enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:15 “Erdoğan’ın Moskova’da Esat ile görüşmesi gibi bir plan yok”
00:14 Marmara Bölgesi’nde işverenler istihdamda artış bekliyor
00:11 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Rasim Özdenören’in vefat yılı sebebiyle mesaj yayımladı
00:10 Sosyal medyada Hz. Muhammed’e hakaret eden kişi tutuklandı
00:10 Bahçeli: “Biden’in gidişi bir müjdedir, Netanyahu’nun gidişi de ikinci müjde olacaktır”
00:09 Eski ABD Başkanı Dolald Trump’ın önceki adaylıkları
00:08 Devlet Koruması Altındaki Çocuklardan Teknoloji Başarısı
00:08 Netanyahu: “Rehinelerin serbest bırakılması için anlaşmayı ilerletebileceğimize inanıyorum”
00:08 TÜİK’in en yüksek istihdam ve en yüksek kazanç sağlayan üniversite bölümleri raporu bize neler söylüyor?
00:07 İzmir ​Büyükşehir’den yaşlı ve engellilere sıcak yemek
00:07 Dışişleri: Filistinli siyasi oluşumların Pekin’de kabul ettikleri bildiriden memnuniyet duyuyoruz
00:06 TÜHA Haber’den Gazeteci Veysel KAVRAYAN, Ankara’da TercihFest 2024 Zirvesi’ndeydi
00:06 Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı Mesajı
00:05 Trump’a suikast girişiminin ardından Gizli Servis Direktörü’nden istifa kararı
00:05 Biden’ın kararı sonrası Demokrat Parti’de Harris hareketliliği: “24 saatte 81 milyon dolar bağış toplandı”
00:04 Ömer Çelik: Bu bir katliam yasası değil
00:04 Kamala Harris’in Demokrat Parti’nin başkan adayı olarak öne çıkması Türkiye’de nasıl yorumlandı?
00:04 Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı İşler’den ‘Nerede bu turistler?’ sorusu
00:04 “Bilim Gençlerle Kazanacak” Projesi’nin 30 Temmuz’da gerçekleşecek
00:04 Trendyol Süper Lig 2024-2025 sezonu 9 Ağustos’ta start alacak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Rapor: “Anayasa Reformları ve Vesayetin Geriletilmesi”

Rapor: “Anayasa Reformları ve Vesayetin Geriletilmesi”
17.11.2023
A+
A-

Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak Anayasa Hukuku, Siyasi Partiler Hukuku ve Anayasa Yargısı derslerini veren ve SETA Ankara bünyesinde yeni anayasa, hükümet sistemleri, yargı ve insan hakları alanlarında çalışmaları bulunan Cem Duran UZUN, “Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılına Yeni Anayasa” konusunda hazırladığı raporda, “Anayasa Reformları ve Vesayetin Geriletilmesi” ve “Yeni Anayasa Arayışları“konusunu aktardı.

ANAYASA REFORMLARI VE VESAYETİN GERİLETİLMESİ

Anayasa Reformları ve Boğazliyan Ticaret BorsasiVesayetin Geriletilmesi” konusunda Cem Duran UZUN, “1982 Anayasası kabul edilmesinden kısa bir süre sonra tartışılmaya başlanmış ve yeni anayasa arayışları doğmuştur. İlki 1987’de ve sonuncusu 2017’de olmak üzere Anayasa toplam 23 defa değiştirilmiş ve bu değişikliklerden 19’u hayata geçirilmiştir” dedi.

