Analist Seval TOMAK BAL, “İsrail’de İktidar ve Muhalefetin Sesi” -II-

* Disiplinlerarası Akademik Çalışmacı | Stratejik Değişim ve Güvenlik Politikası Araştırmacısı Ortadoğu Uzmanı, Uluslararası Ekonomik, Sosyal, Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Analist Seval TOMAK BAL, ULESAM için “İsrail protestoları hükümeti düşürecek mi?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
* Analist Seval TOMAK BAL, Analizinin bugünki bölümünde de, “İsrail’de İktidar ve Muhalefetin Sesi” başlığıyla gelişmeleri ele aldı.
* İşte detayları!…
TÜHA/ TÜRKUAZ İnternational News Agency
Analist Seval TOMAK BAL
İSTANBUL (Beşiktaş), 31 AĞUSTOS 2025
İsrail’de İktidar ve Muhalefetin Sesi
İsrail’de halihazırda çok partili demokrasi ile beraber 120 sandalyeden oluşan Knesset meclisi ve yaygın olarak koalisyon hükümetleri yönetimde yer almaktadır. İsrail’de hükümetin kurulması seçim barajının düşüklüğü ile birlikte koalisyon yapısını zorunlu hale getirmiştir yani İsrail’de siyasi partiler genellikle tek başına seçimi kazanamamaktadır, seçim barajı partiler için yüzde 3.25’tir. Bu durum mecliste çok katmanlı ve çok sesli bir yapının oluşmasına sebep olmaktadır. Sağ kanat şu an iktidarda bulunan partidir. Filistin devletine tamamen karşı ve savaşın devamından yanadır.
Yesh Atid merkez partilerindendir Yair Lapid sloganlaşan bir kart olarak karşımıza çıkmaktadır. Shas sağ – sol parti aynı zamanda Ultra Ortodoks Sefarad Yahudilerini temsil etmektedir, dini eğitimi ve sosyal refahı öncelikle dile getirmektedir. National Unity, yine merkez partilerden biridir. Benny Gantz liderliğindeki parti, özellikle güvenlik konusunda ılımlı bir tutum sergilemiştir.
Bir diğer parti Religious Zionist Partidir. Aşırı sağcı Bezazil Smotrich liderliğinde özellikle yerleşim genişlemesini savunmaktadır. United Torah Judaism, dini özellikle beraber Yeshiva fonlarını gündemde tutmaktadır. Otzma Yehudit, aşırı sağcı Itamar Ben Givir liderliğindeki partidir ve sert politikaları ile bilinmektedir.
Yisrael Beiteinu, sağcı özellikle göç ve güvenlik konularıyla beraber siyonist ideolojiye odaklanmış bir partidir. Avigdor Lieberman liderliğindedir.
Hadash Taal, solcu Ayman Odeh liderliğinde sosyal adalet barış ve işçi haklarına odaklanmıştır. Raam, bir Arap partisidir Mansur Abbas liderliğinde Filistin devletini desteklemektedir.
The Democrats, Yair Golan liderliğindeki sosyal demokrasi ve barışa odaklanmış bir partidir. New Hope, sağcı, Gideon Saar liderliğinde yönetim reformu ve yolsuzlukla mücadeleyi amaçlayan bir partidir.
Noam, aşırı sağcı geleneksel aile değerlerine ve Yahudi yasalarını savunan bir partidir lideri Avi Maozdur. Bennet 2026 Naftali Bennett liderliğindeki yeni bir partidir ve potansiyel olarak merkez sahada özellikle teknolojiye odaklanmıştır. 2022 liderliğinde sadece bir sandalyeyle hükümet kurmuştur ancak şu anda hükümetin feshi için öneriler tartışılmaktadır. 4 Haziran 2025’te Judaism kıdemli hahamları meclisin feshi için yasa tasarısı talimatı vermiştir. İsrail’de muhalif kesimden Yesh Atid, Yisrael Beytenu, ve The Democrats, 11 Haziran’da yasa tasarısının sunacaklarını duyurmuş, seçimlerinden sonra İsrail muhalefeti özellikle son günlerde Gazze savaşı rehinelerin serbest bırakılması ve süren çatışmalardan dolayı izlenen stratejiler ile ilgili derin ayrılıklar yaşamaktadır.
