enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1550
EURO
9,7089
ALTIN
457,33
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
11°C
İstanbul
11°C
Yağışlı
Pazar Çok Bulutlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Gök Gürültülü
18°C

Uzay çalışmalarının mirası ‘dünyaya’ kaldı

Uzay çalışmalarının mirası ‘dünyaya’ kaldı
10.03.2021
0
A+
A-

TÜHA HABER / Bir astronotun evimizdeki koşu bandı ile ilgisi olabilir mi? Uzay aracı ile otomobilimizin benzer teknolojileri çok mu uçuk geliyor? Askeri ve uzay teknolojileri için geliştirilen ama artık günlük olarak da kullanılan ürünler hepimizin hayatında…

Dünya genelinde 8-14 Mart aralığı ‘Bilim Haftası’ olarak kutlanıyor. Kamu kurumlarının, üniversitelerin, özel kuruluşların son yıllarda büyük önem verdiği etkinlinker kapsamında bilimin mümkün olan en alt yaş gruplarından başlanarak geniş bir çevrede ele alınmasına yönelik programlar oluşturuluyor.

Aslında bugün kullandığımız teknolojileri bizler her ne kadar özellikle de milenyum sonrasında yaşanan gelişmelere bağlı algılasak da durum pek öyle değil… Hayatımızın vazgeçilmezleri olarak kabul ettiğimiz teknolojiler 2000’li yıllardan sonra daha ulaşılabilir olsa da bu ürünlerin temellerinin çok daha eskiye ve farklı amaçlara dayandığını bilmekte fayda var.

NASA son dönemlerde özellikle Mars'a ilişkin daha geniş kapsamlı projeler yürütüyor.

[NASA son dönemlerde özellikle Mars’a ilişkin daha geniş kapsamlı projeler yürütüyor.]

NASA tüm sürecin merkezinde

Bahsettiğimiz ‘farklı amaçlar’ aslında uzay çalışmaları ve askeri teknolojiler… Bugün sahip olduğumuz teknolojik aletlerin büyük çoğunluğu bu iki alanda duyulan ihtiyaç nedeniyle ortaya çıktı dersek pek de yanlış olmaz.

Tabii ki uzay çalışmaları denince akla gelen ilk adres NASA oluyor… Sivil uzay çalışmalarını ön planda tutan NASA zaman zaman askeri projeler de icra ediyor. Burada hayata geçirilen teknolojilerin çoğunluğu uzay araçlarına özel oluyor ya da sadece uzay ortamında kullanılabiliyor. Ancak kimi teknolojiler ve aletler ise bir süre sonra insanların gündelik hayatının da parçası oluyor.

Kimi zaman uzay aracı, kimi zaman bizzat astronotların kullanımı kimi zaman da askeri birliklerin hizmetine sunulmak üzere geliştirilen teknolojiler ve aletlerden bazılarına gelin daha yakından bakalım…

ARPANET ilk ortaya çıktığında askeri amaçlı ve son derece kısıtlı bir alanda kullanılıyordu.

[ARPANET ilk ortaya çıktığında askeri amaçlı ve son derece kısıtlı bir alanda kullanılıyordu.]

İnternet ve GPS ilk sırada geliyor

İnternet ilk olarak ABD’de askeri amaçlı bir proje ile ortaya çıktı. ARPANET (Advanced Research Projects Authority Net) adı verilen proje, ülke savunmasını birbirine bağlı bilgisayarlarla kurulacak iletişimi koordineli bir biçimde sağlamak amacıyla 1969 yılında geliştirilmişti.

Bugün milyarlarca insanı birbirine bağlamakla kalmayan, aynı zamanda kullandığımız neredeyse tüm sistemlerin temel ihtiyaçlarından biri olan internet askeri amaçla ortaya çıkan ancak insanların günlük kullanımında kritik roller oynayan belki de en önemli buluşların başında geliyor.

