enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:01 Filistin Direnişinin Temel Taşı: “Filistin’de Kadın ve Anne Olmak” Konferansı Gerçekleştirildi.
09:30 Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu: Mehmet Emin Resulzade
00:30 CHP’li Kanko Derince Lisesi Tartışmasını Meclis’e Taşıdı: “Okullar Kentlerin Hafızasıdır”
00:01 Yunanistan Kültür Bakanlığı, Yanya’daki tarihi Aslan Paşa Camii’nin restorasyonunu üstleniyor
23:12 Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı
22:50 Terörsüz Türkiye Süreci Hızlanacak
22:12 Terörsüz Türkiye Hedefinin Siyasal ve Toplumsal Yönleri
21:56 ABD ve İsrail’in Saldırıları İran’da Kürt Silahlı Grupları Harekete Geçirebilir mi?
21:45 ABD’de CNN’in bağımsız araştırma şirketi SSRS’nin anketine göre, kamuoyunun yüzde 54’ü, İran’a yönelik saldırıların ülkesi için daha büyük tehdit oluşturacağını düşünüyor.
21:40 İran’a Siyonist Saldırı ve Batının Kukla Kürdistan Hayali!
20:48 Kocaelispor sürpriz şekilde kupaya veda etti 
10:28 Madrid’de ‘Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO’ paneli düzenlendi
10:17 İran Büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı
10:05 Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı Rubio ile görüştü
23:27 “Başkasının Derdiyle Dertlenmeyen, Kendine Dert Arasın”
22:36 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Nihai Raporu
22:01 ABD, İsrail ve İran: Kapasiteler, Kabiliyetler ve Hal Tarzları
20:51 İran Müdahalesi Avrupa’yı ve Transatlantik İlişkileri Nasıl Dönüştürüyor?
19:08 Jakobenlerin Laiklikle İmtihanı
18:00 MSB: Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat imha edildi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kaç Yıl Sürdü?

Kaç Yıl Sürdü?
02.03.2026
A+
A-

* 28 Şubat darbesine giden süreçte, geçtiğimiz hafta içinde yayınlanan gerici laiklik bildirisine benzer şekilde, toplumun mütedeyyin dindar insanlarına hakaret, sıradan bir eylem haline gelmişti. Başbakana ve bakanlara her gün hakaret edildiği bir siyasal atmosferde, toplumun üzerinden silindir gibi geçilmişti.

* İşte detayı!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

ANKARA, 02 MART 2026

Bu bir hatırlatma yazısıdır.

Yarın, 28 Şubat postmodern darbesinin sene-i devriyesi. Darbenin üzerinden 29 yıl geçti. Medya üzerinden dizayn edildiği için “postmodern darbe” dendi. Darbenin başarılı olması için medya silah olarak kullanıldı. Gazete manşetlerinde ve köşe yazılarında dönemin Refahyol Hükümeti devlete “tehdit” olarak gösterildi. Psikolojik harp medya eliyle yürütüldü.

Ordunun içinde görevde olan üst düzey komutanlar, dönemin başbakanına toplumun önünde küfredip bunu da medyaya servis ettiler. Alt rütbedeki komutanın Başbakan Erbakan’a yaptığı küfrü engellemek yerine, “Kimsenin ağzına fermuar çekemem” diye küfredeni savundular. Hatta “Böyle devam ederlerse daha ağırları da gelecek” diye açıktan tehdit ettiler.

Bugün sözüm ona kendisini demokrat olarak pazarlayan, Türkiye’de “demokrasi geri gidiyor” iddiası ile oraya buraya laf yetiştiren köşe yazarları, darbecilerin brifinglerinde boy gösterip, “Ne zaman darbe yapacaksınız” diye askerleri kışkırtıyorlardı. Hükümeti askeri darbeyle düşürmeyi de “demokrasinin bir gereği” olarak görüyorlardı. Hâlâ da aynı zihniyetteler.
Hatırlatmak için…. Sadece bir gazetenin bir günlük ön sayfasına bakmak bile 28 Şubat darbesinin gerçekleşmesinde medyanın nasıl kullanıldığını çok net bir şekilde ortaya koyar.

Örneğin, Türkiye’nin en çok satan gazetesinin, sıradan bir günün ilk sayfasında yer alan bazı haber başlıkları sırasıyla şunlardır: “Gerekirse silah bile kullanırız“, “İç ayaklanma tehdidi“, “Devlet işgal altında“, “Siyasi İslam cephesi“, “Ordu çökertilmek isteniyor” ve “PKK ile işbirliği yapıyorlar“, “Batı Harekât Grubu kuruldu” ve “DYP’li Sönmez: Hükümet Gitmez ise İhtilal Olacak“…

Aynı gazetenin sadece birinci sayfasında aynı gün farklı yazarların anons edilen yazı başlıkları da şöyledir: “Gerekirse silah da kullanırız“, “Nereye kadar“, “Askerin müdahale doktrini” “Hâlâ ne bekliyorsunuz“, “İşte size irtica brifingi“… Bu yazıları yazanlar, bugün hâlâ medyada köşe yazılarına devam etmektedir. Ve demokrat olduklarını iddia etmektedirler.

28 Şubat darbesine giden süreçte, diğer darbelerde olduğu gibi, medya her türlü manipülasyona ve sahte habere başvurmuştur. Toplumun muhafazakâr mütedeyyin kesimleri düşmanlaştırılmıştır. Bu kesimler için “PKK’dan daha tehlikeliler” diye manşet atılabilmiştir.

Geçtiğimiz hafta içinde yayınlanan gerici laiklik bildirisine benzer şekilde, toplumun mütedeyyin dindar insanlarına hakaret, sıradan bir eylem haline gelmişti. Başbakana ve bakanlara her gün hakaret edildiği bir siyasal atmosferde, toplumun üzerinden silindir gibi geçilmişti.

2002’de toplum, 28 Şubatçılara ağır bir darbe indirdi. Darbelerle, darbecilerle ve onların destekçileri ile örselenen, ötekileştirilen, düşmanlaştırılan toplum kesimlerinin desteklediği siyaset ve siyasetçiler iktidara geldi. Hâlâ da iktidardalar. Toplumdan güçlü destek almaya devam ediyorlar.

Bu 24 yıllık süreçte toplum dönüştü. Darbelere karşı bir hafıza oluştu. Sivil siyaset güçlendi. Toplumun muhafazakâr mütedeyyin kesimleri her alanda öne çıktılar. Özgüven kazandılar.

Türkiye’de siyasetin ve toplumun dönüşmesine rağmen, hâlâ 28 Şubat’ın özlemini duyanlar var. Eğer bugün toplumdan geniş destek alan güçlü siyasi lider ve güçlü bir iktidar olmasa, 28 Şubatçılar bir yerlerden kafalarını kaldırırlar. Darbenin bugün de gerekli olduğunu savunurlar.

28 Şubat darbesini gerçekleştirenler ve darbeye destek verenler, “28 Şubat bin yıl sürmeli” diye sokaklara afişler asmışlardı. Söz konusu bakış açısının devam etmesinin ne kadar önemli olduğu söylüyorlardı. Bu konuda her türlü propagandaya başvurmuşlardı.

Darbeleri, darbecileri unutmamak için toplumsal hafızayı diri tutmak gerekir. Bu köşe yazısı da buna katkı olsun diye bir hatırlatma yazısıdır. Benzer darbeci zihniyetlerin hortlamaması için 28 Şubat darbesi gerekirse bin yıl hatırlatılmalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.