enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:37 Mücevherde Yeni Sezonun Trendleri İlk Kez Fuarda Açıklanacak
09:54 Saldırıların ardından Gazze’de “yeniden açlık” endişesi
09:43 ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları,artan jeopolitik risk primi, küresel enerji piyasalarında sert fiyat yükselişlerini beraberinde getirdi.
00:49 ABTTF Başkanı: İftarlarımız bazı çevreleri neden rahatsız ediyor?
00:22 Remzi DİLAN’ın yazısı, Öcalan’ın Statüsü: Baş Müzakereci mi, Yerli Mandela mı?
00:01 ‘Savaş Türkiye’yi de etkileyebilir’
09:52 Hocalı Soykırımı’nın 34. Yılında İstanbul’da Düzenlenen Konferansla Anıldı.
01:02 “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan soruşturma başlattı.
00:51 CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan resen soruşturma başlatıldı.
00:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan diplomasi trafiği
00:21 Putin’den Hamaney için taziye mesajı: ‘Uluslararası hukukun ihlali’
00:21 Kocaeli Büyükşehir, Üsküdar Vapuru faciasını unutmadı; 392 can, 1 Mart’ın yıl dönümünde dualarla anıldı
00:20 Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentinde insansız hava araçlarının (İHA) parçaları sonucu iki kişi yaralandı
00:14 Hollanda’da 17 Nisan’da başlayacak sergide, Osmanlı’nın diplomatik ağırlığını hatırlatan figürler izlenecek…
00:13 Bloomberg yazdı: Türkiye, petrol ve uzay istasyonuyla Afrika açılımını hızlandırıyor”
00:12 Kocaelispor Taraftarı Başkan Büyükakın’dan istemişti: O çocuklar maçta yerlerini aldı
00:11 Portre: Ayetullah Ali Hamaney kimdir?
00:11 Ramazan çadırında paylaşmanın tadı bir başka: İftar sonrası ücretsiz ikramlar Büyükşehir’den
00:10 Kaç Yıl Sürdü?
00:09 Sahanın Durumu, Raporun Gereği ve Zamanlama
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Erdoğan’ın Muhalefete İki Meydan Okuması: Yeni Anayasa ve “Kürt Sorunu”

Erdoğan’ın Muhalefete İki Meydan Okuması: Yeni Anayasa ve “Kürt Sorunu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Kürt sorununu 2005’te sahiplendiğinden bu yana yaptığı reform ve icraatlar ile çözdüğünü yineledi.

 

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim TBMM yeni yasama dönemi açılış konuşmasında siyasi partilere yeni anayasa için teklif getirmeleri çağrısı yaptı.

Daha önce yaptığı “Kürt sorunu denilen meseleyi biz çözdük” açıklamasını yineleyerek çözmekten kastın ne olduğunu ifade etti: “Yeni güvenlik anlayışımız sayesinde sınırlarımızın dibinde terör koridoru oluşturulmasının önüne geçtik. Terör örgütleri dahil her kesim tarafından istismar edilen, ‘Kürt sorunu’ denilen meseleyi, hak ve özgürlüklerden kalkınmaya kadar tüm boyutlarıyla çözdük.” 2023 seçimlerinin uzun kampanya döneminin başladığı bir ortamda bu iki konu önce birbirini sonra da Türkiye’nin diğer tartışmalarını içine alacak kritik önemde. Sistem meselesi, muhalefetin aday arayışları, ittifakların yapısı, HDP’nin geleceği ve partilerin yeni Türkiye vizyonları bu iki konudaki pozisyon almalarına göre şekilleniyor. Elbette bütün bu tartışmaların psikolojik altyapısı muhalefetin “ne olursa olsun Erdoğan’ı yenme” arayışına karşılık geliyor.

Sistem mi Yeni Anayasa mı?

Cumhur İttifakının “yeni anayasa” olarak formüle ettiği Türkiye’nin siyasal düzeni tartışmasını, CHP ve diğer muhalefet partileri “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş” olarak tanımlıyor.

