enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
01:41 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dezenflasyon sürecini destekleyen yapısal reformlarımızı hızlandırıyoruz
00:57 Yeni Cuma Camii, Kocaeli’nin “Eyüp Sultan’ı” Olmalı
00:54 İspanya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor
00:49 Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı
00:41 Clintonlar, Epstein soruşturmasında Kongre’ye ifade vermeyi kabul etti
00:37 Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
00:32 Yunan Profesör Grivas: Türkiye Avrasya’nın En Hırslı Gücü Oldu, Yunanistan’ı Sakat Bırakabilir
00:29 Numan Kurtulmuş: Suriye’de gelinen noktayı takdirle karşılıyoruz
00:22 İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı
00:21 ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya gelecek
00:18 Şarku’l Avsat’a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip
00:17 Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:17 Avrupa Haberleri: Avrupa Sayıştayı: ‘Kritik hammaddelerde AB’nin Çin’e olan bağımlılığı sürüyor’
00:16 Gümrük Muhafaza’dan sınır ötesi kaçakçılığa darbe
00:11 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna Parlamentosu’nda yaptığı konuştu
00:10 ‘Bakım Sigortasının Önemi ve Gerekliliği!
00:08 DMM’den “Türkiye’de binlerce çocuğun kaybolduğu” iddialarına yalanlama
00:06 İsrail’in İstihbarat İçin Kullandığı Epstein Tuzağına Kimler Düşmemiş ki!
00:01 Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü
00:01 Sapanca Gölü’ne 3 milyon 240 bin metreküplük alternatif kaynak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ölümcül İdeolojilerin En Kötüsü Avrupa’da Yeşerdi

Ölümcül İdeolojilerin En Kötüsü Avrupa’da Yeşerdi
31.10.2020
A+
A-

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, Fransa’nın bugünkü İslamofobik ırkçılığının, 1920’lerin İtalyan faşizmini ve 1930’ların Nazi Almanya’sını hatırlattığını açıkladı.

.Yard.Doç. Dr. Nebi Miş: Partili Cumhurbaşkanı denetim için imkandırDoç. Dr. Nebi MİŞ, ‘Ölümcül İdeolojilerin En Kötüsü Avrupa’da Yeşerdi‘ başlıklı yazısını (UHA) Uluslararası Haber Ajansı’na değerlendi.

Fransa’da 5,7 milyon Müslümanın yaşadına dikkat çeken Doç. Dr. Nebi MİŞ, bunun da nüfusunun yaklaşık yüzde 8,8’ine tekabül ettiğini, Müslümanların çoğunluğunun eski sömürgelerinden geldiğini ifade etti.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Fransa’nın genç nüfusu içinde Müslümanların, yüzde 20’lik bir oranını oluşturduğunu hatırlatarak, Fransa’da cami ve mescitlerin sayısının ise yaklaşık 2 bin 500 civarında olduğunun altını çizdi.

Böyle bir demografiye sahip olan Fransa’nın Cumhurbaşkanı Macron’un, Müslümanların kutsallarına saldırı emri verdiğini söyleyen Doç. Dr. Nebi MİŞ, Peygamberimize yönelik hakaret içerikli karikatürleri, resmî devlet binalarının duvarlarına büyük resim olarak yansıtılmasını sağladığını belirtti.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Genelde Avrupa özelde de Fransa’nın, uzun süredir İslam’a ve İslam’ın kutsallarına savaş açmış durumda bulunduğunu hatırlatarak, Özellikle radikal sağ partilerin söylemlerinin, iktidardaki partiler tarafından politik çıktılara dönüştürülerek uygulamaya konulduğunu kaydetti.

