enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1550
EURO
9,7089
ALTIN
457,33
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
11°C
İstanbul
11°C
Yağışlı
Pazar Çok Bulutlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Gök Gürültülü
18°C

Doğu Ukrayna’da Etnopolitik Çatışmalar ve Donbas’ta Artan Gerilim

Doğu Ukrayna’da Etnopolitik Çatışmalar ve Donbas’ta Artan Gerilim
18.03.2021
0
A+
A-

Soğuk Savaş’ın sona erdiği 1990’lı yılların başından itibaren, bir “güvenlik sorunu” olarak ayrılıkçı hareketler ve etnisite temelli çatışmalar, dünya siyasal gündeminde önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla post-Sovyet coğrafyada ortaya çıkan istikrarsızlık kaynaklarından biri de Ukrayna olmuştur. Zira ülkenin doğusunda başlayan ayrılıkçı hareketler ve etnopolitik çatışmalar halen çözüm bekleyen sorunlar arasında yer almaktadır. 2014 yılında Ukrayna’da başlayan siyasi krizde Donbas bölgesinde ortaya çıkan çatışmalar, ateşkese rağmen 2021 yılının ilk aylarında yeniden artmıştır. Bu da Rusya ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden olmaktadır.

Hatırlanacağı üzere, 16 Aralık 2002 tarihinde Avrupa Birliği (AB) ile Kuzey Atlantik Ticaret Örgütü (NATO) arasında imzalanan “Berlin Artı Anlaşmaları”, NATO’nun 1999 yılındaki Washington Zirvesi’ne uygun olarak hazırlanmıştır. Anlaşmanın kapsamı, AB’nin kendi barış gücü operasyonlarında NATO’nun imkanlarından yararlanabilmesini içermektedir. Bu çerçevede Avrupa Barış Ortaklığı üyeleri, Bireysel Ortaklık ve İşbirliği Programı üyeleri ve ek olarak Üyelik Eylem Planı’na katılan ülkeler arasında bulunan post-Sovyet coğrafyadaki devletler (Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna), kendi silahlı kuvvetlerini NATO’yla entegre edebilmek için yeniden yapılandırmışlardır. NATO’nun “genişleme politikası” çerçevesinde Ukrayna da yönünü Batı Dünyası’na çevirmiştir. Nitekim 2004 yılında ülkede yaşanan “Turuncu Devrim”, bölgede peş peşe gerçekleşen renkli devrimlerin başlangıcı olmuştur.

Renkli devrimler, Batı’nın Rusya’yı çevreleme politikasına uyumlu gelişmeler olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Moskova, Ukrayna’daki Turuncu Devrim’in ardından muhalefet partisi lideri Viktor Yanukoviç’i desteklemiştir. Diğer yandan Kırım ve Doğu Ukrayna, Rusya’nın etki alanını artırdığı bölgeler olarak önem kazanmaya başlamıştır. Ancak 2010 yılında Rusya’ya yakınlığıyla bilinen Yanukoviç’in iktidara gelmesiyle Ukrayna, yönünü tekrar Rusya’ya çevirmeye başlamış ve AB’yle imzalanması beklenen Ortaklık Anlaşması’nı geri çevirmiştir.

Ülkede Batı yanlıları ile Rusya destekçileri arasındaki mücadele, önce siyasi krize ve ardından da sokak çatışmalarına dönüşmüştür. Kiev’deki kaos ortamında Yanukoviç yönetimi devrilmiş, AB ve NATO’yu destekleyen yeni bir yönetim oluşturulmuştur. Ülkedeki çatışma ortamı, Doğu Ukrayna ve Kırım’a da sıçramıştır. İşte bu ortamda Moskova’nın desteğiyle Donbas, Luhansk ve Kırım kendi bağımsızlıklarını ilan ederek halk cumhuriyetlerini kurmuştur. Rusya’nın Karadeniz donanmasının bulunduğu Kırım, kısa bir süre sonra doğrudan Rus müdahalesiyle referanduma gitmiş ve söz konusu ülkeye bağlanma kararı almıştır. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ve uluslararası hukuktaki tanınırlığı ise başka bir analizin konusudur. Bu analizde Donbas ve Luhansk bölgelerinde son günlerde yeniden artan gerginlik ve bağımsızlık ilanlarını tanımayan Ukrayna’yla olan politik anlaşmazlığın kısa sürede “etnik kimlik” üzerinden etnopolitik çatışmalara dönüşmesi incelenmektedir.

