enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:04 Hocalı Soykırımı’nın 34. Yılında İstanbul’da Düzenlenen Konferansla Anıldı…
09:52 Hocalı Soykırımı’nın 34. Yılında İstanbul’da Düzenlenen Konferansla Anıldı.
01:02 “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan soruşturma başlattı.
00:51 CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan resen soruşturma başlatıldı.
00:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan diplomasi trafiği
00:21 Putin’den Hamaney için taziye mesajı: ‘Uluslararası hukukun ihlali’
00:21 Kocaeli Büyükşehir, Üsküdar Vapuru faciasını unutmadı; 392 can, 1 Mart’ın yıl dönümünde dualarla anıldı
00:20 Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentinde insansız hava araçlarının (İHA) parçaları sonucu iki kişi yaralandı
00:14 Hollanda’da 17 Nisan’da başlayacak sergide, Osmanlı’nın diplomatik ağırlığını hatırlatan figürler izlenecek…
00:13 Bloomberg yazdı: Türkiye, petrol ve uzay istasyonuyla Afrika açılımını hızlandırıyor”
00:12 Kocaelispor Taraftarı Başkan Büyükakın’dan istemişti: O çocuklar maçta yerlerini aldı
00:11 Portre: Ayetullah Ali Hamaney kimdir?
00:11 Ramazan çadırında paylaşmanın tadı bir başka: İftar sonrası ücretsiz ikramlar Büyükşehir’den
00:10 Kaç Yıl Sürdü?
00:09 Sahanın Durumu, Raporun Gereği ve Zamanlama
00:06 Nakit Varken Batmak: Şirketleri Sessizce Çökerten Finansal Yanılgı
00:04 Hürmüz kapanırsa ne olur? Küresel enerji hattı tehlikede
00:03 Ateş Çemberinde Akıl Arayışı
09:53 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri yaptı.
09:29 Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, İncirlik Hava Üssü’nden “canlı yayın” yapılmasıyla ilgili resen soruşturma başlatıldı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Erdoğan: Sosyal medyadaki linç kültürü yargı üyelerini mağdur ediyor

Erdoğan: Sosyal medyadaki linç kültürü yargı üyelerini mağdur ediyor
11.05.2024
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyadaki acımasız linç kültürünün mağdur ettiği kesimlerin başında yargı organları ve mensuplarının geldiğini belirterek, çok hassas görevi icra eden yargı üyelerinin zaman zaman eleştiri sınırlarını aşan haksız ithamlarla muhatap olduğunu söyledi.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde konuştu.

Danıştay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümü ile ” Danıştay ve İdari Yargı Günü“nü kutlayarak sözlerine başlayan Erdoğan, Danıştay mensuplarıyla en son 3 Ekim 2023’te eğitim tesisinin açılışı ile Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliği Yönetim Kurulu toplantısının kapanışında bir araya geldiklerini hatırlattı.

Danıştay Başkanlığına tekrar seçilen Zeki Yiğit’i kutlayarak, kendisine üstün muvaffakiyetler niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şura-yı Devlet’ten bu yana, 156 yıldır Danıştay çatısı altında görev yapan tüm hakimlerimizi ve personelimizi şükranla yad ediyorum. Görev sürelerini başarıyla tamamlayan Danıştay mensuplarına kıymetli hizmetlerinden dolayı ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.” dedi.

Erdoğan: Sosyal medyadaki linç kültürü yargı üyelerini mağdur ediyor

Danıştay’ın, devlet geleneğindeki devamlılığın simgelerinden olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti’nin kökü mazide olan atide bir devlet olduğunu gösteriyor. 1,5 asrı aşan tarihiyle Danıştay, hem ecdattan bize kalan bir miras hem de güçlendirerek gelecek nesillere bırakmamız gereken bir emanettir. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan idarenin yargısal denetimidir. Bu ilkenin hayata geçmesi ancak idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasına bağlıdır. Bu misyonun ülkemizdeki temsilcisi de Danıştay’dır.

Danıştay’ımız idarenin yargı yoluyla denetlenmesinin yanı sıra kamu ile vatandaş arasındaki ihtilafların çözümünde de nihai karar vericidir. Kararlarıyla alt derece mahkemelerine rehberlik eden Danıştay, Anayasa ve yasalarında uygulanmasını da garanti ediyor. Yüksek mahkemelerimizin her biri, kendi görev alanları içerisinde adaletin en iyi, hızlı ve etkin şekilde tecellisi için çalışıyor. Türk milleti adına karar verme onurunu ve mesuliyetini taşıyan yargı organlarımızın her biri ülkemizde huzurun, güvenliğin, kalkınmanın, demokrasinin ve sosyal barışı muhafazasının teminatıdır. Bu konuda en küçük bir şüphe, en küçük bir tartışma yoktur.”

“Topluma güven veren ve erişilebilir adalet sistemi de bekamızın güvencesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Makamlarımızdan ve unvanlarımızdan öte 85 milyonun bir ferdi olarak hepimiz şu gerçeğe yürekten inanıyoruz, nasıl geç gelen adalet, adalet değilse topluma güven veren ve erişilebilir adalet sistemi de bekamızın güvencesidir. Tüm mahkeme salonlarımızda bulunan ‘Adalet mülkün temelidir’ yazısı, hem bu hakikati bize hatırlatır hem de medeniyetimizin, adaletin tesisine verdiği ehemmiyeti ortaya koyar.” dedi.