GPS: Sistem ilk olarak askeri gereksinimler için tasarlandı… Tasarımı kısmen 1940’lı yılların başlarında geliştirilen, II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan ve daha sonra da uzun süre kullanılan benzer yer tabanlı radyo-seyir sistemlerine dayanıyor. GPS’in ilk kullanımı İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına dayanır. Sistem, sinyal alıcıları ile yön bulmakta, askeri planlarda ve konum hesaplamalarında ve güdümlü roketlerin kontrolünde kullanılmak üzere tasarlanmıştı. GPS sistemi, ancak 1980’lerde sivil kullanıma açıldı.

MR cihazının geçmişi NASA'nın uzay çalışmalarına dayanıyor.

[MR cihazının geçmişi NASA’nın uzay çalışmalarına dayanıyor.]

Sağlık için dönüm noktası oldu

MR cihazı: İç organların görüntülenmesini sağlayan MR cihazı, uzay araştırmaları sayesinde keşfedilen bir teknoloji. Apollo görevi sırasında Ay inişini kolaylaştırmak için NASA dijital sinyal işleme cihazları geliştirip bilgisayarlar tarafından geliştirilmiş görüntüler oluşturdu. Bu teknoloji sonradan MR ve tomografi cihazlarına dönüştü.

Kanser dedektörü: Farklı kanser türlerinin teşhisinde kullanılan kanser dedektörü ilk olarak uzay gereçlerindeki kusurların tespiti için geliştirildi.

Kulak termometresi: Yeni doğmuş bebeklerin vücut ısısını ölçmek için kullanılan kulak termometreleri de ilk olarak NASA tarafından kullanıldı. Bu alette kullanılan lensleri NASA ilk olarak yıldızların doğumunu görüntülemek için üretti.

Mobil ultrason: Hastane ortamından uzak dahi olsa kişinin ihtiyaç duyulan görüntülenme sorununu giderebilen bu teknolojik aletin geçmişi de yine NASA’ya dayanıyor.

Hafızalı köpük: Uzay yolculuklarının en önemli evrelerinden biri de güvenlik ve konfor. NASA özellikle kalkış ve iniş sırasındaki aşırı ivme/sarsıntı nedeniyle oluşabilecek zararların önüne geçmek için ‘hafızalı köpük’ adını verdiği bir teknolojiden faydalandı. Darbeleri emen ve daha sonra eski haline dönen bu köpük kısa bir süre sonra yatak endüstrisinde kullanılmaya başladı. İlk başlarda ortopedik rahatsızlıkları bulunan kişiler için üretilen yataklar, sağladıkları konfor nedeniyle milyonlarca kişinin gündelik tercihi oldu. Söz konusu teknoloji son yıllarda ayakkabıların tabanlarında da kullanılmaya başladı.

Çizilmez cam: Astronotların giydikleri özel başlıkların camlarının zarar görmesi NASA için felaket senaryolarından birini oluşturuyordu. Buna çözüm üretmek isteyen bilim insanları çizilmeyen, kırılmaya dayanıklı ve morötesi ışınları mümkün olduğunca emen bir cam üzerinde çalıştılar. Nihayetinde bugün çok farklı sektörlerde kullanılmasının yanı sıra hemen hepimizin gözlüğünde yer bulan ‘çizilmez cam’ ortaya çıktı. Bu camın sanayide kullanılan koruma gözlükleri için de en önemli bileşen olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Astronotların uzayda beslenmesi süreci NASA'yı gıdalar konusunda da farklı araştırmalara itti. Bebek mamalarının geçmişin işte bu çalışmalar yatıyor...

[Astronotların uzayda beslenmesi süreci NASA’yı gıdalar konusunda da farklı araştırmalara itti. Bebek mamalarının geçmişin işte bu çalışmalar yatıyor…]

Pratik yiyecekler: Toz gıdalar

Astronomi ve uzay bilimleri ile gıda sektörü arasında doğrudan bir bağ yok gibi görünse de aslında bugün neredeyse hepimizin evine bir şekilde giren ‘toz gıdalar’ tamamen uzay çalışmaları için geliştirilen projelerle nihai halini aldı.

