enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye ve Suriye aynı masada: Kazanan kim?

Türkiye ve Suriye aynı masada: Kazanan kim?
07.04.2023
A+
A-

Türkiye, Rusya. İran ve Suriye’nin diplomatları geçtiğimiz günlerde Moskova’da bir araya geldi. Uzmanlara göre Ortadoğu’daki normalleşme adımlarının kazananı Beşar Esad.

Ortadoğu’daki hasımlar yıllardır gerilen ilişkileri düzeltmek için son aylarda yeni adımlar atıyor. Bunlardan biri de Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’nin dışişleri bakan yardımcılarının Salı günü Moskova’da bir araya gelmesi oldu. Taraflar, Suriye’nin siyasi geleceğiyle ilgili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar, Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Susan, İran Dışişleri Bakanı’nın Siyasi İşler Danışmanı Ali Asgar Hacı ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov katıldı.

Görüşmelerin kapsamıyla ilgili kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Ancak haber ajansı Reuters’ın Rus ve Suriyeli kaynaklarına dayandırdığı haberinde, söz konusu görüşmeyi yakın gelecekte dışişleri bakanları düzeyinde bir görüşmenin izleyebileceğini, uzun vadede de devlet başkanları düzeyinde bir görüşmenin mümkün olduğu ihtimali vurgulandı.

Rus basınına yansıyan bazı haberlere göre de görüşmede Türkiye ve Suriye dışişleri bakanları arasında ikili bir görüşme yapılmasına ilişkin bir tarih ve mekan belirlenmesinin ele alındığı kaydedildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılın başında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşebileceği mesajını vermişti. Ancak Şam’dan bu konuda açık bir yanıt gelmedi. Suriye lideri Esad, Türkiye ile görüşmelerde bulunulmasına topyekün karşı olmasa da Ankara ile masaya oturmak bazı şartlar öne sürdü. Bunun başında da Türk askerlerinin Esad karşıtlarının kontrolünde olan Suriye’nin kuzeyindeki bölgeden çekilmesi yer alıyor. Türkiye’nin aynı zamanda muhaliflerin son kalesi olarak tanımlanan ve kısmen El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam’ın kontrolü altında bulunan İdlib vilayetinde askeri varlığı bulunuyor.

Recep Tayyip Erdoğan ve Beşar Esad (11 Ekim 2010)
[Recep Tayyip Erdoğan ve Beşar Esad, Suriye iç savaşı başlamadan önce (11 Ekim 2010) Fotoğraf: Bassem Tellawi/AP/picture alliance]

Türkiye ve Rusya’nın çıkarı ne?

Peki canlandırılmaya çalışıyan bu ilişkilerden kim ne fazla sağlıyor?

Erdoğan’ın Şam’la temas kurmak istemesinin altında büyük ölçüde yaklaşan seçimler yatıyor. Türkiye’deki Suriyeli mülteciler, seçim kampanyalarının önemli bir konusu. Muhalefet, başlattığı seçim kampanyasında Suriyeli mültecileri evlerine göndereceğini vadediyor.

Ankara’da mültecilerle ilgili devam eden tartışmayı DW’ye değerlendiren Hessen Barış ve Çatışma Araştırmaları Vakfı’nın Suriye uzmanı Regine Schwab, Erdoğan’ın da bugünlerde mültecileri Suriye’ye göndermekle uğraştığını göstermek istediğine dikkat çekiyor. Erdoğan’ın ayrıca Suriye’de Kürtlerin nüfuzunu ve özerkliğini bastırmak için de çaba sarf ettiğini belirten Schwab, “Erdoğan görüşmelerde bu amacını da hayata geçirmek için çabalayabilir” diyor.

Uzmanlara göre, Moskova’da yapılan görüşmelerden uluslararası ortamda Ukrayna savaşı nedeniyle giderek yalnızlaşan Rusya hükümeti aslında önemli ölçüde fayda sağlıyor. Alman Yeşiller partisine yakınlığıyla bilinen Heinrich Böll Vakfı’nın Ortadoğu Bente Scheller, DW’ye yaptığı değerlendirmede, Rusya’nın bu görüşmelerle Suriye’de oynadığı önemli role dikkat çekmeye çalıştığını vurguluyor. Scheller, “Moskova aslında kendi görüşme formatlarıyla kendi hakikatini kurmak istiyor” saptamasını yapıyor.

