enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:51 Kocaeli’de Kira Paradoksu: Taşınmak dert, kalmak zulüm!
14:00 KPMG raporu: Otomotiv CEO’ları geleceğe diğer sektörlerden daha iyimser bakıyor
13:43 Mart kapıdan baktıracak: Hafta sonu kar geri dönüyor
13:09 Türkiye’de 1 Nisan itibarıyla 81 ilde kullanılmaya başlanacak 5G teknolojisi yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.
12:46 Türkiye’nin enerji filosunda yer alan 7. nesil teknolojiye sahip Abdülhamid Han Sondaj Gemisi, Kocaeli açıklarında
12:23 ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ardından Asya’da günlük yaşamı durma noktasında: Karneyle yakıt dönemi
23:52 Yapay zeka savaşta da başrole geçiyor
23:26 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek
22:04 Adalet Bakanı Gürlek, “Ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir”
21:27 İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) yarın başlıyor
11:07 İzmir, TEKNO 293 Dünya Şampiyonası için ev sahipliğine hazırlanıyor
09:53 Pick-Pong ile Hayata Dokunan Yolculuk Ankara’ya Taşınıyor
00:50 İran savaşında hangi ülkeler kazanacak, hangileri en çok zarar görecek?
10:30 Meclis’in bayram sonrası gündemi yoğun
09:13 İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme olarak, İsrail’de Dimona’nun ardından Arad’ı da vurdu
00:58 Bir Krizin Anatomisi: Hürmüz Boğazı’nda Hukuk ve Sigorta
00:28 Geçmişten Günümüze Dışişleri Bakanlarımız | İsmet İnönü
00:20 Gazeteci Kutub Elaraby yazdı: Batı’nın Savaşlarda Dini Söylem Kullanımı
19:36 Türkiye’den İsrail’e tepki: Yahudi işgalci terörü derhal son bulmalı
19:19 Bakan Fidan: Sorun İsrail’in barış istememesi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dışişleri Bakanı Fidan, “Bir Yılın Ardından Suriye: Toparlanma ve Yeniden İnşa” konferansında konuştu…

Dışişleri Bakanı Fidan, “Bir Yılın Ardından Suriye: Toparlanma ve Yeniden İnşa” konferansında konuştu…
11.12.2025
A+
A-

* Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “(Suriye) Zulümden kaçan, savaştan kaçan, ölümden kaçan insanların sığınağı Türkiye oldu. Milyonlarca kardeşimiz Türkiye’ye geldiler. Onlarla ekmeğimizi, soframızı, iş yerlerimizi, her şeyimizi paylaştık” dedi.

* İşte detayı!…

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

ANKARA, 11 ARALIK 2025 – Dışişleri Bakanı Fidan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) düzenlenen, “Bir Yılın Ardından Suriye: Toparlanma ve Yeniden İnşa” konferansının açılış konuşmasını yaptı.

Fidan, konferans dolayısıyla SETA’ya teşekkür ederek, çalıştığı bütün kurum ve konularda her zaman için nitelikli bilginin ne kadar önemli olduğunu, hayatı kolaylaştırdığını, sonuca ne kadar çabuk ulaştırdığını defaatle gördüğünü aktararak, “Dolayısıyla SETA’ya diyebileceğim tek şey Allah sayınızı arttırsın. Her zamankinden daha fazla akla ihtiyacımız var. Akılla hareket etmeye ihtiyacımız var. Onun için ben çalışmalarınız için tekrar tekrar teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin perspektifinden Suriye’yi anlatacağım. Suriye, Suriyelilerindir.” diyen Fidan, Suriye’nin perspektifinden Suriye’yi her zaman muhataplarıyla bir araya geldiklerinde dinlediklerini, yıllarca onlarla omuz omuza beraber mücadele ettiklerini ve Suriye’nin onlar için ne ifade ettiğini gayet iyi bildiğini söyledi.

Fidan, Suriye ve Türkiye’nin Selçuklu ve Osmanlı imparatorlukları döneminde yüzyıllarca beraber yaşadığını hatırlattı.

Bu tarihsel bağların daha sonra ulus devlet çağına geçildiğinde belli dönemlerde inkıtaya uğradığını dile getiren Fidan, sosyolojik, coğrafi, tarihsel gerçeklikleri değiştirme şanslarının olmadığını aktardı.

