enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
17:15 Bir Terk Etme Hikayesi
11:19 DEM Partili Gergerlioğlu’nun oğlundan Sabiha Gökçen için küstahça bir paylaşım
11:00 Bir Geri Gidiş: Savunma Bakanlığı’ndan Savaş Bakanlığı’na
10:27 Kayseri Valisi Gökmen Çiçek,Kocaeli’den Gelen Spor Basınını Ağırladı
06:39 (TİM) Başkanı GÜLTEPE, “2026 yılına mal ve hizmet olmak üzere toplam 410 milyar dolarlık ihracat hedefiyle başladık”
00:57 Analiz: Türkiye-Mısır Yakınlaşmasının Stratejik Anlamı
00:52 Avrupa Haberleri: AB’den Rusya’ya yeni yaptırım hamlesi: Petrol taşımacılığı hedefte
00:51 Avrupa Haberleri: Rusya, Alman ordusuna karşı hibrit bir savaş mı yürütüyor?
00:44 Dış Bakış Cilt 3 Sayı 1 yayınlandı
00:44 İran Ordusu Genel Komutanı Emir Hatemi: Her türlü kötülüğe karşılık vermeye hazırız
00:42 ‘PayPal mafyası’ndan kriptoparaya: Epstein’in Silikon Vadisi’yle ilişki haritası
00:27 Tahran’dan Washington’a uyarı: Saldırı olursa ABD üslerini vururuz
00:24 Türk Hava Kuvvetleri’ne ‘milli uçaklar’ geliyor
00:08 Halid Meşal: Hamas silah bırakmayacak
07:11 e-Birliktelik kampanyasıyla 12 bin işletmeye 21 milyon destek
00:53 Mamdani’den Farage’a: Epstein dosyaları ardından yapay zeka ile üretilmiş görüntüler yayılıyor
00:52 Zelenskiy: ABD, barış anlaşması için Rusya ve Ukrayna’ya Haziran ayına kadar süre verdi
00:39 Umman görüşmesi: İran ve ABD nükleer müzakereleri sürdürme kararı aldı
00:34 Eurobarometer anketi: Avrupalılar için savaşlar ve dezenformasyon en büyük endişe kaynağı
00:21 Orta Asya’da Su ve Enerji Güvenliği: İklim Değişikliği ve Bölgesel Kırılganlıklar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”

“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”
21.08.2022
A+
A-

ANKARA – TÜHA HABER / Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hafta Cuma hutbesini Muharrem ayıyla başlayan hicri takvimin, 1444. yılının idrakı dolayısıyla  “Muharrem Ayı ve Kerbelâ”ya ayırdı.

“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın…” (Âl-i İmrân, 3/105)

Muhterem Müslümanlar!

Muharrem ayıyla başlayan hicri takvimin, 1444. yılını idrak ediyoruz. Muharrem, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in “hürmete şayan”[1] olarak nitelediği, rahmet ve hikmet dolu bir aydır. Efendimiz (s.a.s), “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[2] buyurarak bu ayın manevi bereketine işaret etmiştir. Muharremin onuncu günü olan Âşûrâ gününde ise, bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla birlikte oruç tutmayı ümmetine tavsiye etmiştir.[3]

Aziz Müminler!

Muharrem, aynı zamanda Kerbelâ’nın hüzünlü hatırasıdır… Çöllerde bir yudum suyun özlemidir… Ehl-i beyt aşkıyla dolu gönüllerin, “Âh Hüseynim” diyerek sızladığı bir hasret mevsimidir… Seyyidü’ş-şühedâ Hz. Hüseyin Efendimiz ve beraberindekilerin acımasızca şehit edildiği vaktin gözyaşlarıdır.

O Hz. Hüseyin ki, Resûlüllah (s.a.s)’in sevgili torunu, ehl-i beytidir. Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın ciğer paresidir. Rahmet Peygamberinin “Dünyadaki çiçeğim, reyhanım”[4] diyerek bağrına bastığı, cennet gençlerinin efendisi[5] olarak taltif ettiği yiğittir. O Hz. Hüseyin ki Allah yolunda yüce bir ahlakın ve çağları aşan onurlu bir duruşun mümtaz temsilcisidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Kerbelâ, mezhebi, meşrebi ve düşüncesi ne olursa olsun bütün ümmetin ortak acısıdır. Allah’a ve Resûlüne iman eden, ehl-i beyte muhabbet besleyen her Müslümanın yürek sancısıdır. Neredeyse her evinde bir Hasan, bir Hüseyin, bir Ali, bir Fatıma bulunan ve gönlü evlâd-ı Resûl aşkıyla yanıp tutuşan aziz milletimizin ehl-i beyt muhabbeti asırlar geçtikçe daha da artmaktadır. Milletimiz bu sevgiyi yüreklerinin ta derinliklerinde hissetmeye devam etmektedir.

Değerli Müminler!

Bizler, Kerbelâ hadisesinin hüznünü yaşarken, aynı acıların bir daha yaşanmaması için Kerbelâ’yı ibret nazarıyla okumaya ve ondan dersler çıkarmaya mecburuz.

Kerbelâ’dan çıkaracağımız ilk ders, onu ayrılık ve gayrılığa değil, tevhide ve kardeşliğe vesile kılmak, gönül birlikteliğine dönüştürmektir. Sevinç ve tasayı, muhabbet ve meşakkati paylaşmaktır. Yüce Rabbimizin “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın…”[6] emrine kulak verip sımsıkı kenetlenmektir. Fitneye, fesada ve tefrikaya karşı vahdete sarılmak, kardeşliğimize kastedenlere fırsat vermemektir.

Aziz Müslümanlar!

Kerbelâ’dan çıkarmamız gereken bir diğer ders ise Hz. Hüseyin Efendimiz ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yolun Peygamberi Zîşan Efendimizin yolu olduğunu bilmektir. Hz. Ali’nin buyurduğu gibi Allah’ın farzlarına riayet etmek, özellikle namaz konusunda hassas olmak, namazla Allah’a yaklaşmaktır. Tıpkı Hz. Hüseyin gibi İslam’ın şartlarını, emir ve nehiylerini doğru anlayıp yaşamaktır. Hak, adalet, sevgi, şefkat ve merhameti yüceltmek, kötülüğü engelleyip iyiliği yaymaktır. Makâlât yazarı büyük velinin öğütlediği gibi insani ilişkilerde toprak gibi mütevazı olmak, herkese aynı gözle bakmak, kimseyi ayıplamamaktır. Dünyanın aldatıcılığına kanmamak, daima Hakkın hoşnutluğunu aramaktır.  Haksızlık ve zulüm karşısında dimdik durmak, gerektiğinde Allah yolunda şehadete koşmaktır.

Bu vesileyle başta şehitler serdarı İmam Hüseyin Efendimiz ve ehl-i beyt-i Mustafa olmak üzere din, iman, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.


[1] Müslim, Sıyâm, 203.

[2] Müslim, Sıyâm, 202.

[3]  İbn Hanbel, I, 240.

[4] Tirmizi, Birr, 11.

[5] Tirmizi,  Menakıb, 30.

[6] Âl-i İmrân, 3/105.

[TÜHA Haber Ajansı, 21 Ağustos 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.