Rusya ayrıca geçmişteki tutumunun aksine Suriye rejiminin temsilcilerinin Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında Cenevre’de yapılan görüşmelere katılmasına onay verdi. Scheller bu gelişme ile ilgili olarak da “Rusya bu tavrıyla, Suriye’de ne olduğuna nihai olarak kendilerinin karar verdiğini, uluslararası ortamda yeniden teyit etmiş oldu” diyor.

Görüşmenin asıl kazananı: Esad

İran’daki hükümet karşıtı protesto eylemleri nedeniyle baskı altında bulunan İran hükümeti ise gelecek dönemde Suriye’deki varlığını artırmak ve istikrarlı hâle getirmek isteyecek gibi görünüyor.

Tahran yönetimi, birkaç hafta önce de Suudi Arabistan ile yeniden diplomatik ilişkilere başlanması konusunda mutabakata varmıştı. Böylesine bir adım, Suriye ve Yemen’de şu ana kadar birbirleriyle savaşan grupları destekleyen iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi anlamına gelebilir. Schwab, “İlişkilerdeki olası bir rahatlama, İran’ı, Suriye’deki varlığını daha da artırmaya ve askeri araçlar vasıtasıyla ABD ve İsrail ile sürdürdüğü çatışmalara odaklanmaya itebilir” değerlendirmesini yapıyor.

Moskova’daki görüşmelerin gizli kazananını ise Beşar Esad. Suriye hem Moskova hem de Tahran’ın dış politika hesaplarında önemli bir rol oynuyor. Suriye sayesinde her iki ülke de Akdeniz’de önemli bir varlık sağlamış oluyor.

Recep Tayyip Erdoğan ve Beşar Esad (11 Ekim 2010)
[Lazkiye’deki üs, Rusya’nın Akdeniz’e kapısı niteliğinde Fotoğraf: Maxime Popov/AFP/Getty Images]

Birkaç gün önce, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Suriye’yi Mayıs ayında Riyad’da yapılacak Arap Ligi zirvesine davet etti. Bu davet, Esad açısından son derece önemli bir diplomatik başarı olma niteliğini taşıyor. Tüm bu gelişmelerin, 2011 yılında patlak veren “Arap Baharı’nın” beraberinde getirdiği liberal atmosferin bölgede giderek zayıflamasına paralel gerçekleştiğini de unutmamak gerekiyor. Ancak Esad’ın söz konusu başarıdan ekonomik açıdan fayda sağlayıp sağlayamayacağı belirsiz.

İsrail zor durumda

ABD’nin de şu anda Suriye’de IŞİD’le mücadele etme amacı taşıyan yüzlerce askeri bulunuyor. Hatta geçen hafta, Amerikan güçlerinin üst düzey bir IŞİD üyesini öldürdüğü bildirildi. Söz konusu kişinin, Avrupa’da terör eylemleri planladığı ve IŞİD’in mevcut yönetiminin oluşturulmasında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

ABD hükümeti, Suriye’de Amerikan askerlerine düzenlenen saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutuyor: Örneğin 23 Mart’ta Haseke’deki bir üsse düzenlenen İHA saldırısından. Basına yansıyan haberlere göre, söz konusu saldırıda, bir Amerikalı hayatını kaybederken beş Amerikalı ise yaralandı.

İran aynı zamanda Suriye’de, kendisini bir tehdit olarak tanımlayan İsrail ile de çatışıyor. Örneğin geçen Salı günü İsrail Şam’ın yakınlarında çeşitli hedeflere hava saldırısı düzenledi. Ancak İsrail, Suriye’deki çatışmalarda giderek izole hâle geliyor. Son yıllarda çeşitli Arap devletleriyle yakınlaşma içerisinde bulunan İsrail, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ile Abraham Mutabakatı’nı imzalamıştı. Suudi Arabistan mutabakatı imzalamasa da anlaşmaya sıcak baktığı biliniyor. Ancak şimdi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran ile bir yakınlaşma içerisinde.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.