enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Rusya-Ukrayna Savaşı ile Avrupa’nın sınırına dayanan çatışmalar

Rusya-Ukrayna Savaşı ile Avrupa’nın sınırına dayanan çatışmalar
04.04.2024
A+
A-

Tehditler ve çatışma Avrupa’ya uzun zamandır olmadığı kadar yakın. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Avrupa’nın sınırına dayanan çatışmalar, Suwałki Koridoru’ndaki gelişmeler ve Balkanlardaki gerilimle birlikte her an Avrupa sınırlarından içeriye girebilecek potansiyelde.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga SALMAN, yaptığı “Türkiye ve İngiltere Çok Boyutlu Yeni Güvenlik İlişkisi” başlıklı analizinde, tehditlerin yalnızca sınırlarda olmadığını belirterek, Avrupa’nın lokomotif devletlerinin çıkarlarının olduğu uzak topraklardaki Avrupan’nın menfaat operasyonları ve varlıklarının da büyük tehditlere karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekti.

Dr. Tolga SALMAN, Afrika ve Güneydoğu Asya’da güvenlik, ticaret ve nüfuz alanlarını korumak için Fransa başta olmak üzere Avrupa devletlerinin ve genel olarak AB politika ve uygulamalarının bu tehditlerde öncelikli temas alanı haline geldiğini hatırlatarak, “Askeri veya politik meydan okumalar neticesinde Avrupalı devletlerin bölge nüfuzunu kaybetme olasılığı artıyor. 2024 bu konularda daha aşağıda kalmayacak. Avrupa’nın topraklarının ve fikirsel çıkarlarının müdafaası için güvenebileceği iki ülkeyse, yaşlı kıtanın coğrafi olarak iki ucunda yer alıyor: Türkiye ve İngiltere (Birleşik Krallık)…” olduğunun altını çizdi.

16 Mart 2021’de İngiliz Hükümetinin, Birleşik Krallık’ın önümüzdeki on yılda dünyadaki rolüne ilişkin vizyonunu yayınladığını ifade eden Dr. SALMAN, “Entegre İnceleme”nin (IR21) olarak adlandırılan raporunun, daha önce ayrı olan uluslararası kalkınma, ulusal güvenlik ile dış ve savunma politikası alanlarını tek bir stratejide birleştirdiğini, IR21, Brexit sürecinin ve Boris Johnson tarafından desteklenen “Küresel Britanya” modeliyle şekillendiğini ve bir ortak olarak AB’yi tamamen görmezden geldiğini belirtti.

Dr. Tolga SALMAN, Johnson’dan sonra kısa süre görevde kalan bir önceki Başbakan Liz Truss’un başlangıçta Çin’e karşı daha sert bir duruş sergilemek amacıyla belgeyi gözden geçirmeyi düşündüğünü, yerine gelen ve daha pragmatik bir dış politika benimseyen mevcut Başbakan Rishi Sunak’ın yönetimindeki son güncellemenin, dünya lideri bir “Küresel Britanya”ya ilişkin tam kapsamlı iddialardan büyük ölçüde vazgeçtiğini dile getirdi.

“Bunun yerine, yeni İngiliz hükümeti, Batı’daki ortaklarıyla birlikte ortak riskleri benimseyen ve daha büyük jeostratejik rekabetle karşı karşıya olan bir Birleşik Krallık resmi çiziyor” diyen Dr. SALMAN, şunları söyledi:

“Avrupa Güvenlik Vizyonunda AB ve NATO Rekabeti Olabilir mi? Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması, ikili ilişkiler kadar Birlik ve üye devletlerin kapasitelerini de etkiledi. Örneğin bu ayrılma Fransa’yı hem askeri yetenekleri hem de kendi ulusal toprakları dışında yüksek yoğunluklu operasyonlar yürütme kapasitesi açısından Birlik içinde bugüne kadarki en benzer ve en yakın ortağından mahrum bıraktı. Bunu yaparak Fransa, nükleer silahlara sahip ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde daimi bir sandalyesi bulunan tek AB ülkesi haline geldi, ki bu da ona daha fazla sorumluluk veriyor”.

Dr. Tolga SALMAN, bununla birlikte mevcut durumun ulusal politika için bir risk olarak görülen, sahip olduğu sorumluluğu AB çapında paylaştığı yetkilerle kullanma baskısını da beraberinde getirdiğine dikkat çekti.

Londra dış ve güvenlik politikasında geleneksel olarak NATO’ya öncelik verdiğini ve Brexit’in de Brüksel ile ilişkilerde bir duraklama yarattığına vurgu yapan Dr. SALMAN, “Ancak Birleşik Krallık’ın Temmuz 2022’de üçüncü taraflara açık bir Daimi Yapılandırılmış İşbirliği (PESCO) misyonu olan Askeri Hareketlilik (MM) Projesi’ne katılma başvurusu ve 2022’de kurulan Avrupa Siyasi Topluluğu’na (EPC) katılımı gibi son gelişmeler Londra’nın Brüksel ile işbirliğini yenileme isteğini yansıtıyor” dedi.