Yapılan araştırmalara göre, muhalefetin hükümetin politikalarına alternatif sunmakta zorlandığı ve liderler arasında tutarsızlıklar olduğu görülmektedir. Muhalefet liderleri hükümetin Gazze’deki operasyonlara yönelik eleştiriler getirirken Benny Gantın partisi rehinelerin serbest bırakılmasını önceliklendirmekte. Godskof gibi isimler, Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılmasının yeni militanların doğmasına yol açacağını ve bundan dolayı temkinli hareket edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Görüldüğü üzere gerçekçi bir pencereden uzun vadede çözümün olabilirliği göz önünde bulundurulmaktadır. Ayrıca protestolar sırasında muhalefet liderleri yeni seçimler ve rehinelerin serbest bırakılması taleplerini destekliyor.
Özellikle Tel Aviv’de savaş karşıtı protestolarda Filistin’de yaşanan büyük dramın göstergesi olan çocuk fotoğrafları eyleme katılan İsrailliler tarafından pankart olarak taşınmış hükümet istifaya davet edilmiştir muhalefet Nahyan’ın bir isteği savaşa uzattığını ve kendi siyasi çıkarlarına korumak için bazı davaları da ertelediğini düşünmekte eski Mozart başkanı Dani Yom Netanya’nun kendi çıkarlarına ön planda tuttuğunu ifade etti yapılan anketlere göre İsrail halkı rehinelerin kurtarılmasını öncelikle istiyor.
Mayıs 2025’te İsrail güvenlik kabinesi Gazze yönelik bütün operasyonları genişletme planını onaylamıştır. Bölgenin topyekûn işgali sayılabilecek bu onayın arkasından İsrail Gazze’nin terk edilmesini istemiştir. Ayrıca hususi saldırılardan dolayı İran’a karşı da yeniden bir misillemenin gündeme getirilebileceğini dile getirmiştir. Bütün bu gelişmelerden hükümetin gerginlikleri tırmandıracak dozda konuşmalarını sürdürmekte ısrarcı olduğu anlaşılmaktadır. Hamas’a karşı tutumu değişmemiş daha da sertleşmiş, askeri baskının artırılması gerektiğini ısrarla ifade etmektedir.
Barışın Önündeki Engel
Muhalefet ise ateşkes müzakerelerinin bu sert söylemlerden dolayı baltalandığını açıklamakta ve Netanyahu’nun bizzat kalıcı ateşkesin önündeki en büyük engel olduğu düşünülmekte, bu durumda Hamas’ın suçlanmasından ziyade Netanyahu’nun tutumunun barış açısından belirleyici olduğu ortaya koymaktadır, diyebiliriz.
ABD Başkanı Donald Trump’da Gazze’yi devralma, Filistinleri başka bir ülkeye yerleştirme planından şimdilik vazgeçmiş durumdadır. Zira kısa vadede Hamas’ın zayıflatılması, rehine krizinin çözülmesi, tampon bölgenin kontrolü; uzun vadede de Orta Doğu haritasının yeniden vaat edilmiş topraklar çerçevesinde çizilmesi, Batı Şeria’daki İsrail yerleşiminin genişletilmesi hedeflenmektedir, diyebiliriz.
Bu durumda Gazze’nin demografik yapısında topyekûn bir değişiklik öngörülmüş. Bu da uluslararası toplum tarafından eleştirilerle karşılanmıştır. Gazze savaşını bölgesel bir savaşa çevirme isteği açıkça ortaya koyan hükümetin resmi açıklamalarından anlaşılan şudur ki; İsrail hükümeti savaşın bitmesini istememektedir. Netanyahu’nun böylece iç siyasetteki konumunu güçlendirmeye çalıştığı söylenebilir, yargı reformu tartışmaları ile yolsuzluk davaları da bu şekilde gündemden düşecek ve muhalefet azalacaktır. Ayrıca uluslararası baskının soykırım suçlamalarının olaylara etkisi bulunmaktadır. Gazze’deki savaşın uzaması bir yandan İsrail ekonomisini olumsuz etkilemekte, toplumsal çalışmaları ve bölünmeleri artırmaktadır.
