enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
07:20 Aile Birliğimiz Tehlike Altında
00:10 Dr. Elvin Abdurahmanlı: “Türk Dünyası Artık Küresel Bir Aktör” 
00:04 Azerbaycan – Türkiye Diplomatik İlişkilerinin 34 . Yılı
17:40 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
12:55 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
00:31 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
00:24 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
00:22 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
00:20 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
00:04 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
18:23 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:58 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:54 Binlerce Alıcı, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin İstanbul’a Gelecek
10:54 Ömer Çelik, “Karanlık siyasetlerin takip edildiğini görüyoruz”
10:09 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan temassız kartlarda şifresiz işlem limiti artırıldı
00:47 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 kasım ayına ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı.
00:42 Bakan Göktaş, “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı”nda konuştu
00:40 Devlet Bahçeli: ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Korona Lufthansa’yı bir doğal afet gibi vurdu

Korona Lufthansa’yı bir doğal afet gibi vurdu
29.06.2020
A+
A-

TÜHA HABER / Lufthansa hissedarlarının hükümetin kurtarma paketine onay vermesi ve İçişleri Bakanı Seehofer’in bir gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunmaktan vazgeçmesi Alman basınında öne çıkıyor.

Almanya’nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa’nın hissedarları , Berlin hükümetinin 9 milyar eurohacminde mali yardım ve şirketin hisselerinde pay sahibi olmasını öngören planı onayladı. Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung’un yorumunda Lufthansa’ya yapılan mali yardımın sadece şirkete değil, birçok branş ve kuruluşa da olumlu etkisi olacağına dikkat çekiliyor:

“Alman devletinin yaptığı yardımı salt ticari nedenler dışında değerlendirmek gerekli. Air Berlin’in aksine Lufthansa korona öncesinde sağlıklı bir firmaydı, ancak kriz durumları için yeterli hazırlığa sahip değildi. Resmi seyahat kısıtlamaları şirketi temel ticari faaliyetinden yoksun bıraktı. Ancak bu, işletmelerini korona nedeniyle bir süre kapatmak zorunda kalan otelciler, meyhaneciler veya kuaförler için de geçerli. Alman hükümeti burada tam da salgının başlangıcında söz verdiği şeyi yapıyor ve salgının ekonomik etkilerini sınırlandırmaya çalışıyor. Bundan elbette öncelikle çalışanlar fayda sağlayacak, ancak aynı zamanda Lufthansa’nın etrafındaki tüm ekonomik sistem. Tedarikçiler, havalimanları, uçak üreticileri…”

 Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin aynı konudaki yorumu ise şöyle:

“Bu tüm taraflar için doğru karardı. Devletin etkisinden çekinen yönetim, çalışanlar, hissedarlar ve en nihayetinde inatçı büyük hissedar Hermann Thiele. Zira iflas tehlikesi 2008’de birçok büyük bankada gördüğümüz gibi yıkıcı, açgözlü bir tutumun sonucu değildi. Burada şirketin varlığını tehdit eden, Lufthansa yönetiminin başarısız girişimi nedeniyle oluşmamış ve ideolojik olmayan sendika talepleri ile ilişkilendirilemeyecek acil bir durum söz konusu. Korona Lufthansa’yı bir doğal afet gibi vurdu.”

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Tageszeitung (taz) gazetesinde geçen hafta yayımlanan ve polislere yönelik aşağılayıcı ifadelere yer verilen görüş yazısı nedeniyle bir gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunacağını söylemişti. Açıklama sonrasında sert eleştirilere hedef olan Seehofer, suç duyurusunda bulunmaktan vazgeçtiğini açıkladı. Hessische Niedersächsische Allgemeine gazetesindeki yorumda basın özgürlüğüne müdahale konusundaki hassasiyete vurgu yapılıyor:

“Hiciv amaçlı olsun ya da olmasın, polisleri “çöp yığınağı”nda görmek isteyen bir kişi, polisleri bilinçli olarak aşağılamaktadır. Federal emniyetin en yetkili kişisi konumundaki Horst Seehofer’in hiddeti bu bağlamda anlaşılabilir. Ancak İçişleri Bakanı, görüş yazısını kaleme alan kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyerek kendi kendisine zarar verdi. Basın özgürlüğü Alman anayasasının en önemli varlıklarından biri. Bu nedenle özellikle hükümet üyeleri, buna müdahale etme noktasındaki her türlü şüpheli durumdan uzak durmalı. Sonunda Başbakan’ın Seehofer’i bu konuda aydınlatması gerekti. Seehofer’in fikrinden cayması uzun sürdü. Bunun yanı sıra Bakan söz konusu tehditle, görüş yazısına hak etmediği bir önem de kazandırmış oldu. Çünkü yazıdaki yaralayıcı etkiye sahip aşağılama, emniyet güçlerin bünyesindeki olası sorunları tartışmak için düşünülebilecek en kötü yöntem.”

Reutlinger General-Anzeiger gazetesinin aynı konudaki yorumu ise şöyle:

“İçişleri Bakanı yine son anda dönüş yaptı. Horst Seehofer, ruhsuz taz köşe yazısını kaleme alan yazar hakkında suç duyurusunda bulunmaktan vazgeçti. Bu sayede gerek kendisi, gerekse polis ve basın özgürlüğü için büyük bir hizmet yaptı. Solcu gazetenin şef redaksiyonuyla görüşmek çok daha iyi bir yaklaşım, her ne kadar taz redaksiyonu bir polis okulunda buluşma önerisiyle Bakan’dan rol çalmış olsa da. Seehofer defans konumunda. Stuttgart’ta yaşananların sorumluluğunun bir bölümünü görüş yazısını kaleme alan kişiye yükleme çabası da boşa gitti.”

[TÜHA Haber Ajansı, 29 Haziran 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.