“Macron ve benzerleri, İslam’la ilgili her gün yeni bir radikal fikri kamuoyu ile paylaşıyor” diyen Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Bir gün “İslam’ın yeniden yapılandırılmasından” bahsediyorlar. Diğer bir gün “İslam’ın dünyanın her yerinde krizde olduğundan” dem vuruyorlar. Geçtiğimiz aylarda Fransa’da bazı camiler, Müslümanlara ait okullar ve STK’lar kapatılmıştı” dedi.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, gelinen süreçte, Fransız siyasetçilerinin, marketlerde helal gıda reyonlarının bulunmasına bile tahammül edemediklerini, Fransız resmî makamlarının, kendi toplumlarını ve ülkelerindeki radikal sağın destekçilerini İslam’a saldırı için açıkça teşvik ettiklerine dikkat çekerek, İslam’ın kutsallarına saldırıyı “fikir özgürlüğü” olarak nitelendirerek, hakaret temalı içerikleri ilk okul ders kitaplarına kadar yaygınlaştırdıklarına vurgu yaptı.

“Maalesef Müslümanlara saldırının teşvik edilmesi karşılığını buluyor” diyen Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Her geçen gün saldırılar artıyor. Fransa’da Müslümanlara yönelik şiddet bir önceki yıla göre yüzde 54 oranında artmış durumda” olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, ayrıca, Müslümanlara ve değerlerine saldırının, devlet politikaları ile normalleştirildiğine dikkat çekerek, Fransa’da ana akım medyaların bile Müslümanların temel hak ve özgürlüklerini savunmak bir yana, nefretin ve İslamofobik ırkçılığın yaygınlaşması için ortam sağlandığını, Macron yönetiminin radikal nefret politikasını eleştirenlerin, medya tarafından marjinalleştirildiğini açıkladı.

Avrupa’nın çok kültürlülükten, farklılıklara saygıdan bahseden siyasetçilerin, Macron’un İslam’a saldıran politikalarını eleştirmek yerine, Erdoğan’ın açıklamalarına takılmış durumda olduklarını ifade eden Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Macron’a “26 milyondan fazla Müslümanın yaşadığı Avrupa’nın geleceğini bu tip politikalarla ateşe atıyorsan” demek yerine, Erdoğan’ın Macron’a yönelik, “İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol sözlerinin “kabul edilemez” olduğunu falan söylüyorlar” dedi.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Dünyada Erdoğan’dan başka Macron’a esaslı bir tepki veren liderin olmadığını,  Zaten Körfez ülkelerinin yöneticilerinden bir tepkinin gelmesinin beklenemeyeceğini,  Onların, ümmetin problemleri ve geleceği gibi bir dertlerinin de bulunmadığını belirtti.

Arap sokaklarının Arap ayaklanmalarından sonra yok edildiğini ifade eden Doç. Dr. Nebi MİŞ, “İslam İşbirliği Teşkilatı, sadece bugün değil, geçmişte de bir işe yaramıyordu. 1,5 milyarlık İslam âlemi hep birlikte Fransa’ya sesini yükseltebilse, Macron pervasız bir şekilde İslam’a saldırılabilir miydi? Avrupa’da yükselen İslam karşıtlığı son 10 yıllık dönemde genellikle “radikal sağın yükselişi” ve dolayısı ile “siyasi” nedenlerle açıklandı”ğını aktardı.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, şöyle devam etti:

“Ama sorun o kadar basit değil. Siyaset sadece bir sonuç. Avrupa birçok alanda İslam karşıtlığı batağına düşmüş durumda. Ancak bu gidiş Avrupa’nın geleceği için hiç hayra alamet değil. Fransa’nın bugünkü İslamofobik ırkçılığı, 1920’lerin İtalyan faşizmini ve 1930’ların Nazi Almanya’sını hatırlatıyor.

Unutmayalım ölümcül ideolojilerin en kötüsü ve kurumsal olanı Avrupa’da yaşandı. Son yüzyılda Avrupa’nın göbeğinde yaşanan Holokost’un bir benzeri, hiçbir zaman İslam dünyasında yaşanmadı.

Kutsallarına hakaret edilerek, Müslümanlar entegre edilemez. Karşıtlık daha derin karşıtlıkları oluşturur. Batı’nın İslam karşıtlığı böyle devam ettiği sürece bumerang etkisi ile dönüp yine kendini vurur. Bundan kaçınmak için de Avrupalılar, öncelikle İslam’ı bir güvenlik tehdidi, Müslümanları da potansiyel suçlu olarak görmekten vazgeçmelidirler” diye kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

[TÜHA Haber Ajansı, 31 Ekim 2020] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.