Bu değişikliklerden bazılarının önemsiz olarak nitelendirilebilecek iken bazılarının ise önemli reformları hayata geçirdiğini söyleyen Cem Duran UZUN, “Böylece 1982 Anayasası’nın ilk halinde özgürlükleri son derece kısıtlayan ve kullanılamaz hale getiren düzenlemelerin önemli bir kısmı temizlenmiştir. Özellikle 1995, 1999, 2001, 2004 ve 2010’daki değişiklikler bu alanda atılan önemli adımlar olmuştur. Siyasal katılımı daraltan yasaklar kaldırılmış, siyasi parti özgürlüğü genişletilmiş, temel hak ve özgürlükler için daha güvenceli bir sistem tesis edilmiştir. 1987’de yapılan değişiklik ile seçmen yaşı 20’ye düşürülmüş, milletvekili sayısı 400’den 450’ye çıkarılmış ve siyaset yasakları kaldırılmıştır” dedi.

“1995’teki değişiklik ile siyasi partiler, sendikalar ve dernekler için getirilen sınırlamalar ve yasakların önemli bir kısmı kaldırılmış, kolektif haklar ve siyasi haklar genişletilmiştir” diyen UZUN, 2001’de yapılan 32 madde ile “Başlangıç” kısmını etkileyen kapsamlı değişiklik ile 1982 Anayasası’ndaki temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran çok sayıda düzenleme kaldırılarak özgürlüklerin alanının genişletildiğinin altını çizdi.

Cem Duran UZUN, son yirmi yılda hayata geçirilen önemli reformlardan birisi olan 2004 Anayasa değişikliği ile ölüm cezasının Anayasa’dan çıkarılması, DGM’nin kaldırılması, basın özgürlüğü ve kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi gibi çok sayıda adımın atıldığını belirterek,  2010 Anayasa değişikliğinin ise yargıdaki bürokratik vesayeti kırmak, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlamak için HSYK ve Anayasa Mahkemesinde köklü değişiklikler yaparak hak ve özgürlüklerin alanını genişlettiğini hatırlattı.

Anayasa değişikliklerinden sonuncusu olan 2017 Anayasa değişikliği ile hükümet sisteminden kaynaklanan vesayetçi girişimlere son vermeyi amaçlayan yeni bir siyasal sistem tesis edildiğini ifade eden UZUN, “AK Parti, 28 Şubat sürecinin etkisinin devam ettiği iktidarının ilk döneminde, sivil ve askeri bürokrasinin yerleşik elitlerinin baskısını yoğun şekilde hissetmesine karşın gerginlikten uzak durarak demokratikleşme ve özgürlükler alanında çok sayıda reformu hayata geçirmiştir” dedi.

“Siyaset ve vesayetçi bürokrasi arasındaki bu denge hali, 2007’deki cumhurbaşkanı seçimine yönelik “27 Nisan e-muhtırası” ve Anayasa Mahkemesinin “367 kararı” gibi demokrasi dışı müdahalelerle bozulurken Türkiye’yi ciddi bir siyasi krizle karşı karşıya bırakmıştır” diyen Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi Cem Duran UZUN, şunları aktardı:

“AK Parti ordu ve yargının muhalefet destekli bu girişimlerine karşı geri adım atmamış, erken seçim kararı ile halkın hakemliğine başvurmuş ve anayasa değişikliği yoluna gitmiştir.

AK Parti’nin krizin çözümünde seçim yoluna başvurması başarıya ulaşmasını sağlamıştır. Cumhurbaşkanlığının “kaybedilmesi” ise vesayet odaklarında paniğe sebep olmuş, yargısal aktivizmler artmış ve 2008’de AK Parti hakkında kapatma davası açılmıştır. Tüm bu gelişmelere AK Parti yine demokratik hukuk devleti prensibine dayalı olarak ve anayasal boyutları da olan bir reform dalgası başlatarak yanıt vermiştir. Ancak Türkiye’nin karşısına bu kez de yıkıcı emellerini demokrasi, sivil toplum ve hukuk devleti gibi liberal değerlerin arkasına saklayan
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) başta yargı, istihbarat ve güvenlik güçleri olmak üzere kamu kurumlarındaki unsurları vasıtasıyla oluşturduğu yeni bir vesayet (paralel devlet yapılanması) organizasyonu çıkmıştır”.

