enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
08:39 Dr. Elvin Abdurahmanlı, “Bölgedeki kalıcı barış ve Türk birliğinin caydırıcı gücü en önemli unsur”
06:51 Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
00:53 Türk Dünyası’nın Kültürel Mirasını ve Küresel Etkileşimini öne çıkaracak ‘Viyana’da Türk Haftası’ bugün başlıyor…
00:36 Bakan Göktaş, 2002’de 5 bin 777 olan engelli memur sayısı 82 bin 626’ya ulaştı
00:34 Hollanda Türk Gazeteciler Birliği, 10 Ocak’ı bu kez “Anma” ruhuyla yaşattı
00:28 Küresel Gazeteciler Konseyi’nden (KGK) İstanbul ve Ankara’da 10 Ocak buluşmaları
00:24 Türkiye’de rüzgardan elektrik üretimi 3 Ocak’ta 259 bin 76 megavatsaatle günlük bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı
00:19 Yüzyılın konut projesinde yeni haftanın kura takvimi
00:16 Türk Dünyası’ndan Haberler!
00:13 Milli Savunma Bakanı Güler, “Gazze Şeridi’nde İsrail için bir tehdit oluşturmuyor”
00:10 Oğuz Türklerine ait 9-10. yüzyıldan kalma Kültöbe Yazıtı keşfedildi
07:36 2026’nın merakla beklenen 20 filmi
06:19 BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ABD’ye sert tepki
06:16 Bir bardak portakal suyunun şaşırtıcı faydaları
00:37 2026’da emekli aylıkları yaşam maliyetine kıyasla ne seviyede?
00:37 Türkiye’nin 2026’da dış politikada öncelikleri neler olacak?
00:26 İran’da sokağa çıkma çağrıları yapan sürgündeki Rıza Pehlevi kimdir?
00:20 Türkiye, Karadeniz’in güvenliği konusunda nasıl bir sorumluluk alacak?
00:07 Türkiye ve Avustralya COP31’i birlikte nasıl yönetecek?
00:00 ABD Başkanı,Venezuela’dan Grönland’a, İran’dan Suriye’ye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Siyasi İrade ve Sorun Çözme Kapasitesi

Siyasi İrade ve Sorun Çözme Kapasitesi
A+
A-

Özgür Özel’in önünde yeni bir fırsat vardı. Partisinin geçmişte yaptığı siyaset tarzını değiştirerek, sorunların çözümüne yönelik alternatif politika geliştirmek. Kılıçdaroğlu’nun yapmadığını yapmak. Ancak, parti içindeki gelişmelere bakıldığında, istese bile bunları yapamayacak.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Dün, AK Parti’nin iktidara gelişinin seneyi devriyesiydi. 3 Kasım 2002’de iktidara geldiğinde AK Parti’nin en önemli ajandası, Türkiye’nin birikmiş sorunlarına acil çözüm üretmekti.
AK Parti iktidara geldiği günden bu yana Türkiye’nin çok uzun yıllara sari sorunlarının bir çoğunu çözdü. Burada listelemeye gerek yok.

Erdoğan liderliğinde AK Parti, direnç siyasetlerini mücadele ve çözüm siyaseti ile etkisizleştirirken, kriz çözme becerisini de geliştirdi. Sorunları çözerken ortaya çıkacak siyasi maliyetleri, seçmenle geliştirdiği güven ve sahicilik ilişkisi ile aştı. Siyasal öğrenme ve biriktirdiği tecrübe ile kimsenin cesaret edemediği konularda çözüm paradigması geliştirdi.

AK Parti Türkiye’nin sorunlarına çözüm siyasetiyle bir vizyon ortaya koyarken, muhalefet partileri ve odakları tüm bu süreçlerde, genelleştirilebilecek iki farklı yaklaşım ortaya koydu.

İlki, “AK Parti ve Erdoğan bu süreçlerden de güçlü çıkarsa” endişesiyle hareket etti. Alternatif politika ya da çözüm önerileri ortaya koymak yerine direnç siyasetine başvurdu. Sorunların muhatabı olan çevreleri negatif siyasetle harekete geçirmeye çalışarak bozucu hamleleri devreye soktu.

İkincisi, İktidarın ortaya koyduğu çözüm siyasetleri karşısında, kendi partisi içinde farklı düşünen hizipleri baskılamaya çalıştı. Ayrıca, somut bir öneri ortaya koyarak sorumluluk almak istemedi.

Bugün gelinen süreçte, AK Parti ve Cumhur İttifakı, terörsüz Türkiye hedefiyle yeni bir siyasi yaklaşımı ortaya koydu. MHP lideri Devlet Bahçeli, siyasi risk alarak terörün bitirilmesi için sorunun taraflarına çağrı yaptı.

Cumhur İttifakı liderlerinin terör sorununun çözülmesi için attıkları bu adımlara karşı muhalefet partileri ve odakları, kendi çözüm politikalarını ortaya koymak yerine yine eski alışkanlıklarını tekrar ediyorlar. Sorumluluktan kaçarak, süreci eleştiri ile geçiştirme derdindeler.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni siyasi yaklaşıma ilk başta destek veren açıklamalar yapsa da partisi içindeki iktidar mücadelesini yönetemeyeceği endişesiyle gelgit yaşıyor.

Bir önceki CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin sorunları ile ilgili sürekli aynı cümleyi tekrar ederdi: “Arkadaşlarımız çalışıyor, bittiğinde kamuoyu ile paylaşacağız.” Bugünden geriye bakıldığında çalışmaların hiçbiri kamuoyuna açıklanmadı. Örneğin, CHP’nin “Kürt sorunu” olarak adlandırmaya devam ettiği mesele ile ilgili çözüm önerisinin ne olduğu hala bilinmiyor.

Özgür Özel’in önünde yeni bir fırsat vardı. Partisinin geçmişte yaptığı siyaset tarzını değiştirerek, sorunların çözümüne yönelik alternatif politika geliştirmek. Kılıçdaroğlu’nun yapmadığını yapmak. Ancak, parti içindeki gelişmelere bakıldığında, istese bile bunları yapamayacak.

Toplum, muhalefetle iktidarı karşılaştırdığında mevcut tablo şu şekilde: AK Parti 22 yıldır iktidar olmasına ve son seçimlerde oy kaybetmesine rağmen, yerel, bölgesel ve küresel siyasette sorunlara çözüm kapasitesi ve iradesi oluşturabiliyor. CHP ise, yerel seçimlerden güçlü çıkmasına rağmen, 2023 seçimleri öncesi hizipleşme ve adaylık mücadelesine hızla geri döndü.

Seçmen, çözüm kapasitesi geliştirme konusunda muhalefet ve iktidarı yeniden karşılaştırıyor. Sorunları çözebilecek adresin Erdoğan ve AK Parti olduğu yeniden pekişmeye başladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.