Ukrayna’nın doğusunda bulunan Donbas bölgesi, madencilik sektörünün öne çıktığı ekonomik açıdan önemli olan bir bölgedir. Donetsk, Luhansk ve Kharkiv bölgedeki önemli noktalardır. Donbas, etnik bakımdan Rusların yoğun yaşadığı ve halkın sosyo-ekonomik açıdan Rusya’yla yakın temasta olduğu bir bölgedir. Aslında Batı Ukrayna ile Doğu Ukrayna arasındaki belirgin görüş farklılıkları, Yanukoviç’in devrilmesinden sonra ayrılıkçı hareketleri tetiklemiştir. Buna bağlı olarak bölgede çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte çözüm arayışları artmış ve Almanya, Fransa ve Rusya’nın katılımıyla Minsk Süreci başlatılmıştır.

27 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes sürecinde gerek tarafların gerekse de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcilerinin kaydettiği çok sayıda ihlal tespit edilmiştir. 6-7 Mart 2021 tarihlerinde İngiliz askeri danışmanlarınca Donbas’taki Müşterek Kuvvetler Operasyonları (JF) Bölgesi’ne gerçekleştirilen denetim ziyaretinde bölgedeki Ukrayna askerlerinin cephedeki eğitimleri değerlendirilmiştir.

Bahse konu olan ziyaretin arka planında Ukrayna birliklerince olası bir askeri harekat gerçekleştirilmesi ve Ukrayna’nın Minsk Anlaşmalarından çekileceği yönündeki öngörüler yer almaktadır. Zira Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Almanya ve Fransa’yla birlikte geliştirdiklerini öne sürdüğü “barışçıl çözüm”ün Moskova’nın onayını beklediğini ifade etmiştir. Ancak Moskova, böyle bir formülden bilgisi olmadığı yanıtını vermiştir.[1] Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin Üçlü Temas Grubu Görüşmeleri Daimi Temsilcisi Natalia Nikonorova, “Kiev tarafından açıklanan Donbas’taki duruma ilişkin barışçıl çözüm planı, Minsk Anlaşmalarını göz ardı etmeye yönelik bir başka girişimdir” demiştir.

Diğer taraftan Ukrayna Eski Washington Büyükelçisi Valeri Chaly, Moskova ile Kiev arasındaki ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade etmiştir.[2] Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise Chaly’nin sözlerini, “Kiev’in kendi halkına karşı başlattığı savaşa bir gerekçe bulma arzusu” şeklinde yorumlamıştır.[3] Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Dzhabarov ise “diplomatik ilişkilerin kopması kolay; ancak inşa edilmesinin zor” diyerek Gürcistan’ı örnek olarak göstermiştir.[4] Donbas Sorunu üzerinden Rusya-Ukrayna ilişkilerinin gerilmesi durumunda Moskova, Rus gazının tedarikinde ve nükleer santrallerin bakımında Ukrayna’nın sorun yaşayacağına vurgu yapmaktadır.

