enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:12 ‘Sevgililer Günü’nü dini bir tartışma olarak değil, sevdiklerimiz için anlamlı bir gün olarak görelim
00:52 Mehmet Beyazıt’tan İki Eser Tek Kitapta: “Yüreğime Kar Yağıyor” ve “Tanrı Misafiri” Satışta!
00:48 Kocaeli’n Gebze ihracat şampiyonu firmalar ödüllendirildi…
00:40 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının,COP31’in organizasyonel hazırlıkları
00:38 Türk Eğitim Derneği’nin 98. Yıl Resepsiyonunda Seçkin Davetliler Eğitim İçin Bir Araya Geldiler
00:31 Adil Türkiye Partisi: “Erken Seçim Yarışı Başlıyor, Hazır Olan Kazanır”
00:28 ABTTF’den AB Komisyonu’na ortak rapor: Yunanistan’daki STK’larından ülkede hukukun üstünlüğündeki gerilemeye dair
00:13 Kafkasya dağlarında açan çiçek. Anadolu’da neden söndü…
00:02 Kocaeli’den Haberler…
00:08 TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ve uygulanacak Trafik cezaları…
00:07 Ayşegül Aldinç, D&R’da hayranlarıyla buluşacak
00:06 Avrupa Haberleri: Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı: ‘Ruslar gerçekten barış istiyor mu?’
00:05 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek’i “doğramakla” tehdit etmişti! Küfürbaz Özgür’e yakışan ziyaret
00:04 ABD’nin Orta Doğu’daki Askerî Gücü
00:03 Avrupa Haberler: AP Başkanı Metsola: ‘İki vitesli Avrupa’, birlik için bir yol olabilir
00:03 Avrupa Haberleri: ‘NATO 3.0’: ABD ve Avrupa’dan gücün yeniden dengelenmesi mesajı
00:02 Nar tanelerini ayırırken ezilmesin ve mutfak kırmızıya boyanmasın!
00:02 Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov Erakçi’yi tebrik etti
00:01 Avrupa Haberleri: Avrupa enerjisinde yeni oyuncular: Yunanistan’ın Dedeağaç stratejisi
15:25 Münih Güvenlik Konferansı başlıyor: Batı ittifakı sınavda
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Kıbrıs’ın Sahibi Biziz!

Kıbrıs’ın Sahibi Biziz!
29.04.2024
A+
A-

Bir dönemin ağızlardan düşmeyen cümlesiydi bu. 

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

 

Prof. Dr. Ata ATUN, KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Arkalarını Atlantik İttifakına ve Hristiyan dünyasına dayamış Kıbrıs Rumları ve Yunanlar, Kıbrıs adasını kendilerinin özel mülkü, vatan toprağı, Büyük Bizans Krallığı’nın ayrılmaz bir parçası zannediyorlar, öyle davranıyorlar ve “Kıbrıs’ın sahibi biziz” diyorlardı. 

Sırtlarını dayadıkları Atlantik İttifakına ve Hristiyan dünyasına güvenerek Kıbrıs adasını Kıbrıs Türklerinden temizlemek için günümüzde aynen Gazze’de yaşanan silahlı saldırılara dayalı soykırımı biz Kıbrıs Türklere uygulamışlardı.  

 İnsan Hakları, Barış, Adalet” konularının bayrak taşıyıcıları olduklarını iddia eden Atlantik İttifakından ve Hristiyan dünyasından “Ne yapıyorsunuz, katliamları, soykırımı durdurun, insan haklarını çiğniyorsunuz” gibi sesler yükselmeyince de bizlere uyguladıkları acımasız soykırım 11 yıl devam etti.  

Kıbrıs Türklerinin maddi manevi tüm yaşam imkanlarını silahlı saldırılarla ellerinden almalarını, Kıbrıs Türklerini ezmelerini, yok etmeye çalışmalarını, adanın yüzde üçü gibi küçücük bir bölge içine sıkıştırarak sadece nefes almalarına izin vermelerini kendilerine hak görüp, dış destekle başarılı olduklarını zannediyorlardı.  

1968 yılında başlayan ikinci etap göstermelik sözde müzakerelerde, akıllarına estiğinde müzakere masasından kalkarlar, kendilerine yapılan barışçıl önerileri anında reddederler, hiç olmayacak ve kabul edilemeyecek öneriler yaparak Kıbrıs Türklerini köşeye sıkıştırırlar, zora sokarlar, suçlu konuma düşürmeye çalışırlardı. Bu müzakerelerin en son aşamasında Kıbrıslı Türklere kısmi muhtariyet verilmesi üzerinde mutabakata varılmış olmasına rağmen, dönemin Rum lideri Makarios “Ben Kıbrıs Türklerine bırakın muhtariyet vermeyi, mahalle muhtarlığı bile vermem” diyerek müzakerelerin göstermelik yapılmış olduğunu gözler önüne sermiş ve sonlandırmıştı.  

Rumların kafaları böyle bir kafa, Kıbrıs adasına sahip oldukları düşüncesi de bu düzeydeydi. 

Yunanistan'da 1967'de Yönetime El Koyan Sağcı Komutanlar: Albaylar Cuntası

1974 yılının Temmuz ayında Yunanistan’daki Albaylar Cuntası adada darbe yapıp, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıktıktan sonra “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”ni ilan edip, adayı da Yunanistan’a katıp Yunan toprağı ilan edince, durum aniden değişti. Garantör olan Türkiye, uluslararası tescil edilmiş garantörlük hakkını kullanarak, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası EK 1, Madde 4’de açıkça belirtilen şekil ve yöntemle lağvedilmiş 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini tekrardan tesis etmek için müdahale etmek zorunda kaldı. Bu sayede Kıbrıs Türkleri esaretten kurtuldu ve adanın kuzeyinde egemen oldukları kendi devletlerini kurmayı başardılar. 

Kıbrıs adasındaki silahlı çatışmaları durdurmak ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tekrar hayata geçirmek için 1977 yılında başlatılan müzakereler, 2017 yılında, müzakerelerin son etabının yapıldığı Crans Montana’da Rumların megalomanik ve maksimalist istek ve davranışları nedeni sonrası masadan kalkmaları ile son buldu. 

Dünya üzerinde 1945 yılından beri süregelmekte olan Atlantik İttifakının gücü ve etkinliği azaldı. Hristiyan dünyası içinde Yunanlara ve Kıbrıs Rumlarına kayıtsız koşulsuz destek olan Rusya Federasyonu ve dostlarının siyasi ve ekonomik desteği son buldu. Süreç içinde Kıbrıs Rumların sırtlarını dayayıp horozlandıkları dağlar yıkıldı.  

Biz zamanlar “Kıbrıs Adasının sahibi biziz. Biz ne dersek, ne istersek sadece o olur” diyen Kıbrıs Rumları ve Yunanlar, şimdi Kıbrıs Türklerini masaya oturtmak için yalvar, yakar oldular. Araya BM, ABD ve AB gibi Atlantik İttifakının güçlü ortaklarını sokmaya çalışıyorlar ama elde edebildikleri hiçbir olumlu sonuç yok. 

Sıra, 24 Nisan 2004 tarihinde gerçekleştirilen Annan Planı referandumunda,  Atlantik İttifakına ve Hristiyan dünyasına güvenerek “HAYIR – OXI” oyu kullanarak, çöpe atılmasına neden oldukları “Adadaki iki halkın BARIŞ içinde yaşamasına mani olmaları”nın bedelini ödemeye geldi… 

Ağlaya ağlaya, bu bedeli de ödeyecekler….  

***

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN 

KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu Üyesi 

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.