enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:53 ABD merkezli düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na övgü
09:02 Türk ANTTEQ, Moskova projelerini yüksek tempoyla gerçekleştiriyor”
00:41 AB, Kazakistan ve Özbekistan’ı göçmen kamplarına dönüştürecek
00:38 Araştırmacı Zeynep Gizem Özpınar: Türkiye NATO’da Yeni Döneme Hazırlanıyor
00:34 İsrail işgallerini derinleştiriyor
00:06 Orta Doğu’nun icadı: Coğrafi bir terimin sömürgeci kökenleri
00:04 Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İklim değişikliği insanlarda kaygı ve umutsuzluk gibi duyguları açığa çıkarıyor”
21:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP içindeki gerilimler bizi ilgilendirmez
19:28 CHP’de ‘grup toplantısı’ krizi: TBMM Başkanı Kurtulmuş açıklama yaptı
19:06 CHP’de Özgür Özel ve ekibinin olağanüstü kurultay için beklediği imza sayısına ulaşıldı
17:09 Türkiye’den İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesine sert tepki
11:39 Karabağ Sonrası Normlar ve Egemenlik Gerilimi: ‘‘Azerbaycan–Avrupa Birliği İlişkileri’’
00:52 İşletmelerin Ortak Sorunsalı Turnover
00:25 KİAMP Heyetinden Tiran’da Stratejik Temas: TİKA ile İş Birliği ve Gelecek Vizyonu
18:47 Kocaeli’de dev bir organizasyon daha: Dünyanın Gözü Kocaeli’de Olacak
18:00 CANiK sporcuları Avrupa’da madalya mücadelesine çıkıyor
22:55 Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 108. Yıl Dönümü dolayısıyla, Mehmet Emin Resulzade’nin Mirası İstanbul’da Anıldı
22:18 Kurban Bayramı’nda üreticilerin elinde kalan kurbanlıklar, 1-7 Haziran tarihleri arasında Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacak
21:49 Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, nisan sonu itibarıyla 125 bin 410 megavata yükseldi.
21:36 Emlak vergisi ödemelerinde son gün pazartesi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk

İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
A+
A-

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur. İnsanlar yüzyıllarca bu iki nimeti bitmez, tükenmez, bozulmaz, değişmez olarak görmüşler ve hiçbir tedbire, tasarrufa, dikkate gerek duymadan keyiflerine göre kullanmışlardır. Fakat havanın ve suyun zannedildiği gibi sonsuz ve değişmez olmadığı 20. yüzyılda ağırdan ağırdan hissedilmeye başlandıysa da bugün 8 milyara ulaşan dünya nüfusuyla bu his çok daha derin olarak ortaya çıkmıştır.

Özellikle son yüz elli yıldan bu yana insanların doğanın nimetlerini hovardaca kullanmalarının hızı, doğanın kendini yenileme hızından daha yüksek olmuş; bu yüzden doğadaki harika düzen ve denge bozulmuştur. Ne yazık ki insanlar bunu çok geç anlamış, doğal dengeyi yeniden sağlama çabalarına girişmiş, bu amaçla faaliyet gösteren uluslararası birçok organizasyon oluşturmuş, ama beklenilen denge sınırlarına ulaşılamamıştır. Biz bu yazıda yalnızca su üzerinde duracağız.

Dünyamızın susuzluğa, daha da önemlisi çölleşmeye doğru gidişinde en önemli etken iklim değişiklikleridir. Bunun da sebebi ifade ettiğimiz üzere insanların ve toplumların hırsları ve açgözlülükleri uğruna doğal dengeyi tahrip etmeleridir. Buna bağlı olarak sıcaklıkta, yağmurun ve karın yağmasında belirsizlik ve ölçüsüzlük artmıştır. Bu yüzden geçmişte alışılmış olan aylara, mevsimlere göre oluşan sıcaklık, yağmur ve kar yağışı artık gerçekleşmiyor. Beklenen ay ve mevsimlerde yağmur bazen hiç yağmıyor, bazen de korkunç seller oluşuyor. Sel halinde yağmurun da bilhassa tarıma ve çevreye büyük zararı oluyor. Birçok ülkede beklenmedik can ve mal kayıpları yaşanıyor.

Biz Türkler yakın zamanlara kadar ülkemizi su zengini ya da su sıkıntısı olmayan ülkelerden sayıyorduk. Ama son yıllarda ülkemizin su konusunda kendi kendine yeterli olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Dünyadaki gidişata paralel olarak bizim de su kaynaklarımız azalıyor, hatta bazı göl ve barajlarımız alarm veriyor. Bazı yerlerde yer altı sularımız çekilmiş durumda. Küçük çaplı birçok akarsuyumuz kuruma yolunda. Bugün içmede, kullanmada, tarımda sulamada suyun eski bolluğundan ve kalitesinden bahsetmek mümkün hiç değil.

Biz, bir şeyin çok ucuz olduğunu anlatmak için dilinde “sudan ucuz” deyiminin yer aldığı bir toplumuz. Bugün böyle bir deyimi kullanmak akıllıca sayılır mı? Çünkü bugün su ucuz değil, birçok şeyden daha pahalı. Hele içmek için alınan hazır sular ateş pahası. Şehirlerde, kasabalarda evlere verilen sular da çok pahalı. “Allah’ın suyu parayla mı olurmuş?” dendiği zamanlar çok gerilerde kaldı. En kötüsü de biz suyun bu kadar değerli hale geldiğine bakmadan onu hem israf ederek kullanıyoruz hem de kirletiyoruz. Tam bir kısır döngü içindeyiz.

Bir zamanlar “bir gün gelecek, bir litre su eşittir bir litre petrol değerinde olacak” denirdi. Şu anda tam o günlerin eşiğindeyiz. Muhtemeldir ki daha sonraki zamanlarda para da para etmeyecektir. 20. yüzyılda bir Kızılderili reisi, Amerikalıların doğayı hızla tahrip etmelerine bakarak “Nehirler kuruduktan, ormanlar yok olduktan, denizler çöplüğe döndükten sonra dolarınızın da bir işe yaramadığını anlayacaksınız” demiş.

Dünyamızın bugünkü durumunda hiçbir ülke ve hiçbir toplum “Doğal dengeden bana ne, benim öyle bir sorunum yok!” diyecek konfor ve rahatlığa sahip değildir. Çünkü tüm ülkeler bozulan doğal dengeden önemsenecek ölçüde etkilenmişlerdir. Bunun için her ülke, her toplum ve tek tek bireyler dünyamızı yaşanabilir halde tutma çabalarında rol almaya mecburdur.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.