NATO, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve AB, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek vermektedir. Ancak Rusya açısından Minsk Süreci’nde ortaya konan ve “gevşek bir federasyon” çerçevesinde düşünülen çözüm formülü ise Rusya’nın Ukrayna üzerindeki kontrol sağlamasının önünü açabilir. Gelinen aşamada Moskova ile Kiev arasındaki ilişkiler gerilmektedir. Ukrayna’nın Donbas’a doğrudan askeri müdahalede bulunması durumunda, Rusya’nın bölgedeki Rus pasaportuna sahip vatandaşlarını öne sürerek müdahalede bulunması ihtimal dahilindedir. Nitekim tansiyonun yükseldiği güncel gelişmelere bakıldığında, sivillerin bölgeyi boşaltmaları yönünde uyarıların yapıldığı da görülmektedir.[5] Bu nedenle de yakın gelecekte bölgedeki çatışmaların artacağı öne sürülebilir.

Zelenski, ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle işbirliğinin ilerletilmesi ve öncelikli alanlarda ABD’yle stratejik ortaklık geliştirilmesi meselesine büyük önem vermektedir. Bununla birlikte Donbas ve Kırım’ın işgal altındaki bölgelerinin Ukrayna’ya yeniden katılması da Zelenski’nin en önemli önceliklerindendir.

Donbas müzakerelerinde Kiev temsilcisi Leonid Kravçuk, çatışma çözümü için yeni planlar üzerinde düşündüklerini bildirirken; Zelenski, Kırım’ın işgal edilmesiyle ilgili bir kararname imzalamıştır.[6] 27 Şubat 2021 tarihinde imzalanan kararname, Kırım’ın işgalden arındırılması ve yeniden entegrasyonuna ek olarak Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi konularını da kapsamaktadır.

Aslında Ukrayna, Kırım’ın yeniden kendi topraklarına dönmesinin çok mümkün olmadığının farkındadır. Fakat uluslararası kamuoyunun dikkatini bölge üzerine çekerek haklılığını vurgulamakta ve Rusya’ya karşı Batı’nın desteğini almaya çalışmaktadır. Bu durum ise Ukrayna’nın NATO’nun genişleme politikası ile Rusya’nın yakın çevre doktrini arasındaki çıkar çatışmalarının sahnelendiği bir coğrafya olmasına sebebiyet vermektedir.

Üstelik ülkenin batısındaki Batı yanlılarının ve doğusundaki Rusya yanlılarının siyasi görüş ayrılıklarıyla belirginleşen siyasi kriz, ayrılıkçı hareketleri de tetiklemiştir. 2014 yılının Nisan ayında bağımsızlıklarını ilan ederek Ukrayna’dan ayrıldıklarını duyuran Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’ne Moskova’nın siyasi ve askeri desteği, Rusya’ya karşı Batı’nın yaptırımlarının artmasına yol açarken; Kiev yönetimi ise silahlı ayrılıkçılara karşı askeri harekata başlamıştır.

Ukrayna Siyaset Vakfı Başkanı Konstantin Bondarenko, Donbas’taki çatışmanın taraflarının bu kaostan yararlananlar olduğunu savunmaktadır. Bondarenko’ya göre, her ne kadar çatışmanın fiili tarafları Ukrayna, Donetsk ve Luhansk olsa bile, çatışmanın zemininden ayrı olarak bölgedeki temel sorun, Moskova ile Washington arasındadır. Bu nedenle de ABD ile Rusya arasında bir uzlaşı sağlanana kadar meselenin tam anlamıyla çözülmesi mümkün değildir.

Sonuç olarak bölgede artan gerilim, yakın gelecekte çatışmaların şiddetleneceğine işaret etmektedir. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Kiev’e 2021 yılı savunma bütçesinden silah dahil olmak üzere 250 milyon dolarlık askeri yardım sağlamaya hazır oldukları yönündeki beyanı dikkate alındığında, çözüm arayışlarının olumsuz etkileneceği ifade edilebilir.


[1] “Фантомный Документ: Как в Москве Отреагировали на Заявление Киева о Новом Плане Урегулирования по Донбассу (Fantomnıy Dokument: Kak v Moskve Ot Reagirovali na Zayavlenie Kieva o Novom Plane Uregulirovaniya po Donbassu)”, Russian.rt.com,  https://russian.rt.com/ussr/article/841163-ukraina-donbass-plan-peregovory-rossiya, (Erişim Tarihi: 11.03.2021).

