enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:36 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
08:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
08:17 Turizme savaş darbesi
07:31 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
07:12 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
00:58 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:42 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu, “Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:08 Made in EU Nedir?
00:06 Ömer Çelik: İHA/SİHA kabiliyetlerimizi geliştirmemiz beka meselesidir
11:01 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:31 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:46 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:06 (UHA) Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
22:24 ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ‘salon düzeni’ krizi
22:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Enerji Neden Çok Önemli?

Enerji Neden Çok Önemli?
20.10.2020
A+
A-

TÜHA HABER / Karadeniz ve diğer bölgelerimizdeki her yeni keşfi Türkiye’nin bağımsızlığı ve halkının refahı yolunda atılmış güçlü bir adım olarak görmek gerekir.

             Prof. Dr. Kemal İNAT

Dünya politikasının şekillenmesinde enerjinin büyük bir role sahip olduğu kuşkusuz.

1973 Arap-İsrail Savaşı’nın ardından Arap ülkelerinin İsrail ve ona destek veren ülkelere yönelik petrol ambargosunun dünya enerji piyasasını ve enerjiye ihtiyaç duyan sanayi üretimini nasıl kaosa sürüklediğini hatırlamak bu rolün anlaşılması için yeterli bir örnek.

Petrolün bu şekilde etkili bir silah olarak kullanılabileceğini gören sanayi ülkeleri, enerji güvenliği konusunu ön plana çıkarmış ve bunu sağlamak için bir dizi adım atmışlardı. Enerji zengini ülkeler üzerinde kontrolün artırılması yoluyla bir daha petrolün bu şekilde silah olarak kullanılmasını önlemek ve alternatif enerji kaynaklarına yönelmek bu adımlardan bazılarıydı.

Devletlerin enerji politikalarına baktığımızda, enerji kaynaklarına erişim imkânlarına göre değişen hedefler görürüz. Bu açıdan baktığımızda dünya ülkelerini üç ana kategoriye ayırabiliriz.

Kendi kaynakları yetersiz olduğu için dışa bağımlı ülkeler, enerji tedarikinde güvenliği sağlamaya odaklanırlar. Bu çerçevede tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışırlar. Bunlar arasında ekonomik kapasiteleri çok gelişmiş olanlar, tedarikçi ülkelerde doğrudan kendi enerji şirketleri yoluyla yatırımlar yapmak suretiyle arz zincirindeki güvenliği artırmaya çalışırlar. Almanya, Fransa, Japonya, Çin ve Türkiye gibi ülkeler bu kategoride sayılabilir.

İkinci kategoride yer alan enerji zengini ülkelerin temel hedefi, sahip oldukları enerji kaynaklarını ekonomik ve askerî kapasitelerini geliştirecek şekilde kullanabilmektir.

Suudi Arabistan, BAE, Katar, İran ve Venezuela gibi aktörlerin yer aldığı bu kategorideki ülkelerin zengin enerji kaynaklarını ekonomik refaha dönüştürme konusundaki başarıları, küresel güçlerle ilişkilerinin seyriyle yakından ilişkilidir.

İran ve Venezuela uluslararası sistemin en etkili aktörü olan ABD ile uyumlu bir politika izlemeye yanaşmadıkları için bu ülkenin ağır baskısına maruz kalıyorlar ve zengin enerji kaynaklarını ekonomik ve askerî güce dönüştürme konusunda ciddi sorunlar yaşıyorlar.

Üçüncü kategorideki ülkeler ise hem zengin enerji kaynaklarına sahip olan hem de dünya siyasetini etkileyebilme gücü bulunan ülkelerdir. ABD ve Rusya’nın yer aldığı bu kategorideki ülkelerin enerji politikalarının temel hedefi, kendi enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaşmasının önündeki engelleri kaldırmak, başka enerji zengini bölgeler üzerinde nüfuz kurarak enerji piyasalarını kontrol etmek ve küresel rakiplerinin enerji kaynaklarına erişimi üzerinde etki sahibi olmaktır.

17 Ekim 2020, Zonguldak açıkları | Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi'nde incelemelerde bulunarak bir konuşma yaptı. (Foto: Mustafa Kamacı / AA)
17 Ekim 2020, Zonguldak açıkları | Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi’nde incelemelerde bulunarak bir konuşma yaptı. (Foto: Mustafa Kamacı / AA)

Bu hedefe ulaşmak için bir yandan gerek denizde gerekse karada petrol ve doğalgaz gibi fosil enerji kaynakları arama faaliyetleri sürdürülürken bir yandan da güneş, rüzgâr ve biyokütle gibi alanlarda yenilenebilir enerji üretiminin artırılması konusunda yoğun faaliyetler devam ediyor.

Bu faaliyetler sonunda ortaya çıkan her keşif ya da her kapasite artırımı Türkiye’nin ekonomisine ve güvenliğine büyük katkı sağlıyor. Zira enerji konusundaki dışa bağımlılık, bağımsızlığa odaklanan ve bu yolda ciddi bedeller ödeyen Türkiye’nin hedefleri açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Ülkemizi kendi nüfuzu altında görmek isteyen aktörlerin bu amaçlarına hizmet eden politikalarını en fazla kolaylaştıran hususlardan biri Türkiye’nin enerji alanındaki dışa bağımlılığının yol açtığı ekonomik ve güvenlik zaafıydı.

İşte bu yüzden, Karadeniz ve diğer bölgelerimizdeki her yeni keşfi Türkiye’nin bağımsızlığı ve halkının refahı yolunda atılmış güçlü bir adım olarak görmek gerekir.

[TÜHA Haber Ajansı, 20 Ekim 2020] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.