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?” başlığıyla düzenlendi. Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz’un moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru sahibinden.com oldu. Marangoz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekanın etki olanının çok geniş olduğunu ve özellikle kurumların yapay zekayı iş süreçlerine adapte etme süreçlerinin daha da önem kazandığını dile getirdi. Yapay zekanın iş dünyasındaki yıkıcı etkisi, artık sadece operasyonel verimlilik sağlamaktan çıkıp şirketlerin iş modellerini kökünden değiştiriyor. Bu süreci sadece teknolojik değil, “yapısal bir dönüşüm” olarak tanımlayan IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, “Kritik mesele, teknolojiye ne kadar hızlı yatırım yaptığımız değil; bu yatırımlardan ne ölçüde fayda sağladığımız ve nasıl değere dönüştürdüğümüz” diyerek hızlı adaptasyonun önemine dikkat çekti. Görüntü işleme teknolojilerinden ‘İlancılığın GPT’sine uzanan kendi dönüşüm süreçlerini anlatan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş da bariyerlerin düştüğünü hatırlatarak, “Artık mesele verimlilik değil, iş modelinin kendisinin dönüşmesi” ifadelerini kullandı. Ertaş ayrıca, yapay zekanın doğrudan iş kaybı yaratmaktan ziyade insan kaynağını daha katma değerli alanlara kaydıracağını belirtti. Yapay zekayı ekonomik, kültürel ve jeopolitik etkileri olan “çok katmanlı bir dalga” olarak gören QNB Türkiye CEO’su Ömür Tan ise, teknolojiyi sıfırdan keşfetmek yerine ona en iyi şekilde adapte olmanın şirketler için en efektif yol olduğunu vurguladı. Bu dönüşümden artık geriye dönüşün mümkün olmadığının altını çizen Tan, bankacılık sektöründe de reaktif chatbot’ların yerini müşteri davranışını öngören ve yönlendiren proaktif sistemlere bıraktığını ifade etti.
Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) beşinci paneli ‘Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler’ başlığıyla Zurich Sigorta sponsorluğunda düzenlendi. Zirvenin moderatörlüğünü Gazeteci & TV Anchor Ahu Tanrıkulu üstlenirken, panelin konuşmacıları Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Prof. Dr. Evren Balta ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız oldu. Küresel ekonomide siyasetin artan ağırlığı ve ABD merkezli eski dünya düzeninin çözülmesi, panelin en kritik konularındandı. Ekonomik karşılıklı bağımlılığın artık istikrar yerine krizleri tetiklediğine dikkat çeken Prof. Dr. Evren Balta, küresel güç eksenindeki kaymayı, “Eski düzen ölüyor ama yenisi henüz doğmuyor. Bugün asıl soru şu: Yeni dünyanın düzenini kim kuracak?” sözleriyle özetledi. Petrodolar sisteminin çatırdadığını ve ABD’nin bölgedeki ağırlığının azalacağını belirten Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ise, “Yeni bir değer sisteminin ve yeni bir enerji dengesinin kurulacağını görüyoruz. Dünyanın ‘demokrasi şampiyonu’ olarak görülen bir ülkesinin başına Trump gibi enteresan bir psikolojinin gelmesi sadece Amerika’nın meselesi değil, hepimizin cebini etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu. Büyük resimde asıl meselenin ABD’nin içe kapanarak Çin ile rekabete hazırlanması olduğunu vurgulayan Yılmaz Yıldız ise, bu karmaşık jeopolitik dönemde Türkiye’nin stratejik rotasına dikkat çekti. Dünya ekonomik sistemine entegre olan Türkiye’nin ortodoks politikalardan taviz veremeyeceğinin altını çizen Yıldız, “Bize gelen sermayenin ve ihracatımızın çok büyük bölümü Avrupa kaynaklı. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini derinleştirmesi, Gümrük Birliği’ni genişletmesi ve kendi sanayisini doğru konumlandırması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.