NATO’nun spot ışıkları Türk İnsansız Sistemleri’nde
* NATO’nun bu yılki en geniş kapsamlı tatbikatı “Steadfast Dart 2026” sona erse de organizasyona katılan Türk savunma sanayii ürünlerinin yankıları devam ediyor. TB-3 ve TCG Anadolu birlikteliğinin ardından NATO’nun resmi hesaplarından paylaşılan bir diğer ürün ASELSAN’ın ASLAN insansız kara aracı oldu…
* İşte detayı!…
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

ANKARA, 24 ŞUBAT 2026
Geçtiğimiz günlerde NATO’ya katılışının 74. yıldönümünü kutlayan Türkiye, birlik içerisindeki en gösterişli dönemlerinden birini yaşıyor…
Almanya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen ve NATO’nun bu yılki hem en geniş kapsamlı hem de en geniş katılımlı tatbikatı olma özelliği taşıyan “Steadfast Dart 2026” sona erdi. Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin organizasyon kapsamında ortaya koyduğu kabiliyet gösteriminin yankıları devam ediyor.
TCG Anadolu’dan havalanan Bayraktar TB-3’ün son derece zorlu şartlarda görevini icra edip, gemiye otonom olarak iniş yapabilmesi Avrupa basının manşetlerinden uzun süre inmedi. NATO’nun resmi sosyal medya hesapları bu kez farklı bir ürünü öne çıkardı ve insansız kara aracı Aslan ile ilgili özel bir paylaşım yaptı.

ASELSAN ASLAN zor görevlerin kahraman robotu
ASELSAN mühendislerince geliştirilen insansız kara aracı Aslan son derece önemli yeteneklere sahip…
Gözetleme ve keşif yapabilen, üzerine Lazer Güdümlü Minyatür Füze, SARP-L Silah Sistemi, Kablolu Drone, Uzun Menzil Akustik Sistem gibi ihtiyaç duyulan başka faydalı yükler de eklenebilen Aslan ilk kez geçtiğimiz yıl vitrine çıktı.
Otonom olarak kullanılabildiği gibi uzaktan da kontrol edilebilen ASLAN, yüksek hareket kabiliyetine sahip ‘Orta Sınıf 1. Seviye İnsansız Kara Aracı’ olarak kabul ediliyor.
Aracın temel özellikleri arasında ön/arka LED aydınlatma, ön kızılötesi aydınlatma, ön ve arka sürüş kameraları, 360° kuş bakışı görüntüleme sistemi, çift yönlü ses iletim sistemi, otonomi sensörleri ve GNSS alıcısı bulunuyor.

Karmaşık görevleri kendi başına yerine getirebilir
ASLAN’ın otonomi özellikleri arasında sensör füzyonu, geçilebilir alan tespiti, dinamik yol planlama, gece/gündüz otonom hareket kabiliyeti var. Ayrıca küresel konum belirleme sisteminde yaşanacak olası bir aksaklıkta ASLAN otonom olarak hareket edebiliyor. Bu özellikler, aracın operatör müdahalesi olmadan karmaşık görevleri yerine getirmesini sağlıyor.
ASELSAN tarafından geliştirilen bu platform modüler yapısı sayesinde farklı görev ihtiyaçlarına uygun olarak çeşitli faydalı yüklerle donatılabiliyor.
SARP-L silah sistemi, gece/gündüz görüş yeteneği, uzaktan komuta ile ateş yeteneği, hareket halinde ve hareketli hedeflere atış, stabilizasyon ve otomatik hedef takibi gibi özelliklere sahip 7,62 mm makineli tüfek ASLAN’ın heybesindeki güçlerden bazıları.
ASLAN, zorlu arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sergiliyor. Aracın hareket kabiliyetleri arasında hendek geçiş, dik eğim tırmanma, yan eğim dayanımı, dik engel aşma, merdiven tırmanma ve sudan geçiş gibi üst düzey özellikler bulunuyor.

Türkiye insansız sistemlerde NATO’ya yol gösteriyor
Günün sonunda “Steadfast Dart 2026” tatbikatı Türkiye adına özellikle sahip olunan imkanların gösterilmesi, sahada bizzat kullanılması ve diğer unsurlarla koordinesini gösterebilmek adına önemli bir kilometretaşı oldu.
Büyük çoğunluğu aynı zamanda NATO üyesi olan Avrupa ülkelerinin son dönemlerde ‘savunma sanayii’ üzerinden yeni bir çıkış yolu aradığı sır değil. Bu noktada gelişmiş insanlı sistemler, bu sistemlerle koordineli çalışabilen insansız sistemler ve hepsinin aynı dili konuşabileceği bir altyapı sağlayabilmek meselenin bam teli.
Ve bugün itibariyle görüldüğü kadarıyla Avrupa ülkeleri için az önce bahsettiğimiz bu yaklaşım açısı şimdilik ulaşılması hayli zor bir hedef. Birlik içerisinde ABD’yi dışarıda tutarsanız yeni dönemdeki sofistike sistemlere sahip olan, bunu harp sahasında bizzat deneyimleyen ve son derece iyi sonuçlar alabilen tek ülke Türkiye.
Tüm bunları alt alta eklediğinizde milyarlarca Euro’luk bir soru bizi karşılıyor… Avrupa, yakın tehditleri doğru algılayıp sahada bizzat sistem üretebilen bir ülkeyle mi yola devam edecek yoksa savunma sanayiinde yıllardır yaptığı gibi kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan bir kedi gibi mi hareket edecek?
Bu sorunun cevabı Türkiye-NATO-AB üçgeninde sadece askeri sistemler üzerinden geliştirilecek bir ticaret hacminin değil çok geniş bir coğrafyanın neredeyse tüm dinamiklerini doğrudan etkileyebilecek bir sonucu beraberinde getirecek…
***
Yazar hakkında
Sertaç AKSAN, Adana’da 1986 yılında doğdu. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve TV Bölümü mezunu. 2008 yılında Anadolu Ajansında başladığı iş hayatında gerek özel sektör gerek kamu tarafında farklı kurumlarda görev aldı. Kasım 2019’dan bu yana TRT Haber’de çalışıyor.