İsrail’in bölgede uyguladığı yıkıcı plana karşı uluslararası toplumun tepkilerini ve muhalefetin artan baskısını azaltmanın bir formülünü aradığı görünmektedir. Ancak bölgesel durum ve Amerika’nın tutumu muhalefetin sert söylemleri, Netanyahu hükümetini zor durumda bırakıyor diyebiliriz.
Akademisyenler Ne Diyor?
Bütün bu süreçte İsrail içinde halk tabanından hükumete karşı protesto eylemlerinde akademi çevresinin olaylara bakışı dikkatle okunmaya değerdir. Akademi çevresinin protestolarında biraz da olsa gündeme gelen Bologna süreci 1999’da İtalya’da Avrupa ülkelerinin eğitim bakanlarının başlattığı bu süreçti. Bu süreç savaştan dolayı İsrail’in geri kaldığı akademik hareketliliği yeniden gündeme getirdiği söylenebilir. İsrail’e yönelik boykot çağrıları durumu etkilemiştir. Son dönemde rehine krizinden dolayı gerçekleşen hükümet karşıtı protestolarda akademisyenlerin protestolara katılması konuyla bağlantılı görülebilir.
İlk olarak 2023’te barış akademisyenleri tarafından İsrail’e “dur be” bildirisi ile etnik temizlik ve soykırıma dikkat çekilmiştir. Bildiriye katılan akademisyenler hükümet tarafından hedef gösterildiği, birçoğunun da işten çıkarıldığı ve haklarında soruşturma açıldığı bilinmektedir. Daha sonraki dönemde Nisan 2025’te asker akademisyen elitler, yazar ve büyükelçiler tarafından imza kampanyası düzenlenmiş ayrıca bir mektup hazırlanmıştır. Mossad ve Şin Bet subayları, komutan ve pilotlar da bu mektuba dahil olmuştur. Netanyahu’nun savaş politikaları eleştirilmiş, rehinelerin acilen kurtarılması talep edilmiştir. Filistin Üniversiteleri İngiltere Komitesi gibi bazı gruplar İsrail’in akademik boykot için baskı altına alınmasını önermiştir. Protestocu akademisyenler, Gazze savaşına karşı sivil itaatsizlik hareketlerine katılmış nisan ayından itibaren Kudüs ve özellikle Tel Aviv gibi şehirlerde protestoları organize etmiş veya katılmışlardır. Profesör Chen Hoffman, yargı reform protestolarına katılan ve Savaşı eleştiren isimler arasında yer almaktadır.
Bir kısım akademisyen ise ismini vermekten çekindiği gözlemlemiştir ancak haksız savaş politikalarına karşı çıkmışlardır. Hükümet karşıtı eylemlere eski hava kuvvetleri komutanı Nimrod Şafer’in protestocu akademisyenlerle birlikte yer aldığı görülmüştür.
Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise her ne kadar akademisyenlerin protestolara katıldığı görülse de bununla beraber Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın faaliyetleri protestocu akademisyenler tarafından siyasi bir eylem olarak tanımlanmıştır. İsrailli akademisyenler, eğitim altyapısının tahrip edilmesine dikkat çekerek Filistinli öğrencilerin uluslararası alanda burslarla desteklenmesi için çaba sarf etmektedir. Kudüs ve Tel Aviv deki protestolarda akademisyenler genel olarak insani krizlere dikkat çekmiş ve hemen ateşkesin sağlanması talebinde bulunmuşlardır. İsrail Hükümetinin aşırı sağcı politikaları protestoların temelini oluşturmaktadır. Bazı akademisyenlerin ülkeyi terk etmeyi düşündüğü kamuoyuna yansıyan haberler arasındadır.
Netanyahu Hükümeti Tartışmalardan Dolayı İstifa Eder mi?