FETÖ’nün iktidarı ve devleti hedef alan 17-25 Aralık 2013 darbe girişiminden sonra başlatılan mücadele 15 Temmuz 2016 cuntacı darbe girişiminin ardından bir üst seviyeye taşındığını hatırlatan UZUN, darbe sonrasında işletilen süreçlerle FETÖ’nün paralel devlet yapılanmasının büyük oranda devletten tasfiye edildiğini belirtti.

Son olarak 2017’deki referandumla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile vesayete karşı en önemli adımlardan birisinin atıldığını ifade eden Cem Duran UZUN, “Siyasi istikrarı ve etkin yürütmeyi hedefleyen, yasama ve yürütme organlarının doğrudan halk tarafından seçildiği yeni sistemde vesayetin kullandığı sistemsel açıklar büyük oranda kapatılmıştır. Türkiye’nin yeni hükümet sistemi 2017 değişikliği sonrasında başkanlık sistemini esas alan ama karşılıklı seçimleri yenileme yetkileri başta olmak üzere bazı özellikleri sebebiyle kendine özgü nitelikleri olan bir sistemdir.

Bu nedenle bu yeni hükümet sistemi için doğrudan başkanlık sistemi yerine “Türk modeli başkanlık sistemi” veya “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”28 gibi isimlendirmeler tercih edilmektedir” dedi.

YENİ ANAYASA ARAYIŞLARI

1982 Anayasası’nın kabulünden sonra gerçekleştirilen bu anayasa değişikliklerinden ayrı olarak 1980’lerin sonlarında başlayan ve günümüze kadar devam eden yeni anayasa arayışlarına da değinmek gerekir. 12 Eylül rejiminin baskılarının yavaş yavaş azaldığı 1980’lerin sonlarından itibaren çeşitli sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve siyasi partiler yeni anayasa için çalışmalar yürütmüştür.
Uluslararası konjonktürün değişmesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması ile başlayan demokratikleşme dalgası, küreselleşme, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne girişi ve AB üyelik süreci yeni anayasa girişimlerinin artarak yoğunlaşmasına sebep olmuştur. 1990’ların başlarında TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ve
Basın Konseyi gibi sendikalar ve sivil toplum örgütleri hazırladıkları anayasa değişiklik önerilerini TBMM Başkanlığına sunmuşlardır.

SETA Ankara bünyesinde yeni anayasa, hükümet sistemleri, yargı ve insan hakları alanlarında çalışmaları bulunan ve aynı zamanda Ankara Metropol Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Cem Duran UZUN, TBMM Başkanlığı’nın siyasi partilerin bu önerilerden yararlanması amacıyla tamamını bir araya getirerek yayımladığını hatırlatarak,  Sonrasında TBMM’de temsil edilen siyasi partiler (Anavatan Partisi, Büyük Birlik Partisi, CHP, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, Halkın Emek Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi [MHP], Refah Partisi ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti) de kendi önerilerini hazırlayarak TBMM Başkanlığına sunduğunu açıkladı.

UZUN, “Bu dönemde başlayan yeni anayasa arayışları çeşitli demokratik kitle örgütlerinin hazırladıkları anayasa taslakları ile daha da yoğunlaşmıştır. TÜSİAD, Türkiye Barolar Birliği (TBB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Liberal Demokrat Parti (LDP) ve Sivil Anayasa Girişimi’nin anayasa çalışmaları ve anayasa önerileri gündem olmuştur. Bu çalışmalar yeni bir anayasa ile sonuçlanmasa da
1993, 1995, 1999 ve 2001’deki Anayasa değişikliklerine katkı sağlamıştır” dedi.

Yeni anayasa arayışlarının doruğa çıktığı dönemlerden birisinin de (daha önce de bahsedilen) 2007’deki cumhurbaşkanı seçimi krizi sonrası olduğunun altını çizen Cem Duran UZUN, kamuoyunda “367 krizi” olarak anılan krizin aşılması için gidilen erken seçimin en önemli gündem maddelerinden birisinin de yeni anayasa olduğunu ifade etti.