[2] “Привлечь Третью Сторону: Киев Призвали Разорвать Отношения с Москвой, (Privleç Tretyu Storonu: Kiev Prizvali Razorvat Otnoşeniya s Moskvoy)”, Gazeta.ruhttps://www.gazeta.ru/ politics/2021/03/08 _a_ 13504670.shtml, (Erişim Tarihi: 08.03.2021).

[3] “Захарова Ответила на Предложение Экс-Посла Украины Разорвать Дипотношения с Москвой. (Zaharova Otvetila na Predlojeniye Eks-Posla Ukrainı Razorvat Dipotnoşeniya s Moskvoy)”, Gazeta.ruhttps://www.gazeta.ru/ politics/ news/2021/03/08/n_15713102.shtml, (Erişim Tarihi: 08.03.2021).

[4] “Экс-Посол Украины: Нужно Быть Готовыми к Разрыву Дипломатических Отношений с Россией. (Eks-Posol Ukrainı: Nujno Bıt Gotovımi k Razrıvu Diplomatiçeskih Otnoşeniy s Rossiey)”, Kommerstant.ru, https://www. kommersant. ru/doc/4721204, (Erişim Tarihi: 09.03.2021).

[5] “Rusya- Ukrayna Gerilimi Artıyor: Siviller Uyarıldı, Rusya’dan ‘Açık Mesaj’ Geldi”, CNN Türkhttps://www.cnnturk.com/dunya/rusya-ukrayna-gerilimi-artiyor-siviller-uyarildi-rusyadan-acik-mesaj-geldi? page =1, (Erişim Tarihi: 11.03.2021).

[6] “Зеленский о Крыме: 7 Лет Назад у Нас Вырвали Сердце (Zelenskiy o Krıme: 7 Let Nazad u Nas Vırvali Sertse)”, Pravda.ruhttps://www.pravda.com.ua/rus/news/2021/02/26/7284807/, (Erişim Tarihi: 11.03.2021).

Guler Kalay Rusça Özel Ders Çankaya Armut'ta #1510099

Güler KALAY & Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM)

***

Güler Kalay

1976 Eskişehir doğumlu olan Güler KALAY, ilköğretim eğitimini Eskişehir Fahriye Köyü İlkokulu’nda tamamladıktan sonra 1989-1995 yılları arasında Ankara Gazi Anadolu Lisesinde orta öğretimine devam etmiştir. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden lisans derecesini alan Güler KALAY, Bilkent Üniversitesi ve ardından Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nde İdari koordinatörlük görevlerini yürütmüştür. 2012 yılında Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ulvi KESER danışmanlığında “Soğuk Savaş Sonrası Eski SSCB Coğrafyasında Etnik ve Dinsel Çatışmalar” başlıklı yüksek lisans teziyle mezun olmuştur. Aynı yıl MEB Yabancı Ülkeler Eğitim Bursu kapsamında Rusya Federasyonu Doktora tam burslusu olarak Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Rusya Politikası Anabilim Dalı Çatışma Bilimi Bilim Dalı’nda doktora programına başlamıştır. Prof. Dr. Aleksandr Pavlovich KOCHETKOV danışmanlığındaki doktora tezi savunma aşamasındadır. İlgi alanları; etnopolitik çatışmalar, milliyetçilik ve siyasal tarihtir. Ana dili Türkçe ve Kırım Tatarca olan Güler KALAY, ileri seviyede Rusça, Kazakça, Özbekçe; iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde İtalyanca bilmektedir. Yüksek lisans tezi Berikan Yayınevi tarafından 2013 yılanda kitaplaştırılmıştır. Çeşitli uluslararası dergilerde ve uluslararası sempozyum kitaplarında makaleleri yayınlanmış olan Güler KALAY, bir çocuk annesidir.

[TÜHA Haber Ajansı, 18 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.