Bir ankete göre; İsraillerin %71’i başbakan Netanyahu‘yu savaş sonrası veya hemen istifa etmesi gerektiğini düşünüyor. Times of Israel’in anketindenden öğrendiğimiz kadarıyla zorunlu askerlik hizmetinde Haredilerin muafiyeti konusu tartışmalar arasında yer almakta. Yaur Lapith Haredi Yahudilerin askerlikten muaf tutulmasını eleştiren açıklamalar yaparak bu konunun muhalefetin hükümet politikalarına yönelik bir tartışma noktası olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca eşitlik konuları muhalefetin hükümetle arasında temel farklardan biri olarak görünmektedir diyebiliriz.
Diğer bir tartışma konusuysa, iki devletli çözüm ve İsrail- Filistin ilişkileri ile ilgili muhalefet içinde özellikle Benny Gantz ve partisi iki devletli çözüm konusunda net bir vizyon sunamıyor. Your Lapith, savaş sonrasında bu konuyu pek vurgulamamıştır bu durum muhalefetin uzun vadeli stratejilerindeki tutarsızlıklarını göstermesi bakımından oldukça dikkat çekmekte. Atlantik Konseyindeki bir analize göre, muhalefetin İsrail demokrasisi, anayasanın temellleri ve Filistin’in işgali gibi konularda alternatif sunmakta zorlandığını göstermekte.
Benny Gantz’in ifade ettiği üzere, içeride İsrail ile ilgili gelecek endişesi yaygınlaşıyor, muhalefet özellikle hükümetin Gazze’nin geleceği ile ilgili planlarına yönelik farklı görüşler ortaya atmaktadır. Örneğin bazı muhalif liderler, hükümetin Rafah operasyonuna karşı çıkarken diğerleri uzun vadeli güvenlik stratejileri konusunda farklı yaklaşımlar sergiliyor. CFR’nin bir raporuna göre, bu konuda hükümet içinde muhalefette olduğu gibi bölünmelerin varlığına dikkat çekilmiştir.
Beni Gantz ve Your Lapid, özellikle Refah operasyonunu tartışmakta ve rehinelerin serbest bırakılmasının öne çekilmesini talep etmekte, diğer bir grup ise özellikle Haredilerde askerlik muafiyetini eleştiriyor ve eşitlik talep ediyor. Benny Gantz, İsrail Hükümeti’nin Gaza ile ilgili net bir vizyonun olmadığını, savaş sırasında özellikle bunun eksik olduğunu vurgulamaktadır.
Muhalif diğer bir kanat ise hükümetin stratejilerini sorgulamakta ve alternatiflerin de tartışıldığını söylemektedir. Ayrıca muhalefet liderlerinin de yapılan test olarak katıldığı ankete göre İsraillerin %70’i Times of Israel’in anketine göre, savaşını ardından Netanyahu’nun istifa etmesi gerektiğini düşündüğünü ortaya koymaktadır. Hükümet içinde tartışmaların ana noktalarından birisi olan rehinelerin serbestliği konusunda Banny Gantz ve Yair Lapid’in görüşü önceliğin bu konuya verilmesi ile ilgili ancak savaş sonrasındaki düzenleme ve iki devletli çözüm konusunda netliğin olmadığını söyleyerek mevcut hükümeti eleştirmektirdikleri görülmektedir.
Gadi Eisenkot, hükümetin mevcut politikalarını yetersiz bulduğunu açıklayarak alternatif çözümlerin tartışılması gerektiğini savunmaktadır. Yair Lapid, özellikle Harediler’in askerlikten muaf tutulmasının eşitliğe aykırı bulduğunu ifade etmektedir. Muhalif parti liderlerinin bütün bu gelişmelerden anlaşılacağı üzere mevcut Netanyahu hükümetini, izlediği iç ve dış politika bakımından yetersiz gördüğü anlaşılmaktadır.
