enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:41 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:29 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:41 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
04:33 DEVA Partisi’nden açıklama: Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödüyor
00:53 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency’ndan ‘Kahvaltı Haberleri’
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:30 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:16 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
14:23 Kocaeli’n Başarılı Bürokratı Ahmet Akyol, ASELSAN’a Değer Katıyor
00:13 Şubatın ilk haftası hava nasıl olacak?
00:11 İran Dışişleri Bakanı ​​​​​​​Arakçi: Ülkesinin ABD ile nükleer müzakereye hazır olduğunu daha önce de bildirdiğini açıkladı…
00:08 TRT ortak yapımı sessiz fedakarlığın gölgesinde bir kadın hikayesi: “Kanto”filmi, 6 Şubat’ta beyazperdede
00:07 Yeşilay Şile Şube Başkanı Şengül: Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Sorumluluk Şart…
00:07 Bakan Fidan: ABD ve İran’ı müzakere masasına çağırıyoruz
00:06 Bakan Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu…
00:06 “Ankara 28 yıldır plansız, ranta dayalı büyüyor!”
00:05 İletişim Başkanı Duran: “Ülkemizi geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Güney Afrika ev sahipliğinde 15. BRICS Zirvesi

Güney Afrika ev sahipliğinde 15. BRICS Zirvesi
13.06.2024
A+
A-

BRICS zirvesinde Rusya-Ukrayna meselesi üzerinden BRICS’in yeni bir çok kutuplu küresel düzene etkileri, BRICS ve BM reformu, BRICS’in Güney Afrika üzerinden kıtadaki etkisini artırması, Çin’in ve diğer BRICS ülkeleri arasındaki iş birliğinde derinleşme ve yenilikçi yaklaşımlar ve BRICS’in de-dolarizasyon karşısında nasıl bir yaklaşım sergileyebileceği gibi konuları uzmanlar cevapladı.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency 

22-24 Ağustos 2023 arasında düzenlenen 15. BRICS zirvesine bu yıl Güney Afrika ev sahipliği etmişti.  Zirve, “BRICS ve Afrika: Karşılıklı Hızlandırılmış Büyüme, Sürdürülebilir Kalkınma ve Kapsayıcı Çok Taraflılık için Ortaklık” temasıyla gerçekleşmişti.
Adaletli bir adil geçişe yönelik ortaklık geliştirmek, gelecek için eğitim ve beceri gelişimini dönüştürmek, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi aracılığıyla fırsatların kilidini açmak, koronavirüs (Covid-19) salgını sonrası sosyoekonomik toparlanmanın güçlendirilmesi ve 2030 sürdürülebilir kalkınma gündemine ulaşılması, küresel yönetişim kurumlarında gerçek bir reformun yapılması ve kadınların barış süreçlerine anlamlı katılımının güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çok taraflılığın güçlendirilmesi konuları zirvenin öncelikleri arasında yer almıştı.
Bu kapsamda BRICS zirvesinde Rusya-Ukrayna meselesi üzerinden BRICS’in yeni bir çok kutuplu küresel düzene etkileri, BRICS ve BM reformu, BRICS’in Güney Afrika üzerinden kıtadaki etkisini artırması, Çin’in ve diğer BRICS ülkeleri arasındaki iş birliğinde derinleşme ve yenilikçi yaklaşımlar ve BRICS’in de-dolarizasyon karşısında nasıl bir yaklaşım sergileyebileceği gibi konuları Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kemal İNAT cevapladı.
Eşit ortaklığa kim hazırsa, Türkiye onunla devam eder'
[Prof. Dr. Kemal İNAT]

BRICS yeni bir çok kutuplu düzeni şekillendirebilir mi?

BRICS ülkelerinin ekonomik kapasitelerine bir bütün olarak baktığımızda, satın alma gücü paritesine göre gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) açısından Batılı ülkeleri geçtikleri ve Batı’nın uluslararası finans kurumlarındaki üstünlüğüne karşı ciddi girişimlerde bulundukları görülür.