Az yer kaplaması, kolay saklanması, uzun süre bozulmaması gibi özellikleriyle öne çıkan toz gıda yaklaşımını günümüzde bebek mamaları, toz pudingler gibi gıda ürünlerinde görebiliyoruz. Dondurulmuş gıdaları da NASA’nın çalışmalarına borçlu olduğumuzu unutmamak gerek…

Gıdalardan bahsetmişken değinmemiz gereken diğer noktalardan biri de uzayda su ihtiyacının çözümü… Uzaya bir insan gönderdiğinizde şüphesiz en büyük sorunlarınızdan biri görev süresinde yetecek kadar içme suyu sağlayabilmek. NASA’nın bilim insanları bu durumu kirli suyu ürik asitten arındırarak içilebilecek bir hale getiren arıtıcı tasarladı. Söz konusu buluş bugün dünyanın dört bir yanında temiz su ihtiyacı olan yerlerde kullanılıyor.

NASA'nın 'küçük boyutlu batarya' projesi cep telefonlarının da en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

[NASA’nın ‘küçük boyutlu batarya’ projesi cep telefonlarının da en önemli dönüm noktalarından biri oldu.]

Kablosuz cihazlar, taşınabilir piller

Uzay ve askeri alandaki çalışmaların etkilerinin en net görüldüğü alanlardan biri de kablosuz cihazlar ve özellikle de her yerde kullanılabilen pilli cihazlar oldu…

Taşınabilir piller: Ay yüzeyinden örnek almak uzay çalışmalarının uzun süre en önemli gündem maddelerinden biriydi… İşte yüzeydeki topraktan örnek almak, taşı yerinden sökebilmek için enerji kablosu gerektirmeyen bir delme aletine ihtiyaç duyuldu. Normalden daha hafif, çok daha rahat kullanılabilen, bataryası sayesinde uzun süre çalışabilecek aletler bu nedenle geliştirildi… Bugün kullandığımız cep telefonundan kablosuz elektrikli süpürgeye kadar birbirinden farklı teknolojik aletlerin en önemli temellerinden birinin bu çalışma sırasında atıldığını söylesek pek de abartmış olmayız…

Uzay aracı içinde spor yapan bir astronot.

[Uzay aracı içinde spor yapan bir astronot.]

Egzersiz aletleri de uzay savaşlarından bir miras

Evimizin bir köşesin kullandığımız ya da spor salonlarında üzerine çıktığımız koşu bantlarının aslında astronotlar için yapıldığını söylersek belki de abarttığımızı düşüneceksiniz ama durum tam olarak böyle…

Yer çekimsiz bir ortamda uzun süre hareketsiz kalmanın kasları zayıflatacağı ve bir süre sonra astronotların sağlığını tehlikeye atacağını öngören NASA, bu sorunun giderilmesi için koşu bandı da dahil olmak üzere farklı egzersiz aletleri geliştirdi. Günümüzde bu spor aletleri sayesinde insanlar, günün her saatinde, her yerde ve her mevsimde spor yapma imkanı bulabiliyor.

Söz konusu egzersiz aletleri fizik tedaviye ihtiyaç duyan hastalar ve özellikle ileri yaştaki kişilerin günlük hareket ihtiyaçlarını gidermek amacıyla da kullanılıyor.

Güneş panelleri de uzay çalışmalarının bir ürünü

NASA önceliğinde sürdürülen çalışmalarla ortaya çıkan ve günümüzde yine çok geniş kitlelerce kullanılan kimi teknolojik ürünlerden bazı örnekler de şöyle:

Güneş panelleri: Uzay araçlarındaki enerji ihtiyacının bir kısmının güneşten karşılanabileceği fikrinden yola çıkan bilim insanlarının araştırmaları neticesinde NASA, güneş panelleri kullanmaya başlıyor. Diğer örneklerde olduğu gibi bu teknoloji de kısa süre günlük yaşantımıza girdi.

