enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
06:14 TÜRKİYE-AZERBAYCAN kardeşliği ve dostluğu ebedidir
00:58 Trump yönetiminden Fed Başkanı Powell’a suç duyurusu tehdidi
00:57 AB’den İran’a yeni yaptırım sinyali
00:56 Türk ve müslümanlara saldıran Lale Gül’ü yazdım, Lahey Büyükelçiliğimiz devam etti
00:45 Bakanı Bayraktar, “2026’da en az 2 bin megavat kapasiteli YEKA yarışmaları yapmayı hedefliyoruz”
00:45 ABD’nin Grönland’ı alması NATO’nun sonu olur
00:28 İranlı Gazeteci Azar MAHDAVAN: Trump, İran’a karşı Amerikan ordusunun seçeneklerini değerlendiriyor
00:22 Bazı erkeklerin daha çekici bulunmasının ardındaki ‘basit’ özellik ortaya çıkarıldı
00:16 Eski Fransa Başbakanı: İran’a dış müdahale durumu daha da kötüleştirir
00:16 Avrupa Birliği’nde Diplomatik Kariyerde Cinsiyet Eşitsizliği: Bir Özet ve Türkiye Persfektifi
00:14 Hamas: Yeni Filistin komitesi göreve başlayınca Gazze yönetimini feshedeceğiz
00:11 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır”
00:00 Van Büyükşehir Belediyesi soğuk günlerde yiyecek bulmakta zorlanan kuşlar için doğaya yem bıraktı…
20:10 Halep krizi tamamen bitti mi? Suriye’yi şimdi ne bekliyor?
17:52 Bakan Fidan, Gazze barış planının ikinci aşamasına ilişkin toplantıya katıldı
09:00 Bazı bölgelerde barajlar dolmuyor, Su sürekli azalıyor!
08:39 Dr. Elvin Abdurahmanlı, “Bölgedeki kalıcı barış ve Türk birliğinin caydırıcı gücü en önemli unsur”
06:51 Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
00:53 Türk Dünyası’nın Kültürel Mirasını ve Küresel Etkileşimini öne çıkaracak ‘Viyana’da Türk Haftası’ bugün başlıyor…
00:36 Bakan Göktaş, 2002’de 5 bin 777 olan engelli memur sayısı 82 bin 626’ya ulaştı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır”
13.01.2026
A+
A-

* AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye Kürtlerinin, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçası olduğunun altını çizdi.

* İşte detayı!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Ömer Çelik: Komşumuz İran'da kaos arzu etmeyiz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

ANKARA, 13 OCAK 2026 – Terörsüz Türkiye konusuna değinen Çelik, şöyle devam etti:“Terörsüz Türkiye konusunda Suriye’de SDG’nin ortaya koyduğu tutum, esasında Terörsüz Türkiye ve bununla entegre olan, iç içe olan terörsüz bölge hedefini sabote etmeye dönük bir girişimdir. Fakat bu sabotaj sonuçsuz kalmıştır. Bütün bu gelişmeler bir kere daha Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin ne kadar kıymetli olduğunu herkese net bir şekilde göstermiştir.

“Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır”

Burada SDG’nin kendisini Suriye Kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye Kürtlerinin bir terör örgütüne indirgenmesi, Suriye Kürtlerine yapılacak en büyük haksızlıktır, en büyük iftiradır. Suriye Kürtleri Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır ve Suriye’nin geleceğinde de hem toplumsal hayatta hem devlet hayatında onların güçlü bir yere sahip olması bizim en büyük arzumuzdur. Bu çerçevede hem Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması hem iç barışının korunması hem Suriye’nin egemenliğinin korunması son derece bizim açımızdan hassas konulardır.”

“10 Mart Mutabakatı’na uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktı.” diyen Çelik, ancak 10 aydır SDG’nin ayak sürüdüğünü, çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını ve bu çerçevede de sürece zarar veren, karşı bir tutum sergilediğini gördüklerini söyledi.

Çelik, “SDG orada birtakım soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir ve maalesef buna riayet etmektedir. Bu yanlış bir tutumdur.” ifadelerini kullandı.

