enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
15:51 AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, “Belli ki sayın Özel gençlerimizin Cumhurbaşkanımıza olan ilgisinden rahatsız olmuştur”
15:10 Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye’den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, yarın yola çıkacak.
14:35 Türk futbolunun Avrupa’daki gururu Kenan Yıldız Ayın Tarihi’ne konuştu
13:51 Gaziantep’te “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” başlıklı etkinlik düzenlenecek
23:27 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluğun yükü omuzlarımızdadır.”
23:02 Su Politikamızın Savunma Sanayindeki Vizyona ihtiyacı var ! İkisi de Ulusal Güvenlik Konusu
22:43 Ali Zeydi Hükümeti ve Irak’ın Yeni Siyasal Paradoksu
22:18 Avrupa’nın vizyon eksikliği ve Fransa’nın romantizmi felaketi haber veriyor
22:08 Burhanettin Duran: Terörle mücadele dijital mecralarda da kararlılıkla sürdürülmektedir
21:31 Amatörde Muhteşem Final: 1. Lig’in Son Yolcusu Derbent Esnaf Spor Oldu!
21:14 Bakan Gürlek: Dijital güvenliğimizi hedef alan her türlü girişim hüsranla sonuçlanacaktır
20:51 Aston Villa’nın tecrübeli kalecisi Emiliano Martinez, “Kendime ve takıma güveniyorum”
20:41 Dışişleri: Yunanistan işlediği vahşet suçlarının üzerini örtmeye çalışıyor
00:44 Bir Öğrenci Derneği’nden Daha Fazlası ve Hollanda’da Türk Gençliği’nin Yuvası ‘ANATOLİA’
00:37 Çocukları cezalandırmak şiddeti durdurmuyor: Çözüm, önleyici ve onarıcı sistemlerde
00:32 Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı
00:28 “Ayın Tarihi” dergisinin 600. sayısı yayında
00:26 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki temaslarda ikili ilişkiler ve bölgesel ile küresel gelişmeleri ele aldık”
00:24 Emperyalizm Dosyası: Emperyalist’lere Karşı Ne Yapmalıyız ???
00:23 Tatneft direktörü Bikmurzin: Türkiye’de Maleik Anhidrit üretimi için planlanan petrokimya projesinden çekildi.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ortadoğu’da “Epic Fury” Sonrası: İran-ABD-İsrail Üçgeninde Yeni Güvenlik Paradigması

Ortadoğu’da “Epic Fury” Sonrası: İran-ABD-İsrail Üçgeninde Yeni Güvenlik Paradigması

* 28 Şubat 2026 tarihinde başlatılan ve “Epic Fury” (Destansı Öfke) kod adıyla anılan ABD-İsrail müşterek operasyonu, bölgesel güvenlik mimarisinde onyıllardır süregelen “gölge savaşı” dönemini resmen sona erdirmiştir.

UHA / İnternational News Agency

Dr. ELVİN ABDURAHMANLI yazdı: "20 Ocak Rus Katliamı Unutulmadı"

Dr. Elvin ABDURAHMANLI, Diplomasi ve İstihbarat Uzmanı

İSTANBUL, 20 NİSAN 2026 

28 Şubat 2026 tarihinde başlatılan ve “Epic Fury” (Destansı Öfke) kod adıyla anılan ABD-İsrail müşterek operasyonu, bölgesel güvenlik mimarisinde onyıllardır süregelen “gölge savaşı” dönemini resmen sona erdirmiştir. Bu askeri müdahale, yalnızca bir “nükleer tesisi imha” harekatı değil; İran’ın üst düzey siyasi liderliğine, balistik füze altyapısına ve istihbarat ağlarına yönelik çok boyutlu bir rejim dönüştürme stratejisi olarak kayıtlara geçmiştir. Ortadoğu coğrafyası bu operasyonun ardından tarihsel bir kırılma noktasına girerken, bölgesel güvenlik mimarisi artık tamamen öngörülemez bir zemine oturmuştur.

▫️Güvenlik ve Caydırıcılığın Çöküşü:

Geleneksel güvenlik anlayışında “vekalet savaşları” (proxy wars), tarafların doğrudan karşı karşıya gelmeden güç projeksiyonu yapmalarına olanak sağlamaktaydı. Fakat İran’a 2026 müdahalesiyle birlikte, İsrail’in “maksimalist” rejim değişikliği hedefi ile ABD’nin “nükleer ve balistik kapasiteyi sınırlama” odaklı stratejik yaklaşımı birleşmiştir. ABD ve İsrail ittifakı İran’ın nükleer kapasitesini fiziksel olarak tasfiye etse de bu durum rejimin ideolojik direncini asimetrik yöntemlerle tahkim etmesine yol açmıştır.

▪️Asimetrik Yanıt ve Bölgeselleşme:

İran’ın misilleme stratejisi, çatışmayı Körfez ülkelerindeki ABD üslerine ve küresel enerji koridorlarına özellikle Hürmüz Boğazına yayarak, savaşı bir “hayatta kalma” mücadelesine dönüştürmüştür. Bölgedeki nükleer dengenin sarsılması, komşu ülkelerin de kendi savunma doktrinlerini radikal şekilde revize etmelerini zorunlu kılmıştır. Hürmüz Boğazı’ndaki bu istikrarsızlık, küresel bir petrol krizini tetiklemiş ve enerji koridorlarının güvenliğini temelinden sarstı diyebiliriz.