Seçim sürecinde AK Parti yeni anayasa çalışmalarını başlatmış ve anayasa hukukçularından oluşan bir komisyonun hazırladığı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Önerisi” başlıklı çalışmanın AK Parti yetkililerine teslim edildiğini söyleyen Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi UZUN, “AK Parti’nin başlattığı tartışmalar ve hazırlanan bu öneri yeni anayasa konusundaki tartışmaları iyice alevlendirmiş, üst üste onlarca yeni çalışma ve taslak ortaya çıkmıştır. Ancak bu canlılık 14 Mart 2008’de Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının AK Parti hakkında açtığı kapatma davası ile bir anda sönümlenirken gündem kapatma davasına odaklanmıştır. AK Parti kapatılmamış ancak ülke gündemindeki değişim yeni anayasa çalışmalarını ertelemiştir” dedi.

“Kapatma davasının sonuçlanmasından sonra yine AK Parti’nin girişimleriyle 2010’da odağı yargı olan bir anayasa değişikliği hazırlanmış ve referandumda kabul edilmiştir” değerlendirmesinde bulunan Cem Duran UZUN, şunları aktardı:

“Bu referandum sonuçlarının etkisiyle 2011’deki genel seçimlere gidilirken ana gündemlerden birisi yine yeni anayasa olmuştur. Neredeyse tüm partiler bu seçimlere yeni anayasa vaadi ile girmişlerdir. Bu seçimlerden sonra TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in başkanlığında kurulan “Anayasa Uzlaşma Komisyonu” son kırk yıldaki en ciddi girişim olmuştur. Ancak bu komisyon bir metin üzerinde uzlaşamamış ve süre uzatımlarına rağmen anlaşma sağlanamayınca dağılmıştır. Sonrasında komisyonu canlandırma girişimleri olmuşsa da bir sonuç elde edilememiştir. Bu komisyonun kuruluşu, çalışma esasları, yaptığı çalışmalar ve neden başarısız olduğu anayasa yapım yönteminin konu edildiği diğer bir alt başlıkta ele alındığından burada ayrıntılı bir şekilde aktarılmamıştır.

Görüldüğü üzere 1982 Anayasası’nın kabulünden kısa bir süre sonra yeni anayasa arayışlarına başlanmış, çok sayıda çalışma yürütülmüş ve çeşitli taslaklar hazırlanmıştır. Ancak çoğunlukla vesayetin engellemeleri sebebiyle bu çalışmalar başarıya ulaşamadığı için 1982 Anayasası’nın yerine yeni bir anayasa koyulamamıştır. Buna rağmen sivil ve demokratik anayasa yapımı konusunda toplumda güçlü bir talebin olduğu görülmüştür. Ayrıca bu dönem boyunca yapılan tüm çalışmalar hem anayasa yapım yöntemi hem de anayasanın içeriği konusunda ciddi bir tecrübenin oluşmasını sağlamıştır”.

Gazeteci* Ataner YÜCE

***

Yazar hakkında

CEM DURAN UZUN
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku
Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamladı. Doktora tez çalışması “Anayasa Hukuku Açısından Siyasi Partilerin Finansmanı” başlığıyla yayımlandı. 2006-2007 arasında University of North Carolina at Charlotte’ta (UNCC) bir yıl süreyle misafir araştırmacı olarak bulundu. Uzun yıllar Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi ve öğretim üyesi olarak çalıştı. Halen Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak Anayasa Hukuku, Siyasi Partiler Hukuku ve Anayasa Yargısı derslerini vermektedir. SETA Ankara bünyesinde yeni anayasa, hükümet sistemleri, yargı ve insan hakları alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca bu konularda çok sayıda Türkçe ve İngilizce kitap, makale, rapor ve analiz kaleme almıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.