enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
18,6336
EURO
19,4066
ALTIN
1.051,84
BIST
4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
Salı Çok Bulutlu
15°C
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
15°C

Kendimize vereceğimiz akıl

Kendimize vereceğimiz akıl
31.07.2022
0
A+
A-

TRT TÜRK yeni banner

İSTANBUL – TÜHA HABER / HABERTÜRK Yazarı ve eski TRT Haber Dairesi Başkanı Nasuhi GÜNGÖR, ‘Kendimize vereceğimiz akıl’ başlıklı yazısında, üzerine yeterince konuşulmayan Tahran Zirvesi’ne yeniden dönmek istediğini ve geçtiğimiz haftaki zirvenin çerçevesi, Astana formatını hayli aşan boyutların taşıdığına dikkat çekiyor.

Yandaş Nasuhi Güngör'ün TRT dönemindeki hesapları incelemeye alındıNasuhi GÜNGÖR yazısında, Türkiye açısından, özellikle Suriye’nin kuzeyindeki terör tehdidine odaklanan bir gündemi bulunduğunu hatırlatıyor ve bunun kuşkusuz doğru bir yaklaşım olduğunu, ancak gerek zirvenin dokunduğu alanların, gerekse Rusya-İran ekseninde ortaya çıkan yeni tablonun daha fazlasını söylediğini ifade ediyor.

Ukrayna’nın işgalinden kısa süre önce Rusya ve Çin’in kelimenin tam anlamıyla bir meydan okumada bulunduğunu yazan GÜNGÖR. İlan edilen stratejik ittifakın, bugüne kadar ortaya konulan başlıkların ötesine geçen bir genişlik ve derinlik taşıdığının altını çiziyor.

“İşgal başladı, Rusya önce hedeflediği alanlardan geri çekilmek zorunda kaldı” diyen Nasuhi GÜNGÖR, şöyle devam ediyor:

“Ardından özerkliğini tanıdığı bölgeler, Kırım ve Azak Denizi üzerinden durumu lehine çevirdi. Batı ittifakının sırtında yumurta küfesi bulunmayan iki kafadarı ABD ve İngiltere öncülüğünde ilan edilen yaptırımların özellikle Avrupa’nın büyük aktörlerini ne hale getirdiği ortada.

Ancak yaptırımların Rusya’yı, en azından şimdilik daha da zenginleştiren sonuçlar üretmesi, büyük müttefiki Çin açısından aynı düzeyde mutluluk kaynağı değil. Tayvan krizini ısrarla kaşıyan ABD’ye verdiği sert tepkiye rağmen Çin, muazzam bir nüfusu beslemek zorunda olduğu gerçeğiyle yüzleşiyor her an.

Rusya, enerji ve gıda kartlarını sahip olduğu avantajlarla sert ve acımasız yaklaşımlarla oynarken, bir yandan da kürenin diğer yarısında sahip olduğu ittifakları genişletme çabasında. İşte burası bizi çok ama çok yakından ilgilendiriyor. Tekrar Tahran Zirvesi konuşmamın nedeni de bu”.

RUSYA’NIN İTTİFAK HAMLELERİ

Yazar GÜNGÖR Moskova, bir yandan BRICS (Brezilya, Rusya, Çin, Hindistan ve Güney Afrika) beşlisine, diğer yandan Şangay İşbirliği Örgütü’ne yeni aktörlerin devşirme arayışında olduğunu belirterek, “İran’ın ŞİÖ üyelik süreci için geri sayım başladı bile” diyor.

“Türkiye, özellikle ticari olarak ŞİÖ’nün kapsadığı alanı çok önemsiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meseleye bakışının da, temelde bu büyük ticari potansiyel üzerinden olduğunu söyleyebiliriz” diyen Nasuhi GÜNGÖR yazısında, Rusya’nın, hem BRICS, hem de ŞİÖ’de Türkiye’nin olmasını istediğini ve kuşkusuz bunun nİran’a yönelik yaklaşımından daha temkinli bir hamle olduğuna dikkat çekiyor.

