enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1933
EURO
9,8703
ALTIN
472,49
BIST
1.330
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Gök Gürültülü
16°C
Pazar Çok Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C

Erdoğan Yeni İnsan Hakları Planını Açıkladı

Erdoğan Yeni İnsan Hakları Planını Açıkladı
03.03.2021
0
A+
A-

TÜHA HABER / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek iki yıl içerisinde hayata geçirileceğini belirttiği yeni insan hakları eylem planıyla Türkiye’nin hukuk devleti anlayışını güçlendireceklerini ve böylece Avrupa Birliği ile vize serbestisi beklentilerini karşılayacaklarını açıklayarak, “Nihai hedef yeni ve sivil anayasa” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bugün Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen toplantıda “Her çiçeğe su vermeyeceğiz, susuz çiçeğe su vermek adalet, dikene vermek zulümdür. Adaleti kuyumcu titizliği ile yerine getirecek her görüşe başımızın üstünde yer veriyoruz. Eylem planımız arkasında geniş bir istişare süreci var. Velhasıl milletimizin her kesimiyle görüşülerek hazırlandı. Hazırlık sürecini yürüten arkadaşlarımız, ilgili tüm bakanlıklarımızla, kurumlarla, ekonomi ve iş dünyasıyla, STK temsilcileriyle, milletimizin her kesimiyle bir araya geldi. Sonucunda insan hakları eylem planı, 9 amaç 50 hedef 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı. Eylem planı iki yıl içinde hayata geçirilmek üzere hazırlandı. Takvim de iki hafta içerisinde kamuoyuna sunulacaktır” sözleriyle yeni planı açıkladı.

Avrupa Birliği ile ilişkiler bakımından Türkiye’ye vize serbestisi hakkı tanınması için Brüksel’in beklentilerine yönelik çalışma yapılacağını kaydeden Erdoğan, son aylarda Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ağır sözlerle hedef aldığı Anayasa Mahkemesi ile ilgiliyse bireysel başvuru mekanizmasını güçlendirme vaadinde bulundu.

Erdoğan, 128 sayfalık plan kapsamında, AKP iktidarında 2010 ve 2016 anayasa değişikliği referandumlarıyla yapısında değişiklikler yapılmış olan Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) mekanizmasında da yeniden değişiklik yapılacağı mesajını verdi.

İnsan hakları eylem planı kapsamında seçim mevzuatı ve siyasi partiler kanununda yeniden değişiklikler yapılacağını açıklamasını yinelemesi dikkat çeken Erdoğan, “Demokratik katılımı güçlendirmek için Siyasi Partiler ve Seçim Mevzuatı’nda değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışmayı başlatıyoruz” ifadesini kullandı.

“Hiçbir ayrımcılık olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir”

Erdoğan, eylem planını şu 11 ilkeye dayalı olarak oluşturduklarını açıkladı:

  1. İnsan doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar, devletin görevi de bu hakları korumak ve geliştirmektir.
  2. İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.
  3. Dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.
  4. Kamu hizmetinin herkes için eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması bütün idari faaliyetlerin temel özelliğidir.
  5. Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri de bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.
  6. Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış haklar ilkesi prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.
  7. Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı serbest piyasa kurallarıyla sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.
  8. Adli ve idari işleyiş, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.
  9. Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
  10. Hukuk devleti hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.
  11. Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilir. Adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının esasıdır.

AB taleplerine işaret etti ancak “terör” tanımına değinmedi

Plan ile öncelikle “daha güçlü bir insan hakları koruma sistemi” oluşturmak istediklerini belirten Erdoğan, “insan haklarına dayalı hukuk devleti anlayışını daha da güçlendirmeyi” amaçladıklarını söyledi. Böylece Avrupa Birliği’nin (AB) vize serbestisi açısından Türkiye’nin yerine getirmesini talep ettiği hususlara öncelik vereceklerini açıklayan Erdoğan, bu noktada AB’nin özellikle Türkiye’den ceza mevzuatında “terör” tanımını açık hale getirmesi talebi konusunda neler yapılacağınaysa değinmedi.