Bu yönüyle Çin, Hindistan ve Rusya gibi üyelerinin uluslararası siyasal sistemde sahip oldukları güç açısından BRICS’in şimdiden çok kutuplu bir düzenin şekillenmesine yol açtıklarını söylemek mümkündür.

Bu noktada Brezilya’nın da Latin Amerika’nın lideri olabilecek potansiyele sahip olduğunu eklemek gerekir. Üyelerinden üçünün aynı zamanda nükleer silahlara sahip olması ve Çin’in askeri harcamalar açısından giderek ABD’ye biraz daha yaklaşması, ABD’nin domine ettiği Batı’nın üstünlüğüne dayalı uluslararası sistemin sonuna gelindiğini gösteriyor.

Batı’nın üstünlüğüne ciddi meydan okumalar söz konusu ama yeni uluslararası siyasal sistemin şekillenmesinde BRICS’in etkili bir rol oynayıp oyna(ya)mayacağı konusunda da ciddi kuşkular söz konusu.

Bunun birinci nedeni BRICS’in AB ya da NATO gibi örgütlerle karşılaştırıldığında çok gevşek bağlara sahip olması ve Çin ve Hindistan gibi iki önemli üyesi arasında var olan ve zaman zaman silahlı çatışmaya varan ciddi sorunlardır.

Hindistan’ın güvenlik konularında ABD’ye mi yakın olacağı yoksa daha bağımsız bir yol mu izleyeceği tartışmalıdır ancak Çin’e yakın olacağını kimse beklememektedir.

Bu tür sorunlar BRICS’in küresel sisteme yönelik meydan okumasını zayıflatmaktadır. İkinci olarak Rusya gibi üyelerinin dış politikada yaptığı hatalar BRICS’ten gelen meydan okumaya zarar vermektedir.

Putin yönetiminin hatalarını Sovyet Rusya döneminin hatalarına benzetmek mümkündür. Ekonomik açıdan ABD ve müttefiklerinden çok geride olmasına rağmen onlarla silahlanma yarışına giren Sovyetler Birliği’nin yaptığına benzer şekilde Putin Rusya’sının da –ekonomik kapasitesi ABD ve AB’nin çok gerisinde olmasına rağmen– kendisini bu ülkelerle karşı karşıya getirecek şekilde çok fazla askeri güç kullanımına yöneldiği görülüyor.

2008’de Gürcistan’ın bir kısmının işgaliyle başlayıp Suriye ve Libya’dan Ukrayna’ya uzanan bu maceracı politikaların sonunda Rusya, Ukrayna’da Sovyetlerin Afganistan’da karşılaştığına benzer bir çıkmazla karşı karşıya kalmıştır.

Batı’nın daha önce Afganistan’da yaptığına benzer şekilde –hatta bu defa çok daha yoğun olarak– Rusya’nın işgaline maruz kalan Ukrayna’yı ekonomik ve askeri açılardan desteklemesi Moskova’ya askeri gücünün sınırlarını göstermiştir.

ABD ve AB’nin desteği karşısında Ukrayna’daki savaşı istediği şekilde sonuçlandırma ihtimali her geçen gün azalan Rusya, bir yandan büyük askeri ve ekonomik kayıplara uğramakta bir yandan da Wagner isyanında olduğu gibi iç istikrarsızlıkla boğuşmaktadır.

Batılı ülkeler penceresinden bakıldığında dünyanın açık farkla en fazla doğal gaz rezervlerine sahip ve en fazla petrol ihraç eden ülkelerinden biri olan Rusya’nın kendi inisiyatifiyle açtığı cephede bu şekilde sürekli kan kaybetmesi, meydan okuyuculardan birinden gelecek tehditlerin bertaraf edilmesi açısından önemli bir kazanımdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.