enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:05 Petrol Ofisi Grubu’nun yeni marka yüzü Kenan Doğulu oldu
00:54 Burhanettin Duran: Türkiye barış ve adalet adına aktif sorumluluk alma iradesini gösteriyor
00:52 Türkiye-ABD ilişkilerinde Pinpon Diplomasisi: F-35’ten vize krizine gidip gelen 
00:47 Bakan Tunç: Casusluk soruşturmasında BAE vatandaşı şüpheli yok
00:42 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Almanya’yı ziyaret edecek. Fidan, Berlin’de Türk toplumu temsilcileri ve iş insanlarıyla buluşacak
00:31 CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir İntibak Yasasını Meclis Gündemine Taşıdı
00:18 Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’u ziyaret etti
01:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına şiddet, insanlığa ihanettir!
00:54 Soykırımcı İsrail’den yeni skandal: Yargısız idam
00:44 Türkiye’nin Gazze’de barış sürecine liderlik etmesi, İsrail’in bölgesel hesaplarını zorluyor…
00:32 11. Yargı Paketi bugün Meclis’e sunulacak
00:23 Spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçiliyor…
00:10 Siyasi dalgalanmalara ve yaptırımlara rağmen, İran – Türkiye arasındaki ticaret son yirmi yıldır artış trendinde…
22:14 Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nce bu geceden itibaren Serbest Rota Hava Sahası uygulamaya başlayacak…
19:30 Okuma kültürü – Okuma alışkanlığı 
10:33 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Gazzeli kadınlara yönelik barbarlık hak ettiği tepkiyi görmedi”
00:57 Katil İsrail şiddetin neticesinde son 2 yılda Filistin topraklarında 33 bin kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetti…
00:56 MHP Genel Başkanı Bahçeli: Heyetin, İmralı ziyareti tarihi bir gelişmedir
00:47 İngiltere’nin başkenti Londra’ya turist vergisi geliyor
00:47 MSB: Kadına yönelik şiddetle mücadelede 1 milyonu aşkın personele eğitim verdik
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Gazetecilerin yeni kuralı kendi mahallesine hoş görünmek mi?

Gazetecilerin yeni kuralı kendi mahallesine hoş görünmek mi?
12.04.2022
A+
A-

ANKARA – TÜHA HABER / MedyaRadar İnternet Sitesi yazarı Bülent Biricik, Gazeteciliğin; tüm etkenlere rağmen yeri geldiğinde hem iktidarı, hem de muhalefeti eleştirebildiğini, aksi takdirde halkın gazetecisi olmak yerine kendi mahallesinin gazetecisi olabileceğini açıklıyor.

Bülent Biricik, köşesinde kaleme aldığı ‘Gazetecilerin yeni kuralı kendi mahallesine hoş görünmek mi?‘ başlıklı yazısında, “İktidarı ve muhalefeti savunan gazetecilerin son dönemde kendi mahallesine hoş görünmek adına yaptıkları, aklın ve gerçekliğin sınırlarını zorluyor” diyor.

““Daha ne kadar saçmalayabilirler ki?” diye soran Biricik, sorduğunuz noktada, karşınıza körü körüne savunulan fikirler ve birbirinden saçma eleştirilerin çıktığını ve onların ise bunu ‘ifade özgürlüğü’ ve ‘eleştiri hakkı’ olarak nitelediğinin altını çiziyor.

“Elbette ki gazeteciler etrafındaki olaylara eleştirel gözle bakmalı…” diyen Biricik,  bunun onlardan beklenen bir şey olduğunu, ancak, ‘eleştirmek’ ve ‘saçmalamak’ arasındaki ince çizgiye dikkat etmek koşuluyla dikkat etmek gerektiğine dikkat çekiyor.

Bülent Biricik, günümüzde ‘iktidar yandaşı’ ya da ‘iktidar muhalifi’ olarak mevzilenmiş çok sayıda gazetecinin, basının olmazsa olmazı olan eleştiri hakkını apaçık bir şekilde istismar ettiğinin görüldüğünü ifade ediyor.

“Neden?” diye soran Biricik, çoğunlukla kendi mahallesinin ahalisine ve ağabeylerine hoş görünerek popülerlik devşirmek için olduğunu söyleyen Bülent Biricik, bu konuda birkaç gün öncesine ait iki de örnek veriyor.

