enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
18,0870
EURO
18,2847
ALTIN
1.020,05
BIST
3.020,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cumartesi Açık
31°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C

Orta Asya Devlet Başkanları Dördüncü İstişare Toplantısı

Orta Asya Devlet Başkanları Dördüncü İstişare Toplantısı
04.08.2022
0
A+
A-

Toplantının 5 üyesinden 3’nün Türk soylu olması, bunlardan 3’ü (Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan) Türk Devletleri Teşkilatı’na üye, birisinin (Türkmenistan) ise gözlemci üye olduğu ve Tacikistan’da da ciddi sayıda Türk nüfusu bulunduğu hususları göz önüne alındığında Türk Dünyası Teşkilatı’nın da örgütsel olarak bu oluşumda aktif katılım sağlamasının faydalı olacağını belirtmek gerekir.

Yazarlar Sayfası – | SETA

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Mehmet YÜCE, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 

Orta Asya Cumhuriyetleri, SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bağımsız birer devlet şeklinde yapılanmalarıyla Sovyet döneminden miras kalan başta sınır meselesi, demografik yapı ve güvenlik olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya kalmışlardır. Bu sorunları tek başına çözme gücüne sahip olmadıkları için de sorunlarının çözümünde üçüncü bir gücün hakemliğine ihtiyaç duymuşlardır. Bu hakemlik görevi yapabilecek güç olarak Rusya Federasyonu ve Batı devletleri ya da kurumları görülmüştür. Bağımsızlıkların hemen ardında oluşan Batı yanlısı iklim içinde bu devletler sorunlarının çözümünde Batı’nın etkin desteğini görmek beklentisi içine girmişlerdir. Ancak başta ABD ve AB olmak üzere Batılı devlet ve kurumlar bölgenin dinamikleri bilmedikleri ya da bilmek istemedikleri için beklentilere cevap verememişlerdir. O nedenle Batı dünyası Sovyet sonrası oluşan bu genç cumhuriyetlerin sorunlarını çözmek yerine bölgede var olan yer altı ve yer üstü zenginliklerle ilgilenmişleridir. Rusya ise bizzat kaynaklık ettiği ve söz konusu ülkeleri kontrolünde tutmak üzere oluşturduğu potansiyel kriz kaynağı olan bu sorunların çözümünde doğal olarak isteksiz davranmıştır. O nedenle bağımsızlarından bu yana 30 yıl geçmesine rağmen söz konusu sorunların önemli bir kısmı hala çözülememiştir. Bu nedenle Orta Asya Cumhuriyetleri kendi sorunlarını bizzat kendileri çözme konusunda inisiyatif almaları gerektiği kanaatine varmışlardır.

Bu konuda atılan adımlardan biri “Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantıları” şeklinde somutlaşmıştır. İlki Mart 2018’de Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan’da düzenlenen “Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı”nın dördüncüsü 21 Temmuz 2022 tarihinde Kırgızistan’ın ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantıda dikkat çeken önemli bir husus Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in iklim değişikliği konusunda iş birliği çağrısında bulunmuş olmasıdır. Tokayev, konuşmasında bölgede hava sıcaklığının dünya ortalamasına göre daha hızlı arttığını belirterek, komşu ülkelere bu konuda iş birliği çağrısında bulunmuş, iklim değişikliği konusunda ortak bir politikanın uygulanması için proje ofisinin oluşturulması gerektiği önerisinde bulunmuştur. Tokayev’in bir diğer önerisi ise bölgeye özellikle gençlere yönelik internet ve sosyal medya aracılığıyla yapılan zararlı ve kışkırtıcı yayınlara karşı bölgesel TV kanalı ve haber sitesi kurulması olmuştur. Bölgede tartışmalı sınırlar nedeniyle zaman zaman sorunlar çıktığına dikkati çekerek, Kazakistan’ın sınır konusunda çözüme destek olmaya hazır olduğunu ifade eden Tokayev, bölge ekonomik işbirliğinin ve Kazakistan-Türkmenistan-İran demir yolunun kullanılmasının önemi vurgulayarak ayrıca bu istişare toplantısına Çin ve Rusya’nın da davet edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştur.

Orta Asya Bölgesinde Afganistan’a komşu olan ve bu nedenle bu güzergâh üzerindeki işleyen uyuşturucu trafiği ve radikal akımlardan en fazla zarar gören ülke Tacikistan’dır. O nedenle istişare toplantısında bu konuyu gündeme getiren Tacikistan Cumhurbaşkanı Rahman, Afganistan’daki durumun daha da kötüleştiği, Orta Asya’nın zor bir gelişim sürecinden geçtiği, sosyal medyanın bölge vatandaşlarını özellikle de gençleri tehdit ettiği tespitinde bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Rahman, toplumları radikal akımların tehdidinden korumak gerektiği hususunun altını çizmiştir. Son dönemde Tacikistan ile Kırgızistan arasında çatışmaya dönüşen sınır meselesi sonrasında Tacikistan Cumhurbaşkanının bu toplantı münasebetiyle Kırgızistan’a gelmesi, iki ülke cumhurbaşkanlarının yüz yüze görüşme imkânı doğması ve toplantıda sınır meselesi hususunun da ele alınmasının iki ülke arasında yaşanan problemin çözümüne katkı sağlayacağı beklenmektedir.