AB, 2016 yılının Mayıs ayında yapılan vize serbestisi mutabakatı kapsamında Türkiye’den 72 kriteri yerine getirmesini talep etmişti. Ancak Türkiye, özellikle Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere terör gerekçeli suçlamalar konusunda AB’nin talep ettiği doğrultuda değişiklikler yapmayı reddetmişti.

Türk Dışişleri Bakanlığı da vize serbestisi diyaloğunda 6 kriterde halen uzlaşmaya varılamamış olduğu bilgisini kamuoyuyla paylaşıyor.

AYM’nin yanı sıra İnsan Hakları Tazminat Komisyonu oluşumu

Erdoğan, İnsan Hakları Plan’nda birinci başlık olarak “Güçlü İnsan Hakları Koruma Sistemi” başlığı altında, AB bakımından Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru mekanizmasını güçlendireceklerini kaydetti. “Avukatlarca Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların elektronik ortamda yapılabilmesini” sağlayacaklarını belirten Erdoğan, yüksek mahkeme bakımından “Geç gelen adalet, adalet değildir anlayışıyla vatandaşımızın talep ve sıkıntılarını daha hızlı ve şeffaf bir şekilde çözecek adımları atıyoruz. İnsan hakları tazminat komisyonu, AYM’ye başvuruya gerek kalmaksızın uzun yargılama zararlarını karşılayacak” açıklaması yaptı.

Erdoğan, Türkiye’nin mevcut bürokratik yapısı içindeki insan hakları kurumlarını güçlendireceklerini savunarak, Kamu Denetçiliği Kurumu ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) kararlarını kişisel verilerin korunması suretiyle kamu erişimine açacaklarını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü İnsan Hakları Koruma Sistemi” başlığı altında oluşturulacak İnsan Hakları Tazminat Komisyonu ile AYM’ye başvuruya gerek kalmaksızın uzun yargılama zararlarının karşılanacağını söyledi.

Türkiye’de insan hakları alanında epey tartışmalı cezaevleriyle ilgili de Erdoğan, “Ceza infaz kurumlarını insan hakları odaklı olarak denetim ve takip için barolar, STK’lar ve üniversitelerden temsilcilerin de katılımıyla bağımsız bir ceza insan kurumları insan hakları izleme komisyonu kuruyoruz” açıklamasında bulundu.

Eylem planıyla yargı alanında neler vaat etti?

Erdoğan, eylem planında “Yargı Bağımsızlığı ve Adil Yargılama Hakkını Güçlendirme” başlığı altında, devlet güvenlik mahkemelerini (DGM) kaldırma gibi “tarihi nitelikte pek çok adımı” atmış olduklarını söyledi. Ancak Türkiye’de geçmişteki DGM yargı yapısı yerine AKP döneminde benzer yetkilere sahip sulh ceza hakimliği mekanizması oluşturulmuş durumda.