SDG’nin müzakerelerin sonuca ulaşmaya çalıştığı her zaman bir bahaneyle bunu ertelediğini ya da masadan sonuç çıkmaması için gayret ettiğini belirten Çelik, SDG’nin saldırıları karşısındaki tutumun, terör örgütü propagandasının çerçevesinde Kürtlere karşı bir tutum gibi ortaya koyulmasının son derece yanlış olduğunu söyledi.

Çelik, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde 10 aydır olumlu hiçbir adım atmadığına dikkati çekerek, sürecin Kandil’in doğrudan müdahalesiyle çatışmaya sürüklenmeye çalışıldığını dile getirdi. Çelik, şunları kaydetti:

“Burada herhangi bir sorunun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi. Oradaki birtakım sivillerin, kadınların hatta bazı SDG unsurlarının oradan kan dökülmeden, herhangi bir zarara uğramadan çıkması için de bir irade ortaya koyuldu. Bunun herhangi bir şekilde etnik çatışmayla da bir ilgisi yok. Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek, SDG’nin de buna riayet ederek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını da net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil. Bir takım terör örgütü odakları bunu bir Arap-Kürt çatışması gibi sunuyor. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım. Böyle bir şey orada söz konusu değil. Bütün tablo herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.”

“Sürecin ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi”

Çelik, Halep’te, Şeyh Maksut’ta, Eşrefiye’de, Beni Zeyd’de, 2016’da SDG’nin rejime destek vermek için nasıl hat tuttuğunu, bu hatlara nasıl yerleştiğini ve bunu hangi amaçlar doğrultusunda yaptığını net bir şekilde hatırladıklarını söyledi.

Suriye’nin bütünlüğünün önemli olduğunun altını çizen Çelik, şöyle sürdürdü:

“Suriye’nin bütünlüğü içerisinde iç barışı, egemenliği ve müreffeh bir geleceğe sahip olması önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz, Suriye’nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır. Burada imza atılmış 10 Mart Mutabakatı sorunları çözecek bir yol haritası olarak gündeme gelmişti. Terör gündemden kalkacak, 10 Mart Mutabakatı’yla ilgili adımlar atılacak ve neticede de Suriye tek bir Suriye olarak, tek bir ordu, tek bir devlet ilkesi çerçevesinde yoluna güvenle devam edecek. ‘Kalıcı barışı sağlayacak, toprak bütünlüğünü temin edecek olan da budur’ diye defalarca söyledik. Bunun bugün bir kere daha teyit edildiğini görüyoruz.

Ortaya çıkan tablo, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ne kadar iç içe, ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi. SDG’nin bu tavrında, ortaya çıkan bu çatışma tablosunda Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini akamete uğratmaya çalışan bir dinamik de vardır. Bu dinamikle de mücadele edilmiştir. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci yoluna bilinen yol haritasıyla, terörden arınmış bir Türkiye ve bölge hedefine ulaşmak maksadıyla aynen devam edecektir.

Biz, Suriye’de Arap, Türkmen, Kürt bütün kardeşlerimizin Suriye’nin eşit yurttaşları olarak, Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak yolunda devam etmesi gerektiğini değerlendiriyoruz. Orada tabii ki Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, Şiilerin, Ezidilerin, Nusaybilerin, Dürzilerin hepsinin kazanımları korunmalıdır ama hiçbir terör örgütünün varlığı ya da aktivitesi, herhangi bir grubun kazanımı olarak adlandırılmamalıdır.

Nasıl ki DEAŞ’in terör faaliyetleri Arap kardeşlerimize mal edilip herhangi bir şekilde Arapların kazanımı olarak sunulamazsa, SDG’nin terör faaliyetleri de Kürt kardeşlerimize mal edilemez. SDG’nin durumu da herhangi bir şekilde Kürt kardeşlerimizin kazanımı olarak sunulamaz. Bundan sonrasında esas olan 10 Mart Mutabakatı’nın bütün unsurlarıyla tam ve eksiksiz olarak hayata geçmesi, bunun neticesinde de terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerimiz çerçevesinde gereken amaçlara ulaşılmasıdır. Suriye’nin de bir ve bütün olarak yoluna devam etmesidir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.