enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
13:43 Mart kapıdan baktıracak: Hafta sonu kar geri dönüyor
13:09 Türkiye’de 1 Nisan itibarıyla 81 ilde kullanılmaya başlanacak 5G teknolojisi yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.
12:46 Türkiye’nin enerji filosunda yer alan 7. nesil teknolojiye sahip Abdülhamid Han Sondaj Gemisi, Kocaeli açıklarında
12:23 ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ardından Asya’da günlük yaşamı durma noktasında: Karneyle yakıt dönemi
23:52 Yapay zeka savaşta da başrole geçiyor
23:26 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek
22:04 Adalet Bakanı Gürlek, “Ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir”
21:27 İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) yarın başlıyor
11:07 İzmir, TEKNO 293 Dünya Şampiyonası için ev sahipliğine hazırlanıyor
09:53 Pick-Pong ile Hayata Dokunan Yolculuk Ankara’ya Taşınıyor
00:50 İran savaşında hangi ülkeler kazanacak, hangileri en çok zarar görecek?
10:30 Meclis’in bayram sonrası gündemi yoğun
09:13 İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme olarak, İsrail’de Dimona’nun ardından Arad’ı da vurdu
00:58 Bir Krizin Anatomisi: Hürmüz Boğazı’nda Hukuk ve Sigorta
00:28 Geçmişten Günümüze Dışişleri Bakanlarımız | İsmet İnönü
00:20 Gazeteci Kutub Elaraby yazdı: Batı’nın Savaşlarda Dini Söylem Kullanımı
19:36 Türkiye’den İsrail’e tepki: Yahudi işgalci terörü derhal son bulmalı
19:19 Bakan Fidan: Sorun İsrail’in barış istememesi
19:06 BM Raportörü: İsrail, Filistinlilere karşı sistematik işkence uyguluyor
17:58 Fransa’nın Lübnan’daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İkili ilişkilerin kapsamını aşan çok katmanlı ziyaretler

İkili ilişkilerin kapsamını aşan çok katmanlı ziyaretler
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz iki gün Suudi Arabistan ve ardından Mısır‘a birer ziyaret gerçekleştirdi.

Nebi MİŞ (@nebimis) / X

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz iki gün Suudi Arabistan ve ardından Mısır‘a birer ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretler, çok önceden planlansa da, İran-ABD geriliminin savaşa mı yoksa müzakere ile bir çözüme mi evrileceğinin belirsizliğini koruduğu bir konjonktürde gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ekim ayının son haftasında Katar, Kuveyt ve Umman’ı ziyaret etmişti. Önümüzdeki günlerde BAE başta olmak üzere bölgenin geri kalan ülkelerini de ziyaret edecek.

Bu ziyaretlerin gündeminde kuşkusuz ikili ilişkilerin geleceği önemli bir yer teşkil ediyor. Ancak, yapılan her bir ziyaretin, ikili ilişkileri aşan yönlerinin ağırlık oluşturduğunu görmek gerekir.

Ortadoğu’da güvenlik mimarisi ve jeopolitik ortam yeniden şekilleniyor. Sadece son 20 yıllık dönemde, Ortadoğu’da, tüm devletleri içine çeken, ilişkileri kırılganlaştıran, devlet yapılarını çökerten ve toplumsal direnci zayıflatan her türlü kriz, çatışma ve savaş yaşandı. Bölgede; liderler, karar alıcılar, kanaat oluşturucuları ve en geniş anlamda halk, süreçlerin sebep ve sonuçlarını yaşayarak gördüler.
Ne tür adımların krizleri derinleştirdiğini, hangi yaklaşımların normalleşmeyi sağladığını biliyorlar. Küresel güçlerin bölge içinden vekalet unsurlarını (devlet ya da devlet dışı) kullanarak çatışmaları nasıl derinleştirdiğinin farkındalar.

Dış politika pratiklerinin sonuçlarını gördükleri için yeni dönemde nelerden kaçınmaları gerektiğini de biliyorlar. Tabii ki bu farkındalık her zaman doğru adımla sonuçlanmayabilir. Ancak, eskiye göre farklı bir yol ve yönetimi denemeyi motive edebilir.

İşte Türkiye bu bakış açısının bir tezahürü olarak, ikili ziyaretlerde lider diplomasisiyle, daha alt düzeyde bakanlıklar ve ilgili devlet kurumları ile ve ayrıca düşünce kuruluşları ve STK’lar gibi ikincil diplomasi mekanizmalarıyla Ortadoğu’da istikrarlı ve güvenli bir düzen inşasını mümkün kılacak bir çabanın içerisinde.

İstikrar ve güvenliğin kalıcı olabilmesi için de, ülkeler arasında ekonomik ilişkileri derinleştirme adımları atıyor. Her bir ülkenin güçlü olduğu yönünün öne çıktığı işbirliği anlaşmaları yaparak devlet kapasitelerini güçlendirmeye çalışıyor. Kolektif güvenliği sağlayacak ve caydırıcılığı artıracak şekilde savunma imkânlarının geliştirilmesini hedefliyor. En nihayetinde daha etkili ittifak arayışları işe tamamlayıcı bir güç mimarisinin oluşmasına katkı yapmaya çalışıyor.

Bugün Ortadoğu’da ülkelerin tehdit algısı 7 Ekim öncesinden farklı. Doha saldırısı, bakış açılarını radikal biçimde değiştirdi. İsrail’in bölgesel istikrarı bozan yayılmacı hedefi sadece Ortadoğu’da değil, Afrika’ya da uzanmış durumda.

ABD ve İsrail’in İran’a askeri müdahale seçeneği devam ediyor. Somaliland’ın İsrail tarafından tanınması, Sudan’da iç savaş, Suriye’de istikrarın geleceği, Libya’nın sağlanamayan istikrar hâlâ bölgesel rekabetin konusu ve çatışma ve krizleri derinleştirme potansiyeli olan önemli sorunlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her ziyaretinde kriz bölgelerinde devam eden sorunlara çözüm arayışı önemli başlıklardan birini oluşturuyor. Türkiye stratejik konularda ayrışmayı değil, işbirliğini öne çıkaran bir yaklaşım sergiliyor.

İlgili ülkeleri de, karşılıklı güven esasına dayanan, krizlere hapsolmadan ve pozitif ajandayı öne çıkaran bir politikaya yönlendiriyor. Daha önceki ziyaretlerle birlikte son Mısır ve Arabistan ziyaretini bir de bu çerçeveden değerlendirmek gerekir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.