enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:08 Mescid-i Aksa ve Etrafındaki Yapılar
09:03 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Bahçıvan: Diplomalı işsizlerin sorumlusu biz büyükleriz
08:03 Alanyalı Akademisyen Diren DOĞAN’ın ilk kitabı
00:23 İsrail’in Gazze’nin kuzeyine düzenlediği saldırılarda 2 kişi öldü, 13 kişi yaralandı
00:18 İspanya’da mezarlıklar güneş enerjisi tarlasına dönüştürülecek
00:13 Yapay zeka selleri önlememize nasıl yardımcı olacak ?
00:13 Avrupa Parlamentosu Seçimleri: Aşırı Sağın Yükselişi
00:11 Genç tasarımcılar sertifikalarını aldı…
00:09 Hakkari Belediyesine kayyım atanması TRT 1 ekranlarında
00:08 Z kuşağından Filistinliler, barış ümitlerini kaybetti: “Kimsenin deneyimlememesi gereken şeyler yaşadık”
00:08 Su kıtlığını engellemek için “akıllı” olmak şart
00:08 BM: Dünya genelinde mülteci sayısı 120 milyona ulaştı
00:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Filistin halkı, bir bayramı daha yine buruk geçiriyor
00:07 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı, 85 milyonun birliğinin, dirliğinin ve kardeşliğinin teminatıdır”
00:07 Nizip Ticaret Odası (NTO) Başkanlarından Kurban Bayramı Mesajı
00:06 Aliyev: “Orta Koridor’un potansiyeli bugün dünyada çok rağbet görüyor”
00:05 Lübnanlılar ilan edilmemiş bir ‘ateşkesten’ yararlanarak güneyi ziyaret etti
00:05 Özbekistan ve Avrupa Komisyonu, Orta Koridor kapsamında işbirliğini görüştü
00:04 Lübnan ve güneyindeki savaşın sınırlarına dair bazı notlar
00:03 ABD’li Yahudi bankacı işadamı David Rockefeller, “Türkiye’ye Adnan Menderes zamanında ‘Marshall Yardımı’ ile el attık”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Seçim Kaygısı Biden’ı Göçmenlik Meselesinde Sertleştiriyor

Seçim Kaygısı Biden’ı Göçmenlik Meselesinde Sertleştiriyor
A+
A-

Amerika’nın Meksika sınırında uzun süredir devam eden mülteci krizi başkanlık yarışının ekonomiden sonra en önemli meselesi haline geldi…

Kadir ÜSTÜN, SETA Washington D.C. Koordinatörü

Amerika’nın Meksika sınırında uzun süredir devam eden mülteci krizi başkanlık yarışının ekonomiden sonra en önemli meselesi haline geldi. 2010 ile 2020 arasında yıllık 400 bin civarında sınır geçişi olurken Biden’ın başkan-lığındaki son 3,5 yılda 8 milyonun üzerinde insan iltica talebiyle sınırı geçmeye çalıştı. 2020 seçimlerinde Trump’ın sert sınır politikasına karşı çıkarak insani olmadığını söyleyen Biden, kendi döneminde siyasi kriz haline gelen mülteci meselesini çözmekte zorlanıyor. Kongre’yle anlaşarak yasama yoluyla çözüm üretemeyen Biden’ın başkanlık kararnamesiyle göçmen girişini azaltmaya çalışması, sınır meselesinin Kasım seçimlerinde sonucu etkileyebilecek kritik bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Başkanlık döneminin başlarında göçmenlik meselesine sol ilerici tabanın tercihleri doğrultusunda yaklaşan Biden, mesele kriz haline gelince Cumhuriyetçilerle anlaşarak sert önlemler içeren yasal düzenleme arayışına girdi. Ancak bu sefer sınır krizini seçimlerde kullanmak istediğini açıkça söyleyen Trump’ın engellemesiyle karşılaşan Biden, bu hafta açıkladığı başkanlık kararnamesiyle günlük sınır geçişini 2,500 kişiyle sınırlamaya çalışacak. Göçmenlik ve iltica meselelerini uzun yıllardır çözemeyen Amerikan siyaset kurumunun kapsamlı bir reform ihtiyacını görmesine rağmen çözüm üretememesi siyasi kutuplaşmanın ne kadar derinleştiğini gösteriyor.

GÖÇMEN ÜLKESİ AMERİKA

Amerika’nın tam bir göçmen ülkesi olduğu bilinir. Ülkenin 250 yıla yaklaşan tarihinde dünyanın her milletinden insanın göç etmesi, soykırıma uğrayan yerliler ve köle olarak zorla getirilen Afrikalılar dışında aslında herkesin sonradan göçmen olarak geldiği bir toplum yaratmış. Bu tarihin her döneminde de daha erken gelen göçmenlerin daha sonradan gelenlere karşı ayrımcılık, ırkçılık ve hatta şiddet uyguladığı da bilinir. ‘Amerikan rüyası’ hayaliyle göç eden milyonlarca farklı insanın kendine yer bulabildiği böylesi büyük bir ülkede, göçmenliğin pozitif ve negatif algısı hep birbiriyle çatışır olagelmiş aslında.

