enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
13,3183
EURO
15,0914
ALTIN
763,88
BIST
1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Sağanak Yağışlı
17°C
Cumartesi Kuvvetli Sağanak
15°C
Pazar Hafif Sağanak
15°C

Kadına şiddete ‘Sanatsal Yakarış’

Kadına şiddete ‘Sanatsal Yakarış’
25.11.2021
0
A+
A-

İSTANBUL-TÜHA HABER / Seramik Sanatçısı Seçil Nebioğlu, Türkiye’de ve dünyada kadına şiddete ve kadın cinayetlerine, sanatın sesiyle yakarış amacını taşıyan “Toprakla Ağıt” sergisini düzenliyor.

Secil Nebioglu (@Secilnebioglu) / Twitter25 Kasım – 30 Aralık 2021 tarihleri arasında UNIQ Expo İstanbul’da gerçekleşecek olan serginin, bu çığlığa kulak vermek isteyenlerin katılım ve desteğiyle başka illere ve ülkelere de taşınması planlanıyor. Özellikle son zamanlarda toplumun dindirilemez yaralarından biri haline dönüşen kadın cinayetlerine dikkat çekmek, o acıyı bir üretim gücüne çevirmek ve en önemlisi her zaman hatırlatabilmek amacıyla seramik sanatçısı Seçil Nebioğlu tarafından hazırlanan “Toprakla Ağıt” sergisi, dişil enerjinin gücünü ön plana çıkartıyor. Serginin çıkış noktasının tüm dünya kadınlarının yüzyıllardır süregelen ortak sorunu olan kadına şiddet konusu olduğunu belirten Seçil Nebioğlu, ”Toprakla Ağıt; ülkeler üstü, milletler üstü, siyaset üstü, tüm dünyanın ortak sorunundan besleniyor. Kadın formundaki dişil enerjiye yapılan zulmün, aslında kişinin öz varlığına yapılan zulüm olduğunu her geçen gün bir kez daha hatırlatmak istiyor. Beynimizin sağ lobunda mevcut olan dişil enerjinin dışlanması ve hasar görmesi, önce kendimizi, devamında da toplumları ayrıştırmaya ve ötekileştirmeye götürüyor. Aslında kadın sorunu, tamamen bir varlık sorununa dönüşüyor. Bu sorunu aşabilmek için dişil enerjinin önce bireyde, sonra toplumda hak ettiği değer ve dengeye ulaşması gerekiyor. Serginin ortaya çıkış fikri bu farkındalığı kazandırma çabasıyla, ilhamını önce kadın sonra doğadan alıyor. Bu nedenle de dilimizde sanat, elimizde toprak, toprağa verdiklerimizi toprakla anıyoruz” diyor. Ağıttan umuda…Toprakla Ağıt” kaybedişten kazanıma, ağıttan umuda uzanan bir dönüşüm yolculuğu… Kadının, dişil enerjinin, merhametin ve yaratıcılığın yok edilmesine karşı bir ağıt niteliğinde olan bu sergi, aynı zamanda ağıta karşı devam eden birlikte üretmenin gücü, dayanışma ve emek ile birleşerek, umudumuzu yeşertmeye, yeniden dişil gücün canlılığını, şefkatini sanat yoluyla hatırlatmayı amaçlıyor. Bu ağıtın, bu yakarışın içindeki umut; doğanın, rengin, sevgiyle verilen emeğin harmanlanmasıyla bir araya geliyor, o sessiz çığlığı herkesin duymasını sağlamak için var gücüyle çabalıyor.