Devletin adaletle hükmettiği, adalet dağıttığı ve adaletin tecellisini sağladığı müddetçe güçlü ve dimdik ayakta olduğunu vurgulayan Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve refahın olmayacağını, milleti bir arada tutan bağın zayıflamaya başlayacağını söyledi.

Erdoğan: Sosyal medyadaki linç kültürü yargı üyelerini mağdur ediyor

Bunun için adli ve idari yargı fark etmeksizin, adliyenin kapısını adaletin kapısı haline getirdikleri ölçüde, geleceğe güvenle bakılabileceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Tabii burada şu hususu ifade etmek durumundayım. Biz adalete büyük önem veren ama aynı zamanda yakın tarihinde pek çok adaletsizliğe şahitlik etmek zorunda kalan bir milletiz. Adaletsizlik duygusunun, insanımızın gönül dünyasını nasıl kırılmaya yol açabileceğini, demokrasi mücadelemiz boyunca bizzat yaşadık, gördük. 27 Mayıs darbecilerinin, gerçek bir mahkemeden ziyade kötü bir tiyatroyu andıran Yassıada’da işledikleri hukuk katliamlarını unutmuyoruz. Rahmetli Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idamı üzerinden geçen 63 yıla rağmen milletimizin kalbinde bir yara olarak halen kanıyor.

12 Eylül dikta rejiminin güya adaleti tesis maksadıyla bir sağdan bir soldan dar ağacına gönderdiği gençlerin acısı hiç dinmedi. 28 Şubat döneminde adeta koro halinde darbecilere alkış tutanların hukuk sistemimize verdikleri zararın telafisi yıllar aldı. 17-25 Aralık yargı-emniyet girişiminin faillerinin sebep oldukları sıkıntıların hala yükünü çekiyoruz. 15 Temmuz’da ödediğimiz ağır bedeller ise ortadadır. Bir gecede 253 insanımızı şehit verdiğimiz bu ihanetin merkezinde sadece eli silah tutanlar değil, üniformalı ve cübbeli örgüt militanlar da vardı. Şayet darbeci alçaklar başarılı olsalardı yeni Yassıadalar kuracaklar, kan dökecekler, yeni hukuk cinayetleri işleyeceklerdi.”

“Hukukçularımızı hedefe koyma her geçen gün daha sık karşılaştığımız tehditlerden biri haline dönüşüyor”

Tüm bu acı örneklerin gösterdiği gerçeğin, adalet sisteminin bir dönem darbecilerin, bir dönem kendini milletten üstün gören oligarşik yapıların, bir dönem de FETÖ ihanet çetesinin sultasına ve saldırılarına maruz kalması olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yargının üzerine vesayetin veya paralel odakların gölgesinin düştüğü bu arızi dönemler sona erse de toplumdaki etkileri uzun süre devam etmiştir. Son yıllarda bu mahfillere yazılı, görsel, dijital mecralarıyla medyanın ve sosyal medyanın eklendiği görülüyor. Medyanın ve sosyal medyanın millet namına denetim vazifesi üstlenmesi, demokrasimiz için şüphesiz bir kazançtır ama bu hakim cübbesi giyip, mahkeme kurup sağa sola yargı dağıtma boyutuna asla varmamalıdır. Yargıyı yönlendirme, yargı mercilerimizi baskı altına alma, istemedikleri karar çıkması halinde hukukçularımızı hedefe koyma her geçen gün daha sık karşılaştığımız tehditlerden biri haline ne yazık ki dönüşüyor. Sosyal medyadaki acımasız, linç kültürünün mağdur ettiği kesimlerin en başında maalesef yargı organlarımız ve mensuplarımız geliyor.

Çok önemli, çok hassas ve mesuliyeti hakikaten ağır bir görevi icra eden yüksek yargı üyelerimiz, hakimlerimiz, savcılarımız ne yazık ki zaman zaman eleştiri sınırlarını aşan haksız ithamlara muhatap oluyor. Öncelikle şunu çok net söylemek isterim, siyaset kurumu nasıl layüsel değilse yargı da eleştirilemez değildir. Yargının kararlarını beğenmeyebilir, itiraz edebilir, hoşnutsuzluğumuzu açıkça dile getirebiliriz. Buna kimse engel olamaz, olmamalıdır. Terörü övmediği, şiddeti teşvik etmediği ve hakarete varmadığı sürece insanlar fikirlerini, farklı mecralarda özgürce yazabilir, paylaşabilir. Millet adına kamu gücünü kullananların belli sınırlar içinde bu sert tepkilere tahammül etmesi mazur ve meşru görmesi beklenir. Fakat yargının toptancı bir anlayışla, kurumsal olarak yıpratılmasını, yargı organlarımıza ve mensuplarımıza çamur atılmasını asla kabul edemeyiz. Hukukun kendi mecrasında ilerlemesi, adaletin tecellisine giden en hayırlı, en kestirme yoldur.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.