Dünyanın en gelişmiş ekonomisinin ucuz işgücü ihtiyacı, uzun süre boyunca göçmenlerin ülke ekonomisi için bir avantaj olduğu algısını güçlü tutmuş. Ancak küreselleşmeye bir tepki olarak ve özellikle Irak işgali ve 2008 ekonomik krizi sonrasında bu algının çok daha negatifleştiğini söyleyebiliriz. 2. Dünya Savaşı sırasında Japon kökenli vatandaşların toplama kamplarında toplanması gibi utanç dönemlerini de tecrübe eden Amerikan tarihinde, ülkenin uluslararası meseleler bağlamında farklı topluluklara ayrımcılık uyguladığı biliniyor. 11 Eylül sonrasında özellikle Arap ve Müslümanlara karşı ayrımcılığın artması Ortadoğu ve İslam dünyasından göçü caydırıcı bir etki yaratmıştı.

TRUMP’IN POPÜLİST GÖÇMEN KARŞITLIĞI KALICI MI?

Küreselleş-meyle işini kaybeden milyonlarca Amerikalıya Çinlilerin ve Meksikalıların ‘işlerini çaldıklarını’ söyleyen Trump, istihdamı geri getireceğini vadederken bir yandan da göçmenlerin arasında terörist olabileceğini söyleyerek Müslüman ülkelerden ülkeye yasal girişleri dahi yasaklamıştı. Meksika sınırına duvar örme vaadiyle iktidara gelen Trump, göçmenlik yasalarını değiştiremese de göçmen karşıtı politikalar takip etmişti. Göçmen karşıtı popülist söyleminin beyaz seçmen nezdinde karşılığı olduğunu bilen Trump, bu sene de sert söylemlerine devam ediyor. Ancak bu sefer sınır krizinin Demokrat valilerin yönettiği New York gibi bazı eyaletlere de büyük yük yüklemesi, Trump’ın söylemlerinin merkeze yakın seçmen nezdinde de kabul etmesini sağlıyor.

Trump’ın Meksika sınırına duvar örme çabaları Demokratların çoğunluğundaki Kongre’den bütçe çıkmadığı için kısmen başarılı olmuştu. Trump, göçmenlik yasalarını değiştiremese de yürütmenin elindeki birçok yetkiyi agresif biçimde kullanarak hem yasal olmayan hem de yasal göçmenliği sınırlamak için elinden geleni yapmıştı. Bu politikaya tepki gösteren Biden ise göçmenlik konusunda pozitif bir politika geliştirdi ancak sınır krizine eğilmekte geç ve yetersiz kalınca bu konunun Cumhuriyetçiler tarafından kullanılmasına engel olamadı. Texas eyalet valisi Greg Abbott gibi göçmenlik karşıtı siyasetçilerle karşı karşıya gelen Biden, sınır krizinin yarattığı siyasi kan kaybının farkına vardığında Cumhuriyetçilerle uzlaşı arayışına girdi ancak Trump’ın devreye girmesiyle bu da mümkün olmadı.

Seçimlere beş ay gibi kısa bir süre kala Biden’ın açıkladığı kararname, kendi partisi içindeki sol ilerici kesimleri memnun etmeyecek ve muhtemelen mahkemelik olacak. Bu kararın dayandırıldığı yetkinin Trump’ın kullandığı yetkiyle aynı olması da ayrıca bir ironi teşkil ediyor. Biden seçime giderken başkanlığının ilk iki yılından farklı olarak merkeze yakın seçmene oynamaya karar vermiş anlaşılan. İlerici liberallerin Trump’a karşı oy vermek zorunda olduğu hesabıyla merkez seçmenin oyunu almaya odaklanan Biden, sınır krizinde Cumhuriyetçilerin Trump’ın seçim hesabı yüzünden uzlaşmaya yanaşmadıklarını ve bu kararnameyle elinden geleni yaptığını söyleyecek. Bu argümanın ne kadar işe yarayacağını kestirmek zor zira kararnamenin göz boyamadan ibaret kalma ihtimali çok da düşük değil. Yani sert önlemler alıp sınır geçişlerini çok düşüremezse seçmenin Cumhuriyetçilerin sıklıkla anlattığı ‘Meksika sınırındaki kaos’ anlatımına prim verme ihtimali artacak. Bu yüzden Biden seçim kaygısıyla göçmen meselesinde Trumpçılık yapma ihtiyacı duyuyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.