sanat.jpgHatırlatabilmek için üretmekHazırlanan çeşitli masklar ve içi boş, bedensiz elbiseler, üretenlerin bu konuyu kendi yorumlarıyla ele alabilmesi için özgürce ve özgünce tasarlanabilmesi için seçilmiş. Askıda elbiseler, diğer yandan, yitirilen kadınların ‘yokluğunu’, ‘boşluğu’ ifade ederek, ağıt niteliği taşıyor. Kuru kafa görünümündeki masklar ise renkleri ve desenleriyle, yaşamın canlılığı ve ölüm arasındaki o keskin tezatlığı ifade ediyor. Yaşam sevincini içinde yaşatan tüm kadınların anısına saygı ve yaşamın dirimliliğine dikkat çekiyor. Seramiğin yanı sıra kullanılan materyaller de bütünleyici anlamlara sahip; kırılan zincirler özgürlüğü, kırılmış kuru dallar ise doğa tahribatına dikkat çekmeyi amaçlıyor. 126 gönüllü yer aldıSeramik Sanatçısı Seçil Nebioğlu, kadına şiddete ve kadın cinayetlerine, sanatın sesiyle yakarış amacı taşıyan projesi için 21 Mart 2021’de atölyesini tüm sanatçıların ve gönüllülerin katılımına açtı. Sanatçının bu yakarışı, çok kısa sürede dayanışma, ortak emek ve sorumluluk projesine dönüştü. 126 gönüllünün yer aldığı bu projede kısa sürede, tüm kadınların bu meseleyi içselleştirerek yarattığı 460 adet mask ve 560 adet içi boş kadın elbisesi üretildi. Seçil Nebioğlu, bu sergiyi özel kılan noktalardan birinin kolektif bir emeğe dönüşen kadınların emeğinin gücünü bu denli içten hissedebilmek olduğunu söylüyor. Nebioğlu, bu konuda şunları ifade ediyor: “Birden fazla seramik atölyesi aynı amaç uğruna beraber çalışıp, birleşen emeğin gücüne inanmaya davet ediyor. Yaratıcılık, kadının üretim gücü ve birlik duygusu tüm acı haykırışların üstünü örtüp, yepyeni başlangıçlara, yeşerecek bir umuda dönüştürüyor. Birliğin dönüşümüne de ortak oluyoruz aslında. Emekle üretmenin sanata dönüşümü, acıların hayallere dönüşümü en önemlisi ise şiddetin sevgiye dönüşümü.” Yakarışa dünya sanatçıları da katılacakKadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin, siyaset, milletler, ülkeler, farklı görüşler üstü, büyük bir insanlık sorunu olduğunu vurgulayan Nebioğlu, “Sanatsal Yakarış” projesini isteyen herkesin katılımına açarak çığlığın büyümesini, farklı ülkelerden de katılımcıların desteğiyle farkındalığın tüm dünyayı sarmasını hedeflediğini belirtiyor:

“Amacım, sanatın etkisiyle ve yapıcılığıyla farkındalık oluşturmak; umutsuzluğu umuda, sessizliği çığlığa dönüştürmek, isteyen herkesin kendisini ifade etmesini sağlamak. Projeye katkı sağlamak isteyenlerle haftanın beş günü üretim yapıyoruz. İstanbul’un dışından katılmak isteyenlerle ‘Uzaktakiler’ grubunu kurduk, her gün çoğalarak üretiyoruz. Farklı ülkelerin sanatçılarıyla, gönüllüleriyle de birleşeceğiz. Ürettiklerimizi önce Türkiye’de daha sonra farklı ülkelerde sergileyeceğiz.”     Sergi, yaşamda farkındalık yaratacakSergi projesine ek olarak ikonik minik boyutlarda muhtelif askıda elbise ve masklar üretildi. Sergileme mekanlarında satışa sunulmak üzere, küpe, kolye, broş gibi yaşama karışacak ürünler oluşturuldu. Kadına şiddeti simgeleyen bu ikonların yaşama karışıp projenin farkındalık yaratan sembolleri olması hedefleniyor. İkonik parçaların gelirleri ise kadın derneklerine bağış yapılacak. Nebioğlu, toprağa verdiklerimizi, toprakla anarken ikonların yaşama geçen sosyal bir farkındalık hareketi oluşturacağını vurguluyor.

Seçil Nebioğlu hakkında1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1984 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Ana Sanat Dalı’ndan master yaparak mezun oldu. 1985-2000 yılları arasında soft porselen üreticisi Maksan A.Ş.’de üretim müdürü ve şirket ortağı olarak görev yaptı. 2001 yılından bu yana kişisel ve karma sergilerle sanat çalışmalarına ağırlık verdi. Yurt içi ve yurt dışında karma ve bireysel 47 Sergi gerçekleştirdi. Varlık sorunu üzerine yoğunlaşarak çalıştığı ‘Mevlana ve Aşk’ konulu eserleri 3 ayrı doktora tezinde değerlendirildi. “Acımı, umudumu toprağa yazdım… Bir nefes – bir yürek – bir insan daha istiyorum.” sloganıyla yaptığı çalışmalarında, tüm insanlığa dostluk ve düşünce daveti çıkarmayı amaçladı. Sanatçının, ülkemizde kamusal alanda, metro istasyonlarında büyük metrajlı seramik duvar panoları bulunmaktadır. Seçil Nebioğlu ‘nun eserleri, aşağıda yer alan istasyonlarına kalıcı olarak monte edilmiştir:İstanbul Kadıköy-Kartal Metrosu Ünalan İstasyonu (38m²)  Yeni Sahra İstasyonu (30m²) Ankara Metrosu Söğütözü İstasyonu (45m²)Mecidiye İstasyonu (128 m²)İstanbul Üsküdar-Ümraniye Metrosu, Fıstıkağacı İstasyonu (30 m²) İstanbul Üsküdar-Ümraniye Metrosu, Bulgurlu İstasyonu (38 m²)

HABER : Cansu ASLAN

TÜHA Haber Ajansı, 25 Kasım 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.