AKP iktidarında anayasa değişikliğiyle iki kez yapısı sil baştan düzenlenen Hakim ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) Adalet Bakanlığı’nın ağırlıklı temsil edildiği mevcut durumu için “demokratik temsil ilkesine göre şekillendiği” görüşünü aktaran Erdoğan, HSK’nın yeniden ele alınacağını işaret etti. Yargı bağımsızlığı ilkesiyle HSK’nın yargı teftişinden sorumlu olduğunu anlatan Erdoğan, “Hukuk devletinin ancak bağımsız, tarafsız ve insan haklarına saygılı mahkemelerin varlığı ile vücut bulacağı inancıyla bu kapsamda yeni adımlar atıyoruz. Kararların sadece adil olması yetmiyor, aynı zamanda makul bir zamanda verilmesi gerekiyor. Bunun için hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak hem yargı teminatını güçlendiriyor hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz. Terfi ve teftiş mekanizmasını, kararların yeterli gerekçeyle yazılıp yazılmadığı, isabet oranı ve insan haklarına duyarlılık gibi objektif performans kriterleri çerçevesinde yeniden yapılandırıyoruz. Dünya dili Türkçe temasıyla bu yıl Yunus Emre’yi dünya çapında bir kez daha anarken, yargı kararlarında da dilimizin en yüksek temsilini bekliyoruz. Bunun için yargı kararlarının yeterli, ikna edici ve anlaşılabilir olmasına ilişkin meslek öncesi ve meslek içi eğitim faaliyetlerini artırıyoruz. Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve tartışmaları bitiren mahiyette olması için HSK’nın denetim alanını genişletiyor, istinaf dairelerine de bozma yetkisi veriyoruz. Adalete güvenin temel unsurlarından olan masumiyet karinesini, koruyucu tedbirleri, lekelenmeme hakkının kapsamı başta olmak üzere her alanda genişletiyoruz” diye vaatleri sıraladı.

Erdoğan, Türkiye’de özellikle “savunma hakkı” açısından tartışmalı olan avukatlarca iddianamelere, dosyadaki bilgilere ulaşılamaması sorunu içinse “Adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi bakımından tüm tarafların eşit imkanlara sahip olmasını önemli görüyoruz. İddianamelerin mağdur ve müştekilere tebliğ uygulamasını başlatıyoruz. Müdafii tarafınca dosya inceleme yetkisine yönelik verilen kısıtlama kararlarına üst süre sınırı koyuyoruz” açıklaması yaptı.

Erdoğan, avukatlık mesleğiyle ilgili de “Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak maddi durumu yetersiz olan kişilere verilen adli yardım hizmetleri için avukatlardan alınan vergi oranını düşürüyoruz. Zorunlu müdafii ücretlerini iyileştirecek bir düzenleme de hazırlıyoruz. Kamu avukatlarının çalışma esaslarını yeniden düzenliyor, özlük haklarını iyileştiriyoruz. Avukatlık stajı ile kişininin mesleğinin birlikte yapılmasına imkan sağlıyoruz” vaatlerini anlattı.

Yargıda “adil karar” alınması hedefiyle makul sürede kararlar alınmasını istediklerini kaydeden Erdoğan, yargıdaki süreçlerle ilgili “Aynı uygulamayı istinaf yargılaması ve adli tıp raporları için de getiriyoruz. Bu kapsamda idari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz. E-tebligat uygulamasına yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı da dahil ediyoruz. İş davalarını daha hızlı sonuçlandırmak için hakimlerce SGK’nın kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişilebilmesini sağlıyoruz. Dava, icra, noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz. E-duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz. Adli yardıma, e-devlet üzerinden başvurulabilmesini sağlıyoruz. Engelli, yaşlı ve yatağa bağımlı hasta vatandaşlarımıza bulundukları yerden görüntülü iletişim teknolojileri vasıtasıyla ifade ve benzeri işlemleri yapabilme kolaylığı getiriyoruz. Adliyelerde halkla ilişkiler büroları kuruyor, ön bürolar ve danışma masalarını yaygınlaştırıyoruz” sözleriyle yapılacak değişiklikleri anlattı.

Ekonomideki aktörler için hukuki güvence vaat etti

Eylem planındaki üçüncü amaç “Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında hukukun topluma güven vermesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Hukuk, kişilerin makul ve haklı beklentilerini öngörülebilir kurallarla karşıladığı ölçüde güven verir. Dolayısıyla mevzuatımız hem kişiler, hem idare yönünden herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, net ve anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır” sözleriyle ekonomik aktörlere hitap edecek şekilde vaatleri açıkladı.