▪️Hizbullah Faktörü:
Lübnan merkezli Hizbullah’ın, geleneksel sınır sürtüşmelerinden tam ölçekli bölgesel savaşa geçişi, İsrail’in kuzey cephesini kalıcı bir güvenlik krizine sokmuştur.

▫️İstihbarat Savaşlarında Hibrit Dönem:

Epic Fury” operasyonunun başarısı, büyük ölçüde teknik istihbarat/SIGINT ve insan istihbaratının /HUMINT entegrasyonuna dayanmaktadır. İstihbarat servislerinin sahada yürüttüğü operasyonlar, klasik casusluk faaliyetlerinin ötesine geçerek siber sabotajlar ve dezenformasyon kampanyalarıyla hibrit bir nitelik kazanmıştır.

▪️Siber Operasyonlar:
Batılı istihbarat raporları, İran’ın devlet destekli siber aktörlerinin Batı’nın kritik altyapılarına yönelik saldırılarını “agresif” düzeye çıkardığını doğrulamaktadır. Siber alan, artık konvansiyonel füzeler kadar etkili bir misilleme aracıdır.

◾️İç İstihbarat ve Toplumsal Kaos:
İran içindeki rejim karşıtı protestoların istihbarat servisleri eliyle yönlendirilmesi, ülkedeki güvenlik aygıtı olan Devrim Muhafızları odağını dış tehditlerden iç bekaya kaydırmıştır. İstihbarat ağlarının şeffaflıktan uzak yapısı, diplomatik çözüm yollarını tıkayarak çatışmanın dozajını her geçen gün daha da tırmandırmaktadır.

▫️Transmilliyetçi Terör Tehdidi ve Radikalleşme:

Dini liderlikteki ani değişim ve Ali Hamaney’in ölümü sonrası oluşan otorite boşluğu, transmilliyetçi terör grupları için uygun bir zemin hazırlamıştır. Terörle mücadele konsepti bu yeni dönemde, devlet dışı aktörlerin gelişmiş silah sistemlerine erişimiyle birlikte küresel bir güvenlik açığına dönüşmüştür.

▪️Vekalet Gruplarının Otonomisi:
Tahran’ın merkezi kontrolünün zayıflaması, bölgedeki milis grupların özelliklede Haşdi Şabi, Husiler vb. daha otonom hareket etmesine yol açmaktadır. Bu vekalet ağları merkezden koparak kendi başlarına hareket etmeye başladıkça, küresel enerji koridorları üzerinde kalıcı bir tehdit unsuru haline gelmiştir.

▪️Radikalleşme ve Yalnız Kurtlar:
Küresel istihbarat topluluğu, önümüzdeki on yılı etkileyecek olan bu yeni gerilim hattında radikalleşmenin artacağı konusunda birleşmektedir. Sivil nüfusun radikalleşme eğilimi, bölgesel güvenliğin geleceği üzerinde en büyük belirsizlik kaynağıdır.

Son olarak ifade etmek isterim ki, “Sürdürülebilir Çatışma” Riskleri ve Jeopolitik Artçı Şoklar
Mevcut tablo, 1991 Körfez Savaşı ile benzerlikler taşısa da, 2026’daki bu kriz çok daha karmaşık bir jeopolitik risk barındırmaktadır. Bu kaotik ortamda uluslararası hukukun caydırıcılığı zayıflarken, askeri stratejiler yerini yıpratıcı bir savaşa bırakmıştır.

Resim eki ön izlemesi

Washington’da ise siyasi kriz, askeri müdahalenin getirdiği ekonomik yükle birleşmiş durumdadır; nitekim Trump’ın yardımcısı ABD Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent istifa ederek görevden ayrılması, Beyaz Saray’daki derin görüş ayrılıklarını ve yönetimsel bir kilitlenmeyi tescillemiştir. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş küresel bir ekonomik krizi derinleştirirken, ABD’nin bölgedeki nüfuzu ve inandırıcılığı tarihin en düşük seviyelerine gerilemiştir. Bunun yanısıra Avrupa devletlerinin veya NATO üyelerinin operasyona açık bir destek vermekten kaçınması, transatlantik ittifakında geri dönülemez bir çatlak oluşturmuş ve ABD’yi Ortadoğu denkleminde yalnızlaştırmıştır. Bölge ülkeleri, Washington’ın koruyucu şemsiyesinin artık yeterli olmadığını görerek yeni güvenlik ittifakları arayışına girmiş, bu da ABD’nin bölgedeki yumuşak gücünü tamamen kaybetmesine neden olmuştur.

Netice olarak, askeri zaferlerin kalıcı barış getirmekten uzak olduğu ve bölgenin artık kontrol edilemez bir güvenlik paradoksuna hapsolduğu görülmektedir. Savunma sanayii ve teknolojik üstünlük bu yeni dünya düzeninde devletlerin bekası için yegane belirleyici güç olarak öne çıkarken; stratejik derinliğin kaybolduğu Ortadoğu, doğrudan ve yıkıcı bir sıcak temasın gölgesinde hayatta kalma mücadelesi vermektedir. İstikrar arayışı, artık yerini kalıcı bir kriz yönetimine ve sürekli tetikte olma haline bırakmıştır.

Diplomasi ve İstihbarat Uzmanı: Dr. Elvin ABDURAHMANLI

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.