Enver Aysever’le başlayalım…

Yazarı Bülent Biricik, şöyle devam ediyor:

“Bilenler bilir, TELE 1 sunucusu Enver Aysever muhalif cenahın sevdiği isimler arasında bulunuyor. Aysever, Viranşehir’de Bakan Nureddin Nebati için kurulan ve basına yansıyan yer sofrasını eleştirmiş. Aslında eleştireyim derken aynı zamanda aşağılamış da…

Kendi Youtube kanalında paylaştığı videoda, “O kıllı kıllı adamların yer sofrasına oturup acayip siyah çoraplarla… (Nedense bana hep kokuyormuş gibi geliyor) Adamların o çoraplarının kokusu burnuma geliyor. O masaya oturup yemek yiyemem” cümlelerini sarf etmiş.

Bu mudur muhaliflik?

Ya da başka şekilde soracak olursak, “Mahalleciliğin yazılı olmayan kurallarında, bu tür ucuz eleştiriler yapmak mı vardır?”

Bunu yapan kişi, ya muhtemelen Viranşehir gibi pek çok Anadolu şehrinin, yemeklerini oldum olası masada yediklerini sanacak kadar gerçeklikten kopmuştur, ya da ‘nefret gazeteciliği’ yapıyordur.

Halbuki unuttuğu bir şey var…

Gazetecilikte duygulara yer yoktur. Eğer yaptığınız şeyi ‘eleştirel gazetecilik’ sanıyorsanız, bunun adı gazetecilik değildir. Yok, eğer yaptığınız sözde eleştiriyle kendi cenahınızda ‘makbul adam’ haline gelmek istiyorsanız, başardınız. Ama asla unutmamanız gereken şey şu: Eleştirmekle aşağılamak tamamen farklı şeylerdir.

Şimdi de sıra Ahmet Hakan’da…

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da, geçmişte Emine Hanım’ın pahalı çantasının imitasyon olduğunu savunan Hande Fırat’tan rol çalmış.

Kendisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şifa reçetesi olarak tavsiye ettiği manda yoğurdu, bal, hurma ve yulaf ezmesi karışımından yola çıkarak durumdan vazife çıkarmış. Köşesinde özetle, bu tarifin ekonomik olarak kolay ulaşılabilir olduğundan bahsetmiş.

Demiş ki; “Üç kaşık manda yoğurdu… Bir çay kaşığı bal… İki üç hurma… Azıcık da yulaf ezmesi… Sadece para babalarının erişebileceği türden gıdalar değildir.”

AdvertisementDevamında da, “Manda yoğurdu, yulaf ezmesi falan… “Ben her akşam azıcık rahatlamak için iki kadeh Hibiki yuvarlıyorum” diyen adamın yaptığı masrafın yanında devede kulak kalır” cümlelerine yer vermiş. Asıl mesajı da sona saklayarak, “Yapmayın, etmeyin. Muhalefet yapılacak konularda muhalefet yapın. Muhalefet yapılmayacak konularda muhalefet yapmayın!” demiş.

Enver Aysever ya da Ahmet Hakan…

Aslında yok birbirlerinden farkları…

Cumhurbaşkanı’nın bu tarifini eleştirenlere karşı çıkmak ve bunun muhalefet malzemesi olmaması gerektiğini hatırlatmak, şüphesiz Ahmet Hakan’ı da ‘mahalle gazetecisi’ olmaktan kurtarmıyor.

O da kendi mahallesine oynuyor. O da iktidarın hoşuna gidecek şekilde kalem oynatıyor.

Bırakın manda yoğurdunu, açlıkla mücadele eden milyonların olduğu bir ülkede ucuzundan iktidar savunuculuğu yapıyor.

Ona da sormak gerekiyor…

Bu mudur iktidar savunuculuğu?

Eğer iktidarı savunmaktan anladığınız şey, körü körüne ona karşı olanlara ayar vermekse…

Eğer iktidarı savunmaktan anladığınız şey, halkın çıkarından çok muktedirin çıkarına hizmet etmekse…

Eğer iktidarı savunmaktan anladığınız şey, onun olumsuz icraatlarını görmezden gelerek legalize etmekse, burada bir sorun var demektir.

Özetlemek gerekirse…

Sadece iktidarı ya da muhalefeti eleştirmek sizi eleştirel bakış açısına sahip bir gazeteci yapmaz. Bunun yanında, sadece iktidar yanlılarını savunmak ya da muhalifleri savunmak da öyle…

Gazetecilik; tüm etkenlere rağmen yeri geldiğinde hem iktidarı, hem de muhalefeti eleştirebilmektir.

Aksi takdirde halkın gazetecisi olmak yerine kendi mahallenizin gazetecisi olursunuz.

[TÜHA Haber Ajansı, 12 Nisan 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.