enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:41 TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ‘ara seçim’ açıklaması
22:03 Alman Dış Politikasında Güncel Zorluklar ve İnandırıcılık Sorunu
21:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü
21:18 Savaşa ‘ateşkes’ arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?
20:53 Türk SİHA’ları ‘KARAT’ ile yeni bir sayfa açacak
20:41 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “Kumar ve müstehcenlikle mücadele liste başında”
20:08 Dışişleri Bakanı Fidan, “Ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz”
12:54 “Karavan Araç Deposu”ndan Modern Otoparka: Şikayetler Bitti, Huzur Geldi
12:34 Bekçilerin işe alım şartları değiştirildi
00:17 Tahran’dan Ateşkes’le ilgili son gelişmeler…
23:22 Avrupa Birliği su politikasını değiştiriyor: Peki Türkiye ne durumda?
22:51 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’n ‘Dünya Gündemi’nden kısa kısa
22:06
21:54
11:23 Dışişleri’nden “geçici ateşkes” açıklaması: Memnuniyetle karşılıyoruz
10:04 Amsterdam’da 10 Nisan’da Tarih Sahneye Çıkıyor: “Papa’cı olmaktansa Türklüğü terci ederim”
22:56 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörün her türlüsüyle mücadelemiz kararlılıkla sürecek
21:57 Bakan Bayraktar: TürkAkım boru hattının güvenliği önemli
21:44 Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı
21:01 Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bir bakanın işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını kınadı.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaşa ‘ateşkes’ arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?

Savaşa ‘ateşkes’ arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?
09.04.2026
A+
A-

* İsrail, ABD ve İran arasındaki savaşta 15 günlük ateşkes sağlandı. Geride kalan 40 günlük çatışmada en çok tartışılan meselelerden biri de istihbarat kurumlarının performansı oldu. Uzmanlar, özellikle İsrail istihbaratının bu süreçte ‘iyi sınav veremediği’ görüşünde.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Sertaç Aksan
Sertaç Aksan
Muhabirokuma süresi
Okuma süresi
5 dk. 35 sn.

ANKARA, 09 NİSAN 2026 – ABD Başkanı Trump’ın “İran’ın teklifini müzakere edilebilir buluyorum. Bu nedenle de 15 günlük ateşkesi onaylıyorum” açıklaması tüm dünyaya şimdilik derin bir nefes aldırdı.

Derin nefes aldırdı’ diyoruz çünkü Trump’a göre İran gerekli adımları atmadığı takdirde taş devrine gönderilecek ve bir medeniyet yok olacaktı. İran ise İsrail ve ABD’nin bu yönde bir adım atması halinde tüm bölgeye cehennemi yaşatacağı tehdidinde bulunmuştu.

Şimdilik korkulan olmadı. ABD ve İran 15 gün boyunca ateşkes sağlanması yönünde anlaştı. İsrail ‘Lübnan’ı dışarıda tutarak’ buna uyacağını ilan etti.

Bu ateşkes arasında geride kalan 40 güne dair farklı okumalar yapabilmek de mümkün olacak. Savaş taraflar için nasıl başladı, neler hedefleniyordu, günün sonunda hangileri gerçekleşti gibi sorular cevap arıyor. Ancak üzerine konuşulması gereken en önemli meselelerden biri de bu süreçte istihbarat örgütlerinin nasıl bir sınav verdiği hususu…

ABD Başkanı Trump'ın İsrail istihbaratından gelen bilgilere göre hareket ettiği öne sürülüyor.
[ABD Başkanı Trump’ın İsrail istihbaratından gelen bilgilere göre hareket ettiği öne sürülüyor.]

ABD ve İsrail istihbaratı İran’da başarılı oldu mu?

Bursa Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı bu soruya yanıt verirken önce önemli bir uyarıda bulunuyor. ABD ve İsrail istihbaratlarının bu süreçte pek de aynı görüşlere sahip olmadığının altını çiziyor.

Bilindiği üzere, ABD istihbarat örgütleri Başkan Trump’a İran’da halkın sokaklara dökülüp de bir isyan başlatmasının son derece güç olduğunu iletti. İsrail istihbaratı ise tam tersi bir tutum izledi. Özellikle üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa gerisinin çorap söküğü gibi geleceği yönünde görüş bildirdi.

Trump, kendi ülkesinin istihbarat bilgisinden ziyade İsrail’e güvenmeyi tercih etti ve 28 Şubat’ta savaş çok üst perdeden bir operasyonla başladı.

