enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:06 BM Raporu: Dünya Su Krizi Değil, Su İflası Yaşıyor!
20:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız
19:42 İletişim Başkanı Duran, “Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli” programına katıldı…
19:19 Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak için bugün İsviçre’ye gidecek
15:11 Azerbaycan’ın ‘Kara’ günü: Kanlı Ocak
14:41 Bayrampaşa Belediyesi’nde yolsuzluk soruşturması: 12 gözaltı
14:05 Bahçeli: “Terörsüz Türkiye adımlarının hızlanmasıyla provokasyonlar da tehlikeli ölçüde tırmandı”
13:43 Adalet Bakanı Tunç, “Bayrağımıza yönelik saldırıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve 14 kişi gözaltına alındı”
13:14 TRT’nin ‘Gökkuşağı Faşizmi’ belgeseli LGBT lobisini tedirgin etti
13:03 Kurtulmuş: Bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmıştır
12:35 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025 yılındaki faaliyetleri kitapta derlendi
12:24 9 ilde 9 organize suç örgütüne operasyon: 89 şüpheli yakalandı
11:34 İletişim Başkanı Duran, Suriye Enformasyon Bakanı Mustafa ile görüştü
11:21 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
10:48 Yılmaz: Bayrağımıza gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacak
00:36 Von der Leyen’den Davos’ta ‘Avrupa bağımsızlığı’ vurgusu
00:20 Avrupa’nın çıkmazı: Ukrayna’yı Putin’den, Grönland’ı Trump’tan korumak
00:19 Erzurum’da sokak kedileri unutulmadı!
00:09 Hollanda-Türk İş Dünyası nereye koşuyor ve yeni bir sayfa mı açılıyor?
18:39 Türk bayrağına yönelik alçak provokasyona soruşturma başlatıldı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Avrupa’nın Dış Politika İkilemleri

Avrupa’nın Dış Politika İkilemleri
A+
A-

Aslında bütün Avrupalı siyasetçiler Rusya’nın gerek Kırım ve Ukrayna gerekse Navalny ve içerideki muhalefete yönelik politikalarının asıl sorumlusunun bizzat Devlet Başkanı Putin olduğunu biliyor. Ama doğrudan Putin’e yönelik yaptırım kararı almaktan imtina ediyorlar. Aksine Putin ile ilişkilerini korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Zira başta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinin Rusya ile yakın ekonomik ilişkileri var ve bu…

   Prof. Dr. Kemal İNAT

Avrupa Birliği, Aleksey Navalny gerekçesiyle Rusya’ya karşı yeni bir yaptırım kararı aldı. Gelecek hafta yürürlüğe girecek olan yaptırımlar Navalny’nin tutukluluğundan sorumlu tutulan kişilere yönelik mal varlıklarının dondurulması ve diğer cezalandırıcı tedbirleri içeriyor.

Aslında bütün Avrupalı siyasetçiler Rusya’nın gerek Kırım ve Ukrayna gerekse Navalny ve içerideki muhalefete yönelik politikalarının asıl sorumlusunun bizzat Devlet Başkanı Putin olduğunu biliyor. Ama doğrudan Putin’e yönelik yaptırım kararı almaktan imtina ediyorlar. Aksine Putin ile ilişkilerini korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Zira başta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinin Rusya ile yakın ekonomik ilişkileri var ve bu ilişkileri riske atmak istemiyorlar.

Ukrayna’da Beyaz Rusya’da ve Gürcistan’da Rusya ile doğrudan rekabete giriyorlar ve bu mücadelenin sonunda Moskova’nın aşırı reaksiyon gösterip söz konusu ülkelerin bölünmesine varacak adımlar atması karşısında sembolik yaptırımlarla durumu geçiştirmeye çalışıyorlar. Ama yine de bu ülkelerde Rusya ile nüfuz mücadelesinden vazgeçmiyorlar. Bu durumda Brüksel’in Moskova’ya yönelik politikasındaki ikilemin bedelini ödemek ise Rusya ile AB arasındaki nüfuz mücadelesinin sahnesi olan ülkelere kalıyor.

AB’nin dış politika ikilemi yaşadığı bir başka bölge Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dır.

Bu bölgelerde de ekonomik çıkarlar, güvenlik ve demokrasi teşviki arasında kaybolmuş bir AB politikası söz konusu.

Bir yanda radikalizmle ve onun bir adım sonrası olan terörizmle mücadele ettiğini söyleyen bir AB var, diğer yandan Sisi ve Hafter gibi diktatörleri destekleyerek bölgede radikalizme katkıda bulunan ve PKK/YPG ve FETÖ gibi terör örgütlerine doğrudan ya da dolaylı destek veren bir AB.

Bir yanda yasa dışı göçü ve mülteci akınını engellemeyi bölgeye yönelik politikasının ana hedefi hâline getiren bir AB söz konusu, diğer yanda ekonomik ve güvenlik çıkarları doğrultusunda Libya’yı, Mali’yi karıştıran Suriye’de yeni mülteci dalgalarına karşı çıkmaya çalışan ve bu ülke kaynaklı milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’ye sırtını dönen bir AB.

Bir yanda insan haklarını önemsediğini söyleyen ve bu konuda başka ülkelere baskı yapan bir AB var, diğer mültecilere sınırlarını kapatan, onları denizde boğan ve sınırda öldüren bir AB.

Bir yanda demokrasiyi teşvik ettiğini söyleyen bir AB ile karşı karşıyayız, diğer yanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da darbelere sessiz kalan ve darbecilere destek veren bir AB ile.

AB’nin ABD’ye yönelik politikası da ikilemlerle kuşatılmış durumda.

Biden’ın başkan olmasıyla Trans-Atlantik ilişkinin normalleşeceğini düşünenler de Avrupalılar, Trump sonrasında artık Avrupa’nın kendine özgü bir savunma ve güvenlik politikasına sahip olma zamanının geldiğini savunanlar da.

ABD ile Rusya’dan gelen tehditler konusunda iş birliğini artırmayı savunanlar da Avrupalılar, Kuzey Akım 2 projesini Washington’un karşı çıkmasına rağmen tamamlamak isteyenler de.

Avrupa’nın dış politikasındaki ikilemleri çözmesi zor görünüyor…

[TÜHA Haber Ajansı, 27 Şubat 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.