enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:11 “Mutlu Ailenin Formülü, Kendini Değiştirmektir”
17:34 4. MÜZEFEST Gençlik Festivali’nde Tarih, Sanat ve Gençlik Buluştu
10:31 Diaspora Seferberliği Konferansı veya Seçim Öncesi Propaganda Faaliyeti
09:23 Hollanda’nın Zirvesi’nde Bir Türk Hakem: Serdar Gözübüyük Avrupa’da Tarih Yazıyor
22:25 Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kılıçdaroğlu, “Partinin ahlaki değerlerini düzeltmemiz lazım”
22:06 Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak tutuklandı
21:54 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı soruşturmasında 13 şüpheliden 9’u tutuklandı…
21:38 “Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans” kitabı yayımlandı
12:49 Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 5 bin 328 gence,1 milyar 228 milyon lira ödeme yapıldı”
11:50 FIFA Dünya Kupası’nda gol atan en yaşlı futbolcu ünvanı Roger Milla’nın elinde bulunuyor…
11:16 Trendyol 1. Lig’den Süper Lig’e yükselecek son takım belli oluyor
09:19 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency : Merkez Bankası Haberleri
08:56 Türk Mutfağı Haftası “Bir Sofrada Miras” Başlığıyla Kocaeli’nde Kutlandı
23:05 MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır”
22:00 Özel ve Kılıçdaroğlu telefonda görüştü
21:19 “Bir Sofrada Bursa Mutfağı” etkinliğinde, Bursa’nın saklı lezzetleri ortaya çıktı: İşte asırlık sırlar!
20:55 CANiK sporcuları Avrupa’da madalya mücadelesine çıkıyor
20:15 Sınava Sayılı Günler Kala Psikolog Gözde Ergin’den LGS Öncesi Psikolojik Dayanıklılık Uyarısı
18:35 Amsterdam’a Mavi Bir Yolculuk: Veyis Güngör’ün “Mavi Minibüs” Kitabı Önceki Akşam Tanıtıldı
12:45 İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı kararıyla resmen kapatıldı.
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Savaşların da Namusu Kalmadı

Savaşların da Namusu Kalmadı
06.04.2026
A+
A-

Şu sıralarda tüm dünyanın baş gündemi ABD/İsrail–İran savaşı. Bu, aslında hiçbir açıdan konvansiyonel bir savaş değil; asimetrik, eşitsiz, orantısız güç kullanımına dayalı vur kaç savaşı.

Dünya genelinde son yüzyılların ürünü olarak uluslararası savaşlarda olumlu, insani bazı kurallar, teamüller oluşmuştu. Bir devlet başka bir devlete aklına estiği gibi savaş açamazdı. Bunun için bazı şartların oluşması, uluslararası toplumun savaşa ikna olması, haklı gerekçelerin açık seçik ortaya konması gerekirdi. Savaş başladığında da ulusların insan yaşamı (bilhassa çocuklar, hastalar, yaşlılar) için hayatî önemdeki tesislerinin korunması gibi hususlara riayet söz konusuydu. Bunlar “savaşların namusu” olarak kastettiğimiz hassasiyetlerin önde gelenleriydi.

İsrail kurulduğundan bu yana, ABD de 2. Dünya Savaşından beri yaptıkları tüm savaşlarda savaşın bu anlamdaki namusunu yok ettiler. “Güçlüyüm, haklıyım” mantıksızlığı ile savaşlar için öngörülmüş hiçbir hassasiyete uymadılar. Okul demediler, bombaladılar; hastane demediler, bombaladılar; güvenli bölge demediler, bombaladılar. İsrail Gazze soykırımı sürecinde tarihin en büyük vahşetlerini sergiledi. 2,5 milyonun yaşadığı Gazze’de tek bir yapıyı ayakta bırakmadı. Daha önce hiç görülmedik şekilde kazara değil, kasten yüzlerce gazeteciyi dahi katletti. Birleşmiş Milletler askerlerini bile gözünü kırpmadan öldürdü.

ABD ve İsrail’in 2. Dünya Savaşından bu yana başlattıkları hiçbir savaşta uluslararası toplumu ikna eden haklı gerekçeleri olmadı. Hep çürük çarık, köksüz, temelsiz uyduruk gerekçelerle saldırılarda bulundular. İsrail-Filistin, İsrail-Arap savaşları; ABD-Irak, ABD-Vietnam savaşları vb. hep böyle, kurdun yemeyi aklına koyduğu kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” türünden uyduruk gerekçelerle başlatılmış savaşlardır.

Şu anda devam etmekte olan ABD/İsrail-İran savaşı da bu türden bir savaştır. ABD ve İsrail’in hiçbir gerekçeleri ikna edici, haklı ve adaletli değildir. Bu yüzden İran bu savaşta mazlum ve mağdurdur. Bu savaşta İran’ın yanında olmak, açık seçik tarihin haklı yanında olmaktır. Türkiye’de ve birçok İslam ülkesinde İran’a yapılan saldırı için İran’ın mensup olduğu mezhep sebebiyle “oh olsun!” diyecek kadar kafayı yiyen, akıl tutulmasına uğrayan insanlar ve çevreler bulunuyor. Halbuki söz konusu savaşta İran Şiî değil de dinsiz, kafir bir ülke bile olsa mazlum olduğu için yanında olunması gereken odur. Bir sorun, bir anlaşmazlık durumunda kafir olan biri haklı; hangisi olursa olsun bir dine mensup biri haksız olsa bir dine mensup olanı mı destekleyeceğiz? Önemli olan hak ve adalettir. Hiç şüphe edilmemelidir ki dünyanın sonunu hak ve adaletin yok olması getirecektir.

Günümüz dünyasının barış, huzur ve güvenliği ne yazık ki ABD lideri Trump’ın dengesiz, tekinsiz, mantıksız, çelişkilerle dolu ve her an değişen karar ve politikaları ile; tarihin en hırslı, en gözü dönmüş katili olan İsrail Başbakanı Netanyahu’nun insafsızlığına mahkûm olmuş durumdadır.

Günümüz insanlığı, ne yazık ki kafalarında ve gönüllerinde bir zerre adalet, merhamet, insanlık barındırmayan bu iki sergerdenin dünyayı her an ateşe vermeleri ihtimali sebebiyle endişeler içinde, alabildiğine tedirgin bir bekleyişe tutsak haldedir.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.