Karda, sıcakta, çöl fırtınasında Türk SİHA’ları: Dünyanın gözü BAYKAR’da
* NATO tatbikatında karlı havada Bayraktar TB-3’ün denizin ortasındaki TCG Anadolu’ya otomatik iniş-kalkış yapması dünyanın dilinde. Bu haber bizi 2019’daki başka bir olaya götürdü. Kuveyt’teki demo gününde kum fırtınası nedeniyle ABD ve Çin İHA’larını kaldıramamıştı. Böyle bir ortamda havalanan Bayraktar TB-2 tam 27 saat havada kalıp rekor kırmıştı.
* İşte detayı!…
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
ANKARA, 20 ŞUBAT 2026 – Türkiye’nin uluslararası alanda en bilinen markalarından biri hiç şüphesiz Türk SİHA’ları. Bu başarı hikayesinin başrolünde ise BAYKAR var.
Şu sıralar özellikle Batı medyasının manşetlerini Bayraktar TB-3’ün NATO tatbikatı kapsamında denizin ortasında görevli TCG Anadolu’ya otomatik iniş-kalkış yaptığı anlar süslüyor. Bu önemli olayı bir adım daha yukarı çıkaran detaysa tüm sürecin son derece zorlu hava şartlarında gerçekleşmiş olması.
NATO’nun üst düzey askeri heyetlerinin önünde buz gibi bir havada TCG Anadolu’dan havalanan Bayraktar TB-3 görevini icra etti. Ardından yine karlı bir ortamda TCG Anadolu’ya tamamen otonom şekilde kusursuz bir iniş yaptı. NATO tarihi için de son derece kritik bir ilk olan bu kabiliyet bizi 2019’daki başka bir olaya götürdü.
ABD ve Çin İHA’ları kalkamadı TB-2 havada rekor kırdı
Bahsettiğimiz olay 2019 yılının Temmuz ayında Kuveyt’te gerçekleşti. O dönem Kuveyt Hükümeti askeri gücünü İHA’larla desteklemek için nihai kararını verecekti. Üç ülkeden ‘demo’ uçuşu istediler. Bu kapsamda Türkiye, Çin ve ABD’yi davet ettiler. Türkiye adına Bayraktar TB-2 sahne alacaktı. ABD ise en gelişmiş sistemlerinden biri olan Predator ile Kuveyt’e geldi. Çinliler de benzer şekilde o sınıftaki en başarılı hava aracıya demo gününde boy gösterecekti.
Demo günü hava sıcaklığı 42 derecenin üzerindeydi. Çöle yakın bölgede yapılacak test uçuşlarının hemen öncesinde kum fırtınası da başladı. O dönem yabancı haber sitelerinde yazıldığına göre ABD de Çin de bu zorlu şartları görünce İHA’larını kaldırmaktan vazgeçti.
ABD tarafı Predator’ü hangardan çıkarmak istemedi. Çinliler ise İHA’larına taksi yaptırıp pist başına getirdi. Ancak kum fırtınası nedeniyle onlar da kalkış yapamayacaklarını belirtip geri çekildi.

Bayraktar TB-2 ise yüksek sıcaklık, kalkış sırasındaki 40 knots’u geçen darbeli rüzgar ve kum fırtınasına rağmen kalkışını başarıyla yaptı. Sadece kalkış yapmakla kalmadı, o gün tam 27 saat 3 dakika kesintisiz uçarak tarihi bir rekora imza attı. Bu aynı zamanda tek bir kalkışta Kuveyt’in çevresini 4 kez katetmiş olmak anlamına geliyordu.
Elbette Kuveytli yetkililer de sahadaki bu gerçekliği görmezden gelmedi. ABD ve Çinli rakiplerini geriden bırakan BAYKAR ile Kuveyt arasında 370 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandı. Bugün Kuveyt semalarında BAYKAR imzalı platformlar görevine başarıyla devam ediyor.
TB-3’ün TCG Anadolu’ya inişi ve Avrupa’nın görmesi gerekenler
Kuveyt’e bir nokta koyalım ve yeniden Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenen Steadfast Dart 2026’ya dönelim.
NATO’nun bu yılki en geniş kapsamlı tatbikatı olan organizasyonda hava sıcaklığının -5 dereceye kadar düştüğü, yoğun kar yağışı ve şiddetli rüzgarın hakim olduğu dondurucu ortamda Bayraktar TB-3 SİHA uçuşunu başarıyla icra etti.
Bu uçuş aslında tek başına TB-3’ün bir gövde gösterisi değildi. Aynı zamanda Türk mühendisliğini geldiği noktayı da gösteren bir kabiliyet fragmanıydı.

TB-3 gemiye yaklaşırken, TCG Anadolu’nun üzerindeki son derece gelişmiş sistemlerle en basit haliyle anlatmak gerekirse sürekli ‘konuştu’. Böylece zorlu deniz şartları, soğuk hava ya da ansızın şiddetini, yönünü değiştiren rüzgar gibi etmenlere rağmen TB-3, TCG Anadolu’ya kusursuz bir şekilde inebildi.
Çünkü iki platform, üzerinde taşıdıkları çok hassas elektronik sistemlerle mesafe, açı, tekerin ilk konacağı nokta gibi kritik unsurları mili saniyeler içinde kuyumcu terazisi hassasiyetinde hesapladı. Ve nihayetinde iki platform aslında tek bir unsur gibi hareket edip operasyonun başarıyla gerçekleşmesini sağladı.
Elbette bu uçuş Türkiye için bir kapasite gösteriminin çok daha ötesinde anlamlar taşıyor. Avrupa ülkelerinin kendi askeri yeteneklerini geliştirmek istediği, bu uğurda milyarlarca Euro harcayacağını ilan ettiği bir dönemdeyiz. Avrupa’nın elinde Türk SİHA’ları gibi çok gelişmiş ve rüştünü her türlü zorlu harp sahasında ispat etmiş bir platform yok. Ve görünen köye göre çok kısa zamanda bu kabiliyetlere erişmeleri pek mümkün görünmüyor.
Avrupalı üst düzey askeri heyetlerin önünde BAYKAR’ın ve Türkiye’nin sergilediği bu uçuş çok farklı kapıların açılmasında ilk ve belki de en önemli adımlardan biri olabilir.