Yapay uzuv: Uzayda astronotların görevini kolaylaştırmak ya da onların yapamayacağı görevlerde kullanılmak üzere geliştirilen robotları hepimiz biliyoruz… Bu robotların el, ayak ve yapay zekası günümüzde tıp dünyası tarafından geniş alanlarda kullanılıyor. Yapay uzuv teknoloji de bu alanlardan biri… El, ayak ve benzer diğer organlarda ‘yapay uzuv’ yaklaşımı sergilenerek çok sayıda kişinin normal hayatına dönmesi sağlanıyor.

Duman dedektörü: Evimizde, otellerde, toplantılara katıldığımız yerlerde… Nerede tavana baksak sıklıkla gördüğümüz duman dedektörü de uzay çalışmaları kapsamında geliştirilen sistemlerden bir diğeri… Uzay aracı içerisinde oluşan yangını ya da muhtemel bir kimyasal sızıntıyı tespit etmek üzere geliştirilen dedektörler, günümüzde yangın söndürme sistemleri ile entegre bir şekilde çalışıyor ve aynı zamanda itfaiye başta olmak üzere ilgili birimlerle iletişim kurabiliyor.

Yanmayan kıyafetler: Genelde itfaiyeciler üzerinde gördüğümüz ama son yıllarda başta askeriye olmak üzere riskli gruplardaki kişilerin kıyafetlerin kullanılan polimer teknolojisi günümüzde araba ve motor yarışlarında pilot olarak görev alan isimlerin de kıyafeti olarak karşımıza çıkıyor.

Bina izolasyonu: Evlerin izolasyonunda kullanılan yansıtıcı maddeler, ilk olarak uzay araçlarını radyasyondan korumak için geliştirildi. NASA’nın bu teknolojiye ihtiyacı uzayın aşırı sıcak, aşırıcı soğuk ve yüksek radyasyon gibi pek çok ölümcül faktörü barındırması nedeniyle doğmuştu…

Joystick: Bilgisayar oyunlarının olmazsa olmazı joystick’ler ilk olarak Apollo Ay Aracı’nda kullanıldı.

NASA tarafından geliştirilen LZR Racer adlı sürtünmeyi azaltan özel mayo.

[NASA tarafından geliştirilen LZR Racer adlı sürtünmeyi azaltan özel mayo.]

Uzay teknolojisi suya indi rekorlar art arda geldi

NASA’nın günümüz teknolojilerine sağladığı faydalardan, bugün kullandığımız araçlardaki etkilerinden uzun uzadıya bahsetmek mümkün… Yukarıda bir kısmını saydığımız gelişmelerin ardından haberin sonunu son yıllarda sıkça tartışılan ve kimilerinin ‘yasaklanması gerekir’ dediği bir ürüne, mayolara ayırdık…

Testler sırasında yeni bir kumaş türü deneyen NASA, poliüretan kullanarak cilt sürtünmesini yüzde 24’e yakın oranda düşürmeyi başardı…

Sonrasında bu teknolojiyi mayo üretiminde kullanan bir firma yeni bir marka yarattı ve dünyanın en önemli yüzücülerine bu ürünü sattı. Çok pahalı olan, ancak iki kişinin yardımıyla yaklaşık 40 dakikalık gibi bir sürede giyilen bu mayolar yüzme alanında kimsenin beklemediği bir sonuç doğurdu.

İlk kez bu mayoların giyildiği 2008 Pekin Olimpiyatları’nda yüzme alanında üç günde 9 rekor kırıldı. Uluslararası Yüzme Federasyonu, Ocak 2010 itibarıyla tamamen kumaş mayolara geri dönüş yaptırımı getirdi. Dolayısıyla havuzdaki muhteşem zamanlar da tarihe gömülmüş oldu. Son bir hatırlatma; Michael Phelps, 8 altın madalya kazandığı Pekin Olimpiyatları sırasında bu mayolardan giyiyordu…

[TÜHA Haber Ajansı, 10 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.