Kerimov’un içe kapalı ve komşularla olan sorunları üstü örterek görmezlikten gelme politikası aksine dışa açık ve komşularla diyalog içinde sorunların çözümünden yana tavır sergileyen reformist politikacı Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ise bölgenin yatırım potansiyelinin yükseltilmesi, ekonomi ve bölgesel turizm konularında iş birliği vurgusu yaparak dikkatleri internetteki yasa dışı faaliyetlerle ilgili yeni tehditlerin varlığına çekmiş ve bu konuda önlem alınması gerektiğni söylemiştir. Bilindiği üzere Orta Asya Cumhuriyetleri içinde Tacikistan dışında Afganistan’a komşu olan bir diğer ülke de Özbekistan’dır. Ayrıca Afganistan’da önemli sayıda Özbek azınlığının bulunması nedeniyle Afganistan sorunu Özbekistan’ın iç meselesi haline gelmiş bulunmaktadır. Bu nokta-i nazarda Afganistan Özbekistan için özellikli ve öncelikli bir durum arz etmektedir. Bu nedenle istişare toplantısında Mirziyoyev Afganistan konusunda komşu devletlerde işbirliği talebinde bulunmuştur.

Orta Asya Cumhuriyetleri içinde nevi şahsına münhasır bir politika izleyen devlet olan Türkmenistan’ın bu toplantıya katılması önemli bir adım olmuştur. Türkmenistan, daimî tarafsızlık politikası izlediğini ileri sürerek bölgesel oluşumlara karşı mesafeli duruş sergilemekteydi. O nedenle Türkmenistan’ın bu bölgesel oluşuma katkı sağlamak yönünde bir tutum izlemiş olması sevindirici bir gelişmedir. Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov, radikal gruplar ve haberleşme teknolojilerinin kötü amaçla kullanılmasının bölge için tehdit oluşturduğunu ifade ederek bölgede güçlü ve uzun vadeli bir güvenlik sisteminin oluşturulması önerisinde bulunmuştur. Ayrıca, Orta Asya-Hazar Denizi, Orta Asya-Karadeniz, Orta Asya-Basra Körfezi’ne nakliye güzergahı üzerinde ortak çalışmaya hazır olduklarını ifade etmiştir.

Toplantıya ev sahipliği yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ise ülkesi için önemli iki konu olan su meselesi ve Tacikistan ile sınır konusu gündeme getirmiştir. Su kullanımı için ortak mekanizmalar geliştirmeyi öneren Caparov. Özbekistan ve Tacikistan ile sınır belirleme çalışmalarının devam ettiğini vurgulayarak, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan liderleri, 21. yüzyılda Orta Asya’nın Kalkınması için Dostluk, İyi Komşuluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzaladıklarını belirterek Türkmenistan ile Tacikistan’ın, iç prosedürleri tamamladıktan sonra bu antlaşmaya katılacağı ifade etmiştir.

Advertisement

Toplantıda dile getirilen bir husus olan Rusya ve Çin’in bu toplantılara davet edilmesi önerisinin ne kadar amaca hizmet edeceğini söylemek güçtür. Bugüne kadar bölge sorunlarının çözümüne ciddi katkı sağlamayan söz konusu ülkeler, Orta Asya devlet başkanlarının bu oluşum kapsamında belirledikleri sorunların çözümüne ne kadar katkı sağlayacakları hususu üzerinde düşünülmesi gerekmektedir. Toplantının 5 üyesinden 3’nün Türk soylu olması, bunlardan 3’ü (Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan) Türk Devletleri Teşkilatı’na üye, birisinin (Türkmenistan) ise gözlemci üye olduğu ve Tacikistan’da da ciddi sayıda Türk nüfusu bulunduğu hususları göz önüne alındığında Türk Dünyası Teşkilatı’nın da örgütsel olarak bu oluşumda aktif katılım sağlamasının faydalı olacağını belirtmek gerekir. Diğer taraftan Türk Devletleri Teşkilatı üyelerinin kendi aralarında ikili ya da çok taraflı işbirliği imkanları oluşturmaları ya da mevcut ilişkilerini derinleştirmelerinin Teşkilatın etkinliğini artıracağını söylemek mümkündür.

***

Prof. Dr. Mehmet Yüce

Proje Araştırmacısı
Prof. Dr. Mehmet Yüce Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nden 1991’de mezun olmuştur. Aynı üniversiteden 1993’te Mali İktisat Bilim Dalı’nda yüksek lisans, 1998’de de Mali Hukuk Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Yüce, Uludağ Üniversitesi’nde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dekanı, Hukuk Fakültesi dekanı, genel sekreter ve rektör yardımcısı görevlerinde ve Kırgızistan İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi’nde rektör yardımcısı ve dekan görevlerinde bulunmuştur. Halihazırda Azerbaycan İktisat Üniversitesi Türk Dünyası İktisat Fakültesi’nde dekan olarak görev yapmaktadır. Türk dünyası, vergi hukuku ve maliye alanlarıyla ilgili yirmi kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.

[TÜHA Haber Ajansı, 04 Ağustos 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.