enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 ICE’a Tepki Büyüyor
00:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:03 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:02 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:02 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
00:01 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:01 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:00 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Hilafet mi dediniz?

Hilafet mi dediniz?
29.07.2020
A+
A-

TÜHA HABER / AKŞAM Gazetesi Yazarı Ahmet KEKEÇ, kaleme aldığı  ‘Hilafet mi dediniz?’ başlıklı yazısında, “Bir taraftan “Millî/ulusalcı” çizgiden (kendi geleneğinden) koparılmış yeni bir Atatürk inşa etmeye çalışıyorlar, diğer taraftan Hilafet gibi suni gündemler oluşturarak toplumsal fay hatlarını derinleştiriyorlar” diyor.

Alkışlar Ahmet Kekeç'e“İnşa etmeye çalıştıkları Atatürk’e her türlü saygısızlığı yapabiliyorsunuz” diyen Ahmet KEKEÇ, “Örneğin, heykellerini kaidelerinden söküp benzinle yakabiliyorsunuz. Tam-tamlar ve PKK marşları eşliğinde etrafında dönüp dans edebiliyorsunuz. Bir şey olmuyor ifadesini kullanıyor.

Ahmet KEKEÇ, Savcıların kolay kolay yakalarına yapışmadığına dikkat çekiyor ve en fazla Barış Yarkadaş’ın bazı görüntüleri paylaşıp mırın kırın ettiğine dikkat çekiyor.

AKŞAM Gazetesi Yazarı Ahmet KEKEÇ, yazısına şöyle devam ediyor:

“O kadar.

Sonra yazdıklarını siliyor.

Çünkü Meral Akşener ürkütülebilir.

CHP-HDP anlaşması suya düşebilir.

Barış Yarkadaş böyle bir adam.

Milletvekilliği suya düşmesin diye sitesinde yayınladığı “Soros ajanı Kemal Kılıçdaroğlu” haberlerini silmişti.

Sadece Barış değil, neredeyse bütün CHP’liler böyle.

Hep aynı tarifeyi uyguluyorlar.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’ın okuduğu Ayasofya hutbesinden sonra estirdikleri “terör”ü biliyorsunuz.

Evet, terör…

Güya Ali Erbaş hutbede Atatürk’e hakaret etmiş…

Bunu bir “terör fırtınası”na dönüştürdüler.

Kimse Atatürk’e küfretmemişti oysa…

Hutbedeki sözler, 550 yıl önceki vakfiyede yazıyordu, Atatürk’e yönelik değildi.

Nerden bilsin adamlar 500 sene sonra bir Atatürk’ün geleceğini.

Keşke muhalefetlerini doğru bilgiler ve argümanlar üzerinden yapsalar.

Kaldı ki, Ayasofya’nın müze yapılmasını sağlayan “sahte imzalı” bakanlar kurulu kararında (çünkü oradaki imza Atatürk’e ait değildi) vakfiyeden hiç söz edilmiyor.

Yani, Atatürk Ayasofya vakfiyesine hiç dokunmamış.

Ki, günün birinde açılışta bir engelle karşılaşılmasın.

Hilafet’e gelince… (Sağdan soldan “Hilafet ihya” tavsiyeleri yükseliyor çünkü.)

Bu tamamen “bambaşka” bir konu…

Daha doğrusu, Ayasofya’nın akıbetine (olumlu-olumsuz) bakarak karar vereceğimiz bir konu değil.

Kendi bağlamı içinde konuşabiliriz.

Hilafet gerekli midir?

Bence değildir.

Hilafet kurumunu Vatikan’la ya da başka “merkezlerle” karıştırmamak lazım…

Evet, Vatikan aynı zamanda bir dini merkezdir, bir “din devleti”dir ama Ayasofya bir camidir.

Statüsü de bellidir:

Kim ki şehre hakimse, Sezar odur. Dolayısıyla tasarruf yetkisi Sezar’a aittir.

Kısacası, şu an şehre kim hakimse (Türkiye Cumhuriyeti devleti hakimdir) Sezar odur ve her türlü “tasarruf yetkisine” sahiptir.

Hadi CHP’liler, tartışın:

Hangi Atatürk?

Fatih’in vasiyeti bozulmasın diye ilgili vakfiyede herhangi bir tasarrufa gitmeyen Gazi Mustafa Kemal mi, yoksa PKK’lıların ensesine vurup lokmasını ağzından aldıkları “liberal kırması” dirençsiz Atatürk mü? ”

[TÜHA Haber Ajansı, 29 Temmuz 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.