Fidan, kültürel, tarihi, ticari, stratejik, güvenlik, komşuluk ilişkileri açısından Suriye’nin kendileri için önemli olduğunu bildirdi.

Arap Baharı sonrası, Suriye’de başlayan bir sürecin Esed rejimi merkezli azınlık ve baskıcı rejiminin sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Fidan, “İlk başta buna uluslararası toplum, başta Batılılar olmak üzere belli bir destek verdi. Türkiye tabii ki bu sivil iç savaşta ezilen halkın yanında yer aldı. Tarihin doğru tarafında bizim hem vicdanen hem aklen durmamız gerekiyordu.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de iktidara gelme sebebinin halkın vicdanını, çizgisini iktidara taşımak olduğunu, bunun sadece Türkiye için değil yanı başlarında olan olaylara da perspektiflerini şekillendiren bir düşünce ve duruş olduğunu vurguladı.

“Açık kapı politikası uygulandı”

O dönemde temel reflekslerinin Suriyeli ezilen kardeşlerinin yanında olmak olduğunu dile getiren Fidan, şöyle devam etti:

“Biliyorsunuz bir açık kapı politikası uygulandı. Zulümden kaçan, savaştan kaçan, ölümden kaçan insanların sığınağı Türkiye oldu. Milyonlarca kardeşimiz Türkiye’ye geldiler. Onlarla ekmeğimizi, soframızı, iş yerlerimizi, her şeyimizi paylaştık. Bu eşi görülmemiş bir dayanışma hareketi teşkil etti. Bundan dolayı çok eleştirildik mi? Eleştirildik. İçeride belli siyasi maliyetler ödeme durumunda kaldık mı? Kaldık. Ama her zaman için ifade ediyorum. Değer sahibi olmak, ilke sahibi olmak biraz da maliyetle beraber geliyor. Yani bu maliyeti zaman zaman da ödemeniz gerekiyor. Kendi tutarlığınızı, kendi çizginizi devam ettirebilmeniz için. Burada da biz taviz vermedik. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığı döneminden itibaren koyduğu tavır gerçekten şimdi yurt dışında da çok çeşitli çevrelerde Suriye konuşulurken, göçle mücadele konuşulurken, göçle ilgili konular anlatılırken her zaman için örnek anlatılan bir duruma dönüşmüş durumda.”

Fidan, Suriye muhalefetiyle beraber çalışmalarının kendileri için tarihi sorumluluk olduğunu, Suriye halkının yanında olmanın ne demek olduğunu o dönem için bu konuyu yakından yaşayanların daha iyi bildiğini söyledi.

“Bu konuda bizimle beraber başta çalışmaya başlayan birçok ortağımızın daha sonra çeşitli bahanelerle ayrıldığını gördük. Yani Suriye’de halk rejiminin bölgedeki emperyalistler, bölgedeki emperyalistleri destekleyen bazı o zamanki güçlerin aslında hesaplarıyla örtüşmediğini yakından gördük. Dolayısıyla bir dönem bir değişiklik yaptılar DEAŞ’ı bahane ederek, ‘biz artık burada halkın yanında durmayı tercih etmiyoruz, biz PKK’nın yanına doğru gidiyoruz çünkü DEAŞ’la mücadele içerisindeyiz’ diye.” ifadesini kullanan Fidan, terör örgütü PKK’nın o dönem Suriye’de rejimle herhangi bir ihtilaf içerisinde olmadığını, muhalefetin yanında yer almayı reddettiğini, Rusya,İran ve Esad rejimiyle belli bir ortaklık içerisine girdiğini vurguladı.

Fidan, şu anda birbirlerine karşı savaşan bu güçlerin, o dönem “Amerika’nın ve Batılıların bazı katılımıyla bir dolaylı ortaklık içerisine girdiğini” belirterek, şunları kaydetti:

“Tabii bu bölgedeki dengeleri değiştirmekle beraber Suriye’de belli sorunları daha kronik hale getirip uzatmakla beraber bizim durduğumuz yere hiçbir etki etmedi. Biz yalnız kaldık. Katar da yanımızdaydı, yani biraz daha öte bir coğrafyadan gelen bölge ülke ülkesi olarak. Ama yolumuzdan şaşmadık. Desteğimize devam ettik. Halkın yanında durmaya devam ettik. Bu bizim tarihi bir görevimizdi.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.