Her iki taraf da taleplerine ulaşabilecek Meclis çoğunluğuna sahip değil. Farklı siyasi amaçlarla anayasa düzenlemesini tartışıyorlar. Cumhur İttifakı 1982 Anayasası’ndan tümden kurtulmayı demokratikleşme ve sivilleşmenin zirvesi olarak görüyor. Muhalefet ise “parlamenter sisteme dönüşü” seçim ittifakı kurmanın ve buna göre aday çıkarmanın enstrümanı olarak görüyor. Hatta 6 partinin parlamenter sistem önerilerini hazırladığı ve kamuoyu ile paylaşacağı basına yansıdı. Bu sebeple Erdoğan’ın “yeni anayasa tekliflerininiz getirin” önerisine olumsuz yaklaşacakları açık.

Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “kendisine ve büyük bir olasılıkla MHP’ye yaptığı çağrı” nitelemesiyle Erdoğan’ın önerisini ilk reddeden parti lideri oldu. Bu ret aslında yoğun bir tartışma ve polemik fırtınasının başlangıcı demek. Önerilerin ve karşılıklı eleştirilerin bin bir türlü söylem patlamasına hazır olmalıyız. İktidarın “gelin siyasal sistemin tümünü demokratik olarak düzenleyelim” önerisi muhalefetin “cumhurbaşkanlığı sisteminden kurtulalım” argümanından daha güçlü. Yine de seçmenin söylem ve propaganda dünyasından etkileneceği aşikar.

“Statü” Meselesi Ne Olur?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün TBMM’de Kürt sorununu 2005’te sahiplendiğinden bu yana yaptığı reform ve icraatlar ile çözdüğünü yineledi.

Bu sorunun üç boyutu olduğu söylenirdi: terörle mücadele, kalkınma ve hak-özgürlükler.
İşte Erdoğan, (Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorunu da ekleyerek) Kürt sorununun üç boyutunu da çözdüklerini söyledi. Yani, HDP’nin “anadil” ve “özerklik” taleplerini tümüyle reddettiğini belirtti. Muhalefet ise anadil talebine yakın dururken, özerkliği yerel yönetimlerin güçlendirilmesi olarak ele alma niyetinde. Zaten HDP’nin geçenlerde açıkladığı tutum belgesi de muhalefetin taktiğine uygun ifadeler içerdi.

Kılıçdaroğlu’nun HDP meşru muhatap açıklamasıyla rahatlayan HDP, bu jestin karşılığını verdi ve radikal taleplerini muğlaklaştırdı.

Ancak bu taktiğin işleyeceğini düşünmüyorum. Muhalefet somut politika ve Türkiye gelecek vizyonlarını tartışmadan yeni anayasa ve Kürt sorunu tartışmalarında üstün olamaz. HDP’nin statü talebinden vaz geçmediği ve vazgeçemeyeceği açık. Eski eş genel başkan Ahmet Türk, birkaç gün önce HDP tutum belgesinden farklı olarak açık konuştu: “Özlediğimiz elbette Kürtlerin bir statüye sahip olmasıdır ama bugün demokrasi oluşmadan bunu ilk elde gündeme getirmek çok doğru değil.” Ayrıca, Türk, “Kürt sorunu olarak bahsettiği sorunların içinde Öcalan ve Demirtaş’ın ayrıca diğer HDP’lilerin cezaevinden çıkarılmasının da olduğunu” ifade etti. Kritik mesele Kürt sorununun adını koyabilmek değil. Türkiye o noktayı geçeli çok oldu, hatta Erdoğan üç boyutunu da çözdüğünü söylüyor. Asıl soru şu: muhalefet “Kürt sorununa” sahip çıkarken neyi sahipleniyor? Kürt ulusu fikrini mi, statü talebini mi, anadili mi, hapisteki HDPlileri çıkarmayı mı? Anlaşılan, 2023 seçimlerine giderken yeni anayasa ve “Kürt sorunu” tartışması üzerinden köklü bir hesaplaşma bizi bekliyor.

[TÜHA Haber Ajansı, 05 Ekim 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.