Dr. Tolga SALMAN, benzer bir şekilde, bir yıl önce Birleşik Krallık ve AB arasında imzalanan Windsor Çerçeve Anlaşmasının ve ardından gelen İngiliz-Fransız yakınlaşmasının, Westminster’da bağları onararak Avrupa ile daha geniş bir yeniden angajman lehine politika değişikliğinin göstergesi olduğuna hatırlattı.

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasının, ülkenin dünyanın geri kalanıyla da etkileşimini değiştirdiğini ifade eden (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga SALMAN, şöyle devam etti:

“Örneğin dönemin Savunma Bakanı Gavin Williamson yeni durumu “Avrupa Birliği’nden ayrılarak dünyaya sırtımızı döndüğümüze inananlar gerçeklerden uzaklaşıyorlar. Yeni ittifaklar kuracağız, eskileri canlandıracağız ve her şeyden önce gerektiğinde harekete geçecek ülkelerden biri olduğumuzu ortaya koyacağız” sözleriyle tanımladı. Bu durum pek çok açıdan Türkiye ile ikili ilişkilerin, özellikle de Ankara ile ticari ve ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesinde katalizör görevi gördü. Her iki ülke de mevcut Türkiye-Birleşik Krallık serbest ticaret anlaşmasını yeniden müzakere etmek için görüşmelere başlamak da dahil olmak üzere ortaklıklarını daha da güçlendirmeye karar verdi. Bu güçlenen ortaklık, Birleşik Krallık hükümetinin 2010 yılında ana hatlarını çizdiği stratejik ortaklığa dayanan yatırım, göç politikası ve savunma işbirliği gibi ticaretin dışında birçok alanda da ilerleyecek alanı açtı”.

Dr. Tolga SALMAN, Türkiye-İngiltere Yakınlaşma Süreci’nin ve Yeni İttifak Modeli Brexit’in ardından Türkiye ve Birleşik Krallık’ın, 1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren bir ilk serbest ticaret anlaşmasının imzalandığını belirterek, Anlaşmanın, (AB-Türkiye gümrük birliğinin yerine geçen) tercihli ticari ilişkileri sürdürmenin yanı sıra gelecekteki ikili ilişkileri geliştirmeyi amaçladığını anlattı.

Mevcut anlaşmanın yeniden müzakere edilmesine ilişkin açıklanan kararın, yapılan incelemede, özellikle hizmetler, veriler ve dijital sektörle ilgili olarak iyileştirilmesi gereken çeşitli alanların bulunmasının ardından geldiğini hatırlatan Dr. Tolga SALMAN, “Ticaret engellerini ve tarifeleri azaltan güncellenmiş bir anlaşma üzerinde anlaşmaya varılması halinde, bu, Birleşik Krallık ile Türkiye arasındaki ekonomik bağları ve daha geniş anlamda işbirliğini daha da derinleştirebilir. Bu anlaşmanın güncellenmesi ve daha efektif kullanılması için çalışmalar şu anda da devam ediyor” şeklinde ifade etti.

Dr. Tolga SALMAN, önemli bir yakınlaşma aracı olan ekonomik işbirliği ile birlikte, artık bir AB üyesi olmayan ancak Avrupa’nın önde gelen askeri gücü olan Birleşik Krallık’ın, AB üyesi olmayan diğer bir ülke Türkiye’nin, Avrupa savunma mimarisine entegrasyonu konusunda inisiyatif alabileceğini ve yakın işbirliği yapabileceğinin altını çizdi.(devam edecek-Güvenlik öncelikleri, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın çabaları)

Gazeteci* Ataner YÜCE, TRT

***

Dr. Tolga SAKMAN, DİPAM Kurucu Başkanıdır. Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü bitiren Tolga SAKMAN aynı yıl Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (SAREN) Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Programına başlamış ve “Türk Diasporası’nın Avrupa Siyasal Sistemine Katılım Süreçlerinin Analizi: Almanya, Hollanda, Belçika” konulu tezi ile mezun olmuştur. Doktora çalışmalarını İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda “Başkanlık Sisteminde Güvenlik Yönetimi” konulu tezi ile tamamlamıştır. Diaspora, güvenlik, strateji ve Avrupa siyaseti konuları başta olmak üzere bugüne kadar 10 kitap/kitap bölümü ile 25 civarında bildiri çalışması hazırlamış, yurtiçi ve yurtdışında 20’den fazla projede koordinasyon görevinde
bulunmuştur. [email protected]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.