enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
01:41 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz
00:57 Yeni Cuma Camii, Kocaeli’nin “Eyüp Sultan’ı” Olmalı
00:54 İspanya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor
00:49 Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı
00:41 Clintonlar, Epstein soruşturmasında Kongre’ye ifade vermeyi kabul etti
00:37 Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
00:32 Yunan Profesör Grivas: Türkiye Avrasya’nın En Hırslı Gücü Oldu, Yunanistan’ı Sakat Bırakabilir
00:29 Numan Kurtulmuş: Suriye’de gelinen noktayı takdirle karşılıyoruz
00:22 İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı
00:21 ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya gelecek
00:18 Şarku’l Avsat’a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip
00:17 Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:17 Avrupa Haberleri: Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:16 Gümrük Muhafaza’dan sınır ötesi kaçakçılığa darbe
00:11 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna Parlamentosu’nda yaptığı konuştu
00:10 ‘Bakım Sigortasının Önemi ve Gerekliliği!
00:08 DMM’den “Türkiye’de binlerce çocuğun kaybolduğu” iddialarına yalanlama
00:06 İsrail’in İstihbarat İçin Kullandığı Epstein Tuzağına Kimler Düşmemiş ki!
00:01 Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü
00:01 Sapanca Gölü’ne 3 milyon 240 bin metreküplük alternatif kaynak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Alışılmış Ezber Döngüsü

Alışılmış Ezber Döngüsü
A+
A-

CHP’nin krizini yargısal süreçler üzerinden tartışmak, olanları perdelemeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Yargısal süreçler bir sonuçtur. Süreci mahkemeye taşıyan CHP’lilerdir.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

2002’de AK Parti iktidara geldiğinde, 2028 yılı itibariyle 26 yıl iktidarda kalacağını kimse öngörmemişti. Baştan belirtelim, öngörememelerinde bir beis yok. Sorun, muhalefete akıl verenlerin döngüsel ezberlerinden ve yanlış analizlerinden vazgeçememeleri…

Hem kurumsal muhalefet hem de AK Parti karşıtı gazeteci ve siyasi analizciler sürekli olarak AK Parti iktidarına ömür biçtiler. Her seçim öncesi, “bu seçimde kesin kaybediyor” dediler. AK Parti iktidarını sürdürünce, bir süre seçmeni “cahillikle” suçladılar. “Bidon kafalı“, “göbeğini kaşıyan adamlar“, “makarnacılar” falan diye hakaret ettiler. Seçmene karşı öfkelerini gizleyemediler.

Muhalefete akıl veren siyasi yorumcular her seçim yenilgisinde, muhalefet partisinden daha kıvrak davranarak, alelacele yenilgiye bahane buldular. “Seçim güvenliği sorunlu” dediler. “İktidar medyayı kontrol ediyor” dediler. Seçimden önce, allayıp pulladıkları siyasetçileri yerin dibine soktular. Kendi destekledikleri, toz kondurmadıkları adaylara seçimden sonra hakaret ettiler.

Yine bir sonraki seçimde, AK Parti’nin son seçimi olduğunu söylediler. Seçim sonrası hakaret ettikleri siyasetçileri tekrar cilaladılar. Seçim yenilgisinden sonra benzer ezberlere başvurdular. Döngü böylece devam edip gitti.

Bir kez olsun, muhalefet partileri kadar kendilerinin de seçim yenilgisinde sorumlulukları olduklarını kabul etmediler. Öngörülerimizde yanıldık demediler. Muhalefeti ve onu destekleyen toplum kesimlerini yanlış yönlendirdiklerini söyleme cesaretini gösteremediler.

Yazıya bu hatırlatmayı yaparak başlamamın nedeni şu: Muhalefeti destekleyen kamuoyu oluşturucuları, bir türlü yanlış analizle doğru yolun gösterilemeyeceğini anlamadılar. Tutarlılık, sahicilik, güvenilirlik gibi değer setlerini pek önemsemediler.

Bugünlerde CHP’nin çok katmanlı krizini, yine iktidarın üzerine yıkmaya çalışarak, yanlış analizlerinde ısrarlılar. İktidarın yargı eliyle muhalefeti etkisizleştirmeye çalıştığını iddia ediyorlar. Davaların siyasi” olduğunu söyleyerek, bizzat eski CHP’lilerin partiye sonradan eklemlenen siyasetçilere yönelik rüşvet” iddialı suçlamalarını görmezden geliyorlar.

O kadar uçlara savruluyorlar ki, Atatürk’ün partisinin tasfiye edilmeye çalışıldığını söylüyorlar. “Yeni bir rejim kurmak“, “laikliği ortadan kaldırmak” için yargının devreye sokulduğunu bile söylemekten kaçınmıyorlar.

Halbuki bizzat geleneksel CHP’liler, belediyelerin lojistik imkanları ile CHP’yi yeniden dizayn etmeye çalışanların Atatürk’ün partisinin eksenini kaydırdıklarını söylüyorlar. Yani, Atatürk’ün partisini tasfiye edenlerin bizzat CHP’ye sonradan eklemlenenler olduğunu gerekçeleri ile anlatıyorlar.

Seçim öncesinde “siyaset gurusu” olarak tarifledikleri ve “Türkiye’ye çağ atlatacağını” söyledikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ediyorlar. Küçümsüyorlar, alay ediyorlar.

CHP’ye akıl veren gazeteciler, parti içindeki hesaplaşmayı sona erdirecek önerilerde bulunmuyorlar. Çünkü, aklıselimde krizin kök nedenini ve “delegelerin iradesini sakatlayan” iddiaları şeffaflıkla konuşuşsalar ipin ucu kendilerine dokunacak.

AK Parti iktidarına ömür biçme döngüsü, “seçimi kaybedeceği için muhalefeti yargı eliyle tasfiye ediyorlar” söylemi ile devam ediyor. Daha önceki seçim dönemlerinde olduğu gibi, yine nasıl yapıldığı belli olmayan anketlere atıfla “bu sefer kesin gidiciler” hükmünü veriyorlar.

Muhalefete akıl vericilerin siyasetin geleceğine ilişkin analizlerine, geçmişte söylediklerinin sıhhati üzerinden bakılmalıdır. Bugün söyledikleri de aynı ezberlerin döngüsel olarak tekrarlanmasından başka bir şey değildir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.