HABERTÜRK Yazarı GÜNGÖR, “Biz bir türlü o gündeme odaklanamasak da, Türkiye’nin yeni dünyada nerede, nasıl ve ne kadar yer alacağı müthiş bir ilgiyle takip ediliyor. Ama şöyle bir not da düşelim. Ankara’da “devlet aklı”nı temsil eden yapıların, Türkiye’nin geleceğine dair hazırlıkları son derece ciddi ve uzun soluklu” olduğunu yazıyor.

Putin’in, İran’la yakınlığının sınırlarını nereye taşıyor sorusuna bir örnek de veren Nasuhi GÜNGÖR, İran ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin yenilenmesinde bizzat rol oynadığını ve “ABD Başkanı’nı Ortadoğu’ya koşturan nedir” sorusunun cevabının da burada yattığını dile getiriyor.

“Türkiye’nin Rusya’nın (elbette Çin’in de) davet ettiği alanlara ilgisinin, içinde yer aldığı NATO ittifakı üzerinden kuşkuyla karşılanması şaşırtıcı değil elbette” diyen GÜNGÖR yazısında, “Ankara’nın da tüm yumurtaları bir sepete koymadan yola devam stratejisi, şaşırtıcı zenginlikler üretiyor dış politika açısından.

Rusya derken hep hatırlamakta yarar var. Ukrayna’ya silah veriyoruz, Libya’da karşı karşıyayız, Kafkaslarda onlar için davetsiz misafiriz. Suriye’de inişli çıkışlı bir ilişkimiz var. Ama buna rağmen Türkiye-Rusya ilişkileri tahıl koridoru örneğinde olduğu üzere küresel ölçekte sonuçlar alacak düzeyde yakın” olduğuna dikkat çekiyor..

KÜRTLER ÜZERİNE HESAPLAR

ABD’nin Suriye’de Türkiye aleyhine terörü desteklemesinin ise tüm bu denklemlerin en can alıcı noktası olduğunu vurgulayan Nasuhi GÜNGÖR, “Afganistan ve Irak’tan çekilirken, Suriye’deki siyasi ve askeri varlığını Kürtler üzerinden devam ettirmek isteyen “müttefikimiz”, gerçekten bunca yatırımını Moskova-Şam-Tahran üçgenine terk edecek mi? Hiç sanmıyorum.

Ancak Şam ve büyük ortaklarının da Kürtler üzerindeki hesapları giderek hız kazanıyor. Daha önce de yazmıştım. Avrasya bloğunun Suriye’de Türkiye lehine hareket edebileceği iddiası tam bir palavra” olduğunu açıklıyor.

“Tarafların ortak noktası her ikisinin de Türkiye’nin bölgeye yönelik askeri operasyonlarına karşı olmaları” diyen HABERTÜRK Yazarı GÜNGÖR, “İşte yine geldik bu düğümü kendi lehimize nasıl çözeceğimize. Bir yanda ABD, diğer yanda Rusya ve İran. Hepsinin ortasında Türkiye ile tarihsel bağları olan Kürtler. Meselenin terörle ilgili boyutu ortada ve kimsenin bize akıl vermesine ihtiyacımız yok. Güvenliğimizi sağlamak zorundayız. Ancak kendimize vermemiz gereken bir akıl var ki, işte orada hala belirsizlik sürüyor. Ama şunu yaptılar, filanla beraber oldular türünde sızlanmaları bir kenara bırakalım. Suriye Kürtleriyle bir kader planlaması yapma konusunda hala tüm aktörlerden daha avantajlıyız. Bu kaçınılmaz kader ortaklığıyla kimse ilgilenmese bile yazmaya ve hatırlatmaya devam edeceğim” diyor.

HABER : Ataner YÜCE

[TÜHA Haber Ajansı, 31 Temmuz 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.