Kamu idaresine başvurularda yanıt verme süresini 60 günden 30 güne indireceklerini kaydeden Erdoğan, “AB’nin doğrudan yabancı yatırımların izlenmesi hakkında çerçeve kararıyla uyumlu, hukuki düzenlemeler yapıyoruz. Kişilere, idari mekanizmalar nezdinde iş yapma kolaylığı sağlayacak tüm adımları atıyoruz. Sözleşme ve teşebbüs hürriyetine ilişkin mevzuat ve uygulamaları öngörülebilirlik, kazanılmış hakların korunması ve şeffaflık ilkeleri temelinde yeniden değerlendiriyoruz. Bu ilkelere aykırı gördüğümüz hükümleri yürürlükten kaldırıyor, adli süreçlerin de basit, sade ve anlaşılabilir olmasını temin ediyoruz. İdare ile yatırımcılar arasındaki uyuşmazlıkları gidermek için, bağımsızlık ve tarafsızlık esasıyla çalışacak, hızlı karar alabilecek yatırım ombudsmanlığı kuruyoruz” dedi.

Yargıda itiraz süreci ve hakim atamaları şartları yenilenecek mi?

Adli ve idari yargıda itiraz aşamalarını yeniden düzenleyeceklerini de açıklayan Erdoğan, “İstinaf ve temyize başvurma süreleri, gerekçeli kararın tebliği ile başlayacak. Tüm ilk derece ve istinaf mahkemesi kararının, kişisel verileri koruma ilkesine uygun şekilde kamuoyunun erişimine açıyoruz” bilgisini verdi.

Türkiye’de geçtiğimiz günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden önce Yargıtay’a ve orada henüz görev yapmaksızın İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanması süreci tartışma yaratmıştı.

Bugün için Yargıtay ve Danıştay üyelikleriyle ilgili en az 45 yaş ile birinci sınıf hakim olma şartı yanında kıdem şartı getireceklerini de açıklayan Erdoğan’ın, “Yargıdaki ünvanlı görevler için de kıdem şartı aranacak” açıklaması göze çarptı.

Erdoğan, yargı alanıyla ilgili devamında, “Hakim ve savcı yardımcılığını sisteme kazandırıyoruz. Tüm icra dairelerinde kağıtsız ofis ortamına geçiyoruz. Her geçen gün değişen, gelişen, karmaşıklaşan sosyal ve ekonomik hayat karşısında yargıda ihtisaslaşma giderek önemli hale geliyor. Finans, sendika, imar ve kamulaştırma gibi alanlar ile vergi ve bilişim suçlarında ihtisas mahkemeleri kuruyoruz. Adliyelerde hakimlere destek olacak mahkeme uzmanı kadrosu oluşturuyoruz. Gerçek ve tüzel kişiler ile devlet arasındaki uyuşmazlıkları en hızlı ve en az maliyetle çözmek için idari sulh usulünü getiriyoruz. Bilirkişilik bölge kurullarını yeniden yapılandırıyoruz. Yetersiz ve hatalı raporları alışkanlık haline getiren ya da etik ilkelere aykırı davrandığı tespit edilen bilirkişileri derhal sicilden çıkarıyoruz. Bilirkişilere, dosyaların sırasına göre otomatik tenzih edilmesini sağlıyoruz” vaatlerini bildirdi.

Anayasal güvence altındaki ifade özgürlüğü sağlanabilecek mi?

Erdoğan, eylem planındaki dördüncü amaç “İfade, Örgütlenme ve Din Özgürlüklerinin korunması ve Geliştirilmesi” başlığı altında herkesi eşit gördükleri ve insan odaklı yönetim anlayışıyla hareket ettikleri iddiasıyla değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de aylardır Corona virüsü salgını gerekçesiyle ifade ve örgütlenme özgürlüklerine yasaklamalar getirilmesi tartışması yaşanmasına rağmen Erdoğan, “Mevzuatı ve uygulamayı ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının en geniş şekilde teminat altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz. Diğer insanların haklarına saygılı şekilde yapılan eleştirilerin ve düşünce açıklamalarının soruşturma konusu olmaması için hakim, savcı ve kolluk görevlilerine düzenli olarak eğitim verilmesini temin ediyoruz” dedi. Erdoğan açıklamasında eleştirilere saygı duyulması vurgusu yaptı ancak geçmişte kendisi de, avukatları aracılığıyla “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla davalar açmıştı.

Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında gazetecilik mesleği bakımından “Basın, yayın ve internet yoluyla işlenen suçlarda muhakeme şartı olan süreleri, ifade özgürlüğünü güçlendirmek amacıyla yeniden ele alıyoruz. İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın, erişim engelleme kararıyla da tartışılan sosyal medya paylaşımlarına yönelik yasaklamalar bakımından ise “İfade özgürlüğü dengesini bozmayacak şekilde bireylerin kişilik haklarının sosyal medya üzerinden ihlaline yönelik fiillerle mücadeleyi artırarak sürdürüyoruz” açıklaması göze çarptı.​

Türkiye’nin azınlık gruplarıyla ilişkileri bakımından “Gayrimüslim, cemaat vakıfları yönetim kurullarının oluşturulması ve seçimine ilişkin vakıflar yönetmeliğini yeniden düzenliyoruz” diyen Erdoğan, ortak tarihe, kültüre ve medeniyete dayalı çoğulculuk anlayışını geliştirmek için “ayrımcılık ve nefret suçuna karşı güçlü bir mücadele iradesi ortaya koyma” sözü de verdi.

Erdoğan, “Nefret suçuna ilişkin soruşturma kılavuzları hazırlayacağız” açıklamasını da yaptı. Türkiye’de geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığı’nın dahil olduğu eşcinsel bireylere yönelik nefret suçu tartışması yaşanmıştı.

Tutuklama kararıyla ilgili katalog suçlar kapsamı daralacak mı?

Eylem planındaki beşinci amaç “Kişi Özgürlüğü ve Güvenliğini Güçlendirme” başlığı altında Türkiye’nin sıkça Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) eleştirilerine hedef aldığı tutuklu yargılamaya değinen Erdoğan, cezaevlerinde hüküm olmaksızın tutuklu bulunanlarla ilgili yeni düzenleme vaat etti. Erdoğan, “İktidara geldiğimiz 2002’de cezaevlerinde bulunanların yüzde 41’i tutukluyken, bugün bu oran yüzde 17’ye gerilemiştir. Tutuklamada ölçülülük ve orantılılık ilkeleri doğrultusunda katalog suçların kapsamını daraltıyoruz. Katalog suçlarında, somut delile dayanma şartı getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz. Sulh ceza hakimliklerince alınan tutuklama ve diğer koruma tedbirlerine ilişkin kararlarına karşı dikey itiraz usulleri getiriyoruz. Adli kontrol tedbirlerini de üst süreye bağlıyoruz. Müdafii ile görüşme hakkını kısıtlayan kanun hükümlerini, özgürlükler lehine bir yorumla gözden geçiriyoruz” vaatlerini açıkladı.

Konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri altındaki süreyi kişiye verilecek hapis cezası süresinden düşürülmesini sağlayacaklarını açıklayan Erdoğan, “Konuya mevzuat yönüyle bakmıyor, uygulamadan kaynaklanan aksaklıları da gündemimize alıyoruz.

Vatandaşımızın sırf ifade almaya yönelik yakalama kararları yüzünden özgürlüğünden mahrum kalmasını istemiyoruz. Sadece ifade vermek için mesai saati dışında yakalayıp gözaltına alma, otelde gecenin yarısı bulup gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz. İfade alma işlemleri artık yedi gün 24 saat yapılabilecek” dedi.

16x9 Image
HABER : Yıldız YAZICIOĞLU & Ankara
***

Yıldız Yazıcıoğlu

Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 – 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

[TÜHA Haber Ajansı, 03 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.