Temmuz ayı itibarıyla Gazze ve çevresinde 500.000’den fazla kişinin şiddetli kıtlık, acil gıda krizi ile karşı karşıya olduğu rapor edilmiştir. Bölgedeki sağlık tesislerinin %80’inin hasarlı durumda olması da hastalıkların artmasına neden olmaktadır. 7 Ekim 2023 işgalinden bu yana Gazze nüfusunun %80’i yerinden edilerek 60.000’den fazla Filistinli öldürülmüştür. Artan insanlık krizi bir türlü çözüme kavuşturulmamış, ayrıca bölgeye yardımlar zamanında ulaşılamamaktadır.
İsrail’in saldırıları 2025 Temmuz ayının bittiği şu günlerde devam etmektedir. Anlaşılacağı üzere kalıcı bir ateşkes sağlandıkça insani krizin çözümü zor görünmektedir. Bununla beraber İsrail kamuoyunda işgalin haksızlığa karşı tepkilerin artması muhalefetin eleştirilerinin dozunu yükseltmesi ile istenilen barışın hızlandırılması mümkün olabilir görülmektedir.
Peki İsrail’de Kamuoyunu Kimler Etkiliyor?
Kunder Goossen, İsrailli romancıdır ve özellikle İsrail kültürünü ve siyasetini ele alan eserleri ile bilinmektedir. İsrail toplumunun iç dinamiklerini yansıtan kurgusal eserleri ile tanınmaktadır. Filistinlilerin durumunu ve bölgedeki çatışmaları analiz eden çalışmaları özellikle dikkat çekmektedir.
Jonathan Cook, İsrail Filistin çatışmaların analiz eden İngiliz gazetecidir. Nazareth de yaşamaktadır.
Gabriel Pieterberg, İsrailli tarihçi, siyonizm ve İsrail tarihi üzerine çalışmaları ile tanınıyor, muhalefetin tarihsel bağını anlamak için özellikle önemli bir kaynak.
Raja Shehadeh, Filistinli yazar, Filistin’in tarihi ve güncel durumunu ele alan eserleri ile biliniyor. İsrail muhalefetinin Filistin politikalarına yönelik tutumlarını değerlendirmek için önemli bir perspektif sunabilir.
Mitchel Horse, Fransız İsrailli politik uzmandır. Orta Doğu’daki gelişmeleri analiz edebilir, özellikle İsrail’in bölgesel rolü ve muhalefetin vizyonu üzerine yazılarıyla tanınır.
Aaron David Miller, International Postda üst düzey bir araştırmacı. Amerika- İsrail ilişkileri ve Orta Doğu siyasi konusunda uzmandır. İsrail muhalefetini uluslararası bağlamında ele alan analizler ile bilinir.
Hussein Ibish, Arap Enstitüsü’nde Washington’da üst düzey bir araştırmacıdır. Arap dünyası ve İsrail’in bölgedeki rolü üzerine yazılarıyla tanınmaktadır. O muhalefetin bölgesel etkilerini değerlendirme çalışmaları ile tanınmaktadır. İsrail muhalefeti Gazze, rehineler, askerlik hizmeti, iki devletli çözüm gibi konularda derin fikri ayrılıklar yaşamaktadır. Harediler’in askerlik muafiyet konusu öncelikle yapılan tartışmalarda öne çıkmıştır diyebiliriz.
Times of srael’deki bazı makalelerin geniş okuyucu kitlesine ulaştığı görülmüştür. Orta Doğu uzmanları için bu konuları derinlemesine analiz eden önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor diyebiliriz. Analizlerine yer verilen uzman yazarlar arasında özellikle Jon Cook, İron David Miller gibi isimler dikkat çekmektedir.
Yazarlardan biri olan Michael Horowitz, İsrail’in özellikle Orta Doğu’daki gelişmeleri analiz eden Fransız asıllı jeopolitik uzman olarak muhalefetin vizyonu üzerine yazmaktadır.
Kamuoyunun oluşmasında ve tartışmaların şekillenmesinde etkili olan bu isimlerin gelecek dönemde İsrail Hükümeti’nin düşüp düşmeyeceği konusundaki görüşleri siyaset bilimciler tarafından yakından takip edilmektedir, diyebiliriz.