İran henüz savaşın ilk saatlerinde Dini Lider Hamaney dahil çok sayıda ismi kaybetmişti.
[İran henüz savaşın ilk saatlerinde Dini Lider Hamaney dahil çok sayıda ismi kaybetmişti.]

“Bütüncül bir istihbarat yaklaşımı göremedik”

Doç. Dr. Darıcılı bu noktada “decapitation strategy” olarak bilinen yaklaşımı anımsatıyor.

“Buradaki temel yaklaşım ‘Başı keserseniz gövde çöker’ tezine dayanıyor. ‘İran’da üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa rejimin sonu kendiliğinden gelir’ görüşüne çok güvenildi. Özellikle İsrail istihbaratı bu kartı oynadı. ABD tarafını da ikna etti. Ancak günün sonunda evdeki hesap çarşıya uymadı” diyor.

Savaşın ilk gününde İran Dini Lideri Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey ismin saatler içinde saf dışı bırakılmasını ‘İran için fiyasko, ABD-İsrail adına ciddi başarı’ olarak tanımlıyor Darıcılı.

Ancak üst düzey isimlerin yerine gelebilecek muhtemel adaylar üzerinde iyi düşünülmediğini vurgulayıp, devam ediyor:

Dini Lider, Devrim Muhafızları Komutanı ya da siyasi bürodan isimler… İsrail ve ABD buradan en kritik isimleri temizledi. Ancak onların yerine gelenler daha radikal çizgiden oldu. Orta ve alt düzeye odaklanamamış istihbarat örgütleri. Ve süreci doğru okuyamadılar.

Bir diğer husus da 40 gün süren çatışma boyunca İran’ın bir şekilde füze ve kamikaze İHA atışlarına aralıksız devam etmesi. Trump ikinci hafta ‘İran’da vurulacak askeri hedef kalmadı’ dedi. Ancak Tahran o günden son ana kadar neredeyse her gün bir şekilde karşı tarafa hasar verebilmeyi başardı. Füzelerin atış rampaları, İHA üretim tesisleri ve bunların depolandığı alanlarda istihbarat örgütlerinin daha iyi bir sınav vermesi gerekirdi.

Hatta bir adım daha ileri gidelim… İsrail istihbaratının ateşkes olacağına dair bir öngörüsü olduğunu bile düşünmüyorum. Ateşkesten saatler önce bile İsrailli siyasiler ve basın mensupları kesinlikle ateşkes olmayacağını yazıyordu. İsrail bu süreci de doğru okuyamadı ve yönetemedi.

İsrail istihbaratına göre İran halkı bir kıvılcımı ateşe döndürebilecek ve sistem kendi kendine çökecekti. Ancak yüz binlerce İranlı rejime destek için sokaklara döküldü.
[İsrail istihbaratına göre İran halkı bir kıvılcımı ateşe döndürebilecek ve sistem kendi kendine çökecekti. Ancak yüz binlerce İranlı rejime destek için sokaklara döküldü.]

Ateşkes sürecinde istihbarat örgütleri ne yapacak?

Madalyonun bir de ateşkes süreci var. Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı’ya göre özellikle ABD ve İsrail istihbaratları bu süreci son derece yoğun geçirecek.

Her şeyden önce üç ülkenin istihbaratının da ‘ateşkes

şartlarına ne kadar uyulduğu’ meselesine kafa yoracağını vurguluyor Darıcılı ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Elbette diğer yandan özellikle ABD ve İsrail istihbaratları muhakkak B planı üzerinde çalışmaya devam edecek. Yani eğer anlaşma bozulur ve eski düzene dönülürse farklı hamleler yapabilecek bir hazırlıktan bahsediyoruz.

Ayrıca bu 15 günlük ateşkeste İran toparlanacak. Yeniden füze ve Kamikaze İHA üretimleri olacak. İstihbarat örgütleri bu kapasiteyi daha yakından izlemeye çalışacak.

Tabi tüm bunların yanında bir de ABD-İsrail imzalı bir suikast listesi var. Her ne kadar ateşkes olsa da bu listedeki isimlerin aldığı her nefes izlenmeye çalışılacak. Ve olası bir aksilikte buradan da hızla sonuç alınmaya çalışılacak.”

***
Yazar hakkında
Sertaç AKSAN, Adana’da 1986 yılında doğdu. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve TV Bölümü mezunu. 2008 yılında Anadolu Ajansında başladığı iş hayatında gerek özel sektör gerek kamu tarafında farklı kurumlarda görev aldı. Kasım 2019’dan bu yana TRT Haber’de çalışıyor.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.