enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:49 Savaş 110 km uzakta ama Van’da haberler “masabaşı”
14:14 SAHA İstanbul Elektrik ve Elektronik Komitesi Mart Ayı Toplantısı
13:48 Irak’ta İstikrarın Sonu mu? ABD‑İsrail’in İran’a Saldırısının Yansımaları
12:57 Dışişleri Bakanı Fidan, “Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz”
22:31 Bakan Uraloğlu: Ramazan Bayramında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek yüksek hızlı tren seferi düzenlenecek
22:07 Dışişleri Bakanı Fidan, “Netanyahu hükümeti Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürüyor”
21:01 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, bugün içeride ve dışarıda hayal edilen şeyleri başarmaya, gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor
20:11 Devlet Bahçeli’den tarihçi ve yazar İlber Ortaylı için taziye mesajı
10:04 Yurt genelinde sıcaklıklar artıyor
09:30 “Türkiye’nin gazı kesilebilir”
19:24 Türkiye–Azerbaycan İş Birliği ve Türk Dünyası üzerine ‘Yuvarlak Masa’ toplantısı
17:09 Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir
16:44 İlber Ortaylı hayatını kaybetti
13:12 MSB: İran’dan ateşlenen mühimmat imha edildi
13:08 CENTCOM: Irak’ta düşen ABD uçağında 4 mürettebat öldü
12:18 Bölgemiz yine savaş alanına döndü…
09:03 İstiklal Marşı 105 yaşında
12:59 Okullarda ikinci ara tatil bugün başlıyor
10:46 8 ülkenin bakanlarından Mescid-i Aksa hakkında ortak bildiri
23:20 Küresel Güç Rekabeti ve Bölgesel Jeopolitik Süreçlerde Türk Teşkilatı’nın Rolü
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Suriye faciası -I-

Suriye faciası -I-
12.12.2024
A+
A-

Hayattayken kıymeti bilinmeyen ve birçok kez partisi kapatılan, ihanetlere uğrayan, bunlara rağmen silinmez izler bırakan rahmetli Erbakan Hocamız, feraset sahibi nadir insanlardan olarak 20. asırda yetişmiş dâhilerden ve gerçek liderlerden biriydi. Erbakan Hoca’nın hayattayken özellikle söylediği bir ifade vardı: “Korkarım ki beni anladığınızda dövecek diziniz dahi kalmayacak.” derdi ve devam ederdi: “Eğer bir gün hedef Suriye olursa bilin ki sonraki hedef Türkiye’dir.”

-Av. Hamit Serdar YILMAZ-

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Av.Hamit Serdar Yılmaz - Açıksöz Gazetesi

Yazar: Av. Hamit Serdar YILMAZ

Geçen her gün, yaşanan her olay ise bu sözü doğrularcasına yaklaşan kıyametin, büyük savaşın habercisi gibi. Ama en büyük zarar yıllardır gördüğümüz gibi yine tabanda olan insanlara olacak.

2002 tarihinde duyulmaya başlayan Türkiye, 2006’dan sonraki şekliyle ise Yeni Orta Doğu Projesindeki ülkemiz tavrı dış politika facialarından biri olarak tarihe geçmiş canlı bir kayıt olarak önümüzde duruyor. Bu projenin hem ülkemizin siyasi, iktisadi ve kültürel yapısına verdiği ağır tahribatı hem de bölge ülkelerine ve dünyaya ne derece büyük zarar verdiği aşikardır. Proje ülkemiz açısından 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Körfez savaşında ifade ettiği “bir koyup üç alacağız” diyerek ABD’ye desteğini açıklamasından sonra sıfır çekmemizdeki gibi, ülkemize hiçbir artısı olmayan bu proje tam aksine eksi üzerine eksi getiren gerçek pozisyonuna dönmüştür. Ki bu gerçek durumu birçok ABD’li bakan ve yetkili farklı zamanlarda ifade etmiştir.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Biography of Condoleezza Rice, Former US Secretary of StateRice tarafından, yine kendisinin isim sahibi olduğu daha eski ve daha etkileyici olan “Büyük Ortadoğu” teriminin yerine, Haziran 2006’da Tel Aviv’de dünyaya tanıtılan bu projeden dolayı kan gölüne dönmüş orta doğu coğrafyasındaki veballerin, sahiplerince bu dünyada nasıl kaldırılacağı ise meçhul. Zira yerlerinden edilmiş insanların, parçalanmış toplumların, ölümün, işkencenin, şiddetin, kaosun, güvensizliğin ve istikrarsızlığın normal kabul edildiği bir süreçte mazlumlara yaşatılan zulmün anlatılmasını sağlamak, vicdan sahipleri için sadece acıyı hatırlatmak olur. Kaldı ki bu zulüm gözümüzün içine baka baka gelmişti. Halada yoluna iç ve dış destekçileriyle devam ediyor.

Zira BOP projesinin yöneticilerinden Condoleezza Rice 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post gazetesinde kaleme aldığı köşe yazısında şu ifadeleri kullanmıştı: “…İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından, Amerika kendini Avrupa’nın uzun soluklu değişimine adadı. Siyasetçilerimiz, savaşın getirdiği ölümler ve yıkımları (yüzbinlerce Amerikan kaybı da dahil olmak üzere) inceleyip araştırarak başka savaşın düşüncesinin bile yer alamayacağı yeni bir Avrupa için işe koyuldular. Biz ve Avrupa halkı kendini demokrasi ve refaha adadı, sonuç olarak birlikte başardık.

Bugün, Amerika ve müttefikleri kendilerini dünyanın bir başka yerindeki uzun soluklu değişimlerden bir tanesine hazırlamalıdır: Orta Doğu. 22 ülkeden oluşan ve toplamda 300 milyonluk bir nüfusa sahip olan Orta Doğu, 40 milyon nüfuslu İspanya’dan daha düşük bir toplam gayri safi yurt içi hasılaya sahiptir.

…Orda Doğu’nun dönüşümü hiç kolay olmayacak, hem de çok fazla zaman alacak. Amerika, Avrupa ve diğer tüm özgür devletlerin; bölgede, bizim insanlık özgürlüğüne verdiğimiz değerde ortak düşünceye sahip diğer ülkelerle geniş iş birlikleri gerekmektedir. Bu, öncelikli olarak bir askeri adanmışlık değildir, bunun yerine, tüm ulusal gücümüzü – ekonomik, siyasi ve kültürel – kullanmamız gereken bir iştir.” diyerek hazırlanmış planı kısmen dünya ile paylaşmış oluyordu.

Yani Rice bugünden 21 yıl önce tek cümleyle şunu söylemek istiyordu: “Ortadoğu ülkeleri isteseler de istemeseler de, değişim süreci kolay olmasa da, uzun sürecek olsa da orta doğudaki 22 ülkenin sınırları ve rejimleri bizim istediğimiz şekilde değişecek.” Bu değişimin maskesi ise özgürlük ve demokrasi havariliği olarak öne çıkarılmıştır. (Devam edecek…)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.