Yargı Reformu Tartışmaları
İsrail’de yargı sistemine yönelik önemli reformlar kabul edilmiştir. Özellikle 27 Mart 2025’te Kemisset, Yargı Seçim Komitesi’nin yapısını değiştiren bir yasa geçirmiştir. Bu yasa, komitedeki sayısı 11 olan iki üyenin, daha önce İsrail Barolar Birliği’nce atanırken artık hükümet ve muhalefet tarafından atanmasını öngörmektedir. Bu reform 2023’te başlayan ve yüksek mahkemenin yetkilerinin sınırlayan daha geniş kapsamlı reformların bir devamı niteliğindedir. 2023 reformunun bir kısmı Ocak 2024’te yüksek mahkeme tarafından anayasal yetki aşımı gerekçesiyle iptal edilmişti.
İsrail’de muhalifler bu reformun demokrasiyi zayıflattığını ve yargı bağımsızlığını tehdit ettiğini savunmaktadır. Başbakan Benjamin Netanyahu’nun yargı üzerindeki kontrolünü arttırmaya çalıştığına dair, endişeler ön plandadır. Oradaki protestolar 2023’ten beri devam etmekte ve 2025’te de yoğun şekilde sürmektedir.
İsrail muhalefet liderleri, “demokrasi elden gidiyor” sloganlarıyla hükümeti eleştirmekte ve reformların iptalini talep etmektedir. Muhalif güçler ayrıldığını koruma azınlık haklarını savunma ve İsrail’in uluslararası itibarını koruma vurgusu yapmaktadır. Ayrıca protestolarda Benny Gantz gibi isimler de yer almış reformlara karşı geniş bir toplumsal destek görülmüştür.
Bu durum İsrail toplumunu kutuplaştırmış, ekonomik etkiler yaratmıştır. Örneğin rezerv askerlerin protesto amacıyla görev yapmayı reddetmesi, (630.000 rezerv etkilendiği rapor edilmiştir) uzmanlar reformların otoriterleşmeye yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştur. Özellikle bu durumun İsrailli Araplar ve aktivistler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtilmiştir. Yargı reformlarında ‘yargıç seçim komitesinin yapısının değişmesi’, muhalefetin İsrail demokrasisi için endişe duyması ön plana çıktığı görülmüştür. İsrail’de muhalifler özetle mevcut yönetimden yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı ve azınlık haklarının korunması talep edilmektedir.
***
Yazar hakkında
Seval Tomak Bal, İstanbul Üniversitesi SBE Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Master of Art’s, “Sivil Dikkatsizlik ve Kimlik Değişimi” konulu tezi ile 2020 Ocak’da mezun oldu.
Dokuz Eylül Üniversitesi SBE Mezhepler Tarihi Master of Art’s, İslam Düşüncesinde Radikal Akımlarda “Öze Dönüş Bağlamında Yeni Selefizm” konulu tezimi 2019 Kasımında tamamladı.
Celal Bayar Universitesinde SBE Kamu Yönetimi Master bilimsel hazırlık 7 ders, Master 5 ders aldı. (Kent İmgesi konulu tez çalışması tamamlanmadı.)
Celal Bayar Üniversitesinde SBE Tarih/ Yakınçağ Master iki dönem 2013-14 toplam 4 ders tamamlayan Seval Tomak Bal, DEGA TUBİTAK Girişimcilik Eğitimini tamamladı.
ADUSEM Sosyal Yaşam Sağlığı 400 saatlik Danışmanlık Eğitimi aldı. BAU& İstanbul Enstitüsü Editörlük Eğitimini tamamladı.
Foreign Policy Institute/ Dış Politika Enstitüsünde iki yıldır Uluslararası İlişkiler, Diplomasi, İstihbarat, Güvenlik Politikaları Staj ve Eğitimleri yanında farklı düşünce kuruluşlarında ders takibini sürdürüyor.
Seval Tomak Bal’ın, Dış politika ile ilgili analizleri çeşitli yayın kuruluşlarında yer aldı. Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi PhD tez döneminde.