enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,5449
EURO
11,0950
ALTIN
547,26
BIST
1.455
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
19°C
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
15°C

Yorum: Alman seçmen küçük partileri güçlendirdi

Yorum: Alman seçmen küçük partileri güçlendirdi
28.09.2021
0
A+
A-

TÜHA HABER / Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokratların yılladır süren hâkimiyeti sona erdi. Seçmenler, değişimden yana oy kullandı. DW Baş Editörü Manuela Kasper-Claridge, kaleme aldığı yorumda bunun bir fırsat olduğu görüşünde. 

(TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı Avrupa Temsilcisi Tuba Nur TÜRKELİ’nin (DW)’ye dayandırdığı DW Baş Editörü Manuela Kasper-Claridge’in haberine göre, değişim zamanı. Alman seçmenlerin kararı net: Asgarî müştereklerde mutabakat esasına dayalı “büyük koalisyonun” dönemi artık son bulmalı. İklimin korunması, dijitalleşme ve Almanya’nın modernizasyonu gibi çözüm bekleyen sorunlar için bir an önce kollar sıvanmalı. Bu zorlu görevlerin üstesinden artık küçük partilerle birlikte gelinmek zorunda. Akla gelebilecek tüm koalisyon ihtimallerinde hem Yeşiller hem de Hür Demokratlar önemli ölçüde söz sahibi konumda. Onlar olmadan hiçbir şey mümkün değil. Ve bu iyi bir şey. Belki de bu şekilde siyasi yelpazede yeni bir “liberal merkez” ortaya çıkabilir.

Masraflı “Yeşil” gelin

Yeşillerin oylarındaki önemli artış, küresel iklim değişikliğinin sonuçlarına dair endişelerin seçmenlere de ulaştığını açıkça gösteriyor. Yeşiller, aldıkları bu güçlü destekle koalisyon görüşmelerine büyük bir özgüven içinde gidecek. Adeta herkesin gözdesi durumdaki, çeyiz masrafı hayli tuzlu olan bir gelin edasındalar. Ancak Almanya, Yeşillerin başbakan adayı Annalena Baerbock’un umduğundan daha az bir değişim istiyor. Özellikle de değişikliklerin mali faturası kabarık olduğunda. Nitekim sandıktan çıkan sonuç, bu durumu açıkça gösteriyor.

Hür Demokratlar da karara ortak

Diğer yandan Hür Demokrat Parti (FDP) olmadan da yeni hükümetin kurulması pek mümkün görünmüyor. Liberaller, kendilerini büyük denge unsuru olarak görüyor ve Yeşillerin bazı isteklerini engellemeleri kuvvetle muhtemel. Hür Demokratlar serbest piyasaya güveniyor, dijitalleşmeye ve bürokrasinin azaltılmasına büyük önem veriyor, iklim korumanın vergi artışı olmadan yapılmasını istiyor. Tüm bunların nasıl mümkün olacağını ise koalisyon görüşmelerinde muhataplarına anlatmak zorunda kalacaklar.

Hristiyan Birlik muhalefet kıvamına geldi

CDU/CSU’dan oluşan Hristiyan Birlik, bu seçimin açık bir şekilde mağlubudur. Gerçi seçim önceki anketlerde daha fazla oy kaybı bekleniyordu. Ama yine de alınan sonucun dramatik eksi göz ardı edilemez. CDU’lu başbakan aday Armin Laschet, Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı olarak oldukça başarılı yönetim göstermesine rağmen, ülke genelindeki seçmenleri pek ikna edemedi. Bavyera’daki kardeş partisi CSU’nun durumu da pek parlak sayılmaz. Zira Hristiyan Sosyal Birlik, 1949’dan beri federal seçimlerde açık ara en kötü sonucu elde etti. 16 yıllık hükümet döneminden sonra, Hıristiyan Birlik artık muhalefet görevini üstlenme kıvamına geldi.

DW Baş Editörü Manuela Kasper-Claridge

DW Baş Editörü Manuela Kasper-Claridge

Jamaika koalisyonu seçeneği

Yine de CDU/CSU, hükümeti kurmak için her şeyi deneyecektir. Burada Jamaika seçeneği ortaya çıkıyor. Siyah-Yeşil-Sarı (Hristiyan Birlik-Liberaller-Yeşiller) renklerden oluşan bu koalisyon seçeneği, (bayrağının renklerinden dolayı) “Jamaika koalisyonu” olarak adlandırılıyor, Burada belirleyici faktör, hangi partinin birinci olduğundan ziyade çoğunluğu elde edebilecek bir koalisyon kurmayı kimin başaracağı. Nitekim Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde, en güçlü grup üç kez başbakan çıkaramadı.

Merkel 2.0

SPD’yi bu seçimin en güçlü partisi yapan Olaf Scholz’un önünde ise şimdi daha zorlu bir süreç var. Kıl payı kazanmış olsa da eşi görülmemiş bir yarışı başarıyla yönetti. Sosyal Demokratlar, seçim kampanyasının başında yapılan anketlerde hayli cılız görünüyordu ve oy oranı yüzde 12 civarına kadar gerilmişti. Bir zamanların güçlü kitle partisi adeta yerle yeksan olmuş vaziyetteydi. Olaf Scholz bu durumu tersine çevirmeyi başardı. Ancak kişisel hedefleri ve onun için gerçekten önemli olan şeyler hâlâ belirsizliğini koruyor. Bir çeşit “Merkel 2.0” görünümünde. Öngörülebilir, nesnel, yoğun duygulardan yoksun. Belli ki onun çizdiği bu profil, seçmenlerin takdirini kazandı.

Kırmızı-Sarı-Yeşil seçeneği

Şimdi Olaf Scholz, marifetini göstermek zorunda. Bir sonraki başbakan olmak istiyorsa, Yeşiller ve Liberaller ile koalisyon görüşmeleri yapmalı. Hedefi, “trafik ışığı koalisyonu” olarak da adlandırılan Kırmızı-Sarı-Yeşil ittifakını (Sosyal Demokrat-Hür Demokrat-Yeşiller) kurmak olmalı. Bu kolay olmayacak. Zira iklim ve çevre politikaları gibi konularda küçük partilere taviz vermek zorunda kalacak. Pusuda bekleyen CDU da aynı şeyi deneyecek.

Ucu açık

Koalisyon sürecinin akıbeti henüz belirsiz görünse de kesin olan şu ki, Almanlar artık Angela Merkel politikasının devamını istemiyor. Kitle partileri CDU ve SPD’nin gücü ve etkisi, önceki yıllara kıyasla önemli ölçüde azaldı.

Alman siyaseti daha renkli hale geliyor. Bu durum, geleceğin önemli konularıyla başa çıkmak için bir fırsat: İklim dostu ve dijital.

[TÜHA Haber Ajansı, 28 Eylül 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.